mahkeme 2020/1427 E. 2024/460 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1427

Karar No

2024/460

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/1427
KARAR NO : 2024/460
KARAR TARİHİ : 27/02/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2020
NUMARASI : 2018/893 Esas 2020/210 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 27/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2024

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı şirkete salamura asma yaprağı satımı gerçekleştirildiğini, söz konusu salamura asma yaprakları davalı şirkete teslim edildiğini düzenlenen faturalara konu borcun 56.386,17-TL tutarındaki bakiyesinin müvekkil şirkete ödenmediğini, 14/04/2018 tarih 138851 nolu sevk irsaliyesi ile şirkete 46 bidon salamura asma yaprağı teslim edilmiştir. Söz konusu sevk irsaliyesinin de üzerinde yazıldığı üzere iş bu ürünlerin fason üretim için davalıya verildiğini, fason üretimi kısaca malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal olarak tanımlandığını, fason üretimde 16 bidon kullanılmış fason üretim olarak kullanılmayan 8 bidonda davalı şirkete fatura edildiğini, bunlardan bakiye 24 bidon asma yaprağı davalı şirketin depolarında tutulduğunu, herhangi bir şekilde bu zamana kadar bu ürünlere ilişkin faturanın kesilmediğini, fason üretim olarak kullanılmadığını. Bunları ilişkin olarak haklarının saklı olduğunu,sevk irsaliyesine ilişkin alacak talebinin şimdilik yalnızca 8 bidonluk asma yaprağına ilişkin olduğunu, fason üretime ilişkin işi gösterir davalı şirket tarafından düzenlenen ve bu düzenlenen evrak üzerine davalı şirket yetkilisinin el yazısı ile yazıldığını, davalı şirketin müvekkilin alacağını ödememesi üzerine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/7156 esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak 56.386,16 -TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı ise 28/05/2018 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra takibine alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olması sebebiyle %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinin bu yönüyle de itiraz edildiğini müvekkil şirketin adresinin Turgutlu olması nedeniyle gerek icra takibi açısından ve gerekse iş bu dava açısından yetkili yerin Turgutlu İcra Müdürlükleri/Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın davaya konu alacağının 182930, 182937 ve 182939 Sıra nolu faturalarına dayanak olduğu cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını iddia ettiğini, davalı müvekkil şirketin davacı yana iddia ettiği miktarda borcu bulunmadığını, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarıyla, cari hesap kayıtlarıyla açıkça sabit olduğunu, davacı yanın icra takibine dayanak gösterdiği 16.04.2018 tarihli ve 182937 sıra nolu faturayı açıkça kabul etmediğini, Davacı yanın iddiasının aksine iş bu faturada belirtilen ağırlık ve bedelde müvekkile hiçbir şekilde mal teslimi yapılmadığını, dolaysıyla davalı müvekkile iş bu faturada belirtilen miktarda ve bedelde mal teslimi yapılmadan müvekkilinin söz konusu faturadan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Bu bağlamda gerek iş bu faturayı ve gerekse mevcut olduğu iddia edilen sevk irsaliyelerini içeriklerini, imzalarını kabul etmediklerini davacı yanın, müvekkil şirkete teslim etmediği mallar üzerinden tanzim ettiği faturayı gerekçe göstererek kötüniyetle alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı yanın 182930 ve 182939 Sıra nolu faturalara mukabil davalı müvekkil şirket tarafından davacı şirkete 30.04.2018 tarihli, 060677 Sıra Nolu ve 10.318,27 TL bedelli Hizmet Faturası kesildiğini, bu faturanın müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, bunun yanısıra davacı yanın icra takibine ve davaya dayanak gösterdiği fatura ve sevk irsaliyeleri kıyas edildiğinde faturalarda mal miktarları kg olarak belirtildiğini, bu malların irsaliyelerde bidon olarak addedildiğini, Müvekkil şirkete teslimi yapılan malların kg toplamı ile sevk irsaliyeleriyle müvekkile teslimi yapılan malların toplam kg değerleri birbiriyle örtüşmediğini, diğer bir deyişle davacı yanın 182930 ve 182939 sıra nolu faturalarda belirtilen /miktarda ağırlıkta mal teslimi yapmadığını, müvekkile bidon sayısı ile teslimi yapılan malların kg olarak daha az olduğu tespit edildiğini, yine teslimi yapılan malların büyük ölçüde bozulmuş olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacı yana 30.04.2018 tarihli 060679 Sıra nolu 18.562,50 TL bedelli İade Faturası kesildiğini, bu hususların dışında müvekkil şirketçe, davacı yana ... Bankası hesabı üzerinden 03.05.2018 tarihinde 5.000 TL ödeme yapıldığını, yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği'ne dosya üzerinden karar verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, aksi durumda haksız ve kötüniyetle açılmış iş bu davanın esastan reddi ile, davacı yanın üzerinden %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın davacının satım sözleşmesi uyarınca davalıdan alacakıl olup olmadığı fatura ve irsaliyeler karşılaştırılmak suretiyle satıma konu malların davalıya teslim edilip edilmediği davacı alacaklı ise miktarı davalının ayıp veya eksik mal iddiası bulunup bulunmadığı bulunuyor ise hangi faturaya konu mallarda ayıp ve eksik iddiası bulunduğu ayıp iddiası var ise bunun süresinde olup olmadığı ayıbın niteliği , ayıp ihbarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı mahkemenin ve icra müd. Yetkisi " şeklinde belirlenmiştir.
İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7156 E sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; takibin 56.386,17-TL asıl alacak tahsili talebi ile ilamsız icra takibi olduğu, takibin dayanağının faturalardan kaynaklanan cari hesap olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, takibe davalı-borçlu tarafından 29/05/2018 tarihinde takibe itiraz edildiği, takibin durduğu, davanın da yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri toplanmıştır.
Mahkememiz dosyası ara kararı gereği davalı defterlerinin incelemesinin yapılabilmesi amacıyla talimat mahkemesine talimat yazılarak davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına resen seçilecek mali müşavir tarafından rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
Talimat Mahkemesince davalının defterleri incelenerek aldırılan 26/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Ticari defter, ticari belge ve dava dosyası üzerinden yapılan incelemelerde davalının tarafın ticari defter ve belgelerine göre taraflar arasında karşılıklı bir ticari ilişki mevcut olduğu ve bu ticari ilişkiye istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 20.794,43-TL alacağı olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin noterden açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu davacı şirketin ticari defterlerinin 6100 Sayılı HMK 222 maddesine göre delil vasfına sahip olup olmadığı husunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davacı yanca davalı adına 182930,182937 ve 182939 nolu salamura asma yaprağı içerikli faturaların düzenlendiği davalı yanca 182930 nolu faturayı yasal defterine kaydederek kabul ettiği, 182939 nolu fatura içeriği malı davacıdan aldığını cevap dilekçesinde beyan ederek kabul ettiğini, 182937 nolu fatura içeriği malı davacıdan aldığını, BA formunda beyan ederek kabul ettiği böylece davacının takip ve dava konusu ettiği üç faturanın üçünü de kabul ettiği davalının düzenlediği faturalardan 10.318,27-TL bedelli faturayı davacı yasal defterine kaydederek kabul ettiği, davacının düzenlediği 182930 ve 182939 nolu fatura içeriği mallarda bir kısmının bozuk çıkması ile bozuk çıkan meblağa ilişkin davacı adına düzenlediğini iddia ettiği 18.562,50-TL bedelli faturanın davacının yasal defterinde kayıtlı olmadığı davalı yanca düzenlediği iş bu fatura içeriği malın bozuk çıktığının ispatlanması durumunda kabul edilebileceği aksi takdirde dava dosyası içindeki belgeler ışığında kabul edilemeyeceği tarafların beyanları yasal defterleri ispat edilebilme durumuna göre davacının davalıdan 56.386,17-TL alacaklı olduğu kanaat ve görüşünü bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını sunmuşlardır.
Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünlerin teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin dava dilekçesi ile birlikte ibraz etmiş davalı gerek davaya cevap dilekçesinde ve gerekse daha sonraki beyan dilekçelerinde sevk irsaliyelerindeki imzaya itirazda bulunmamış olmasına rağmen 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda itiraz dilekçesinde sevk irsaliyelerindeki imzaları inkar etmiştir. Sert teksif ilkesi ve dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile davalı ticari defter ve kayıtları ile davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alındığında davalının bu itirazının davayı uzatmaya yönelik olduğundan bu yöndeki itirazı araştırılmamıştır.
Davalı her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de; icra takibine dayanak alacağın para alacağı olması nedeniyle davalının yetki itirazı da mahkememizce de kabul görmemiştir.
Denetime elverişli ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ;
Davalının İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/7156 Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazının iptali ile, takibin 56.386,17-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 11.277,23- TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; salamura yapraklarının ayıplı çıkma oranının konservecilik konusunda uzman başka bir bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini, konserve işinde ve salamura işinde teslim edilen mallarda ayıplı ve kusurlu mal ile ilgili %40 a yakın bir oran bulunduğunu ve bu işi yapan piyasadaki firmalar tarafından baştan kabul gören bir işlem olduğunu, özellikle gıda olaylarında ayıplı veya kullanılamayacak nitelikteki malların tedarikçiye geri gönderilerek onarımı gibi bir durum söz konusu olmadığını, iade faturası kesilerek hesaplamalar yapıldığını, bilirkişi raporunda ihtilaf konusu olan ve taraflarınca kabul edilmeyen davacı tarafa ait müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında görülmeyen 30.04.2018 tarihli 182939 yevmiye nolu faturanın müvekkili şirket hakkında 16.05.2018 tarihinde icra takibi yapıldıktan sonra 24.05.2018 tarihinde yurt içi kargo ile gönderildiğinin iddia ve rapor edildiğini belirterek, davanın usul ve esas yönünden bozulmasını, davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyada bulunan denetime elverişli ve açık bilirkişi raporlarına, takibe konu faturalara konu malların davalıya teslim edilmiş olduğunun davalı Ba formları ve taraf defterlerinden anlaşılmasına, 182937 nolu fatura ile ilgili olarak her ne kadar davalı taraf Vergi Dairesinde düzeltme yaptıklarını ileri sürmüş ise de; bu fatura konusu malın davalı tarafça Ba da bildirilmekle faturanın ve fatura konusu malın teslim alındığının artık karine olarak kabul edilecek olmasına, davalının karinenin aksini ve malların ayıplı olduğuna dair bir delilde sunmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2020 tarih ve 2018/893 Esas 2020/210 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.851,73 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 963,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.888,73 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 27/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim