Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/13
2026/152
5 Şubat 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/13
KARAR NO : 2026/152
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/737
KARAR NO : 2025/810
DAVA TARİHİ : 07/10/2025
KARAR TARİHİ : 17/11/2025
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05.02.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ : 05.02.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.11.2025 tarih ve 2025/737 Esas, 2025/810 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin uzun zamandır inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, yürütmekte olduğu inşaat işi sebebiyle, inşaatta kullanılacak malzemelerin temini için 02.09.2023 tarihinde karşı taraf ile "Kazan Tesisat Yerden Isıtma Klima Yapım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzaladığını, taraflar arasında kurulan ticari ilişki gereği karşı tarafın müvekkili şirkete sözleşmede belirtilen ürünleri sözleşmenin 2 inci maddesi gereği müvekkıline ait adreste teslim ve montaj yapmayı taahhüt ettiğini, ürünlerin bedelinin karşı tarafa ödendiğini, karşı tarafın ise ürünleri teslim etmediği gibi montajın da yapılmadığı, müvekkilinin ... Mah. .../.... Sk. .... Blok No: ... ... / .... adresınde teslimi gereken ürünlerin 25.06.2024 tarihli "e-İrsaliye" başlıklı belgede yazılı.... plakalı araçla taşıma ve teslimi ile sorumlu kişi.... TC no lu şöför... tarafından müvekkili şirket personeli .... (TC ....)'e teslim edilmiş gibi irsaliyeye imzasının taklit edildiğini ancak teslim edilmediğini, firmanın bu şekılde sorumluluktan kurtulmak istediğini, halbuki .... isimli personelin gerçek imzasının bu olmadığını, karşı tarafın ürünleri müvekkiline teslim etmeyip hala uhdesınde tuttuğunu ya da ürünlerin müvekkilinin bilgisi olmadan bırakıldığı yerden çalındığını, her halükarda karşı tarafın uhdesinde bulunması gereken ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, inşaatın tamamlanabilmesi için dilekçe ekinde bulunan faturalar karşılığında toplam 300.000-TL ödenerek 3. Kişiden aynı nevıde ürün ve hizmet alındığını, fatura bedellerinin karşı taraftan talep edilmesine rağmen ödenmediği için Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğünün 2025/5176 E dosyası ile icra takibine konulduğunu, karşı tarafın takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmama şeklınde son tutanağın düzenlendiğini, karşı tarafın itirazının haksız olduğunu, sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğü ihlal ettiğini, munzam zarar kapsamında karşı tarafın teslim etmediği ürünlerin daha fazla bedel ödenerek 3.kişiden alınması sebebiyle ortaya çıkan zararın gideriminin gerektiğini, karşı taraf ve ürünlerı taşıma ve teslimi ile görevlı personel hakkında ürünlerın teslım edılmemesı ve ırsalıyede sahte ımza kullanılması sebebiyle Karşıyaka Cumhurıyet Savcılığının 2025/17545 E dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu dosyanın derdest olduğunu, sözleşme, irsaliye ve toplanacak deliller ile uyuşmazlığın acık ve net olduğu karşı tarafın sırf kotünıyetle ıtıraz ettiğinin tespit edileceğini, bu sürec içerisinde muvekkilinin telafısı ımkansız şekılde zarara uğrama rıskı bulunduğundan, tedbir amacıyla temınatsız olarak ve tensıp zaptı ıle bırlıkte karşı tarafa aıt taşınmazlar üzerıne tedbır konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve karşı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle davaya konu Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5176 E. Sayılı icra dosyasına borca itiraz ile birlikte yetki itirazında da bulunulduğunu, ancak davacı tarafın yetki itirazını kabul etmeyerek işbu itirazların kaldırılması maksadıyla işbu dosya ile itirazın iptali davası ikame ettiğini, oysa ki taraflar arasında imzalanan sözleşmede, uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri’nin münhasıran yetkili olacağının açıkça düzenlendiği, 6100 sayılı HMK m.17 gereğince taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeyi belirleme hakkına sahip olduğundan, bu hükmün geçerli ve bağlayıcı olduğunu, bu nedenle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığının açık olduğunu, öte yandan icra takipleri için de kıyasen uygulanan yetkiye dair düzenleme uyarınca davacının icra takibini yetkili icra dairesinde başlatmadığını, yine 6100 sayılı HMK'nın 6/1.maddesi ile genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlendiğini, bu kapsamda değerlendirildiğinde de müvekkili şirketin adresinin .... Mah.... Cad. ... Blok No:.. İç Kapı No: ..../... şeklinde olduğunda taraflar arasındaki uyuşmazlıkta yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve dolayısıyla işbu itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin ise İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her halükarda işbu davaya konu icra takibinin ve dolayısıyla işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ayrıca yine 6100 sayılı HMK'nın 19/2.maddesinin “Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir.” şeklinde olduğunu beyanla, tüm bu nedenlerle, HMK 19/2.maddesi uyarınca İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkisini seçtiklerinden yetkiye itiraz ettiklerini, yetki itirazlarının kabulü ile icra takibinin yetkisiz dairede açıldığına karar verilerek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca esasa ilişkin de itirazlarını ayrıntılı bir biçimde bildirmiş, karşı tarafın ürünlerin teslim edilmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dosyada mübrez e-irsaliyelerden de anlaşılacağı üzere söz konusu ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğini, diğer taraftan davacı yetkilisi ile whatsapp üzerinden yapılan yazışmalarda ürünlerin teslim edildiğini ancak çalındığının açıkça ikrar edildiğini, davacı tarafından, whatsapp yazışmasında ileri sürdüğü teslim edilen ürünlerin garantörlüğünün üstlenilemeyeceği yönündeki iddianın hukuken hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacı şirketin, sözleşme uyarınca ürünlerin güvenliğinden sorumlu olduğunu, e-irsaliyelerde teslim edilmediği belirtilen vanalar ile birlikte başkaca ürünlerin de bulunduğunu, davacı tarafça yalnızca vanaların teslim edilmediğinin iddia edildiğini, diğer ürünlerin teslim edilmediği iddiasının bulunmadığını, davacı tarafın icra takibine konu ettiği faturalar ile, müvekkili şirket tarafından teslim edilmediğini iddia ettiği vanaları bir başka satıcıdan temin ederek montajını yaptırdığını belirttiğini, ancak davacının teslim edilmediğini iddia ettiği vanalarla ilgili müvekkiline göndermiş olduğu bir bildirimin de bulunmadığını, bu kapsamda iddiaları kabul etmemekle birlikte müvekkilinin konuya ilişkin temerrüde düşürüldüğünden de söz edilemeyeceğini, davacının bir başka firmadan temin ettiği vanaların bedeli de montaj ve işçilik bedelinin de fahiş olduğunu, faturalardan birinin de "oda termostatı montajı ve 2a aktüvatör montaj işçilik ve kurulum bedeli" talebine ilişkin olduğunu, ancak taraflar arasındaki sözleşmede açıkça elektrik işlerinin işverene ait olduğu, müvekkili şirkete ait olmadığının kararlaştırıldığını beyanla, öncelikle yetkiye ilişkin itirazlarının dikkate alınarak İcra takibinin yetkisiz yerde açıldığının kabulü ile davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 17.11.2025 tarih ve 2025/737 Esas, 2025/810 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında her türlü uyuşmazlıkta İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri olarak yetkili olarak belirlenmiş olup davacı alacaklı tarafından Karşıyaka icra dairesinde icra takibi başlatılmıştır. Davalı ise, icra takibine karşı süresi içerisinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş olup bildirmiş olduğu yetkili mahkeme, taraflarca sözleşmede belirlenmiş olan yetkili icra dairesidir. Zira, dava konusu olan icra takibinin dayanağı 12/09/2023 tarihli "KAZAN TESİSAT YERDEN ISITMA KLİMA YAPIM SÖZLEŞMESİ" nin 15.1.maddesine göre, sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın İSTANBUL mahkemeleri ve icra daireleri tarafından çözümleneceği konusunda yetki anlaşması yapılmıştır. Hal böyle olunca, davacı alacaklı tarafından yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 11.12.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Taraflar arasında imzalanan ekli 12.09.2023 tarıhlı Kazan Tesisat Yerden Isıtma Sözleşemesi madde 1 de işveren müvekkilinin açık adresinin ... Mah. .../...Sk. ....Blok No:.../... olarak belirtildiğini, sözleşmenin kapsamı ve tanımı başlıklı Madde 2 de sözleşme konusu ürünlerin ... adresınde müvekkiline teslim ve montajının yapılacağının açıkça beyan edildiğini, madde 5'te yüklenici karşı tarafın malzemenin tam ve eksiksiz teslimi ile yükümlü olduğunun belirtildiğini, teslim sorumluluğu yüklenici sıfatı ile karşı tarafa ait olup, sözleşmenin ifa yerinin ise teslimin ve montajın yapılacağı ... adresi olduğunu, sözleşmenin alım satımdan ibaret olmayıp montaj işlemini de içerdiğinden eşyanın tabiatı gereği eylemin gerçekleşeceği yerin sözleşmenin ifa yerı olduğunu ve ... adresinin bağlı olduğu Karşıyaka Mahkemelerinin yetkili hale geldiğini, kanunun açık hükmüne rağmen sözleşmedeki seçimliğin yetki ile sınırlı şekilde yetki tayini yapılamayacağını, aksi kararın kanuna aykırı olduğunu,
-Sözleşmenin ifa edileceği yerin, sözleşme konusu borcun ödeneceği yer veya bir malın teslim edileceği yerdeki mahkeme olup, somut olayda sözleşmenın ifa edileceği adresin bağlı olduğu Karşıyaka Mahkemeleri (icra daireleri) ve arabuluculuk bürosunun yetkili olduğunu,
-Sözleşme madde 15'te belirtilen İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu gibi hükmünün özel (seçimlik) yetkiye işaret ettiğini, yetki yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, tarafların yetki hususunda madde 15 ile bağlı olmayıp sözleşmenin ifa yerini seçmekte serbest olduğunu, sözleşmenin ifa (mal teslım ve montaj) yerinin açıkça ... olarak taraflarca kabul edildiğini, basiretli tacir olan tarafların buna itiraz edemeyeceğini, emsal Hukuk Genel Kurulu 2022/449 E. , 2023/395 K. Kararının da bu yönde olduğunu,
-Karşı tarafın yetki itirazının Karşıyaka Arabuluculuk burosu tarafından iletildiğinden Karşıyaka 1. Sulh Mahkemesi'nin 2025/519 E - 785 K sayılı kararı ile reddedildiğini, mahkemece bu hususun da dikkate alınmadığını ve kararda tartışılmadığını, usul ekonomisi ilkesi ve yarleşik yargı kararlarına aykırı kararın bozukmasının gerektiğini,
Sayılan sebeplerle kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 12.09.2023 tarihli "Kazan Tesisat Yerden Isıtma Klima Yapım Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı iş sahibi, davalı yükleniciye eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli ödendiği halde davalının sözleşmeye konu ürünleri teslim etmediği ve montajı da yapmadığından 3.kişiden sözleşmeye konu ürünlerin alınıp montajının yaptırıldığını belirterek bu kapsamda 3.kişiye ödenen bu bedelin davalıdan tahsili istemiyle takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
Davalı yüklenici ise, icra dosyasında borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 gün 13-241 Esas, 208 Karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz halinde itirazın iptâli davasına bakan mahkemenin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi, icra dairesi yetkili ise işin esasına girmesi, yetkili değilse itirazın iptâli davasını yetkili icra dairesinde takip yapılmaması sebebiyle ortada geçerli icra takibi bulunmadığından reddetmesi gerekir. Çünkü, itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır.
İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenirken HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanacaktır. Yetki kuralları incelenirken davanın özelliğini de gözönünde tutmak gerekmektedir. Nitekim taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin niteliktedir (HMK.nun 12.maddesi). Öte yandan sözleşmeye dayalı alacak davalarında ise, kesin yetkinin bulunmadığı hallerde tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde HMK'nın 17. maddesi gözetilerek yetki sözleşmesi yapılabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
Somut olayda tacir olan taraflar arasında mevcudiyeti çekişme konusu olmayan 12.09.2023 tarihli yazılı eser sözleşmesinin 15. maddesinde anlaşmazlık halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin münhasıran yetkili olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için gerekli koşulların mevcut olduğu, geçerli yetki şartının bulunduğu, İİK'nın 50. maddesi delaletiyle HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetki şartı ile yetkili kılınan ve aksi taraflarca kararlaştırılmayan sözleşmeyle belirlenen İstanbul icra dairesinde takip başlatılması gerekirken Karşıyaka İcra dairesinde takip başlatıldığından yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.11.2025 tarih ve 2025/737 Esas, 2025/810 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.