mahkeme 2020/1244 E. 2024/790 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1244

Karar No

2024/790

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2020/1244
KARAR NO : 2024/790

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2020
NUMARASI : 2019/340 Esas 2020/131 Karar
DAVA : ALACAK
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/340 Esas ve 2020/131 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davacı ... yönünden davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirketin talebi doğrultusunda makina satın alımı için tarafların bir araya geldiklerini, davalı şirketin talep ettiği makinanın özelliklerinin ve ücretinin yer aldığı detaylı iki adet profarma faturayı hazırlayıp müvekkili şirkete gönderdiğini, profarma faturaların kabulü sonrasında taraflarca 13.11.2017 tarihli makina satış sözleşmesi imzalandığını, makinanın toplam bedelinin 32.217,76 TL + KDV olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği 15.000,00 TL'sının davacı şirket yetkilisi ve diğer davacı ... tarafından davalı şirket ortağı olan diğer davalı ...'in mailde belirtilen hesabına aktardığını, makinanın kalan bedelinin ödenmesi için makinanın tesliminin gerektiğini, ancak davalı şirketin edimini yerine getirmediğini ve makinayı teslim etmediğini, çabalarının sonuçsuz kaldığını bildirerek, 15.000,00 TL alacağın ödeme tarihi 14.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
GEREKÇE VE HÜKÜM :
Davacı taraf delil ve belgelerini, makina satış sözleşmesi, profarma faturalar, mail yazışmaları, dekont, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiş, davacı şirkete ait ticari defter kayıtları ve belgeleri de incelenmek suretiyle muhasebe uzmanı bilirkişi ... tarafından 05.03.2020 havale tarihli rapor alınmıştır. Davalı taraf kesin süre tanınmasına rağmen ticari defter kayıt ve belgeleri ile delil ibraz etmemişlerdir.
Dava, satım sözleşmesine dayalı olarak malın teslim edilmeme sebebi ile açılmış, ödenen semenin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 13.11.2017 tarihli makina satış sözleşmesinin imzalandığı, makinanın toplam bedelinin 32.217,76 TL + KDV olduğu, davacı şirketin sözleşme gereği 15.000,00 TL'sının davacı şirket yetkilisi ve diğer davacı ... tarafından davalı şirket ortağı olan diğer davalı ...'in mailde belirtilen banka hesabına ödediği, davacı ...'nun davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, davalı ...'in davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; davalı şirket tarafından sözleşme konusu makinanın davacı şirkete teslim edilip edilmediği, bu çerçevede davacı şirketin dava konusu ettiği 15.000,00 TL'sının iadesini isteme hakkının bulunup bulunmadığı noktalarındadır.
Toplanan delillerin, özellikle davacı şirkete ait ticari defter kayıtları ve belgeler, makina satış sözleşmesi, profarma faturalar, mail yazışmaları, dekont ve bilirkişi raporunun, HMK.'nun 220/3.madde hükmünde yer alan "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve geçerli mazeret göstermez ise, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir" şeklindeki hükmün değerlendirilmesi sonucunda:
I - Davacı-alıcı şirket tüzel kişiliği ile davalı-satıcı şirket tüzel kişiliği arasında makina üretim ve satımı konulu 13.11.2017 tarihli sözleşme akdedildiği, sözleşmeden kaynaklanan semen borcunun davalı şirket tüzel kişiliği tarafından davalı şirket tüzel kişiliği adına davacı şirket ortağı - temsilcisi ...'e ödendiği, ödemenin anlaşma çerçevesinde yapılması nedeniyle semenin davacı şirket temsilcisi ... tarafından ödenmesinin davacı ... ve davalı ...'i 13.11.2017 tarihli sözleşmenin tarafı haline getirmediği, dolayısıyla sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesinin ancak sözleşmenin tarafı olan davacı şirket tüzel kişiliği tarafından sözleşmenin diğer tarafı davalı şirketten istenmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
A) Buradan hareketle, sözleşme çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete 14.11.2017 tarihinde 15.000,00 TL ödemenin yapılmasına rağmen, davalı-satıcı şirket sözleşmeden doğan iki adet makinayı üretip teslim borcunu yerine getirmemiştir. Davalı-satıcı şirket davacı-alıcı şirketin aleyhine olarak 15.000,00 TL haksız şekilde zenginleşmiştir; 15.000,00 TL nakdi hukuki nedensiz olarak elinde bulundurmaktadır. O halde, hukuki nedensiz olarak elinde bulundurduğu 15.000,00 TL nakdin davalı-satıcı şirket tarafından davalı-alıcı şirkete iadesi gerekir.
B) Buna karşılık, dava dayanağı sözleşmenin tarafı olmadıkları için davacı ...'nun aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davalı ...'in ise pasif dava ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
II - Dava tarihinden önce davalının TBK.'nun 117.madde hükmü çerçevesinde ihtarname gönderilmesi ve sair şekilde temerrüde düşürülmediği, mütemerrit olmayan borçludan işlemiş faiz istenemeyeceği anlaşıldığından, tespit edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
III - Kısa kararda davalı ...'in adı zapta sehven "..." olarak geçirilmiş olup, maddi hataya dayalı olduğu için bu husus gerekçeli kararda düzeltilmiştir...'' gerekçesi ile; I - Davacı ... tarafından davalılar hakkında açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile REDDİNE, II - Davacı ... Şirketi tarafından: A)Davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile REDDİNE, B)Davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın KABULÜNE, 15.000,00.TL'sının dava tarihi 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, noksan inceleme sonucunda müvekkilinin savunma hakkı kısıtlanarak hukuka aykırı karar verildiğini, arabuluculuk toplantısından müvekkilinin haberdar edilmediğini ve müvekkili ile görüşmenin gerçekleştirilmediğini yani arabuluculuk aşamasının usulüne uygun olmadığını, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığını, sözleşmenin geçerliliği yönünden inceleme yapılmadığını, sözleşme üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, davacının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, davacının makinenin fabrika tesliminden önce kalan miktarın %30'unun ödemesi gerekirken ödeme yapmadığını, sözleşmeye konu makinenin üretiminin yapıldığını, davacının sözleşme gereği borçlarını yerine getirmediğinden müvekkilinin büyük zarara uğradığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, makine satış sözleşmesinden kaynaklı makinenin teslim edilmemesinden dolayı ödenen peşinatın iadesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, bilirkişi raporunun tebliğine rağmen davalı şirket tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmemesine, davacının yaptığı ödemeyi ispatlamasına rağmen davalı şirketin makine teslimini yaptığını kesin delillerle ispatlayamamasına, ilk derece yargılaması sırasında sunulmayan delillerin istinaf aşamasında dikkate alınamayacak olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... Şirketi vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2020 tarih ve 2019/340 Esas 2020/131 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.024,65.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 256,16.TL harcın mahsubu ile bakiye 768,49.TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim