mahkeme 2023/155 E. 2025/1180 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/155
2025/1180
12 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/155
KARAR NO : 2025/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.11.2022
NUMARASI : 2022/551 Esas 2022/754 Karar
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil (Kooperatif Ortaklığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.09.2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2022 tarih 2022/551 Esas 2022/754 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'na ait davalı nezdindeki üyelik hak ve hissesinin tamamının aktif ve pasifiyle birlikte Bornova 1. Noterliği'nin 29.01.2018 tarih ve 02526 yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi kapsamında devir almakla birlikte 20.12.2019 tarihinde yapılan olağanüstü toplantıda istifa ettiği ve istifasının kabulü yönünde karar alınmakla birlikte neticeten üyeliğin sona erdiği, davalının ferdileşmeye geçmesi üzerine 1993 yılından beri kooperatif adına kayıtlı olan taşınmazlarda 16/12/2019 tarihinde ferdileşen... İli ....İlçesi, ...Mahallesi,... ada .. parsel ve .. parsel,... İli ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada... parsel, ... ada ... parsel, .... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda, 03/02/2020 tarihinde ferdileşen.... İli ...İlçesi, ...Mahallesi,.... ada.... parsel sayılı taşınmazda, 07/02/2020 tarihinde ferdileşen .... İli .... İlçesi,... Mahallesi .... ada ... parsel sayılı taşınmazda ve 18/02/2020 tarihinde ferdileşen... İli .... İlçesi, ....Mahallesi.... ada ....parsel ve ....ada ... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin hissedar olduğu, buna karşın ....Mahallesi ...ada ...parselde tapuya kayıtlı taşınmazın ferdileşmeye geçilmesine rağmen davacıya devrinin yapılmadığı belirtilerek, taşınmazdaki 1/131 hisse oranındaki kaydın iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının istifa ettiğinin sabit olduğu, davanın ise istifadan çok sonra açıldığı, dava açıldığı tarihte davacının kooperatif üyesi olmadığı, yasal düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu nedenle davacının talep hakkının hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin olmadığı, kooperatif üyesi olsaydı dahi alınan ferdileşme kararı olmadığından yine dava açma hakkının bulunmadığı, konu taşınmazın belediye hizmet alanında kaldığı ve kooperatif dışında taşınmazda başka hissedarlar olduğundan ferdileşmediği, tapu kaydı kazandırılması halinde de durumun anlaşılacağı, davacının istifa dilekçesine göre de sadece 9 taşınmaz ile ilgili talebinin bulunduğu, dava konusu taşınmaz yönünden talebinin olmadığı, bu durum dahi konu taşınmaz ile ilgili dava ve talep hakkının olmadığını gösterdiği, davacının talebine uygun olarak 9 taşınmaz yönünden 1/131 hissenin devredildiği, bu devir işlemi sırasında tapu müdürlüğüne ferdileşme çizelgesinin verildiği, söz konusu ferdileşme çizelgesinde de dava konusu taşınmazın olmadığı, konu taşınmazda kooperatifin 408/729 hissesi olmakla birlikte her ne kadar davacı tarafça taşınmazın tamamı üzerinden talepte bulunulmuş ise de, sadece 1/131 hissesi yönünden dava konusu yapılabileceği belirtilerek, hem usulden hem esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 20.12.2019 tarihli dilekçesi ile kooperatiften istifa ve bir takım taşınmazların adına tescilinin talep edilmesi üzerine 31.12.2019 tarihi öncesi yükümlülüğün kalmadığının kooperatif tarafından davacıya belirtildiği, 6 adet taşınmazın davacıya devri yapılmakla birlikte 3 adet taşınmazın ise resmi işlemlerin tamamlanması halinde davacıya devrinin yapılacağının belirtildiği, davacının kooperatifin eski ortağı olduğu, üyeliğinin sona ermesinden sonra üyelik dönemine ilişkin kooperatif mal varlığına dair hakların devam ettiğine dair ana sözleşmede bir hüküm olmadığı, bu durumda koyduğu sermaye ve aidatların iadesinin talep edilebileceği, ancak bu yönde bir talep olmadığı anlaşılmakla, davalıya hissesi ait olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazda üyeliğin sona erdiği ve dava tarihi itibariyle alınan ferdileşme kararı olmadığından üyelik sıfatı bulunmayan davacının dava açma yönünden aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının hisse devri suretiyle kooperatif üyesi olmakla birlikte 20.12.2019 tarihinde yapılan olağanüstü toplantıda kendi isteği ile istifa etmesi üzerine istifasının kabulü ile üyeliğinin sona ermesine karar verildiği, ferdileşme üzerine kooperatif adına kayıtlı olan taşınmazlardan 5 tanesinin istifadan önce, 4 tanesinin ise istifadan sonra olmak üzere 9 taşınmazdan hisse sahibi olmuş ise de, dava konusu... ada... parselde kayıtlı 729 metrekare miktarlı arsa niteliğindeki taşınmazın ferdileşmeye geçilmesine rağmen halen davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazdaki müvekkile ait hissenin müvekkile devrinin yapılmaması durumunun mağduriyete neden olduğunu, taşınmazda ferdileşme kararı olmaması durumunun müvekkilinin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı, 9 taşınmaz ile ilgili ferdileşme kararı olmasına rağmen, konu taşınmaz yönünden ferdileşme kararı alınmadığı, istifa edilirken konu taşınmazın kooperatif adına kayıtlı olduğunun bilinmemesi sebebiyle 9 taşınmaz yönünden talepte bulunulduğu belirtilerek davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek usulden redde dair verilen kararın kaldırılmasını istinaf nedenleri olarak istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kooperatif eski üyesi olan davacının dava konusu ..İli ... İlçesi.... Mahallesi .... ada ....parselde kayıtlı taşınmaz yönünden açılan tapu iptal ve tescil davası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacının...'na ait davalı nezdindeki üyelik hak ve hissesinin tamamının aktif ve pasifiyle birlikte Bornova 1. Noterliği'nin 29.01.2018 tarih ve 02526 yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi kapsamında devir almakla üye sıfatını kazandığı e davalıya yapılan 20/12/2019 tarihli yazılı başvurusu üzerine davalı yanca aynı tarihli karar ile kabul edildiği ve davalı yanca adına kayıtlı olan taşınmazlar yönünden ferdileşmeye gidilmesi üzerine davacı lehine gerek istifaden önce gerekse de istifadan sonra olmak üzere yukarıda künye bilgileri bildirilen taşınmazlar yönünden 1/131 hisseye ilişkin tescil yapıldığı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Ferdileşme kooperatif tarafından inşa edilen bağımsız bölümlerin üyeler adına tescil edilme süreci olduğundan ortakların kooperatifteki müşterek mülkiyetlerinin sona erdirilerek her ortağın payına düşen malvarlığının bireysel mülkiyete dönüştürülmesi olarak da tanımlanabilir. Başka bir ifade ile kooperatif tarafından ortak bir amaçla edinilen taşınmazların, inşai işlemi tamamlandıktan sonra kooperatif tüzel kişiliği adına değil de doğrudan her bir ortak adına tapuda tescil edilme işlemine ferdileşme denilir. Ferdileşmenin özellikleri; genellikle yapı kooperatiflerinde olur, amaca ulaşıldığında ortak mülkiyete gerek kalmaz, tapu kooperatif adına değil doğrudan ortaklar adına çıkarılır, ferdileşmeden sonra kooperatifin sona ermesi yahut tasfiye sürecine girmesi mümkün hale gelir.
Kooperatif üyeliğinden kaynaklı açılan tapu iptal tescil davalarında husumet yönünden ferdileşme sonrası yahut ferdileşme yapılmadan açılan iptal ve tescil davalarında, aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadıkları birçok Yargıtay kararına konu olmakla birlikte ferdileşme yapıldıktan sonra yapılacak tescilden yalnızca kooperatif üyeleri yararlanabileceğinden istifa eden yahut üyelikten çıkarılan kişilerin ferdileşmeden doğrudan yararlanamayacağı açıktır. Ferdileşme yapılmadan evvel ise taşınmaz kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı olduğu için ortakların ferdi mülkiyeti doğmadığından kooperatif üyesi olmayan bir kişinin taşınmaz üzerinde herhangi bir ayni hak veya doğrudan hukuki menfaati olmayacaktır. Bu nedenledir ki ferdileşme yapılsa da yapılmasa da kooperatif üyeliğinden istifa eden kişinin dava açma ehliyeti yoktur. (Yargıtay 20 HD. 2016/8213 Esas 2016/8533 Karar, Yargıtay 23 HD. 2014/10748 Esas 2015/6820 Karar, Yargıtay HGK'nın 2022/6-1227 Esas 2023/1045 Karar) Elbette ferdileşme yapılmamış olsa dahi üye olmayanlar tarafından açılan davalarda aktif husumet yönündeki değerlendirmenin istisnaları da mevcuttur. Örneğin davacı ile kooperatif arasında ayrı bir sözleşme ilişkisi olması halinde bu sözleşmeden kaynaklı kişisel bir hak ileri sürüleceğinden bu durumda aktif husumet yönünden farklı bir değerlendirme yapılabilir esasen bu durumda ileri sürülen hak ayni bir hak olmaktan ziyade şahsi bir haktır. Zaten bu durumda kooperatife karşı alacak davası açılır, tapu iptal davası açılmaz.
Somut olaya gelince davacının dava tarihinden uzunca bir süre önce üyeliğinin istifa ile sonuçlandığı ve hali hazırda üyelik vasfının olmadığı, dava konusu edilen taşınmazda davalı kooperatifin hisseli malik olduğu, bahse konu taşınmazda alınan bir ferdileşme kararının olmadığı, kooperatif ana sözleşmesinde aksi bir yönde düzenleme yapılmadığı gibi somut olaya göre taraflar arasında bu hususun aksini düşündürecek nitelikte bir hukuki ilişkinin de bulunmadığı da ayrıca göz önüne alındığında davacının tapu iptal tescil talebi yönünden açtığı iş bu davada üyeliği bağlı bir ayni hak ileri sürüldüğünden aktif husumetinin olmadığı, bunun yanında davacının davalı yandan sone ermiş olsa bile üyelikten kaynaklı başkaca bir alacak talebi de olmadığından yerel Mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.