mahkeme 2022/1249 E. 2025/486 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1249
2025/486
8 Nisan 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1249
KARAR NO : 2025/486
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/615
KARAR NO : 2022/124
DAVA TARİHİ : 10.11.2017
KARAR TARİHİ : 04.03.2022
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 08.04.2025
KARARIN YAZ. TARİH : 14.04.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.03.2022 tarih ve 2017/615 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili firmanın ... 'nde yer alan taşınmazın 26.11.2013 tarihinde satın alınması üzerine yönetim kurulu toplantısında bir şube açılması konusunda karar alındığını, ... ve ... imalat ve ticareti yapmak amacıyla ... adresinde kurulduğunu, üretime geçmek amacıyla işyerinde mevcut brülör, buhar kazanı ve gaz istasyonunda kullanılması suretiyle davalı ... San Tic Ltd Şti ile ....Telifi konusunda yazılı bir teklif alındığını, gaz istasyonu yapımı işinin davalı firmaya verildiğini, keşif yaptığını, davalı firmanın işi tamamlayarak kontrol yetkilisi olan ... A.Ş. tarafından onaylattığını, brülor kazan kapasitesinin ihtiyacına göre kullanıldığı için yeterli buhar basıncı sağlanmadığını, bu yüzden üretim makinelerinin kullanılamadığını, davalı firmaya bildirilmesine rağmen sorunun giderilemediğini, davanın kabulünü, doğalgaz sisteminin çalışmaması nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu 2.500-TL kazanç kaybının ve dava konusu gaz sisteminin düzgün çalışır hale getirilmesi için gerekli 5.000-TL masrafa ilişkin(fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacı müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı .... şirketi vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; İş bu davanın davacısının "....." olarak gösterildiğini, ticaret şirketlerinde tüzel kişiliğin şirketin kendisine ait olduğunu, şube, acente gibi şirket uzantılarının tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu kapsamda taraf ehliyetinin de şubenin bağlı olduğu gerçek veya tüzel kişiye ait olduğunu, davanın öncelikle şubenin ve adı geçen şahsın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, usul yönünden reddi gerektiğini, husumet itirazları saklı kalmak kaydıyla, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esas yönünden de reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, sistemin devreye alınması ve çalıştırılması ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, dava konusu olan sistemde teknik bir sorun ve özellikle müvekkili şirketten kaynaklanan bir problemin bulunmadığını, dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunun, projenin aslına uygun olarak hazırlanmadığını, meydana geldiği iddia edilen zararla ilgili olarak dayanaksız, taraflı, soyut ve keyfi hesaplamalar yapıldığını, haksız ve mesnetsiz işbu davanın öncelikle davacının dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine ve işbu itirazımızın kabul görmemesi halinde ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafça davaya konu edilen alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını, bu kapsamda eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” adresinde faaliyet gösterdiğini, eldeki davada yetkili mahkeme İzmir Merkez Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bağlamda yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, tüzel kişiliği bulunmayan şubenin dava ehliyetinin de bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, eldeki davaya 10.11.2017 tarihinde, yaklaşık olarak 2 yıl sonra ikame ettiğini, konu hakkındaki yasal düzenlemelere ve zararında artmasını engelleyici davranışlarda bulunma yükümlülüğüne aykırı olarak ikame edilen eldeki davanın kendilerinde kabülünün mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 04.03.2022 tarih ve 2017/615 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde: dava konusu uyuşmazlıkta; Davacı ... ile davalı ....'in 08,11.2014 tarihli ".... .... Teklifi” başlıklı fiyat teklifi ile davacı ve davalının eser sözleşmesinin tarafı oldukları ve iş bu eşer sözleşmesi ile gaz istasyonu yapım işinin davalı yüklenici ...tarafından üstlenildiği,eser sözleşmesine konu işin(eser meydana getirme borcunun) “montaj işleminin yapıldığı, ....istasyonu ile kazan dairesi arasındaki doğalgaz boru hattının, kazan brülörönü (Vana, Filtre, Regülatör, Vent. Manometre malzemeleri dahil) montajlarının yapıldığı, projelendirme işlemlerinin ve... onaylarının yapılması” işleri olduğu,davacı tarafından buhar kazanı, brülör ve ...istasyonunun sağlandığı,meydana gelen eserin ayıplı olduğu ve davacı tarafından temin edilen mevcut ... istasyonunun mevcut kazan ve brülöre göre davacı tarafından temin edilmesi, .... istasyonunun montajı, .... istasyonu ile kazan amrasındaki boru hattının yeni projelendirmeye göre değiştirilmesi, kazan brülörönü, regülatör ve vana grubunun yeni kapasiteye göre değiştirilmesi gerektiği, bu işler için fatura tarihi olan 28.12.2014 tarihi itibariyle toplam 29.500,00TL gerekebileceği,davacı işsahibi ....'ın TBK 474 maddesi uyarınca inceleme yükümlüğünü ancak 03,07.2015 yerine getirebildiği ve 10.12.2015 tarihli Menemen Sulh Hâkimliğinin 2015/59 D.İş numarası ile dava konusu eserin ayıplı olduğu tespitinin yaptırıldığı,heyet teknik incelemeleri neticesinde davalı yükleniciye temin edilen malzemelerin kurulumunda hatalı bir planlama yapıldığının tespit edildiği, 08.11.2014 teklif mektubunda “300Nm3/h kapasiteli, 4bar giriş, İbar çıkış basınçlı ....Basınç düşürme ve ölçüm istasyonunun sadece montajının yer aldığı, kazan brülör önü grubunda(Vana,Filtre, Regülatör, Vent.Manometre) 250Nm3/h kapasiteli, | bar giriş, 300 mbar çıkış basınçlı regülatörün” yer almasına karşıtı aslında “Regülatör kapasitesi 3600 Kwalmıp hesap ve projelendirmenin buna göre yapılması, 1 Bar hattı olarak yapılan hattın 2" boru hattı kullanılması, kazan 300mbar Regülatör ve ekipmanlarının değişmesi ve RMS hattının 3600Kw kapasiteye göre yeniden imal edilmesi gerektiği” Davalı ...tarafından eserin meydana getirilmesinden sonra 03.07.2015 tarihinde davalı ... tarafından yapılan denetim neticesinde “Sanayi İç Tesisat Kabul Belgesi” düzenlenerek sistemin çalışmasına izin verildiği ve dava konusu uyuşmazlıkta eksik hesaplamalar içeren hatalı projeyi onaylayan davalı .... Şirketinin de Doğal Gaz Piyasası Dağıtım Ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 37. Ve 38. Maddeleri ve Doğalgaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği m.6/2 uyarınca hukuken sorumlu olduğu,davalıların ortaya çıkan zararda eşit sorumluluklarının bulunduğu, davalı ...vekilince yargılama aşamalarında sunulan beyanlarında müvekkili şirketin yaptığı işin davacı şirket tarafından temin edilen ve gösterilen elemanların montajının yapılmasından ibaret olduğunu, iş sahibi firma tarafından kazan, gücünün üstünde satın alınan brülör ile (max.2080 Kw güçte kullanılacak kazanın 3600 Kw gücünde çalıştırılmak istenmesi) çalıştırılmak istendiğini, bu durumun amiyane tabirle "bir kamyonun jet motoru ile hareket ettirilmesi"ne benzetilebileceğini, dava konusu olan sistemde esasen teknik bir sorun ve özellikle müvekkili şirketten kaynaklanan bir problemin bulunmadığını bildirmiş ise de davalı yüklenicinin BK m.472/son bendinde yer alan bildirim yükümlülüğü uyarınca davacı tarafından sağlanan mevcut malzemeler ile sistemin tam kapasite çalışmasının mümkün olmadığını davacıya bildirmesi gerekirken, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ,davacı vekilinin 16/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 22.000,00 TL artırdığı ,davacının kazanç kaybı bakımından açtığı davanın ispat edilemediği anlaşıldığından 2.500,00 TL kazanç kaybına ilişkin talebinin reddine, 27.000,00 TL eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, " dair davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... .. A.Ş. vekili 17.05.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, ıslah olunan miktarın zamanaşımına defi konusunda olumlu veya olumsuz karar verilmeden davanın kısmen kabul edildiğini, dava konusu kararın eksik incelemeye dayalı verilmiş olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, bilirkişi heyetince bilirkişi incelemeleri yapılarak kök ve ek raporlar alınmak suretiyle karar verildiğini, ancak ilk heyet raporu ile ikinci heyet raporu arasında fahiş fark bulunduğunu ve raporlara itiraz edilmesine rağmen itirazları karşılanmadan ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığından aksine kararın hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece heyet doğalgaz tesisatındaki eksik hesaplama ve projelendirme hatalarından müvekkili şirketin de sorumlu olduğu kanaatiyle aleyhlerine hüküm kurulduğunu ancak bilirkişi raporları ile teknik olarak değerlendirilmediğini, yerel mahkemece müvekkili şirkete kusur verilmesi ve takdir edilen kusur oranının hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, dava konusu zararın meydana gelmesinde davacı yanın müterafik kusurlu olduğunu, bu hususun değerlendirilmemesi ile hatalı karar verildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükme esas bedelin belirlenmesinde hesaplama da hatalı ve afaki olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın reddiyle, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Davalı ... şirketi vekili tarafından verilen 06.06.2022 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kararın davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi yönünden yanılgılı ve hukuka aykırı olduğunu, kararın husumete ilişkin değerlendirmenin de yanılgılı olması nedeniyle yerinde olmadığını, davaya konu edilen işin, davacı olarak görülen ...adlı şahıs için değil "..... A.Ş" adlı şirket için yapıldığını, müvekkilini dava etmesinin mümkün olmadığını, aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, brülor ve gaz istasyonunun hangisinin olacağına yönelik değerlendirmenin davalı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından yapıldığı hususunun şirketler arasında imzalanan sözleşmede ve dava dilekçesi ile sabit olduğunu, davacının bu tutumundan sorumlu tutulmasına ve davacının da varsa zararını tazmin ederek kendi kusurundan faydalanmasına olanak olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların iddia olunan zarar tarihine göre değil, bugünkü değerlere göre yapılmış olmasının yerinde olmadığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup ispatlanamayan haksız davanın tümden reddinin gerektiğini, ilamın icrasının istinaf incelemesinin sonuçlanmasına dek geri bırakılmasını, istinaf isteminin kabulünü, yerel mahkeme kararının davalı taraf lehine kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından verilen 06.06.2022 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Dosyada mevcut olan 2. Ek bilirkişi raporu doğrultusunda yerel mahkemece yapılan değerlendirmede davalı yanın sorumluluğuna gidirilmediğini, hükme esas alınan ek raporun 4. Sayfasında yapılan örneklemede "teklifte ....istasyonunun sadece montajı yer almasına rağmen... istasyonunun komple yenilenme masrafının davalı ... Tic. Ltd. Şti'ye yüklenmesinin taraflarca kabul gören teklife ve hakkaniyet kurallarına uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığı" değerlendirilmesine tekrar yer verildiğini, bu değerlendirmenin kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, sistemin kurulmadan önce davalı firma ile ile yerinde keşif yapıldığını, müvekkilinin alması gereken ve uygun gördüğü malzemeleri listelediğini, müvekkili de davalı yanın verdiği bilgi ve yönlendirme dahilinde malzemeleri temin ettiğini, malzemelerin seçimi konusunda davalı yanın müvekkili hatalı şekilde yönlendirdiğini, müvekkili hatalı malzeme seçimi ve yönlendirmesi ile zarara uğratan davalı yanın bu anlamda sorumluluğunun olduğunu, hükme esas alınan raporun "yapılacak işler" başlığı altında değerlendirilen fiyatlandırmalar yönünden KDV miktarının eklenmemesinin arada 5.310-TL gibi bir farka sebebiyet verdiğini, hesaplanmış olan masraf kalemlerinin KDV eklenerek fiyatlandırılması gerektiğini, karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, tespit davasındaki bilirkişi raporunun kar ve kazanç kaybı hesaplamalarının yerinde olduğunu beyan ettiklerini, mahkeme ilamında yer alan değerlendirmeye iştirak etmediğini beyan ettiklerini, istinaf taleplerinin kabulünü, itirazları dikkate alınarak hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, hükmün bozulması yerine davanın dairemiz tarafından yeniden karar verilmesini, ilk derece mahkemesinin hükmünün yapmış olduğu itirazları dikkate alınarak kaldırılmasını ve duruşmalı yapılarak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
YANIT:
Davalı ...şirketi vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt ile özetle; Dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri üzere davacının yersiz ve dayanaksız istinaf isteminin reddini, ilamın icrasının istinaf incelemesinin sonuçlanmasına dek geri bırakılmasını, istinaf istemenin kabulünü, yasaya ve usule aykırı bulunan yerel mahkeme kararının davalı taraf lehine kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.
Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474- 478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.
Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de, davacı ile davalı ... ...Tic. Ltd. Şti. arasında gaz istasyonu yapımı işi konusunda bir anlaşma yapıldığı her iki tarafın da kabulündedir. Davacı vekili, davalının sözleşme ile üstlendiği işi ayıplı olarak yaptığını, sistemin çalışmadığını belirterek sistemin çalışması için gereken bedele ve kazanç kaybına ilişkin zararın tazmini istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ... Ltd. Şti. vekili ise, işin montajının yapılarak davacıya teslim edildiğini, malzemeyi davacının temin ettiğini, uğradığını iddia ettiği zararı kendisinden talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili ise, sözleşmenin tarafı olmadığını, yalnızca işin projeye uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğunu, bunun dışında bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Sadakat borcu gereği ise, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması gerekir. Bilirkişi raporlarında, davalı yükleniciye temin edilen malzemelerin kurulumunda hatalı bir planlama yapıldığının tespit edildiği, sistemin düşük kapasitede 300mbar basınçta çalışır durumda olduğunun, yüksek kapasitede çalıştırıldığında ise kısa bir süre agnra manometrelerde basıcın düştüğü ve brülörün durduğunun ve gaz basıncının hemen hemen sıfıra kadar indiğinin, brülörün yüksek kapasitede çalıştırıldığı durumda yeterli gaz akışının sağlanamadığının, sorunun; kapasite hesabının 3600K w kapasitesindeki brülöre göre yapılması gerekirken 2080K w kapasitesindeki buhar kazanına göre yapılması, mutfak gibi diğer tüketimlerinde ilave edilmemesi, boru çaplarının da kazan kapasitesine göre hesaplanması nedeniyle yetersiz kalması olduğunun tespit edildiği, davalı yüklenicinin, ekipmanların uygun olmadığına dair davacı tarafa yaptığı bir bildirim bulunmadığı anlaşıldığından onarım bedeline ilişkin olarak davalı yüklenicinin sorumlu bulunduğu, davacı tarafça ticari defter kayıtların sunulmaması nedeniyle kazanç kaybı hesabının yapılamadığı, kazanç kaybına ilişkin iddiaların kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Davalı ...tarafından eserin meydana getirilmesinden sonra 03.07.2015 tarihinde davalı ... tarafından yapılan denetim neticesinde “Sanayi İç Tesisat Kabul Belgesi” düzenlenerek sistemin çalışmasına izin verildiği ve dava konusu uyuşmazlıkta eksik hesaplamalar içeren hatalı projeyi onaylayan davalı ... Dağıtım Şirketinin de Doğal Gaz Piyasası Dağıtım Ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 37. ve 38. maddeleri ve Doğalgaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği m.6/2 uyarınca hukuken sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalılar vekillerinin ıslah ile talep edilen miktar yönünden zaman aşımının dolduğu hususundaki istinaf istemlerine gelince; eser sözleşmesinden kaynaklanan talepler için uygulanacak zamanaşımı süreleri bakımından temel olarak 6098 sayılı TBK'nın 146, 147 ve 478 inci maddeleri olmak üzere üç ayrı maddede yer alan süreler uygulanacaktır. Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6 ncı maddesi gereğince yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresi beş yıldır. Türk Borçlar Kanunu'nun 478/1 inci maddesinde ise;"Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklindeki düzenlemeyle ayıptan doğan sorumlulukta iki, beş ve yirmi yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davaya konu eserin teslimi ile ilgili bir teslim tutanağı bulunmamakta ise de, 03/07/2015 tarihinde, "Sanayi İç Tesisat Kabul Belgesi" düzenlendiği, 10/12/2015 tarihinde ise, sistemin çalışmaması nedeniyle Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/59 D.İş. sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, davacının dava dilekçesi ile açılan dava ile davada talep edilen alacak miktarı için zaman aşımı süresi kesilmiş ise de dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak yönünden zaman aşımı süresinin kesilmediği, davacının ıslahı 16/12/2021 tarihli dilekçesi ile yaptığı, davalının süresinde verdiği ıslaha cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunduğu, ıslah tarihi itibarıyla ıslah edilen miktar yönünden zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından ıslah edilen miktar yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Ltd. Şti. vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/1. Maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Ltd. Şti. vekili ile davalı ... A.Ş. Vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.03.2022 tarih ve 2017/615 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B) Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesisine:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 5.000,00 TL eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve kazanç kaybına ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 341,55-TL harcın, peşin alınan 128,09-TL ve 375,71-TL ıslah harcı toplamından mahsubu ile bakiye 162,25-TL harcın davacıya iadesine, (mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine)
3-Davacı tarafça yapılan 341,55-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 3.715,50-TL yargılama giderinin kabul oranı (%16,9) dikkate alınarak 627,91-TL'lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 24.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333. maddesi gereğince kullanılmayan avansın yatırana iadesine,
C)İstinaf Yargılaması Bakımından;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, bu davalı vekili tarafından yatırılan 461,10-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davalıya geri verilmesine,
4-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle, davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 58,50-TL elektronik tebligat masrafı olmak üzere toplam 279,20-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, bu davalı vekili tarafından yatırılan 461,09-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davalıya geri verilmesine,
6-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle, davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 77,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 297,70-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafa içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.