Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1585
2026/182
5 Şubat 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1585
KARAR NO : 2026/182
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18.09.2025
NUMARASI : 2024/135 Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 05.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.02.2026
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 18.09.2025 tarih 2024/135 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir talep eden vekili, ....markasının davacının 2019/62219 tescil numarası ile sicile 41 nolu nice sayfasında kayıtlı olduğu, bunun ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlar ile işbirliği protokolüne konu edildiği, Türkiye çapında yeminli tercüme hizmeti verildiği ve ... markası merkezi Ankara'da ve şubesi İstanbul'da olmak üzere hali hazırda faaliyet gösterdiği, davalının ise İzmir ilinde davacıya ait tescilli marka olan "..." adını kullanarak Türkiye'nin hemen hemen her yerinde adı bilinen markayı işletme yada şube izlenimi vererek potansiyel müşteri çevresinde kullanılmasının karıştırmaya neden olacağının kaçınılmaz olduğu gibi aynı ad ve nam ile aynı faaliyet alanında hizmet vermesinin de haksız kazanç sağladığı, davalının sicil kaydının incelenmesinde 20.04.2020 tarihinde ... ismi ile esnaf kaydının oluşturulduğu, davalı tarafça kullanılan "https:..." isimli internet sitesinde 2004 yılından bu yana yeminli tercümanlık hizmetinin verildiği belirtilmekte ise de sitenin 2022'de kurulduğu bilgisinin yer aldığı, internet arşiv araştırmasında ise sitenin ilk olarak 2023 şubat ayında yayın yaptığı, davalının bu şekilde tecavüzünün öğrenildiği, 2024 şubat tarihinden bu yana ihlale hiçbir şekilde rıza gösterilmediği, hala davalı tarafça marka tecavüzü oluşturan iş ve eylemlere devam ettiği ve dilekçede belirtilen bir takım nedenler ile davalının eylemleri ile kullandığı araçların davacı yönünden markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün kaldırılması, davalı yanca kullanılan tabela, levha, yönlendirme işaretlerinin kaldırılması ile davalının marka hakkına tecavüzü oluşturan tabela vb.işaret ve marka hakkı ihlali doğuran tanınma aracı, levha, hizmet ürününün toplanması ve bunun yanında davalı tarafından yayınlanan dava dilekçesindeki ayrıntısı belirtilen adresli internet sayfalarına ihtiyati tedbir mahiyetinde erişimin engellenmesi yanında SMK 151/1-b maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece tensip ile marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemler yönünden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmekle birlikte kazandırılan rapor kapsamında 02.01.2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmekle birlikte söz konusu karara itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, davalının markayı 2008 yılından bu yana kesintisiz kullandığından gerçek ve önceki hak sahibi olduğu, davacının ise bu kullanımın 11 yıl üstüne marka tescili yaparak kötü niyetli bir süreç başlatıldığı, bu hususta davacının markasının hükümsüzlüğü davasının açılacağı ve bu sebeple esas uyuşmazlık yönünden bekletici mesele yapılmasının talep edildiği, davalının SMK 603.maddesi uyarınca önceki hak sahipliğine sahip olduğundan davalının kullanımının durdurmaya yönelik ihtiyati tedbir istenmesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, ayrıca tedbir kararıyla davalının faaliyetlerinin durmasının büyük ekonomik zarara sebebiyet vereceği gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği belirtilerek tedbirin kaldırılmasının istenildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, yapılan itiraz üzerine 18.09.2025 tarihli ara karar ile tedbire itiraza dair duruşma günü verilmekle yapılan inceleme neticesinde, SMK'nın 159.maddesi gereğince yaklaşık ispat şartı oluştuğundan verilen tedbir kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı yanca bu anlamda ileri sürülen itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davalının markayı 2008 yılından beri kesintisiz olarak kullandığından davacıya nazaran önceki hak sahipliğinin bulunduğu, tedbir kararı ile davalının faaliyetlerinin durmasının büyük ekonomik zararlara yol açacağı, ekte sunulan belgelere göre davacının tescilinden evvel bu markanın davalı tarafça kullanıldığının açıkça anlaşıldığı, aksine davacı tarafça 2019 yılında marka tescili ile davalının uzun yıllardır kullanmakta olduğu markayı sahiplenmesinin açıkça kötüniyetli olduğu, davacının bu tescilinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, marka tescilinden 2004 yılında kendisine gönderilen ihtarname ile haberinin olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yasal dayanağının bulunmadığı, önceki hak sahipliğinin dikkate alınmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden delil tespitine yönelik iş ve işlemlere itibar edilmeyerek tedbirin kaldırılması istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, marka hakkının tecavüz niteliğindeki iş ve eylemlerden kaynaklı verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair talebin reddine yönelik kararın kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda mahkemece davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı, tedbirin değerlendirilmesi bakımından delil tespiti mahiyetinde dosyanın marka patent vekili ile medya iletişim yönetim bilişim sistemi uzmanı bilirkişi heyetine tevdisi neticesi 06.11.2024 tarihli kök raporun sunulduğu, bahse konu raporun incelenmesinde ... markasını dava tarihi itibariyle davacı lehine 2019 yılında yapılan tescilden kaynaklanan hukuki koruma sağladığı, davalı adına sicile kayıtlı markaya rastlanılmadığı, davalının kullanıldığı "..." ibaresinin davacı firmanın tescilli markaları ile benzer olmasından kaynaklı iltibaslı kullanım oluşturduğu gibi karıştırma ihtimalinin de bulunduğu, "www......" alan adının sorgulanması neticesinde 24.08.2022 tarihinde oluşturulduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeler kapsamında mahkemece yukarıda belirtildiği üzere 02.01.2025 tarihinde ihtiyati tedbir verilmekle birlikte söz konusu tedbire itirazda bulunulduğu görülmüştür.
Uyap sistemi üzerinden dosyanın incelenmesinde davalı tarafça 24.04.2025 tarihinde ihtiyati tedbire itirazda bulunulması üzerine 17.09.2025 tarihli duruşmada kök rapordan sonra dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler kapsamında bilirkişilerden ek rapor istenilmekle birlikte bilirkişilerce dosyaya 06.11.2025 tarihli 1.ek rapor sunulmuş ise de ek rapor sunulmadan evvel mahkemece 18.09.2025 tarihinde ihtiyati tedbire itiraz yönünden ara karar verildiği görülmüş, 1.ek raporun incelenmesinde; kök rapordaki gibi ... ibaresinin hem iltibaslı kullanım hem de karıştırma ihtimalinin olduğu yönündeki değerlendirmeler ek raporda da benimsenmekle birlikte davalının önceye dair kullanımlarının tespiti bakımından kazandırılan bilgi ve belgelerin 2017 - 2022 yıllarına ilişkin olduğu, sunulan vergi levhasında davalının "..." ticaret unvanı ile vergi dairesi nezdinde 20.05.2009 tarihinden beri tescilli olduğu ve vergi levhasına göre ... ibaresinin ticaret faaliyet unvanı olarak beyan edildiği, serbest meslek makbuzundaki ibarenin "... Bürosu - ..." olduğu, ibarenin ticari maksatla kullanıldığı, davalı yan yönünden dijital kayıtların en erken doğrulanabilir görünürlülüğünün 2023 yılına ilişkin olduğunun tespitinin yapılabildiği, davalının fiziki belgeler yönünden kullanımına dair en eski doğrulanabilir görünürlülüğünün ise 2008 yılına ilişkin olduğu anlaşılmakla birlikte 2008 - 2019 yılları arasında kesintisiz kullanım veya yaygınlık düzeyi konusunda değerlendirme yapılmasının bilirkişilik kapsamında olmadığı, önceki hak sahipliği yönünden kök raporda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmekle birlikte sunulan itiraza yönelik ihtiyati tedbire itirazının reddine dair karar verilmiş ise de kök raporun alınmasından sonra dosyaya sunulan bilgi ve belgeler kapsamında ek rapor alınmasına karar verildiği ve yukarıda belirtilen şekilde dosyaya ek rapor sunulduğu anlaşılmış ise de ek raporun dosyaya kazandırılmasından evvel davalı yanın ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiş ise de az yukarıda da bahsedildiği üzere davalının önceye dair "..." markasının kullanım hakkına yönelik gerek kök raporda gerekse sonradan kazandırılan raporda bir değerlendirme yapılmamış ise de dosya kapsamına kazandırılan bilgi ve belgelere göre davalının bahse konu markayı kullandığına dair resmi daireler nezdinde bir takım bilgi ve belgelere dosyaya sunduğu anlaşılmakla birlikte davacı markasının 2019 yılı tescilinden önce söz konusu belgelerin davalı tarafça kullanıldığı görülmekle davacının açtığı bu davada talep konusu edilen ihtiyati tedbir istemi bakımından önceye dair kullanıma ilişkin mahkemece bir değerlendirme yapılmamasının tedbirin mahiyeti gereği yerinde olmadığı gibi mahkemece verilen tedbir kök rapor kapsamında verilmekle birlikte mahkemece kök rapora yapılan itirazların kabulü yönünde karar verilmekle dosyaya ek rapor kazandırılmış ise de ek rapor sonucu beklenmeden tedbire itirazın reddine yönelik mahkemece yapılan değerlendirmenin de yerinde olmadığı anlaşılmakla, bu yönden eksik incelemeyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla açıklanan sebepler, dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile ek rapor kanaatleri bir bütün olarak değerlendirilerek tedbire itirazın mahkemece değerlendirilmesi gerekirken yanılgı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmiş olması kaldırma sebebi olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.09.2025 tarih ve 2024/135 Esas sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.