mahkeme 2024/551 E. 2024/788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/551
2024/788
21 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/551
KARAR NO : 2024/788
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/887
KARAR NO : 2023/881
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2023
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21.05.2024
KARARIN YAZ. TARİHİ : 22.05.2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.11.2023 tarih ve 2023/887 Esas, 2023/881 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait ... ada ... parselde kayıtlı ... Bölgesi ... sok. N:... ... ... adresinde mevcut istinat duvarı, bodrum katları dahil üç katlı fabrika binasının yapı denetim, su basmanı, betonarme inşaatı, dış cephe kaplama-kompozit giydirme, yalıtım, su ve sıhhi tesisat, bahçe betonu ve düzenleme işleri ile ilgili olarak davalılarla ayrı ayrı yapılan imalat-eser sözleşmeleri gereği HMK 107 maddesi gereği, tarafların üstlenmiş olduğu iş-eser-imalattaki eksikliklerin, ayıplı ve sözleşmeye aykırı imalatların, ayıplı-hatalı ve eksik imalatların ne şekilde giderilebileceğinin, tadilatın mümkün olup olmadığının, yapılacak tadilatların süresinin ve masraflarının, malzemelerin, işçilik bedellerinin tespiti, ayıplı-eksik imalatlar ve tüm sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zarar-ziyanın tespiti, tüm bu tespit edilecek ayıplı imalatlardan ve tadilat masraflarından, maddi ve manevi zararlardan ne kadarından hangi yüklenici davalının sorumlu olduğunun tespitine, tespit edilecek ayıplı imalatlar ve ayıp giderim/tadilat masraflarının (ayıplı imalat nedeniyle yapılacak tadilatların masraflarının, malzemelerin, işçilik ve diğer masraflar dahil) HMK 107 maddesi gereği arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000 TL nin tespit ve ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte olmak üzere, yine ayıplı-eksik imalatlar ve tüm sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zarar-ziyanın tespiti ile ayıplı imalatlar nedeniyle tespit edilecek maddi ve manevi zarar-ziyanın tazmini için HMK 107 maddesi gereği arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla 20.450,20 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın işleyecek avans faiziyle birlikte olmak üzere tüm bu tespit edilecek ayıplı imalatların ve tadilat masraflarının, ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların ne kadarından hangi yüklenici davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde davalıların her birinin ayıplı imalatlardan ve tadilat masraflarından, ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğu miktarın sorumlu olan davalılardan ayrı ayrı tahsili, değilse davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, arabuluculuk süreci sonunda davalılarla anlaşma sağlanamadığını, öncelikle; ayıplı işlerin/imalatların, ve bu ayıpların giderilmesi için yapılması gereken tadilatların ve tadilat masraflarının, bedellerinin, ve ayrıca ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tespitine, tespit edilecek ayıplı işlerin/imalatların, ve bu ayıpların giderilmesi için yapılması gereken tadilatların ve tadilat masraflarının, bedellerinin ve ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların ne kadarından hangi yüklenici davalının sorumlu olduğunun tespitine, tespit edilecek ayıplı imalatlar ve ayıp giderim/tadilat masraflarının (ayıplı imalat nedeniyle yapılacak tadilatların masraflarının, malzemelerin, işçilik ve diğer masraflar dahil) HMK 107 maddesi gereği arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla tespit ve ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte olmak üzere şimdilik 35.000 TL'sinin tüm bu tespit edilecek ayıplı imalatların ve tadilat masraflarının ne kadarından hangi yüklenici davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde davalıların her birinin ayıplı imalatlardan ve tadilat masraflarından sorumlu olduğu miktarın sorumlu olan davalılardan ayrı ayrı tahsili, değilse davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine ayıplı imalatlar nedeniyle meydana geldiği tespit edilecek maddi ve manevi zarar-ziyanın HMK 107 maddesi gereği arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla ve zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte olmak üzere şimdilik 20.450,20 TL maddi tazminatın tüm bu tespit edilecek ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların ne kadarından hangi yüklenici davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde davalıların her birinin ayıplı imalatlar nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğu miktarın sorumlu olan davalılardan ayrı ayrı tahsili, değilse davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkilinin iş bu ayıplı imalatlar nedeniyle manevi olarak yaşadığı sıkıntıların, stresin ve kiracısına karşı düştüğü zor durum ve itibarının sarsılmış olması nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Menderes 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/15 D.İş dosyası tespit masrafları ve vekalet ücreti ile iş bu davaya ilişkin yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve ilam vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacının dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere, uyuşmazlığın konusu, ... Ada, ... parselde kayıtlı ... Bölgesi ... Sk. No:... .../... adresinde yer alan 3 katlı fabrika binası olduğunu, bahse konu taşınmazın gerekli bakım-onarım işlerinin görülmesi için birkaç farklı şirket ile sözleşme akdedildiğini, fabrika binasının imalatına ilişkin yükümlülüklerin üstlenildiğinin iddia edildiğini, söz konusu sözleşmelerden birinin, davacı ile ... A.Ş. arasında 12.10.2015 tarihinde akdedildiğini ve işbu sözleşme uyarınca ilgili yapım sürecinde ... A.Ş.'nin danışmanlık hizmeti sağlayacağının belirtildiğini, davacının, uyuşmazlığa konu fabrika binasında gerçekleştirilen işlerin taraflar ile akdettiği sözleşmelere aykırı, ayıplı, eksik ve hatalı olduğunu iddia ettiğini ve 26.02.2021 tarihli dilekçesi ile tespit talebinde bulunduğunu; akabinde işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili ... Şirketi'nin ise 15.12.2020 tarihli karar ile ... Şirketi'ni (Sözleşmede yer alan eski şirket unvanı ile ... A.Ş.'yi) devraldığını, bu nedenle işbu davada taraf olarak gösterildiğini, davanın ...’a ihbarını talep ettiklerini, taraflar arasında tahkim sözleşmesi mevcut olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde, 3. kişi firmalara birtakım tadilatlar yaptırdığını ve bu tadilatlar nedeniyle ödemeler yaptığını ifade ettiğini, yapılan ödemelere ilişkin faturaları, ödeme belgelerini cari hesapları delil olarak sunduğunu belirttiğini, bu kapsamda üçüncü kişilere toplam 20.420,50 TL ödeme yaptığını belirttiklerini, davacının dava konusu alacağı belirlediği ve belirleyebilecek durumda olduğunun şüphesiz olduğunu, işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını ve davanın reddinin gerektiğini, davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddinin gerektiğini, davacının, iddia ettiği ayıplara ilişkin makul sürede muayene yapmadığını; mevzuata uygun şekilde ayıp bildiriminde bulunmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın ...’a ihbarına, işbu davaya konu uyuşmazlık bakımından Tahkim Sözleşmesi akdedilmiş olması nedeniyle ve diğer usuli itirazları çerçevesinde davanın Müvekkili yönünden tefrik edilmek suretiyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatteyse HMK'nın 119. maddesi uyarınca davacıya belirsiz alacak ve kısmi alacak davası yönünden talep sonucunun açıklatılması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen süreye uyulmaması halinde davanın usulden reddine ve davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 07.11.2023 tarih ve 2023/887 Esas, 2023/881 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davalı ... A.Ş.'nin, eski ticaret unvanı “... A.Ş.” güncel ticaret ünvanı ... A.Ş. Olan şirketin tüm hisselerini, tek hissedarı olan ...'tan satın alarak, bu şirketi devraldığı, davacı şirket ile davalı tarafından devralınan ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin 9. maddesinde, "Sözleşmenin hüküm tatbikinden dolayı ortaya çıkan tüm uyuşmazlıklar İzmir Ticaret Odası Tahkim Kurulunca, Tahkim Yönetmeliği'ne göre çözümlenecektir" şeklinde belirtilmek suretiyle tahkim sözleşmesi akdedildiği, davalı şirketin süresinde verdiği cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunduğu, dava açılmadan önce tahkim yoluna başvurulmadığı, 6100 sayılı HMK 413. Maddesi uyarınca tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 28.02.2024 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Davalı ... A.Ş.'nin devir aldığı ... A.Ş., davacı ile yaptığı iş bu sözleşme maddeleri gereği dava konusu fabrika inşaatını yapacak olan diğer davalı firmaları bulduğunu, onlarla görüşmeler yaptığını ve fabrika binasının yapımında esas teşkil eden sözleşmelerin imzalanmasını sağladığını, fabrika binasının yapımını üstlenen diğer davalı firmaların yaptığı işlerin kontrollüğünü yaptığını, bunun karşılığında hizmetin bedeli olarak, sözleşmenin 4. maddesinde belirtildiği üzere "İnşaat ve projelerle ilgili yapılan harcamaların %10 + KDV olarak anlaşma sağlandığını, dolayısıyla ... A.Ş.'nin sözleşme gereği işin bedelini de alarak, yapılan inşaat nedeniyle diğer davalı mütahit firmalarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk yüklendiğini, özellikle birden fazla davalının sorumluluğu olan davalarda, davanın bir bölümünün mahkemede diğer bölümünün tahkimde görülmesi yargılamanın hızlı bir şekilde yapılıp bitirilmesini engelleyeceği gibi, birbiriyle çelişen kararların verilmesine de neden olabileceğini, bu durumun usul ekonomisine ve HMK ya aykırı olduğunu, böyle durumlarda tahkim itirazının kabulü usul ekonomisine ve adil yargılanma ve adaltin sağlanmasında sorunların çıkmasına sebep olacağını, bu sebeple tahkim ilk itirazından bulunan davalının tahkim itirazının reddi ile, davanın esasına girilerek diğer davalılarla müştereken ve mütesesilen sorumluluğu olan davalı ... hakkında açılan davanın mahkemece sonuçlandırılması gerekirken davalı ... hakkındaki davanın tefriki ile ayrı bir esas kaydedilen davada tahkim tirazının kabulü ile davanın usulden reddinin hukuka aykırı olduğunu, tahkim yargılaması başlamadan mahkemenin, tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız olduğunu belirleyebileceğini, tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanmasının imkânsız olup olmadığı, tahkim ilk itirazı üzerine davaya bakan mahkemece yüzeysel değil, tam olarak ve her yönüyle incelenmesi, yaklaşık ispat ölçüsüyle yetinilerek yargılama konusu olmuş bu meselenin kesin şekilde çözümü ileriye (iptal davasına) ertelenmemesi gerektiğini, 12.10.2015 tarihli "Proje ve Bina Yapım Koordinatörlüğü Sözleşmesi" nin ilgili maddeleri olan 3. maddesi, 5. maddesi, 6. maddesi ve 7. maddesindeki anlaşma şartlarını göz ardı edilerek sadece 9. maddesindeki geçersiz tahkim anlaşma maddesi nedeniyle yetersiz gerekçe ile davalı tarafın tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine dair kararı dilekçelerinde sunulan Yargıtay kararlarına, usul kurallarına ve usul ekonomisine aykırı olduğunu,
Belirterek kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine gerek görülmez ise yerel mahkeme kararının kaldırılarak tahkim ilk itirazının reddi ile tefrik edilen iş bu davanın İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1021 E. Sayılı davası ile yeniden birleştirilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifa edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından tahkim şartı yerine getirilmeksizin dava açıldığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş.'nin “... A.Ş.”'yi devraldığı, davacı şirket ile davalı tarafından devralınan ... A.Ş. arasında 12.10.2015 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı tarafından devralınan ... A.Ş. arasında yapılan 12.10.2015 tarihli sözleşmenin 9. maddesine göre "sözleşmenin hüküm tatbikinden dolayı ortaya çıkan tüm uyuşmazlıkların İzmir Ticaret Odası Tahkim Kurulunca tahkim yönetmeliğine göre çözümleneceğinin" kararlaştırıldığı görülmüştür.
HMK'nun 116. Maddesinde "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı...." 117/1 maddesinde ise "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez." hükümleri, HMK'nun 413/1 maddesinde ise "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder." hükmü yer almaktadır.
Kişiler arasında çıkan ihtilâfların kural olarak mahkemeler eliyle çözülmesi gerekir ise de, taraflar imzaladıkları sözleşmede ihtilâfın hakemler eliyle çözümlenmesini (tahkim şartı) kararlaştırabilecekleri gibi, asıl sözleşmeden müstakil olarak hakem sözleşmesi de imzalayabilirler. Ancak tahkim iradesi hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olmalı, tarafların ihtilâfın hakemde görülmesi iradesi kararlı bulunmalıdır.
Bu kapsamda tacir olan tarafların imzaladıkları 12.10.2015 tarihli sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğini kararlaştırdıklarından tahkim şartının geçerli olduğu, uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız olmadığından mahkemece tahkim ilk itirazının kabulüne ve davanın usulden reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.11.2023 tarih ve 2023/887 Esas, 2023/881 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin harç ile karşılandığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.