Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1179
2026/149
29 Ocak 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1179
KARAR NO : 2026/149
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2025
NUMARASI : 2024/774 E. 2025/498 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.01.2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.07.2025 tarih 2024/774 E. 2025/498 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin maliki olduğu, davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı kamyonun 18.01.2023 tarihinde taş ocağından yüklenmiş şekilde çıktığı esnada eğimli bulunan yolda yan yatarak devrildiğini ve hasarlandığını, hasarın giderimi için davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, ancak hasarın beyan ile uyumlu olmadığı ve kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, kaza sırasında aracın içerisinde yolcu bulunmadığını, fazla yük taşınmasının da söz konusu olmadığını, irsaliye faturası ve kantar fişi dikkate alındığında olay anından hemen önce aracın boş halinin 18.200 Kg, yüklü halinin ise 30.450 Kg olduğunu, yükün net ağırlığının 12.250 Kg olarak tartıldığını, ruhsatta yazılı azami yüklü ağırlığın ise 48.000 Kg olduğunu, aracın 2023 yılı Ocak ayından bu yana yetkili servisin otoparkında beklediğini, aracın aylık kazancının en az 150.000,00 TL olduğunu, dava tarihi itibariyle aracın 7 aydır çalışamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, otopark ücreti 5.000,00 TL, kar mahrumiyeti 5.000,00 TL ve hasar bedeli 5.000,00 TL olmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede, hasarın aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük taşıması nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde teminat dışı haller sayıldığını, davacı tarafça sunulan irsaliye faturası ve kantar fişinin sonradan düzenlendiğini, gerçeği yansıtmadığını, aracın yüklü hafriyat yükü ile şantiye alanı içerisinde seyir halinde iken yük tonajı gereği fren tertibatlarının oluşan ivmeye karşı koyamadığı, seyir ivmesinin artmasına karşılık kullanıcının güvenli seyri sağlamak ve yavaşlamak amacıyla vites küçültme/motor kompresöre bindirme davranışıyla, motor alt kısımlarına dışarıdan herhangi bir darbe söz konusu olmamasına rağmen mekanik hasarın oluşarak piston biyel kolunun kartere darbesi ile karter haznesinin yerinden ayrılmış/çıkmış olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde, kullanıcının kastından söz edilemese de taşınan yük tonajı ve toplam araç ağırlığının güvenli seyri zorlaştırarak fren tertibatları üzerinde deformasyonlara yol açabileceğinin görüldüğünü, sigortalıdan kantar fişi talep edilmesi sonucunca aracın kantar fişinin olmadığının yetkililer tarafından doğrulandığını, durumun sigortalıya bildirilmesi üzerine sigortalı tarafından kantar fişi iletildiğini, gelen kantar fişine istinaden ek olarak yapılan araştırma sonucunda şoför ile görüşme yapıldığını, alınan beyanda kantara girmediğini belirttiğini, belirtilen güzargahın uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, aracın yükü aldıktan sonra devrildiği yer arasında kantarın olmadığı tespitinin yapıldığını, otopark ücreti ve kar kaybından doğan dolaylı zararlar poliçe özel ve genel şartları gereğince teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
: Mahkemece, Jandarma görevlilerince tutulan 18.01.2023 tarihli tutanakta ... plakalı kamyonun .... Maden Ocağında sağ tarafa yan yatık halde olduğu, araç kasası içinde kumlu toprak taşıdığı, taşınan toprağın bir kısmının yere döküldüğü, olay yerini gören kamera kaydının olmadığı ve kamyonun sol ön farının kırık, ön penceresinin kırık, arka şağ çamurluğunun kırık, aracın sağ tarafının ve kasasının sağ tarafının hasarının olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği; davalı sigorta şirketi tarafından .... Ekspertiz firmasına yaptırılan bila tarihli kasko ekspertiz raporuna göre; araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik dahil toplam 1.947.011,40 TL hasar meydana geldiğinin belirtildiği; Makine mühendisi ve sigorta hesap bilirkişisinden alınan 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kamyonun meydana gelen hasarların yaklaşık maliyetinin kaza tarihi itibariyle KDV dahil 1.947.011,40 TL civarında olabileceği, kar kaybı ve otopark ücretinin kasko poliçesinde ek teminat olarak alınmaması nedeniyle teminat dışı olduğunu, dosya içerisinde bulunan yük irsaliyesinde irsaliye faturası ve kantar fişi dikkate alındığında olay anından hemen önce aracın boş halinin 18.200 Kg, yüklü halinin 30.450 Kg olduğu, net kilogramının 12.250 Kg olarak tartıldığı, ruhsatta yazılı azami yüklü ağırlığın ise 48.000 Kg olmasından dolayı yük nedeniyle herhangi bir olumsuzluk olmadığı, kasko şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda belirtilen hasar rakamının uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği; 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, davalı yanca meydana gelen kazanın istihap haddinin aşılması ve bu aşım nedeniyle hasarın meydana geldiği, bu nedenle teminat dışı olduğunun somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı; davacının hasar ödemesi için yaptığı başvuru tarihi tam olarak tespit edilemese de dosyada tespit edilen ilk tarihin 03.02.2023 tarihi olmakla bu tarihte başvuru yapıldığının dosyadaki evraklardan anlaşıldığı, davalının bu tarihten sonra 8 iş günü sonrası 14.02.2023 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davacı tarafın otopark ücretine ve kâr mahrumiyetine yönelik açmış olduğu davanın reddine, hasar bedeline yönelik açılan davanın kabulü ile 1.947.011,40 TL'nin 14.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan davacı şirkete ait kamyonun tek taraflı gerçekleşen kaza nedeniyle hasarlandığı, davalı sigorta şirketine ödeme için yapılan başvurunun, kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle reddedildiği, oysa irsaliye faturası ve kantar fişine göre istiap haddinin aşılmadığı ileri sürülerek hasar bedeli, kar mahrumiyeti ve otopark ücreti nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, davalı tarafça sigortalı araca istiap haddini aşacak miktarda yükleme yapıldığının ve kazadan önce aracın kantara alınmadığının, davacı tarafça sunulan irsaliye faturası ve kantar fişinin sonradan gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin savunulduğu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilk derece mahkemesince, bir SMMM, bir makine mühendisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiden oluşacak heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacı tarafça sunulan 18.01.2023 tarihli irsaliye faturası ve kantar fişinin davacı şirket ile dava dışı ..... Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun biçimde kaydedilmiş olup olmadığı, söz konusu faturanın bu şirketlerin bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine BA ve BS formlarıyla beyan edilip edilmediği de araştırılarak, istiap haddinin aşılıp aşılmadığı ve zararın münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilerek, araçta kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli de belirlenerek, tarafların rapora karşı itiraz etmeleri halinde bu itirazlar da giderildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin kabulüne göre de, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesine göre, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorunda olduğu, tazminat ödeme borcunun her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olacağı, oysa ilk derece mahkemesince ZMSS Poliçesi Genel Şartları'nda geçerli olan 8 günlük süre baz alınarak daha erken bir tarihte temerrüdün gerçekleştiğinin kabulünün isabetli olmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca mali müşavir bilirkişiden alınan 03.02.2025 tarihli raporda VUK 231/5. Md gereğince faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, dava konusu olayda bir mal teslimi olmadığı için fatura da düzenlenmediği, irsaliyelerin kendisi doğrudan ticari defterlere kaydedilmeyeceği, kantar fişi, VUK ve TTK çerçevesinde, ticari defterlere doğrudan işlenmesi gereken bir belge niteliğinde olmadığı, irsaliye ve kantar fişinin de BA – BS formuna girmeyeceği için BA – BS kayıtlarında yer almasının mümkün olmadığı, davacı ve dava dışı ... Şirketinin defterlerinin incelenmesine gerek olmadığı, kaydının olmayacağı kesin olan belgelerin ticari defterlerde aranmasının mantıklı olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği; mali müşavir ve sigorta bilirkişisi tarafından düzenlenen 26.05.2025 tarihli raporda dava dışı .....Şti.'nin ve davacının 2023 yılı defterlerini e-defter olarak tuttukları, ilgili dönemlere ait olan yevmiye ve defter-i kebir e-defter beratlarının yasal süresi içinde gönderildiği, ilgili yılların yasal defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava dışı..... Şti.'ne bir mal teslimi yapılmadığı için fatura da düzenlenmediği, irsaliye ve kantar fişlerinin ticari deftere kaydedilmeyeceği, ilgili irsaliye ve kantar fişinin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında olmadığı; sigortalı aracın bir cisim ile “çarpma çarpışma” hali ile “yuvarlanma devrilme” halinin kasko sigortası genel şartları dahilinde olduğu, istiap haddinin aşımı hususunun ispata muhtaç olduğu yönünde görüş bildirildiği; davacıya ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu, 18.01.2023 tarihinde kamyonun tek taraflı gerçekleşen kaza nedeniyle hasarlandığı, davalı sigorta şirketine ödeme için yapılan başvurunun, kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle reddedildiği, kaldırma kararı sonrası alınan sigortacı ve mali müşavir bilirkişinin raporları uyarınca dava konusu olayda kaza gerçekleştiği için kamyondaki yükün dava dışı şirkete teslim edilemediği, mal teslimi gerçekleşmediği için fatura da düzenlenmediği, irsaliye ve kantar fişinin ticari defterlere kayıt yapılmayan evraklardan olduğu, bu sebeple defterlere kaydedilmediği, irsaliye ve kantar fişi de BA – BS formuna girmeyeceği için BA – BS kayıtlarında yer almasının mümkün olmadığı, davacı ve dava dışı .....Şirketinin defterlerinin incelenmesi neticesinde de davalı tarafın kantar fişinin ve irsaliyenin sonradan doldurulduğunu ispatlar mahiyette olmadığı, davalı tarafça istiap haddinin aşıldığının bu haliyle ispat edilemediği, davacı aracında yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 1.947.011,40 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacı tarafın otopark ücreti ve kar mahrumiyeti taleplerinin reddine, hasar bedeline yönelik davanın kabulü ile 1.947.011,40 TL tazminatın 21.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kaldırma kararındaki gerekçe yeterince değerlendirilmeksizin aleyhe hüküm kurulduğunu, dosyada istiap haddinin aşılıp aşılmadığı, hasarın münhasıran istiap haddinin aşımından kaynaklandığı yönünde yeterli ve teknik inceleme yapılmaksızın SMM bilirkişinin yorumu ile dosyanın hükme bağlandığını, zararın poliçe teminat kapsamında olmadığına dair beyan ve delillerinin yeterince incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda kantar fişi esas alınarak istiap haddinin aşılmadığı yönünde varsayımsal tespite varıldığını, gerek hasarın meydana geliş şekli, gerek olay yerinde yapılacak inceleme, gerekse araç üzerinde yapılacak teknik inceleme neticesinde bilimsel verilerle kazanın aşırı yük taşınması nedeniyle tespiti mümkünken bilirkişi tarafından bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacının savunmasına ve kaldırılan karara esas alınan kantar fişinin somut delil niteliğini haiz olmadığının mali müşavir bilirkişiden alınan raporla tespit edildiğini, kantar fişlerinin tek taraflı olarak kolaylıkla düzenlenebildiğini, talep konusu tazminatın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışı hallerden taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelmesi nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının taşıma haddinden fazla yük taşınmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, sunulan irsaliye faturası ve kantar fişinin sonradan düzenlendiğini, olayın meydana gelmesinde, kullanıcının kastından söz edilemese de taşınan yük tonajı ve toplam araç ağırlığının güvenli seyri zorlaştırarak fren tertibatları üzerinde deformasyonlara yol açabileceğini, yapılan araştırma sonucuda bilirkişi raporu destekler sonuçların yanı sıra somut deliler ile konu aracın şantiye içinde kantar fişi olmadan çalıştığı, sonradan verilen kantar fişinin gerçeği yansıtmadığı, aracın şantiye çıkışında gitmediği şantiye içinde yük taşıdığı tespiti edilmiş bilirkişi raporuna belirtilen yük aşımı olduğu tespiti ile araştırma raporunun olumsuz olarak sonuçlandırıldığını, ibraz edilen kantar fişinde, aracın boş ağırlığının 18.200 kg olarak gösterildiğini, bu aracın tescil kayıtlarındaki boş ağırlığının 18.175 kg olduğunu, şantiyede çalışan, sürekli malzeme taşıyan araçlarda yapışan toz, toprak, kalıntı, pislik mevcut olduğu inkar edilemeyecek bilinen bir gerçek olduğunu, bu artıklar ciddi rakam oluşturmakla birlikte, araçta bulunan yakıt miktarı, sürücünün ağırlığı, brandası takozu vb. Unsurlar da dikkate alındığında, aracın gerçek boş ağırlığının 18.700 kg altı olma ihtimalinin olmadığını, bu hususun dahi tek başına sunulan kantar fişinin bilinçli olarak isteğe göre tanzim edildiğini gösterdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Taraflar arasında 08.12.2022 başlangıç, 08.12.2024 bitiş tarihli kasko poliçesinin düzenlendiği, davalı şirkete ait sigortalı kamyonun 18.01.2023 tarihinde maden ocağında yük aldıktan sonra devrilerek hasarlandığı çekişme konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmalık kazanın istiab haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.8. maddesinde aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar teminat dışı haller içinde sayılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, istiap haddinin aşılması halinin, rizikonun teminat dışı kalmasına yol açması için kazada münhasıran etkili olması, kazanın oluşumunda başka etken bulunmaması ve istiap haddi aşılmamış olsaydı kazanın meydana gelmeyecek olması gerektiği kabul edilmektedir.
İlk derece mahkemesince alınan 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya sunulan irsaliye faturası ve kantar fişi dikkate alındığında olay anından hemen önce aracın boş halinin 18.200 kg, yüklü halinin 30.450 kg olduğu, net yük ağırlığının 12.250 kg olduğu, aracın ruhsatında yazılı azami yüklü ağırlığının ise 48.000 kg olduğu tespit edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda, dava dışı (iş sahibi) ...Şti.'nin usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde davacı şirkete ait dava konusu kazanın gerçekleştiği anda kamyonda bulunan yük ile ilgili faturanın kayıtlı olmadığı, zira bir mal teslimi yapılmadığı için fatura düzenlenmemiş olduğu, irsaliyeler ve kantar fişlerinin de uygulamaya göre ticari deftere kaydedilmediği, bu nedenle dava dışı şirketin ve davacının defterlerinde konusu olay ile ilgili irsaliye ve kantar fişinin kayıtlı olmadığı, bir mal teslimi olmadığı için fatura düzenlenmemesi nedeniyle irsaliye ve kantar fişinin de BA - BS kayıtlarında yer almasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine; dava konusu kazanın münhasıran istiab haddinin aşılması nedeniyle gerçekleştiğinin davalı tarafça kanıtlanamamış olmasına, hasar tutarının bilirkişi raporunda denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun biçimde belirlenmiş olmasına, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 133.000,35-TL'den peşin alınan 33.250,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 99.750,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29.01.2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.