mahkeme 2024/608 E. 2024/547 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/608

Karar No

2024/547

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/608
KARAR NO : 2024/547

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1293
DAVA TARİHİ : 28.12.2023
ARA KARAR TARİHİ : 03.01.2024
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 16.04.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 16.04.2024

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1293 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Bodrum'da inşaat sektöründe faaliyet gösteren, bir çok otel, işyeri ve konut projesini başarı ile bitiren tanınmış bir şirket olduğunu, İnşaat sektöründeki başarısı neticesinde maden sektöründe de faaliyet gösteren firma, Bodrum'da halen inşaat sektörünün öncüsü konumunda olduğunu, Müvekkilin Bodrum'daki inşaat sektöründeki başarı ve tanınmışlığı nedeniyle karşı taraf kendisine ait taşınmaz üzerindeki inşaat işinin yapımı hususunda müvekkili ile anlaştığını, müvekkili ile karşı taraf arasında, karşı tarafa ait ... ili ... İlçesi ... Mah. ... ada ...-...-... parselde kain taşınmaz üzerine eser sözleşmesi kapsamında inşaat yapımı hususunda anlaşıldığını, bu projede müvekkili şirketin yanı sıra, müvekkili şirketin ortakları olan ... ve ...'ın şahıs şirketleri de projede yüklenici olduğunu, bu sebeple delil olarak sunulan dosyada müvekkili şirket ile müvekkili şirketin ortaklarının da şahıs şirketlerine düzenlenen faturalar da bulunduğunu, fakat her biri için ayrı bir cari hesap tutulmuş ve her biri için ayrı hesap tutulduğunu, bu sebeple alacağı, davalının müvekkili için tutulan cari hesabında açıkça görüldüğünü, nitekim maillerde yer alan mutabakatlarda da açıkça alacağımız davalı yanca kabul edildiğini, .... Projesi olarak adlandırılan bu projede, müvekkili firmanın aşağıdaki işleri yapmakla yüklendiğini, müvekkili ile karşı tarafın, ... Projesi olarak adlandırılan bu projede esas unsur olarak, 81 tane (1+1 ve 2+1) rezidans ve 8 müstakil villa yapılması hususunda anlaştığını, ayrıca, Sahanın hazırlanması, saha mühendisliği, tedarik, saha temizliği, inşaat, ön işletmeye alma, işletmeye alma, faaliyete geçirme, işlerin test edilmesi , işlerin denetlenmesi ve bu işlerle ilgili olarak tüm işlemler; Saha malzemeleri ve ekipmanları, makineleri, araçları, iş gücünü, sevkiyatı, ulaşım, idare, proje yönetimi ve diğer hizmetler ve unsuları; İnşaat ruhsatı, yapı ruhsatı, yapı kullanım izni vs. ruhsat, izin, lisan ve onayların masrafları iş sahibine ait olmak üzere alınması, tüm masrafları iş sahibine ait olmak üzere, var olan yapı kullanım belgelerinde belirtilmiş tüm yapıların tapu kayıtlarına işlenmesi için tüm proje onaylarının alınması akabinde yerel belediye ve sair tüm kurumlardan yapı tadilat ruhsat ve/veya izin belgelerinin alınması, işin bitiminde varsa kat irtifakı’ nın kurulması, tapulara işlenerek gerekli izin ve belgelerin alınarak eksiz ve onaylı olarak teslim edilmesi, Sahada yasal olarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapılması gereken sözleşmeleri, alınması gereken tedbirleri, ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılması gereken anlaşmaları yapmak, İş Sahibi tarafından talep edilecek diğer hizmetler olarak taraflar anlaştığını, bahse konu eser sözleşmesine istinaden, müvekkili firmanın söz konusu inşaata başladığını, nitekim ilk hakediş, 29.07.2020 tarihinde düzenlenmiş olup devamında bir çok hakediş ve faturalar düzenlendiğini, Davalı yanca, bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkili, davalının talepleri doğrultusunda ve işin gereği gibi borcunu ifa etmişse de borçlu 11.05.2021 tarihli faturanın ödemesini yapmadığını, işbu davanın konusu da bu fatura olduğunu, nitekim, davalı firma ile yapılan mailler ve özellikle, 05.11.2021, 08.11.2023, 10.11.2021 ve 08.02.2022 tarihli maillerde davalı firma, müvekkili firmaya olan 1.052.721,66TL fatura borcu olduğunu açıkça koşulsuz ve şartsız kabul ettiğini, bunun üzerine ise müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış ve sürüncemede bırakıldığını, ancak borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkili firmanın 27.07.2022 tarihinde haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçmek zorunda kaldığını, Bodrum 1. İcra Dairesi 2022/5649 E . sayılı dosyasından ... projesi kapsamında müvekkilin verdiği hizmet karşılığında düzenlenen ve ödenmeyen 2021000000016 nolu ve 1.052.721,66 TL bedelli fatura borcunun tahsili için başlatılan icra takibine, davalı/borçlu tarafından takibe konu borca, faize, yetkiye itiraz ettiklerini bildiren dilekçeleri ile itirazda bulunulmuş olup, yapılan itirazlar haksız ve mesnetsiz olduğunu, öte yandan; 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda Kanun’da belirtilen konularda arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirildiğinden arabuluculuk sürecinin bittiğine dair Bodrum Arabuluculuk Bürosu- 2023/313 sayılı büro dosya numaralı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı dilekçe ekinde sunulduğunu, işbu takipte hakkında takip başlatılan davalı /borçlu firma borca itiraz ettiğinden alacaklarımızın varlığının kanıtlanması ve hak kaybına uğramamızın teminen itirazın iptali davası ikame etme zarureti hasıl olduğunu, borçlu ödemelerini durdurmuş ve hakkında başlatılan takibe de itirazda bulunmakla, malvarlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduklarından taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğu da doğduğunu, Müvekkilinin davalı/ borçlu firmadan alacağının bulunduğuna dair kabul içeren mailler sunulmuş olup Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyati haciz talebinin kabulü için kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görüldüğünü, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya dair bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağladığını, İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce geldiğini, açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde ekte sunulan belgeler üzerinde durularak, alacağın varlığına kanaat getirilmesi halinde ihtiyati haciz isteminin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle; Öncelikle ... Şirketi hakkında toplam 6.760.494,30TL asıl alacaklarını karşılayacak miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini ve işbu kararın uygulanması için Bodrum 1. İcra Dairesi 2022/5649 E. sayılı dosyasına yetki verilmesine karar verilmesini, Davalı ... Şirketi'nin Bodrum 1. İcra Dairesi 2022/5649 E. Sayılı dosyasına yapılan yetki ve borca dair itirazlarının iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 2023/1293 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara kararı ile özetle; ''...talep eden vekilinin iddiaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, davalının bundan sorumlu olup olmadığı hususunda 2004 sayılı İİK'nın 257 vd. Maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 29.01.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
- 03.01.2024 tarihli ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararın usule ve hukuka aykırı olduğunu,
-Davalı borçlunun ödemelerini durdurduğu ve hakkında başlatılan takibe de itirazda bulunmakla, malvarlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduklarından taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğu doğduğunu,
-Müvekkilinin davalı/ borçlu firmadan alacağının bulunduğuna dair kabul içeren mailler, bağımsız denetçi firmaya müvekkilin yaptığı işin denetlenmesi neticesinde müvekkilin alacağının mevcudiyetini korumasına ilişkin bağımsız denetçi firma raporunun sunulduğunu,
-Davalının maillerde borcunu kabul etmeden önce yapılan inşaata, kullanılan malzeme ve müvekkilinin hak edişlerinin incelenmesi için kendisi tarafından temin edilen bağımsız denetçi firma tarafından denetim yaptırdığını, bağımsız denetçi firma olan ... A.Ş' nin denetlemesi neticesinde müvekkilin 1.052.721, 66TL bedelli fatura alacağı olduğunu kabul ettiğini, bağımsız denetçi ile yapılan görüşmelere ilişkin mailler ve davalının bağımsız denetçi raporu neticesinde borcunu kabul eden mailin dosyaya sunulduğunu, davalı firmanın maillerinde ve muavin defter çıktılarında açıkça müvekkilin borcunun kayıtlı olduğu, davalının dava konusu faturayı muavin defterine ve BA formuna kaydetmesi neticesinde yaklaşık ispat kuralı sağlanmış olup alacak hakkında kanaat sahibi olunduğunu,
-Davalının denetleme işini verdiği ... A.Ş' nin müvekkili ve eser sözleşmesine konu yapıyı denetlemesi neticesinde, müvekkilin yüklendiği işi gereği gibi, sözleşmeye uygun ve tam olarak yaptığı kabul edilmesi gerektiğini, zira davalının bağımsız bir denetçiye tüm sözleşmeye konu inşaatı denetlettirmiş, malzeme/fiyat kontrollerini yaptırmış, denetleme neticesinde müvekkilin 1.052.721, 66 TL alacağı olduğunun taraflarca kabul edildiğini,bağımsız denetçi raporu neticesinde müvekkilin halen bakiye alacağı olması; müvekkilin sözleşmedeki yükümlülüğünü de tam olarak yerine getirdiğini ispatladığını,
- Davalı halihazırda inşaatta bulunan ve taşınabilir malzemeleri (güneş enerjisi, sökülmesi muhtemel mali değeri olan malzemeleri) söküp 3. Kişilere satmaya başladığından davalının malvarlığını kaçırma şüphesi bulunduğunu, ayrıca davalı firmanın yetkilisi ...'ın bu süreçte Kanada'ya taşındığından bu sebeple ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini,
Belirterek 03.01.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve davalı hakkında toplam 1.052.721, 66 TL asıl alacağımızı karşılayacak miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.
İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.
Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.
İİK 265.maddede, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin ilişkin olup, davacı yüklenici davalı ile yapıldığını belirttiği eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedeline ilişkin faturaya dayalı olarak takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini; bağımsız denetçi firma ... A.Ş tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen rapor, davalının alacağının bulunduğuna dair kabulünü içeren mailler, davalının dava konusu faturayı muavin defterine ve BA formuna kaydetmesi nedeniyle ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat kuralının sağlandığını iddia ettiği, ayrıca davalının malvarlığını kaçırma şüphesi bulunduğunu ve davalının yetkilisi ...'ın bu süreçte Kanada'ya taşındığından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1293 Esas sayılı dosyasından verilen 03.01.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 16.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim