mahkeme 2024/1500 E. 2025/2533 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1500
2025/2533
31 Aralık 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1492
KARAR NO : 2025/2488
KARAR TARİHİ : 30/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2024
NUMARASI : 2021/57 2024/123
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/01/2021
DAİRE KARAR TARİHİ : 30/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2024 tarih ve 2021/57 Esas 2024/123 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM;
Davacı, şirket tarafından 800005466437 numaralı abonelik sözleşmesi çerçevesinde davalıya ait işyerine elektrik tedariki sağlandığını, davalı aleyhine ödenmeyen fatura borçlarına ilişkin 248.622,27 TL fatura borcu, 25.339,04 TL işlemiş faiz, 4.561,03 TL KDV olmak üzere toplam 278.522,34 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin %18 KDV'sinin tahsili talebi ile Merkezi Takip Sistemi 2019/949399 sayılı dosyası ile yapılan takibin itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı, taraflar arasında "Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi" sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı kuruma fatura borçlarını eksiksiz ödediğini, davacı kurum tarafından kendisine ait işyerinde 18/03/2019 tarihinde yapılan kontrolde elektrik sayaçlarının normal çalıştığının tutanak ile tespit edildiğini, sözleşmeyi sona erdirmek için yaptığı başvuru sonrası tarafların sözleşmeyi uzlaşarak 26/03/2019 tarihinde sona erdirdiğini, sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle hiçbir borcu bulunmadığını, 12/07/2019 tarihli faturanın hukuka aykırı şekilde tanzim edildiğini, fatura tanzim tarihi itibariyle o adreste faaliyette bulunmadığını, faaliyetini sonlandırdığı tarihte davacı kurum tarafından sayaç kontrolü yapılarak sayacın eksiksiz çalıştığının tespit edildiğini, kaçak elektrik kullanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
Mahkemece, " dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davacı kurum tarafından kaçak elektrik kullanıldığına dair düzenlenmiş bir tutanak olmadığı gibi davacı kurum personelleri tarafından 18.03.2019 tarihinde yapılan ölçüm sistemi kontrolünde sayacın normal çalıştığı, kaçak elektrik kullanımı olmadığının tespit edildiği, bu tespitten 8 gün sonra davacının aboneliğini ve aboneliğin ait olduğu işyerindeki faaliyetini sonlandırdığı, aynı gün dava dışı şirket tarafından abonelik devralınarak işyerinde faaliyete başlandığı, başka bir şirketin elektrik tüketim miktarı esas alınarak kaçak elektrik kullanıldığının tespitinden bahsedilemeyeceği, davacı kurum tarafından dava konusu takip dosyasına konu kaçak elektik kullanımı ispat edilemediği" gerekçesi ile davanın reddine ve kötüniyet ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı ve davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davaya konu alacağın dayanağının kaçak elektrik faturası değil abonelik çerçevesinde temin edilen elektrik tüketim faturası olduğunu, davanın da kaçak elektrik alacağına ilişkin olmadığını,
Kaçak kullanım tespitine ilişkin süreç, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. maddesi ile belirlendiğini, yasal mevzuat kapsamında, kaçak kullanıma ilişkin hiçbir işlemin şirketçe yapılmadığının bahsi geçen hükümlerden de açıkça anlaşılmakta olup kaçak kullanım tespiti ve devamında yapılacak işlemlerin Dağıtım lisansı sahibi olan dağıtım şirketinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu,
Davaya konu alacağın dayanağının doğru tespit edilemediğini,
Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığını,
Faturanın düzenlenmesinde sağlıklı ölçümlenmiş tüketimin esas alındığını, ilgili iş yerindeki tüketimin 31.03.2019 tarihinden sonra yükselmesi nedeniyle bu tarihten itibaren geriye doğru 180 gün esas alınarak Yönetmeliğin 37. maddesi gereğince hesaplama yapıldığını,
Sayaçtaki arızanın giderildiği tarihten itibaren sağlıklı ölçümlenmiş tüketimlere istinaden ek tüketim faturası düzenlendiğini, dosyada mübrez belgeler izah olunan kapsamda incelendiği takdirde, şirketin fatura tahakkuk işlemlerini yasanın verdiği yetki sınırları çerçevesinde gerçekleştirdiği ve davaya konu alacak tutarının mevzuata uygun olarak hesaplandığının görüleceğini, dosyada mevcut belgeler değerlendirilmeden eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini,
Dosyaya sunulan tüm belge, beyan ve itirazları gözetir şekilde bir inceleme yapılması ve davaya konu faturaya ilişkin yasal mevzuat kapsamında bir hesaplama yaptırtılması gerektiğini, bu inceleme neticesinde şirketin fatura tahakkuk işlemlerini yasanın verdiği yetki sınırları çerçevesinde gerçekleştirdiğinin ve davaya konu alacak tutarının mevzuata uygun olarak hesaplandığının açıklığa kavuşacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde; Davanın reddi yönünden verilen karar usul ve yasaya uygunsa da Mahkemece lehine verilmesi gereken avukatlık vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, harca esas değer olan 278.522,34 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın belirtilen yönden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ek elektrik tüketim faturasının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu faturanın mevzuata uygun düzenlenip düzenlenmediği, fatura nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkemece, davacı kurum tarafından kaçak elektrik kullanıldığına dair düzenlenmiş bir tutanak olmadığı gibi davacı kurum personelleri tarafından 18.03.2019 tarihinde yapılan ölçüm sistemi kontrolünde sayacın normal çalıştığı, kaçak elektrik kullanımı olmadığının tespit edildiği, bu tespitten 8 gün sonra davacının aboneliğini ve aboneliğin ait olduğu işyerindeki faaliyetini sonlandırdığı, aynı gün dava dışı şirket tarafından abonelik devralınarak işyerinde faaliyete başlandığı, başka bir şirketin elektrik tüketim miktarı esas alınarak kaçak elektrik kullanıldığının tespitinden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de,Mahkemece, davanın alacak davası olduğu dikkate alınmaksızın, maktu olarak eksik vekalet ücreti taktir edilmiş olması yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacının istinaf başvurusunun reddine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2024 tarih, 2021/57 Esas 2024/123 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
9-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından istinaf aşamasında karşılanan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.