Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1811
2024/2044
29 Kasım 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1811
KARAR NO : 2024/2044
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.10.2021
NUMARASI : 2020/61 E. - 2021/568 K.
BİRLEŞEN İZMİR 1.ASHM'NİN 2017/901 E.SAYILI DOSYASINDA;
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 29.11.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.11.2024
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2021 tarih 2020/61 E. - 2021/568 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, müvekkillerinin Muris ...'e ait borç senedi nedeni ile ödeme emrini 25.08.2017 tarihinde tebliğ aldıklarını, icra takibini başlatan ... ile muris ... arasında 20 yılı bulan gayri meşru ilişkinin murisin vefat tarihine kadar devam ettiğini, muris ...'in sağlığında varlıklı bir insan olup herhangi birisinden, özellikle geliri böyle bir meblağı verebilecek durumda olmayan davalıdan 680.000-TL almadığını, ahlak ve adaba aykırı amaç temin etmek maksadıyla verilen (senet üzerindeki imza ve diğer şekil hususların geçerli olmadığı iddiaların reddi halinde) senedin iptalini ve İzmir 20.İcra Dairesinin 2017/10745 sayılı dosyası ile takibe konu 680.000,00 TL tutarlı,15/09/2015 vade, 20/05/2015 tanzim tarihli senedin iptali ile belirtilen senede bağlı icra takibinin iptaline, müvekkillerinin bu senet ve icra dosyası ile borçlu olmadıklarının tespitine ve icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkiline yöneltilen isnatların müvekkilinin kişilik haklarını ağır ölçüde zedelediğini, davacıların takibe dayanak bononun ahlaka ve adaba aykırı bir nedenle düzenlendiği iddialarını yazılı delillerle ispat etmeleri gerektiğini, bonoda yazılı meblağın bedelinin nakden alındığının belirtilmesi karşısında senedin bedelsiz olduğu gerekçesinin bonodaki soyutluk ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, süresi içinde icra hukuk mahkemesinde imzaya açıkça ve ayrıca itiraz etmeyen davacıların bu itirazlarının mahkemede ileri sürmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA :Davacılar vekili, davacıların muris ...'in varisleri olduğunu, ilgili senetlerin protesto edilmemiş olmaları da dikkate alındığında, cironun kötü niyetli olarak tahsil cirosu olarak kanuna karşı hile yolu ile yapılmış olduğunu, davalılar arasında davaya konu senetlerin ciro edilmesini gerektirecek bir neden bulunmadığını, ödeme emrinde alacaklı görünen ...'ın daha önce davacılara karşı İzmir 20. icra 2017/10745 E. sayılı dosya ile takipte bulunan ...'in avukatının akrabası olup senetlerin vade tarihinden sonra ve 3. kişilere karşı iddialarını bertaraf etmek kastı ile muvazaalı olarak alacaklı yapılan kişiler olduğunu, murisin varlıklı bir insan olup mali durumu itibarı ile böylesi bir meblağı verebilecek durumda olmayan davalıdan 550.000.00-TLve 920. 000.00-TL almadığını bildirerek, İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2017/12903 Esas sayılı takip dosyasındaki 550.000,00 TL ve 920.000,00 TL tutarındaki senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, müvekkili ...'e husumetin yöneltilemeyeceğini, davacıların takibe dayanak bononun ahlaka ve adaba aykırı bir nedenle düzenlendiğini yazılı delillerle ispat etmeleri gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, davacıların iddialarının tamamının senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini bildirerek davanın husumet yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... tarafından muris ... mirasçıları davacılar ve ... aleyhine İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2017/12903 Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatıldığını, davalı ... tarafından yapılan cironun tahsil cirosu olmadığını, cironun tahsil ya da rehin için yapıldığı konusunda senette açıklık yoksa cironun temlik için yapılmış sayıldığını, lehtar ... tarafından müvekkiline yapılan cironun temlik cirosu hükmünde olduğunu, lehtarın müvekkiline yapmış olduğu temlik cirosu nedeniyle davacılar tarafından senet lehtarına karşı ileri sürülebilecek olan itiraz ve savunmaların takip alacaklısı müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, hukuki işlemlerin tamamını senede bağlı olmasının karşısında davacılar tarafından ileri sürülebilecek her türlü muvazaa iddiasının ancak yazılı delille ispatı gerektiğini, senetlerin keşidecisinin davacının murisi olup lehtarının ..., cirantasının davalı müvekkili olduğunu, müvekkili ile keşideci arasında herhangi bir hukuki işlemin bulunmadığını, iyi niyetli hamil olan davalıya karşı davacılar tarafından senet lehtarına karşı ileri sürülebilecek olan itiraz ve savunmaların ileri sürülemeyeceğini, bildirerek davanın reddine ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/394 Esas sayılı dosyası ile İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2017/10745 sayılı dosyasında takibe konu olan 20/05/2015 tanzim, 15/09/2015 vade tarihli 680.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine yönelik dava açıldığı, davacıların İzmir 1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/901 Esas-2019/84 Karar sayılı dosyası ile İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2017/12903 sayılı takip dosyasına konu 550.000,00 TL ve 920.000,00 TL bedelli senetler yönünden açılan menfi tespit davasının İzmir 2.Asliye hukuk Mahkemesinin 2017/394 E.sayılı dosyası ile birleştirildiği ve bu dosyada verilen görevsizlik kararı ile mahkemeye tevzi edildiğini, İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/394 Esas sayılı dosyasında alınan İstanbul ATK 2 bedelleri üzerinden kabulüne, asıl davaya konu senette lehtarın ... olması ve keşideci imzasının kime ait olduğunu bilmesi gerektiğinden takip çıkış miktarı üzerinden %20 oranında tazminat tayinine, birleşen dava yönünden davalı ...'ın kötü niyeti sübut bulmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek, asıl davanın kabulü ile, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2017/10745 Esas sayılı dosyasında takibe konu 20/05/2015 düzenleme 15/09/2015 vade tarihli 680.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, takip çıkış miktarı üzerinden belirlenen %20 oranında tazminat bedeli 163.489,69-TL'nin davalı taraftan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile; davaya konu 20/05/2015 düzenleme 24/02/2016 vade tarihli 550.000,00-TL bedelli ve 20/05/2015 düzenleme 29/12/2016 vade tarihli 920.000,00-TL bedelli keşideci ... lehtarı ... hamili ... olan senetlerle ilgili davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, şartları olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, davacıların takibe dayanak bononun müvekkili ile davacıların murisi arasında süregelen gayri meşru ilişkiye istinaden tanzim edildiğini kanıtlayamadıklarını, bu iddianın ancak senetle kanıtlanabileceğini, davacı mirasçıların külli halef konumunda olup, 3. kişi konumunda olmadıklarını, bono keşidecesi olan murisin halefleri olması karşısında tanık dinletemeyeceklerini, bonoda yazılı meblağın ''nakden'' alındığının belirtilmesi karşısında davalı müvekkilinin böyle bir meblağa sahip olacak imkanı bulunmadığından bahisle senedin bedelsiz olduğu iddiasının ileri sürülmesinin bononun mücerretlik ilkesine aykırı olduğunu, dava konusu senedin ahlaka ve adaba aykırı bir sebebe dayanarak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir delil sunulamadığını, davacıların icra mahkemelerinde imzaya açıkça ve ayrıca itiraz etmeyerek işbu mahkemede bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasını talep etmeleri ve bu taleplerinin kabul edilmesinin, raporun kati bir sonuç ihtiva etmemesine rağmen hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hem birleşen hem de asıl davada, uyuşmazlık noktalarının tamamında ispat yükü davacı taraftayken, üstelik davacı tarafça icra mahkemelerinde müvekkil aleyhine açılan herhangi bir imzaya itiraz davası olmadığı halde, imzanın muristen sağdır olduğu karine olarak mevcutken yerel mahkemenin ispat yükünün davalı tarafta olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Asıl ve birleşen davalar menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Karara karşı asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de, birleşen dosya davalısı ...'ın, mahkemece verilen kesin süre içinde harç ve giderleri tamamlanmadığından yerel Mahkemenin 16/10/2024 tarihli ek kararıyla HMK'nın 344. maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından, birleşen dosya davalısı ...'ın katılma yoluyla istinafı incelenmemiştir.
Asıl dava, İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2017/10745 sayılı dosyasında takibe konu olan 20/05/2015 tanzim, 15/09/2015 vade tarihli 680.000,00 TL bedelli senet nedeniyle; birleşen dava ise İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2017/12903 sayılı takip dosyasına konu 550.000,00 TL ve 920.000,00 TL bedelli senetler yönünden açılan davanın menfi tespit istemine ilişkin olup, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi raporları ile asıl ve birleşen davaya konu senetlerdeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının kuvvetle muhtemel olduğunun tespit edilmesine, özellikle de yerel mahkemenin takip konusu bonolar üzerindeki keşideciye atfen atılı imzaların davacıların murisine ait olduğu yönündeki iddianın davalı tarafça kanıtlanamadığı yönündeki gerekçesine ve mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 146.866,50 TL'den peşin alınan 39.063,89 TL'nin mahsubu ile bakiye 107.802,61 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 29.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.