mahkeme 2020/1753 E. 2024/641 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1753

Karar No

2024/641

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/1753
KARAR NO : 2024/641
KARAR TARİHİ : 19/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2020
NUMARASI : 2017/509 Esas 2020/285 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 19/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ltd. Şti'ne deri ceket satışı konusunda anlaştıklarını ve üretilen ceketlerin bedelinin teslimattan sonraki bir tarihte ödenmek üzere 22/07/2014 tarih ve ... taşıma fatura numaralı taşıma sözleşmesi ile davalı kargo şirketine teslim edildiğini, itinalı olarak paketlenen ürünlerin kargo şirketince de incelenerek teslim alındığını, davalı şirket tarafından hakiki deri ceketlerin yanına üzerine yüklü miktarda "BAL" yüklenerek ve taşıma esnasında balın dökülüp müvekkiline ait deri ceketlerin içine sızması ve kullanılamaz hale getirmesi neticesinde 48 adet deri ceketin hasar gördüğünü, diğer kullanılabilir halde olan 150 ceketin teslim alındığını, 48 adet deri ceketin alıcısı ... Ltd. Şti malı bu şekilde görüp teslim almayı reddettiklerini ve 48 adet deri ceketin bedelinin ve maddi zararın ödenmesinin kargo alıcısı ... Ltd. Şti tarafından davalı şirketten talep edilmiş ise de davalı şirket tarafından düzenlenen 16/09/2014 tarihli yazı cevabında bu talebin reddedildiğini, hasarın müvekkilinin ambalaj hatasından kaynaklandığını bildirdiğini, sipariş üzerine üretilen bu ceketlerin bedelinin de hasar konusunda alıcı ile kargo şirketinin ihtilafa düşmesi nedeniyle müvekkiline ödenmemiş ve sonuçta alıcı ... Ltd. Şti hasar gören 48 adet malın bedelini ödemeyeceğini bu konuda sözleşmeyi feshettiğini 11/11/2015 tarihinde müvekkiline bildirdiğini belirterek; öncelikle dava masraflarının çok yüksek miktarda olması ve müvekkilinin halen dava masraflarını karşılar gelirinin ve mal varlığının olmaması, deri piyasasındaki ekonomik kriz nedeniyle borçlu olduğu icra dosyalarının bulunması nedeniyle dava harç ve masraflarını karşılama imkanı bulunmadığından adli yardım taleplerinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00-TL'nin hasar tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline ve müvekkilinin olay nedeniyle uğramış olduğu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 22/11/2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile ...'ye devredildiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle işbu davanın reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddia ve vakaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kusurunun bulunduğunu, davacının koli ile göndermiş olduğu kargoları özen ve gerekli tam bilgiyi vererek özel olarak göndermesi gerektiğini, davacının kolileri kargoya teslim ettikten sonra herhangi bir beyanda ve talepte bulunmadığını, yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek; usule ilişkin eksiklikler nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına, davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Tüm deliler toplanmış ve taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda mahallinde delillerin takdir ve ifası için keşif yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti 04/11/2019 tarihli raporda; davalı tarafından 22/07/2014 tarihinde ... taşıma fatura numaralı taşıma sözleşmesi ile alıcı ... Ltd. Şti'ne 4 koli ile 198 adet deri giysi gönderildiği, taşıma sırasında taşıma konusu koliler üzerine bal döküldüğü, alıcı ... tarafından 150 adet deri ceketinin teslim alındığını ancak 48 adet deri ceketin ise teslim alınmadığı, davacı tarafından zararının 48 adet deri ceket olduğu beyan edilmekte ise de keşif sırasında koliler açılıp sayıldığında 24 adet kısa bayan ceketi, 6 adet erkek blazer ceket ve 3 adet erkek kaban olmak üzere toplam 33 adet deri giysi tespit edildiği, bu deri mamüllerin USD cinsinden maliyet bedellerinin 2.100,00-$ olarak tespit edildiğini, tespit edilen bu ürünlerin olay tarihi olan 22/07/2014 tarihinde 1 USD=2.095-TL hesabı ile davacının meydana gelen zararının miktarı 2,095x2.100-$=4.399,00-TL olabileceği, dava tarihi olan 09/05/2017 tarihindeki 1 USD MB Satış Kuru 3.599,00-TL olmakla davacının meydana gelen zararının miktarı 3,599 x 2.100-$=7.557,90-TL olabileceği tespiti ile görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Davacı taraf yargılama sırasında ürünlerin bedelini belirleyeme yönelik zarara konu olan ürünlerin faturalarını sunmadığı gibi emsal nitelikte olabilecek başkaca fatura örnekleri de sunmamıştır.
Davacı hasar tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte zararın tazminini talep etmiş olduğundan hasar tarihindeki kura göre belirlenen zarar miktarı mahkememizce benimsenmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 4.399,00-TL'nin 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan 2019 tarihli keşif esnasında dava konusu 48 adet ceketten sadece 33 adedinin davalı ... Kargo şirketinde bulunduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde ise dava konusu ve davalı tarafça da kabul edilen 48 adet hasarlı ceketin mevcut olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığını, bilirkişinin her bir ceketin ortalama durumunu kalitesini yerinde gördüğünü, davalı şirket tarafından keşif mahallinde ortaya çıkarılmayan ceketlerin de aynı vasıflarda olacağının açık olduğunu, bu açıdan 33 adet yerine dava konusu olan ve taraflar arasında ihtilaf bulunmayan 48 adet ceket için rapor düzenlenmesi gerekirken sadece davalı şirket tarafından gösterilen ceketlerin toplam değerinin hesaplandığını, bu nedenle dava konusu taleplerini karşılayacak bir rapor düzenlenmediğini, bilirkişinin hiçbir piyasa araştırması yapmadan sadece tahmini olarak ve gerekçe göstermeden oldukça düşük bir değer yazmakla yetindiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının kabul edilmediğini, ilgili kuruluşlara müzekkere yazılarak 2014-2015 yılları emsal deri kıyafet bedellerinin sorulmasını ve bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkemece davanın kısmen reddedildiğine dair kararın ortadan kaldırılmasına, davanın tüm sonuçları ile kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespiti istenilen hukuki işlemin değeri itibariyle davanın kesin delillerle ispatının zorunlu olduğunu, sadece yetersiz ve eksik bilirkişi raporu ile hüküm tesisinin HMK m.199 ve m.200 hükmüne açıkça aykırı olduğunu, yerel mahkemenin tesis ettiği kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu ve somut uyuşmazlığı aydınlatmadığını, yerel mahkeme kararına dair müvekkili şirketin harçtan muaf olması nedeniyle harçsız olarak istinaf işlemi gerçekleştirildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine, müvekkil şirketin ... yönetiminde olması nedeniyle harçtan muaf olduğu hususu göz önünde bulundurularak istinaf işleminin harçsız olarak kabul edilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davalı tarafın istinaf talebinin değerlendirilmesinde;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2020 tarihinden itibaren ise, bu sınır 5.390,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 4.399,00 TL olması nedeniyle 16/06/2020 tarihli karar kabul yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı taraf; dava dışı şirket ile 198 tane deri ceket satışı hususunda anlaştıklarını, ceketleri davalı kargo şirketi ile gönderdiğini, ancak taşıma sırasında ceketlerin üzerine bal döküldüğünü, 48 adet ceketin kullanılamaz hale geldiğini, 48 adet ceket nedeniyle uğradığı maddi zararı talep etmiştir.
Davalı taraf ise; 4 adet büyük koli geldiğini, 2 adet kolinin hasar gördüğü belirtilerek müşteri tarafından teslim alınmadığını, davacıyı şubeye davet ederek kolileri birlikte açtıklarını, hasarlı olanların tutanağını tutup teslim ettiklerini hasarlı olan 48 adetinin tutanak altına alındığını, sağlamlarının teslim edildiğini, müşteriye tutanakla teslim edildiğini tutanağın bölgeye gönderildiğini, paketlemenin davacı tarafça iyi yapılmadığını ileri sürmüştür.
Davacı taraf 48 adet ceketin hasar gördüğünü ancak mahkemece 33 adet ceket için karar verildiğini, ayrıca ilgili kuruluşlara müzekkere yazılarak 2014-2015 yılları emsal deri kıyafet bedellerinin sorulmasını ve bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
Davalının da cevap dilekçesinde kabulünde olduğu üzere 48 adet ceketin hasarlı olduğu, her ne kadar davalı, sağlamların teslim edildiğini ve tutanak altına alındığını ileri sürmüş ise de; davalının söz konusu tutanağı ve buna ilişkin başkaca bir delil sunmadığı, dolayısıyla hasarlı ceket sayısının 48 adet olarak kabulü gerekirken, ilk derece mahkemesince 33 adet kabul edilerek buna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
Her ne kadar davacı tarafça ilgili kuruluşlardan emsal deri kıyafet bedellerinin sorularak rapor düzenlenmesi talep edilmiş ise de; 01/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda rapor düzenleyen bilirkişi ...'ın Tekstil ve Giyim Mühendisi olması, piyasa koşullarını bilebilecek durumda olması nedeni ile davacı vekilinin müzekkere yazılması talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla; dosyaya sunulmuş olan denetime elverişli ve açık 01/11/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre 33 adet ceketle ilgili belirlenen bedellerin yerinde olduğu, toplam 48 adet üzerinden hesaplama yapılması gerekirken eksik hesaplanan 15 adet ceketinde bulunamaması nedeniyle birim fiyatı en düşük olan bayan ceketi birim fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığında; 60 ABD doları * 15 = 900 ABD doları olacağı, olay tarihi olan 22.07.2014 tarihinde 1 USD MB satış kuru 2,095 TL olmakla, 2,095*900= 1.885,50 TL daha davacı alacağı olduğu, dolayısıyla 6.284,50 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-İlk derece mahkemesi kararının kabul edilen kısım yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
1-Peşin alınan harcın davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kararın tebliği, kesinleştirme ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 54,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,
2-Davacı vekilinin yatırdığı 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu 68,60 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
C-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarihli, 2017/509 Esas 2020/285 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 6.284,50 TL nin 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar ve ilam harcı olan 429,29 TL'den peşin alınan 273,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 156,05 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 6.284,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı vekili için reddedilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 9.715,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 273,24 TL peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.433,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesap edilen 562,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim