Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1486

Karar No

2026/134

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1486
KARAR NO : 2026/134

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08.10.2025
NUMARASI : 2024/1001 Esas 2025/742 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.01.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.10.2025 tarih ve 2024/1001 Esas 2025/742 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkil şirket nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan .... plakalı araca 20.01.2023 tarihinde davalının maliki olduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarparak hasar görmesine sebep olduğu, kasko sigortalı araç için 164.863,01 TL ödeme yapıldığı, kazaya kusuru ile sebebiyet veren davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen dava dışı .... A.Ş.'nin teminat limiti olan 120.000,00 TL'yi ödediği, bakiye zarar olan 44.863,01 TL'nin davalı araç maliki ve dava dışı sürücü ....'ten tahsili amacıyla İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2024/1231 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini istemiştir.
CEVAP :Davalı vekili, müvekkil şirket adına kayıtlı bulunan ve kazaya karışan .... plaka sayılı aracın ....Şti'ne uzun süreli kiraya verilmiş olduğu, dava konusu aracın işleteninin bu şirket olduğunu belirterek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sigortalı aracın kaza tarihi itibariyle maliki olduğu anlaşılan davalı ... Şirketi'ne her ne kadar malik sıfatıyla dava yöneltilmiş ise de, dosyaya sunulan kiralamaya ilişkin belgelere göre davalı .... Şirketi adına kaza tarihi itibariyle kayıtlı olan ... plakalı aracın dava dışı .... Şti'ne 01/08/2022 tarihli uzun süreli araç kira sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki belgelere göre 12 aylığına kiraya verilerek teslim edildiği, dava konusu trafik kazasının ise bu kira sözleşmesi sırasında 20/01/2023 tarihinde meydana geldiği, buna göre kazaya karışan.... plakalı aracın uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle işleten sıfatının dava dışı şirkete geçmiş olup, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, aracın yalnızca uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraya verilmesinin kiralayanın işleten sıfatını ortadan kaldırmadığını, bir aracın uzun süreli kiralanması halinde, işletme sıfatının kiracıya geçtiğini kabul etmek için öncelikle kira süresinin makul ölçüde uzun olması, aracın fiilî ve ekonomik tasarrufunun kiracıya geçmiş bulunması, bakım, onarım, sigorta, yakıt, sürücü temini gibi gider ve sorumlulukların kiracı tarafından üstlenilmiş olması ve aracın kiracı tarafından kendi adına ve hesabına işletiliyor olması şartlarını aramasına karşın, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, davalı ile dava dışı kiracı arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde görüleceği araca ait gider ve sorumluluklar kiralayan üzerinde bırakılmış olup, kiracının araç üzerinde tam bir fiili hakimiyet kurduğunun söylenemeyeceğini, söz konusu araç olay tarihini kapsar şekilde .... A.Ş nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalanıp sigortalının davalı şirket olduğu, bu hususun da tam bir fiili hakimiyetin kurulamadığını ortaya koyduğunu, mahkemece yalnızca uzun dönem kiralama sözleşmesi var denilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işleten sıfatının ortadan kalktığını kabul etmemekle beraber durum bu şekilde olsa dahi kendilerince bu durumun bilinmesinin beklenemeyeceği ve hakkında dava açılmasına sebebiyet verenin davalı şirket olduğu gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, (Ankara BAM, 26. HD., E. 2023/714 K. 2025/913 T. 3.7.2025) belirtmiştir.
GEREKÇE : Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalısının hasarını karşılayan davacı sigortacının, bakiye hasar bedelinin rücuen davalılardan tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı kanunun 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, araç malikinin karine olarak kabul edilen işleten sıfatının bulunmadığının ispatı için taraflar arasında üçüncü kişileri de bağlayacak güçte bir sözleşmenin varlığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, varsa kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği önem arz etmektedir.
Bu kapsamında davalı .... Şirketi adına kaza tarihi itibariyle kayıtlı olan .... plakalı aracın dava dışı .... Şti'ne kaza tarihinden önce uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir araç kira sözleşmesiyle kiralanıp kiralanmadığı, aracın fiilen dava dışı şirkete teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, söz konusu kira sözleşmesi ve faturanın ilgilisi tarafından her zaman düzenlenebilecek nitelikte belgelerden olduğu da nazara alınarak, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde değerlendirme yapılması yerinde olmadığı gibi alınan bilirkişi raporundaki kira bedeline ilişkin olarak yapıldığı belirtilen toplu ödemeye dair 31.01.2023 tarihli faturanın kaza tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, kazaya karışan aracın kayden maliki olarak gözüken davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki uzun süreli kira sözleşmesinden haberdar olmadığını ileri süren davacının dava açılmamasına sebebiyet verip vermediğinin ve bu kapsamda aleyhine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği hususlarının karar gerekçesinde tartışılmamasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.(Yargıtay 17. HD 03.12.2018 tarihli ve 2016/2629 Esas, 2018/11545 Karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.10.2025 tarih ve 2024/1001 Esas 2025/742 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim