mahkeme 2020/326 E. 2023/1722 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/326

Karar No

2023/1722

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/326
KARAR NO : 2023/1722
KARAR TARİHİ : 10/10/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2019
NUMARASI : 2018/804 Esas 2019/960 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 10/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2023

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin'de bakliyat ithalat-ihracat üretimi ve satışı ile uğraştığını, davalı şirket ile dağıtım merkezi ve taşımacılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği ... mağazalarına teslim etmekle yükümlü olduğu malları ve bakliyatları talimatlara uygun olarak süresinde eksiksiz olarak teslim ederek edimini ifa ettiğini, teslim ettiği ürünler ile birlikte davalıya teslim edilmiş paletlerin iadelerinin gerçekleşmemesi üzerine Mersin 6.Noterliği'nden keşide edilen ihtarname ile teslim edilmeyen paletlerin bedeli olan 64.262,80TL'nin davalı şirketin ...’a devredilmesi nedeniyle ödenmesinin ihtar edildiğini, sözleşme ve ihtarname gereği paletlerin iade edilmediğini, ambalaj bedellerinin de ödenmediğini, ambalajların başka bir üründe kullanılma şansı olmadığını, davalının markaları olan ... ve ... markalarının ambalaj üzerinde basılı olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafça haksız olarak ödenmeyen toplam 160.338,00TL' sinin en yüksek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler gereği müvekkil şirketin defter ve kayıtlarınının esas alınması gerektiğini, dava konusu paletlerin teslim edildiğine ilişkin iddiaların ispatı ile ilgili olarak TMK. madde 6 gereği ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, kendisine teslim edilen malların paletlerinin eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, en son kalan 476 paletin 11.08.2017 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil şirketin ambalaj bedeline ilişkin sorumluluğunun yanlızca 3 ayla sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, talep edilen tutarın haksız olarak talep edilen ve hiçbir şekilde ispat ediemeyecek bir iddiadan ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "... Dava alacak davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
Davacı tarafından, davalı ile arasında imzalanan sözleşme gereği davalıdan alacağına yönelik eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalı şirket arasında Dağıtım Merkezi ve Taşımacılık Sözleşmesi imzalandığını, dosya ve davacıya ait ticari defterler ve dayanakları üzerinde, uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına yönelik ara karar oluşturulduğu, bu doğrultuda Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat mahkemesi tarafından davacı şirkete ihtaratlı tebligat çıkartıldığı, ihtaratlı tebligata rağmen davacı tarafça defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmediği, talimat mahkemesi tarafından talimat evrakının bila ikmal iade edildiği, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça usulüne uygun olarak ispat yükününün yerine getirilemediği'' gerekçesi ile, ispat edilemeyen davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket defterlerinin sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin karar gerekçesinde müvekkil şirkete ihtarlı tebligat çıkarıldığını ancak müvekkil şirkete ulaşan bir tebligat bulunmadığını, o tarihte şirketin çalışanı bulunmadığına dair SGK kaydının sunulduğunu, tebligat parçasında ise daimi çalışan olarak yazdığını, müvekkilinin tasfiye halinde olduğunu, sadece dava sonucunun beklenmesi üzerine tasfiyenin tamamlanamadığını, ticari defterler ve stoklar üzerinden bağımsız denetim kuruluşu ile yapılan inceleme ve tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile paletlerin sayısı ve bedeli, davalı adına üretilen ve stoklarda bulunan ambalajların bedelinin faturalar ile sabit olduğunu, davalının WEB sayfasında stokların noter marifeti ile tespit edildiğini, mahkemece hatalı olarak defterlerin teslim edilmemesini tek gerekçe göstererek verilen davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Davacı taraf, sözleşme gereği ... mağazalarına teslim etmekle yükümlü olduğu malları ve bakliyatları talimatlara uygun olarak süresinde eksiksiz olarak teslim ederek edimini ifa ettiğini, teslim ettiği ürünler ile birlikte davalıya teslim edilmiş paletlerin iadelerinin gerçekleşmemesi üzerine ihtarname ile teslim edilmeyen paletlerin bedelinin davalı şirketin ...’a devredilmesi nedeniyle ödenmesinin ihtar edildiğini, sözleşme ve ihtarname gereği paletlerin iade edilmediğini, ambalaj bedellerinin de ödenmediğini belirterek dava açmış, davalı, münhasır delil sözleşmesi bulunduğunu, paletlerin teslim edildiği, ambalaj bedellerininden sorumluluğun üç aylık dönemle sınırlı olduğunu, borcun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ihtaratlı tebligata rağmen davacı tarafça defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmediği, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça usulüne uygun olarak ispat yükününün yerine getirilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, defter ibrazı ile ilgili tebligatın 19/03/2019 tarihinde şirketin unvanı tasfiye halinde olduğu belirtilmeksizin şirket merkezine yapıldığı, davacı şirketin dava tarihi 10/07/2018'den sonra tasfiye haline girdiği, ilk derece hüküm tarihinden sonra tasfiye sonuçlanıp ticaret sicilinden terkin edildiği görülmektedir.
TTK'nın 547- (1). maddesi" Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. " şeklindedir.
31/07/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davacı şirketin 16/07/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 25/07/2018 tarihinde tasfiyeye girdiğinin tasfiye memuru olarak ...'nın atandığının, 31/12/2020 tarihli genel kurul kararı ile de terkin kararı verildiğinin 06/01/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığının anlaşılmasına göre; şirketin tasfiye memuruna tebligat çıkartılarak TTK'nın 547/1 maddesi uyarınca şirketin ihya edilip edilmeyeceği yönünde süre verilmesi, şirketin ihya edilmesi halinde davacıya ait ticari defter ve kayıtların nerede olduğu hususunda tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf delileri toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabul ve uygulamaya göre de ; Davalının cevap dilekçesinde kendisine teslim edilen malların paletlerinin eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, en son kalan 476 paletin 11.08.2017 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, sözleşmeye göre ambalaj bedellerinden sorumluluğunun 3 ayla sınırlı olduğunu, ambalaj bedeli talebinin fahiş olduğunu, borcu bulunmadığını savunması; sunulan 26/02/2018 tarihli mutabakat yazısında Kipa tarafından 14.804,68 TL borç bulunduğunu mutabakat olup olmadığını sorulup davacı tarafından 160.029,36 TL alacak bulunduğunun belirtilmesi, davalı kayıtlarından alınan 22/06/2017 tarihli Noter onaylı belgede 396 palet bulunduğunun yazılı olması karşısında davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355 ve 353/a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/09/2019 tarih ve 2018/804 Esas 2019/960 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 54,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,
5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 10/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim