mahkeme 2022/432 E. 2023/2419 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/432

Karar No

2023/2419

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/432
KARAR NO : 2023/2419

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/668
KARAR NO : 2021/703
KARAR TARİHİ : 10/12/2021
DAVANIN KONUSU : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 Tarih ve 2019/668 E.2021/703 K. sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının düzenlendiğini, bu Bağlantı Anlaşmasının 4.maddesinde; “Dağıtım şirketi, hesaplanacak dağıtım sistem kullanım bedeli ile her türlü vergi ve yükümlülükler de ilave edilmiş ayrıntılı ödeme bildirimini takip eden ay içinde kullanıcıya göndermelidir” denildiğini, ancak davalı şirketçe bu yükümlülüğün ihlal edildiğini, müvekkil şirkete her ay düzenlenmesi gereken 2018 yılı Ocak , Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayı faturaları ile Ocak-2019 ayı faturasının döneminde düzenlenmediğini, çok daha sonra tahakkuk ettirildiğini, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler İle Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar kararının 13.2 maddesinde; “Ancak kullanıcıya ait kompanzasyon tesisinde arıza sonucu oluşan ihlalin yılda (takvim yılı) bir kez olması halinde reaktif enerji bedeli faturalamada dikkate alınmaz" denildiğini, kompanzasyon sisteminde meydana gelen arıza sonucu oluşan ihlalin süresi içerisinde müvekkiline bildirilmediğini, bu arızanın müvekkil şirket tarafından ancak 31.03.2019 tarihinde öğrenilebildiğini, dolayısıyla kompanzasyon tesisinde meydana gelen arıza sonucu ihlalin müvekkil şirket tarafından vaktinde öğrenilememesi yüzünden yukarıdaki kararda belirtilen istisnadan yararlanamadığını ve zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu ihlal davalı şirkete bildirilmiş olmasına karşılık, müvekkil şirketin mağduriyetinin giderilmediğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinden de olumlu sonucun alınamadığını, müvekkil şirket tarafından söz konusu fatura tutarlarının taksitler halinde davalı şirkete ödenmekte olduğunu, müvekkil şirketin, davalı tarafın faturaları kendisine geç düzenleyerek teslim etmesinden dolayı fazladan ödemiş olduğu kompanzasyon bedellerinin müvekkiline iadesine ve müvekkil şirketçe henüz ödemesi gerçekleştirilmeyen kompanzasyon bedellerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT :
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin tahsil ettiği kalemler arasında 'kompanzasyon' adında bir kalem bulunmadığını, kompanzasyon'un bir sistem adı olduğunu, davacı yanın, müvekkil şirketin tarafı olduğunu belirttiği “Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması'nın 4.maddesinde yer alan; “Dağıtım şirketi, hesaplanacak dağıtım sistem kullanım bedeli ile her türlü vergi ve yükümlülükler de ilave edilmiş ayrıntılı ödeme bildirimini takip eden ay içinde kullanıcıya göndermelidir." hükmünün ihlal edildiğini öne sürdüğünü, ancak ilgili sözleşmenin tarafının müvekkil şirket değil, dava dışı ... A.Ş. Olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin mevzuat gereğince, kısmi bölünme yöntemi ile, 13.12.2012 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerini tamamladığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa İllerinde perakende satış faaliyeti sürdürmekte olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanının görevli dağıtım şirketi olan ... A.Ş. tarafından sayaçların okunarak tüketim miktarının hesaplanmasından sonra bu tüketimlerin faturalandırılması ve tahsili ile sınırlı olduğunu, bu anlamda konunun muhatabı olması sebebiyle davacının 25.04.2019 tarihli dilekçesi ile müvekkil şirkete yapılan başvurunun ... A.Ş.'ne yönlendirildiğini, davacının itirazı ile ilgili olarak ... A.Ş.'nin 26.06.2019 tarih ve 47652 sayılı cevabi yazısında; “davacının üretim tesisine ait 2018 yılı oluşturulan sistem kullanım faturalarının sistemsel bir sorun nedeniyle oluşturulamadığını, sorunun giderilmesi ile birlikte faturaların topluca oluşturulduğunun belirtildiğini, bu meyanda davacı tarafından, ilgili faturaların zamanında gönderilmediği için kompanzasyon arızasını tespit edemedikleri gibi bir mazeret gösterilmesinin abesle iştigal olduğunu, nitekim ... A.Ş.'nin cevabi yazısında; davacının sayacının OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) kapsamında olduğu, ilgili dönemlere ilişkin verilerin faturadan bağımsız olarak sistem üzerinden kontrolünün mümkün olduğunun belirtildiği, söz konusu işlemde müvekkil şirkete atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 10/12/2021 Tarih ve 2019/668 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararında özetle; geç düzenlenen fatura sayısı 13 adet olduğundan davacıya söz konusu faturaları 13 aylık sürede ödemede bulunması için taksitlendirme yapılması ve vade farkı (gecikme zammı) alınmaması gerektiği, davacının sorumlu olduğu miktardan davacının ödediği tutar düşüldüğünde davacının kalan borcunun 42.057,84 - 78.258,23= 3.799,61 TL olarak tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı avukatı tarafından verilen 01/02/2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; ... A.Ş'nin cevabi yazısında dil getirdiği "sistemsel sorun sebebiyle dağıtım bölgesinde yer alan üreticilere 2018 yılına ait sistem kullanım faturalarının oluşturmaması nedeniyle davacı müvekkil şirketin zarara uğraması hususu olduğunu, işbu dava ile davalı şirketin yükümlülük ihlali nedeniyle davacı şirketin uğranılan fazladan ödenen bedellerin iadesi talep edildiğini, ancak bilirkişi raporları ile davacı şirket zararını giderebilmek yerine davalı şirkete borçlu çıkartıldığını, bu hususları kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu hem yüzdelik oran verilerek hem de bu oran sonucuna hangi gerekçelerle ulaşıldığı açıklanmaksızın bilirkişilik sınırı aşıldığını, davacı şirketin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, ... A.Ş'nin sistemsel bir arıza sebebiyle 1 yılı aşkın bir süreyi kapsayan faturaları gecikmeli olarak 31/03/2019 tarihinde ... A.Ş'ne iletmesinin ve bu yüzden faturaların 13 ay sonra tahakkuk ettirilmesinin hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, taraflarına tebliği edilen mahkeme kararının gerekçeli olmamasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, yüksek mahkeme kararlarının da davalarının haklılığını ispatladığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım-satım sözleşmesi kapsamında sözleşmedeki enerji sınır değerinin aşılmasından dolayı tahakkuk ettirilen ve davalı yanın kusuru nedeniyle fazladan ödenmek zorunda kalınan kompanzasyon bedelinin iadesi ile henüz ödenmeyen bedellerin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda: davacının dava konusu ettiği borcunun artmasında dava dışı ... A.Ş.'nin müterafik kusuru bulunmaktadır. Bu müterafik kusur oranının (%50 oranında olabileceği heyetimizce değerlendirilmekle birlikte) ne olacağı konusunda nihai takdir sayın Mahkemenize aittir. Dava konusu edilen 14 adet faturanın aktif enerji dahil toplam tutarı olan 62.286,70 TL olup, bu faturalar içerisindeki reaktif ceza bedeli ise (KDV dahil) 40.457,72 TL olarak hesaplanmıştır. Toplam fatura tutarından reaktif enerji bedelleri düşüldüğünde; faturaların reaktif enerji bedeli dışındaki (aktif enerji ve fonlardan oluşan) tutarı; 62.286,70-40.457,72= 21.828,98 TL olmaktadır. Bu miktar aktif enerji (faydalı enerji) bedelinden oluştuğundan, davacı şirket 21.828,98 TL'nin tamamından sorumludur. Davacıya tahakkuk ettirilen toplam 40.457,72 TL tutarındaki reaktif enerji bedellerinde dava dışı ... A.Ş.'nin müterafik kusuru (Heyetimizce 50 olarak değerlendirilmekte olup, nihai takdir sayın Mahkemenize aittir) düşüldüğünde davacının sorumlu olduğu miktar; 40.457,72 x %50 =20.228,86 TL olmaktadır.
Bu durumda davacıya tahakkuk ettirilen 14 adet fatura sebebiyle davacı şirketin sorumlu olduğu toplam miktar ise; 21.828,98 (aktif enerji bedeli) + 20.228,86 (reaktif enerji bedeli) = 42.057,84 TL olmaktadır. Bu durumda davacı şirketin davaya konu edilen 14 adet fatura toplamı olan 62.286,70 TL'nin 42.057,84 TL'lık bölümünden sorumlu olduğu, 62.286,70- 42.057,84= 20.228,86 TL'lik bölümünden sorumlu olmadığı görüşüne varılmıştır. Davacı şirket dava tarihine kadar taksitlendirme. protokolü kapsamında ve protokol dışı 2019/03 faturası olmak üzere toplam : 38.258,23 TL ödeme yapmıştır. Taraflar arasında Bağlantı Anlaşmasının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 'Tüketim Miktarının Tespiti' başlıklı 11. Maddesinde; Tüketim dönemlerinin altı aydan az olacak şekilde belirlenmesine rağmen, sayaçların fiilen altı ay veya üzerinde okunması halinde, ilgili tüketicinin talebi halinde, fiili tüketim dönemi içerisindeki ay sayısını aşmamak üzere, tüketiciye vade farkı uygulanmaksızın, taksitlendirme yapılması zorunludur' denilmektedir. Dolayısıyla geç düzenlenen fatura sayısı 13 adet olduğundan davacıya söz konusu faturaları 13 aylık sürede ödemede bulunması için taksitlendirme yapılması ve vade farkı (gecikme zammı) alınmaması gerekmektedir. Davacının sorumlu olduğu miktardan davacının ödediği tutar düşüldüğünde davacının kalan borcu; 42.057,84-38.258,23= 3.799,61 TL olmaktadır.
Bu durumda bilirkişi raporunda dava konusu Reaktif Enerji Bedelinin davalı ... A.Ş. tarafından yönetmeliklere uygun ve haklı olarak faturaya yansıtılmış olduğu,elektrik Dağıtım Şirketlerinin ve bu davada ise ... A.Ş. nin, davacıya Reaktif Enerji sarfiyatı ve kompanzasyon Pano Takip ve Kontrolü hakkında öncesinde bir ihtar, bildirim ve ikaz etme sorumluluğunun bulunmadığı, davacının, tesisine ait Kompanzasyon Panosunu ve tüketmiş olduğu Reaktif Enerji miktarını, dağıtım şirketinden fatura/ihtar/bildirim gelmesine gerek kalmaksızın dağıtım şirketinden bağımsız olarak kontrol etmesi ve kontrol altında tutma zorunluluğu olduğu,davalı ... A.Ş. nin, davacının elektrik sayacını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 32 (1) e göre, bu madde de belirtilen sürelerde okumamış olmasından dolayı Hizmet Kusuru işlemiş olduğu,ancak davacının elektrik sayacının, davalı tarafından 6 ay okunmamış ve fatura düzenlenmemiş olmasının, davacının davalı tarafça haklı olarak tahakkuk edilmiş Reaktif Güç Bedeline itirazını haklı duruma getirmeyeceği belirlenmekle,alının bilirkişi raporunun taraf, dairemiz ve Yargıtay denetimine elverişli,ilgili mevzuat ve yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki dosya kapsamından OSOS uygulamasına tabi davacı sayacının endeks verilerinin davacı tarafça rahatlıkla hesaplanabileceği, yine davacının kendi tesisine ilişkin söz konusu Kompanzasyon Panosunu ve tükettiği Reaktif Enerji miktarını, dağıtım şirketinden fatura/ihtar/bildirim gelmesine gerek olmadan dağıtım şirketinden bağımsız olarak hem kontrol etme ve hemde kontrol altında tutma zorunluluğu bulunduğu açık olduğundan,sayacın 6 ay okunmamasının tüketime etkisinin doğrudan olmayacağı hususunu ortaya koyduğundan, hizmet kusuru yada müterafık kusur değerlendirmesinin olaya uygun düşmeyeceği değerlendirilmiştirYeni bilirkişi incelemesinin davaya katkısı olmayacağı açıktır.Davacı davasını ispatlayamamıştır. Bu haliyle davacı tarafından açılan davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK 353-1-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 Tarih ve 2019/668 E.2021/703 K. kararı usul ve yasaya uygun görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 580,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatan 310,85‬ TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim