Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/776

Karar No

2026/187

Karar Tarihi

12 Şubat 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/776
KARAR NO : 2026/187

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/514
KARAR NO : 2023/65
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2023
DAVA : İstirdat
KARAR TARİHİ : 12.02.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ : 12.02.2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2023 tarih ve 2022/514 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; davalı şirket ile müvekkilinin, kiracısı olduğu butik otelin mobilya ve tefrişat işlerinin yapımı için 01/03/2021 tarihinde bir eser sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin sözleşme akdi sırasında ve sözleşmenin 3 numaralı sözleşme bedeli maddesinde bir adet nakit avans ve vade tarihleri ve bedelleri farklı 4 adet senetten oluşacak şekilde bir ödeme planı oluşturulduğunu, sözleşmenin akdedilmesiyle müvekkilinin sözleşmeden doğan edimini gereği gibi ifa ettiğini, nakit ödemesini ve senet teslimlerini yaptığını, ancak davalı şirketin edimini gereği gibi ifa etmediğini, bunun üzerine ihtarname vb yollarla karşı tarafa ulaşılmaya çalışıldığını ancak karşı taraftan olumlu olumsuz bir dönüş alınamadığını, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/322 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti isteminde bulunulduğunu, müvekkilinin sözleşmede ödenmesi planlanan nakit avans ve senetleri sözleşmede geçtiği gibi 01/03/2021 tarihinden başlayarak 01/07/2021 tarihine kadar sırasıyla sözleşmede belirtilen banka hesabına ödediğini, sonrasında davalının 01/07/2021 vade tarihli senedi ödenmiş olmasına rağmen ciro ederek .... Şti.'ne vererek müvekkili hakkında İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2021/10113 sayılı icra takibi başlatılmasına neden olduğunu, ödeme emrinin muhtara tebliği nedeniyle takibin kesinleştiğini müvekkiline ait tüm mal varlığı ve bankalara haciz işlemi uygulandığını, müvekkilinin hacizler nedeniyle ticari hayatının kilitlendiğini, bu durumu karşı tarafa ifade etmeye çalıştığını ve dava dışı ... şirketinin 86.000,00-TL karşılığında müvekkiline ibraname verdiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında senedi ikinci kez ödemek zorunda kaldığını, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, arz edilen ve re 'sen gözetilecek nedenlerle her nereden kaynaklanırsa kaynaklansın fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydı ile, müvekkilinin haksız olarak bedelini ödediği senedin icra takibine konu edilmesi ve İzmir 25. İcra Dairesinin 2021/10113 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi neticesinde 86.000,00TL ödemesinin, ödeme tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı adına TK.'nun 35. maddesine göre dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı yanca dava dilekçesine cevap dilekçesi verilmediği dosya ve UYAP kapsamından anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 07.02.2023 tarih ve 2022/514 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davacı keşideci ile davalı lehtar arasında, davacı keşideci tarafından işletilen ve ....ilçesi ... Mahallesinde bulunan otelin mobilya ve tefrişat işlemlerinin yapımına dair eser sözleşmesi imzalandığı, eser sözleşmesinin 3. Maddesinde eser bedelinin ilk taksinin nakit, kalan kısmının 5 adet sıralı bonolar ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 5. senedin 97.575,00 TL bedelli 4 numaralı senet olduğu, eser sözleşmesine konu bu senedin bedelinin davalı lehtar şirketin ... Bankası A.Ş. bankası hesabına 09.07.2021 tarihinde davacıya ait ....Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından EFT işlemi ile ödendiği, senedin davalı tarafça bila tarihli ciro ile dava dışı ...Şirketine ciro edildiği, dava dışı hamil ....Şirketi tarafından senede dayanılarak İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10113 Esas sayılı dosyasında davacı ve davalı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip üzerine davacı keşidecinin senet bedelini dava dışı hamile 01.11.2021 tarihli ibraname ve dava dışı hamil şirket vekilinin 01.11.2021 tarihli haricen tahsil dilekçesi göz önünde bulundurulduğunda 86.000,00 TL olarak ikinci kez ödediği, böylelikle davalı lehtar şirket hesabına yapılan ilk ödeme ile bedelsiz kalan senedin icra takibi sonrası takip alacaklısı olan senet hamiline ikinci kez ödenmesi nedeniyle davalı lehtarın sebepsiz zenginleştiği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 86.000,00 TL ödemenin ikinci ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafça başlatılan bir icra takibi bulunmadığından yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 06.03.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Müvekkilinin, 01.07.2021 vade tarihine ait senedinin ... Şirketi’nin sözleşmede belirttiği hesaplardan .... bankasında bulunan TR... Iban numaralı hesaba 09.07.2021 tarihinde senedin üzerinde yazılı bedeli 97.575,00 TL olarak ödemeyi yapmış olmasına rağmen ciro ederek...Şti ye vererek müvekkili hakkında İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2021/10113 sayılı icra takibi başlatılmasına neden olduğunu ve muhtara tebliğ edilen ödeme emrinden dolayı kesinleşme sağlanarak müvekkiline ait tüm mal varlığı ve bankalara haciz işlemi uygulandığını, müvekkilinin hacizlerle öğrendiği aleyhine takipten dolayı tüm ticari hayatının, araç yakalamalı hacizleri ile kilitlendiğini ve durumu karşı tarafa ifade etmeye çalıştığını ve dava dışı .... Şirketi 'nin 86.000,00TL karşılığında müvekkilinin ibraname verdiğini, müvekkilinin bu hacizlerle mağdur edildiğini ve ödeme yapmaktan başka çaresinin kalmadığını, takibe konu senedin borcu ödendiği için borç senedinin vasfı bedelsiz senede dönüşmüş ise de müvekkilinin haciz baskısı altında iki kez ödeme yapmak zorunda kaldığını,
-Müvekkilinin, takip yapılmadan önce, 07.07.2021 tarihinde kendisine karşı banka tarafından takibe konu olan senetten kaynaklı gönderilen ödememe protestosuna karşılık 11.08.2021 tarihinde 22273 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini ve senedi ödediğini bildirdiğini, fakat muhatap olan ....'nın bunu dikkate almadığını, müvekkiline senedi ciro ettiğini de bildirmediğini ve sanki senet bedeli kendisine ödenmemiş gibi ve senedin vasfının, bedelsiz senede dönüşmemiş gibi davranıp karşı yana .... Şirketi’ne ciro ettiği senedi ödemediğini, dolayısıyla müvekkilinin sadece sözleşmede yazılı ''banka hesabına ödenecektir'' hükmü ile ödemiş olduğu senedi haciz baskısıyla tekrar ödemek zorunda kaldığını,
-Müvekkilinin hukuka ve kanunlara uygun bir şekilde kendisine ihbarname tebliğ edilmediğinden senedin bedelini borçlu olduğunu düşündüğü .... Mobilya şirketine ödediğini, bu sebeplerle müvekkili aleyhine ödeme tarihi olan 09/07/2021 den yaklaşık 77 gün sonra 21/09/2021 tarihinde başlatılan haksız ve kötü niyetli hukuki dayanaktan yoksun icra takibinden dolayı borçlu olmamasına rağmen tekrar ödemek zorunda bırakıldığı 86.000,00 TL'nin ödeme günü olan 01/11/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi için iş bu davanın ikamesi zorunulluğu hasıl olduğunu,
-Neticede bedelsiz kalan bir senedin icra takibine konu edildiğini, müvekkiline de anlaşma gereği yapılması gereken iş ve işlemler yapılmadığı ve tüm sözleşme gereği ödemeleri bir yana yapılmayan işlerden dolayı da zarara uğratıldığını, üstelik, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, kovuşturmanın da devam ettiğini,
-Açıkladıkları tüm bu sebepler ile davalının inançlı işlemlere aykırı davranışlarla kötü niyetli olarak senedi tedavüle çıkarması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına müvekkilinin hak kazanması gerekirken aksi görüş ve talebin gerekçesi açıklanmaksızın reddedilmesinin doğru olmadığını, Kanunun ilgili maddesinde belirtildiği üzere takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı bu eylemi dolayısıyla %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceğini, davanın kabulü ile davalının başlatmış olduğu takibin yasaya ve hukuka aykırı olup haksız olduğunun ispatlandığını, istirdat davasının davalısının senedi haksız ve ödenmiş olduğunu bilerek tedavüle çıkaran davalı olup alacaklısına karşı açılmış bir dava olmadığı için bedelsiz kalan senedi icraya varilmesini sağlayan taraf olarak bu tazminattan sorumlu tutulmasının gerektiğini,
-Zira yukarıda açıkladıkları ve takdir edileceği üzere tarafların arasında yapılmış bulunan eser sözleşmesinden kaynaklı olarak müvekkili üzerine düşen ifa edimini yerine getirdiğini, buna rağmen davalının eylemi hem suç hem de tazminata konu olacağını, davalı tarafın bile isteye kendisine yapılan ödemeye rağmen bedelsiz kalan ve iade etmesi gereken senedi iade etmediğini, başka bir firmaya vererek müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli takip başlatılmasına neden olduğunu, müvekkilinin ödemiş olduğu miktarı da göz önünde bulundurulduğunda mevcut ekonomik şartlarda oldukça yüksek bir meblağ olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bir takibin davacı müvekkilini zor duruma düşürdüğünü,
-Tüm bu açıkladıkları nedenlerle birlikte yerel mahkemenin hüküm kısmına katılıyor olsalar dahi talepleri olan kötüniyet tazminatının reddi bakımından verilen haksız ve yasaya aykırı karara katılmalarının mümkün olmadığını,
Yukarıda açıklanan ve re ’sen gözetilecek nedenlerle, anılı kararın 2. hükmüne karşı istinaf kanun yoluna müracaat talebinde bulunduklarını ve bu hükmün ortadan kaldırılarak davalının kötüniyetli olarak bedeli ödenmiş ve bedelsiz kalan senedi başkası aracılığı ile tekrar tahsile çalıştığı ve müvekkkilinin ödemek zorunda kaldığı rakam üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı istemlerinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davacı keşideci tarafından davalı lehdara verilen bononun mükerrer ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit ve istirdat davaları düzenlenmiş olup, madde içeriğinde hangi hallerde tazminata hükmedileceği belirtilmiştir. Buna göre kötü niyet tazminatının menfi tespit davaları için öngörüldüğü, istirdat davasında davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden Mahkemece yasal koşulları oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2023 tarih ve 2022/514 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim