mahkeme 2023/170 E. 2025/1179 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/170
2025/1179
12 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/170
KARAR NO : 2025/1179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2022
NUMARASI : 2021/105 E. 2022/1321 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02.09.2021
KARAR TARİHİ : 12.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.09.2025
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih 2021/105 E. 2022/1321 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalılardan .. .. Şti tarafından davacı yan hasım gösterilmek suretiyle Manisa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı dosyası üzerinden 28.11.2018 tanzim tarihli 30.01.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 28.11.2018 tanzim tarihli 25.02.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet dayanak tutulmak suretiyle ve ayrıca yine aynı İcra Müdürlüğü'nün 2021/4822 Esas sayılı dosyası üzerinden 12.12.2018 tanzim tarihli 31.12.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet dayanak tutulmak suretiyle takip başlatıldığı, davacının yetkililere aynı kişi olan davalı firmalara herhangi bir borcunun olmadığı, taraflar arasındaki sürecin inşaat işleri ile ilgilenmekte olan davacının 2018 yılında eski ünvanı .... olan davalı .... Şti ile inşaat malzemesi alımı konusunda anlaşma sağladığı ve bu anlaşmaya istinaden yukarıda belirtilen takip dayanağı kambiyolarda dahil olmak üzere toplam 800.000,00 TL bedelli senet verildiği, davacıya verilmesi gereken inşaat malzemelerinin teslim edilmediği, senetleri kendisine iade edilmediği gibi bu konuda 02.07.2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, davalı şirket yetkilisi ...tarafından dava konusu edilen senetlerin diğer davalı .. .. . Şti ye ciro edildiği ve bu şekilde müvekkili aleyhine takibe konulduğu, her ne kadar .... şirket hissesini 06.02.2019 tarihinde devretmiş ise de, keşide tarihleri itibariyle her iki şirketde de yetkili olduğu, davalılar anlaşmalı olarak davacı zararına hareket ettiği, senetten kaynaklı mal teslimi olmadığı, bu durum davalıların gerekse müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağı, davalılar arasında organik bağ olduğu, davalı şirketlerin birbirleri arasında konu senetlerle ilgili herhangi bir ilişki olmadığı gibi davacı tarafça senetlerin verilmesine esas faturasal bir ilişki de bulunmadığı, dava konusu Manisa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4423 Esas sayılı dosya konusu senetlerden 30.01.2019 vade tarihli senedin kambiyo vasfının da olmadığı, dava dışı aynı İcra Müdürlüğü'nün 2021/4424 Esas sayılı dosyasına konu bononunda vasfı olmadığından davalı tarafça takipten feragat edildiği ileri sürerek icra takiplerine ilişkin borçlu bulunmadıklarının tespitine ve % 20 den az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı.... Şti vekili, müvekkilinin yaklaşık 40 yıldır Manisa da inşaat malzemesi, boya ve hırdavat ticareti ile iştigal ettiği, takibe konu senetlerin diğer davalı lehtara verildiği ancak yapılan mal teslimi olmadığından bedelsiz kaldığı iddiasına dayanarak her iki davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunulduğu, 28.12.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senette malen ya da nakden kaydı olmadığı bu nedenle senedin soyut nitelikte olduğu, dilekçede belirtilen Hukuk Genel Kurulu kapsamında ispat külfetinin davacıya düştüğü, davacı tarafça inşaat malzemesi alım sözleşmesi gibi yazılı bir delil iddiasında bulunulmadığı, 30.01.2019 ve 25.02.2019 vade tarihli senetlerde malen kaydı olduğu, 30.01.2019 vade tarihli kambiyonun idari birim yazılı değil ise de, keşide yeri yazılı, belirli ve davacının mernis adresi olduğu ve ayrıca bu yönden İcra Mahkemesine yapılan bir şikayet olmadığından menfi tespit davasında bu iddianın sürülmesinin mümkün olmadığı, yine bunun dilekçedeki Yargıtay kararları ile belirtildiği, davacının şahsi defisi nitelinde olan ticari münasebetin davalı müvekkiline karşı sürülmesinin mümkün olmadığı, müvekkiline senedin ele geçirilmesi bakımından diğer davalı şirket ile münasebeti olduğundan kötü niyetli olmadığı, kambiyoların illetten mücerret olduğu, davacının kambiyodan kaynaklandığı iddiasını yine senetle ispatlaması gerektiği, bu yönde bir ispatın yükünün davacı üzerinde olmasına karşılık ispatın yapılamadığı gibi kendisine yemin hakkı hatırlatılan davacının bu delile başvurmadığı belirtilerek davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde ismi geçen ...'in 08.10.2009- 14.09.2018 tarihleri arasında davalı . ... Şti'nin ortakları arasında yer aldığı, diğer davalı .. ... Şti'nin ise 16.01.2017 kuruluş tarihinden itibaren ortağı olduğu ve halen adı geçen şirketin iki yetkilisinden biri olduğu, Manisa CBS'nin 2022/780 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yapılan şikayetin takipsizlik kararı ile sonuçlandığı, dava dilekçesinde davacının HMK 222/5 maddesi uyarınca karşı tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini bildirmediği ve davalı . .. . Şti vekilinin bu talebe muvafakat etmemiş olduğu anlaşılarak karşı taraf kayıtlarının incelenerek rapor aldırılması yününde davacının talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça yemin deliline dayanılmayacağının belirtildiği anlaşılmakla toplanan deliller uyarınca 30.01.2019 vade tarihli bonoda düzenleme yerinin olmadığı ve bu nedenle bu bono yönünden TTK'nın 776-777 maddeleri gereği kambiyo vasfının bulunmadığı ancak adi yazılı belge niteliği taşıyan belge aksinin davacı tarafça HMK 200.maddesi gereğince senetle ya da kesin delillerle ispatlanamadığı, diğer takibe dayanak bonolar yönünden de yine sözü edilen madde gereği borçlu olunmadığı yönündeki hususun senetle ya da kesin delille ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddi ile şartları oluşmayan davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece yapılan incelemenin belirtilen hususlarda araştırma yapılmadığı için eksik olduğu, yerleşik içtahatlar ve öğretide kabul edildiği üzere bonolara özgü seçimlik unsurlardan birine temel ilişkiden kaynaklanan borç dayanağının gösterilmesine yönelik bedel kaydı olduğu, bedel kaydı içeren bononun lehtarının senedin illetten mücerretliği yönündeki soyutluk kuralına dayanamayacağı borç ikrarını içeren belge aleyhine kanıt sunabileceği ancak ikrarın borcun nedenini içermesi halinde nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerektiği, bonunun bağımsız borç ikrarını içeren senet olduğu ve bu nedenle illete bağlı olmadığı, senette borcun nedeninin mal ya da nakit olarak belirtilmesi halinde davacının yazılı borç sebebine dayanma hakkı olduğundan ispat yükünün aksini ileri süren tarafa ait olduğu, menfi tespit davasında kural olarak hukuki ilişkinin varlığının ispatının davalı alacaklıda olduğu, borçlunun hukuki ilişkiyi kabul ettiği ancak senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüş ise ispat yükünün davacı borçluda olduğu, duruşmaların her aşamasında her ne kadar bono verilmiş ise de, malen ve nakden kayıtlarına dayanarak malen kadı olan senetlerde davalının hangi malı nerede, nasıl, kime teslim ettiğini ve nakden kaydı olan senetlerde ise hangi banka aracılığı ile ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiği ileri sürülmesine rağmen mahkemece bunlar dikkate alınmadan eksik ve hatalı hüküm kurulduğu, yine duruşmada ticari defterlere dayanılmadığından bahisle defter inceleme talebi kabul edilmemiş ise de, dava dilekçesinin deliller kısmında ticari defterlere ve kayıtlara dayanıldığı, ancak yerel mahkemece olayın açıklığa kavuşması ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için bu yönden herhangi bir inceleme yapılmadığı, senetlerinde ileride olacak bir ticaret için davalı ... Ltd. Şti'ye verildiği, hamil .. Ltd. Şti tarafından sırf alacaklı 3.kişi hamil korumasından yararlanmak için kötü niyetli olarak Tasfiye Halindeki diğer davalı şirkete ciro edildiği, her iki firmanın şirket ortakları ve müdürünün aynı kişi olduğu, ciroların incelenmesinde imzaların aynı olduğu, Ti,caret Sicilindeki kayıtlar mahkemeye sunulmuş ise de bunlarda incelenmeksizin hamilin 3.kişi olduğu kabul edilerek hatalı hüküm verildiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, dayanak bonolardan kaynaklı takiplere yönelik kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK'nın 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Yargıtay HGK 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları)
Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı sebebin gösterilmesine yönelik “bedel/nakit kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı ya da malen kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu sebeple de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Ancak bu nitelikteki kayıtlar daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi sebeplerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun sebebini içeriyorsa, sadece bu sebebin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet oluğundan herhangi bir sebeple bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun sebebi “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK'nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) sebebine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Dava dayanağı bonolar yönünden yapılan inceleme neticesinde;
Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4423 esas sayılı dosyasına konu bonoların şekli incelemesinde; 30/01/2019 ve 25/02/2019 vade tarihli, 28/11/2018 tanzim tarihli ve 100.000,00'er TL belli olduğu, senet üzerinde "malen" kayıtlarının olduğu, bonoların davacı yanca keşide edilmekle lehtar sıfatıyla davalı ... ŞTi (eski unvanı... Şti)'ye verildiği, adı geçen lehtar tarafından cirolanmakla diğer davalı ... Şti'ye verilmekle birlikte bu şirket tarafından takibe konu edildiği,
Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4822 esas sayılı dosyasına konu bonoların şekli incelemesinde; 31/12/2018 vade tarihli, 12/12/2018 tanzim tarihli ve 100.000,00 TL belli olduğu, senet üzerinde malen ya da nakten kaydının olmadığı, bononun davacı yanca keşide edilmekle lehtar sıfatıyla davalı..... Şti'ye verilmekle birlikte bu şirket tarafından takibe konu edildiği görülmüştür.
Somut olayda davacı yanca yukarıdaki sebepler ile malen kaydı olan senetler yönünden mal teslimine ilişkin ispat külfetinin davalı yada olduğu gibi davalılar arasında organik bağ olduğu ve bu nedenle senetlerin iktisabında kötü niyetli olunduğu belirtilmiş ise Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4822 esas sayılı dosya dayanağı bonolardan 31/12/2018 vade tarihli bononun yukarıda da belirtildiği gibi herhangi bir kayıt içermemesi nedeniyle kayıtsız borç ikrarı niteliğinde olduğu, bu kapsamda kambiyo ilişkisine dayalı olarak alacaklının bir istemde bulunması durumunda, illetten mücerretlik olgusuna yönelik "mal teslim edilmediği" yönündeki iddia kapsamında borçluya istemi yerine getirmekten kaçınma hakkı veren itiraz ve defi niteliğindeki ispatın yani bononun davacı yanca belirtilen ilişki kapsamında verildiği yönündeki hukuki ilişki vasıflandırmasına yönelik ispatın davacı yanda olduğu, Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4423 esas sayılı dosya dayanağı bonoların üzerinde malen kayıtları olduğundan bu bonolar yönünden söz konusu kayıt göz önüne alındığında "mal teslim edilmediği" yönündeki iddiaya ilişkin ispatın davacı yanda olduğu gibi esasen bu yönden ileri sürülen bir definin şahsi defi olması nedeniyle davalı ...Ltd. Şti'ne karşı ileri sürülmesinin adı geçen tarafın iktisapta kötü niyetli olması olgusuna bağlı olduğu ve bu durumun da ispatının davacı yanda olduğu gibi iddia ve savunma kapsamında illetten mücerretliğin talil edilmesi gibi bir durumunda olmadığı anlaşılmakla bedelsizlik olgusuna yönelik ileri sürülen iddiaların senetle aynı nitelikteki delillerle davacı yanca ispatlanması gerekmekle, dosyaya sunulan delillere göre davacının iddialarını ispatlayamadığı, bu bağlamda davacı tarafça her ne kadar ticari defter ve kayıtların incelenmemesi durumunun eksik inceleme olduğu belirtilmiş ise de davacı yanca ticari defter ve kayıtlara yönelik ihtarat gereğinin davacı yanca yerine getirilmemesine rağmen davalı kayıtlarının incelenmesinin talep edildiği, davalı kayıtlarının incelenmesi halinde elde edilecek mali kayıtlara ilişkin sonuçların senede karşı senetle ispat kuralının önüne geçemeyeceği gibi bu durumun aksini düşündürecek bir bilgi ya belgenin de davacı yanca bildirilmediği bu yönden başkaca araştırma yapılmasının gerekli olmadığı gibi yemin deliline de dayanılmayacağının belirtildiği anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmiş olması sonuç itibariyle doğru olmakla birlikte yukarıda açıklanan gerekçe çerçevesinde davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece tarafından benimsenen gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, benimsenen gerekçe yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurularının KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih 2021/105 E. 2022/1321 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın REDDİNE,
İİK 72/4 Maddesi şartları oluşmadığından davalılar lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile kalan 4.507,85 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 48.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden arabuluculuk dosyasında yapılan inceleme neticesinde sarf kararında 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70 TL başvurma harcı ve 257,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 477,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.