Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1343

Karar No

2026/139

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1343
KARAR NO : 2026/139

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2023
NUMARASI : 2022/382 Esas - 2023/257 Karar
DAVANIN KONUSU : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan (Tazminat)
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2026

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/04/2023 tarih 2022/382 Esas 2023/257 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi taraf vekillerinin tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili, davacı şirketin uzun yıllardır Marmaris'te otel işletmeciliği ve gıda alanında ticari faaliyette bulunduğunu, şirkete ait... adlı işletmede muhasebe bölümünde 10.04.2006 tarihinde göreve başlayan ... ... isimli çalışanın şirket yetkilisi ...'ın imzasını taklit ederek çeşitli bankalardan para çekme talimatı ve kredi kullanma evraklarını düzenleyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin bu işlemlerin yapıldığı dönemde bankalarda mevduatları ve hazır kredilerinin bulunduğunu, .... bu mevduatları ve hazır kredileri müvekkili şirket tarafından herhangi bir şekilde sözlü yada yazılı olarak yetkilendirilmediği halde düzenlemiş olduğu para çekme ve kredi kullanma evraklarını düzenleyerek müvekkili şirkete ait hesaplardan kendi uhdesine para aktardığını, dava dışı ....'in şirket adına şirkete ait hesaplardan para çekme ve hesaplarda işlem yapma yetkisi bulunmadığı halde davalı bankanın Marmaris Şubesinde işlemler gerçekleştirilirken müvekkili şirket yetkilisi teyit için haberdar edilmediği ve yetkiliden onay alınmadığını, bankadaki para çekme ve kredi kullanma evraklarındaki imzaları inceleyen şirket yetkilisi ...... imzaların kendisine ait olmadığını anladığını, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla müvekkilinin davalı bankanın kusuru nedeni ile uğramış olduğu zarar karşılığı olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin usulsüz kredi kullanım ve para çekme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davalı banka personeli, dava dışı davacı personeli .... bankaya her geldiğinde ve talimatla para çekmek istediğinde mutlaka şirket yetkilisi ....'a bizzat telefon edildiğini ve onayının alındığını, zaten aksi bir tutum müvekkili bankanın işleyişine aykırı olduğunu, her bir işlem yapılmadan önce davacı şirket yetkilisi aranarak işlem teyidi alındığını, kabul anlamında olmamak üzere davacı taraf 25 adet dekont ile usulsüz işlem yapıldığını iddia etmekte ise; alacak talebinin belli olduğunu, belirsiz alacak olarak davasını ikame etmekte hukuki yararının olmadığını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri belirlenebilir durumda ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davasının esastan ve usulden reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin .... isimli çalışanının davalı bankadan şirket bilgisi dışında para çekme işlemleri gerçekleştirdiğinden bahisle oluşan zararın tazminine yönelik açılan davada, dava dışı .... hakkında Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/57 E sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve mahkumiyetine karar verildiği, anılan dosyada ....'in davacı şirket yetkilisi ....'ın imzalarının bulunduğu talimat yazıları ile bankalardan para çekme işlemleri yaptığı, bu talimatlardaki bir takım imzaların ....'ın eli ürünü olmadığı tespit edildiği, dosyada alınan 19.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda Jandarma Kriminal Rapor verilerine göre bankaya yazılan talimat yazılarında imzası şirket yetkilisi.....'a ait olmayıp taklit olarak atılan imzalar yolu ile toplamda banka hesabından çekilen 119.170,00 TL'nin 9.665,00 TL'lik kısmı ile ilgili olarak çekilen paranın davacı şirkete ait ticari defterlere kayıt işlemi ve dekont örneklerine rastlanılamadığı kalan 109.505,00 TL'nin şirket defterlerinde kayıtlarda yer aldığının tespit edildiği, dava dışı .... tarafından ....'ın imzası taklit edilerek davalı bankadan toplamda 119.170,00 TL'lık para çektiği ancak bunun 9.665,00 TL'lık kısmının şirket hesabına geçmediği bakiye kısmın şirket defterlerinde kayıtlı olduğu ve dekont örneklerinin de bulunduğunun anlaşıldığı, davalı banka işlem yaparken basiretli bir tacir gibi ve hatta finans kurumu olarak diğer tacirden daha özenli davranarak imza kontrolünü yapmadan veya şirket yetkilisinden teyit almadan işlem yaptığından, oluşan zarardan sorumlu olduğu, diğer yandan davacı şirket de adam çalıştıranın sorumlulukları gereği yanında çalıştıracağı şahısları daha özenli seçmesi gerektiğinden oluşan zarardan davacı şirket de takdiren %20 oranında sorumlu olduğu, tüm dosya kapsamı ve belirtilen hususlar çerçevesinde davacı şirket adına dava dışı....'nin sahte imza ile para çekme işlemleri yaptığı ve bunun bir kısmını da şirket hesabına aktarmadığı sabit olduğundan davalı bankanın bunda kusuru olup oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının da % 20 oranında sorumlu olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek davalı banka nezdindeki hesaplardan usulsüz şekilde toplam 119.170 TL çekilmesine rağmen yerel mahkemenin yalnızca 9.665 TL yönünden, üstelik %20 kusur indirimi uygulanarak 7.732 TL tazminata hükmetmesinin dosya kapsamına, bilirkişi raporlarına, Bankacılık Kanunu hükümlerine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, şirket ön muhasebe personeli olan dava dışı .....’ün sahte imzalı talimatlarla kredi kullanımı ve para çekimlerini defter kayıtlarına usulsüz şekilde işleyerek gizlediğinin bilirkişi raporuyla saptandığını, banka görevlilerinin imza kontrolü yapmadığını ve şirketle teyit irtibatına geçmediğinin savcılık ve ceza yargılaması aşamasında.... tarafından beyan edildiğini, dava dışı ..... şube görevlisinin de kimlik ve imza teyidi almaksızın işlem yapıldığını doğruladığını, sahte imzalı talimatlarla çekilen paraların şirket kasasına konulduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bankanın özen, denetim ve iç kontrol yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zarardan doğrudan sorumlu bulunduğunu, Bankacılık Kanunu’nun 30, 75 ve 76. maddeleri ile HGK’nın 2017/2203 E., 2021/1089 K. sayılı ve Yargıtay 11. HD’nin bankanın imza kontrolü ve müşteri teyidi yükümlülüğünü ihlal ettiği durumlarda tam sorumluluğunu kabul eden kararlarının emsal olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen tüm usulsüz işlemler ve zarar miktarı karşısında yerel mahkeme kararının maddi vakıalara, hukuka ve delillere aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, kararın kaldırılması ve 119.170 TL zararın usulsüz kredi ve para çekim tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda davacı şirket yetkilisinin bizzat kendisinin bile dekontlarda yer alan imzaların kendisine ait olup olmadığını söyleyemediğini, davacı şirketin bile şirket yetkilisine ait olup olmadığı belirsiz olan imzalarla ilgili olarak davalı bankanın sorumlu tutulamayacağını, banka çalışanların imza aidiyetini bir bilirkişi gibi inceleyip ayırt etmesinin beklenemeyeceğini, davalı bankanın her işlem öncesinde davacı şirket yetkilisini telefon ile arayıp işlem teyidi almak suretiyle ödeme yaptığını, davacının kendi çalışanı tarafından dolandırıldığını ve davalının sorumlu tutulamayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından davacı şirket çalışanı tarafından, şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı dışında talimat yoluyla para çekilmesi sonucunda uğranıldığı iddia edilen zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2022 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 8.000,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki dava dosyasında davalı banka aleyhinde hükmedilen tazminat miktarı 7.732,00-TL Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalının istinaf başvurusunun reddi gerekir.
Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.
Dosya kapsamının incelenmesinde ceza dava dosyası ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre davacı şirket adına şirket çalışanı.... tarafından gerçekleştirilen ve üzerlerindeki imzalar davacı şirket yetkilisi .... tarafından atılmamış talimatlar yoluyla 119.170,00-TL para çekildiği ve bu paraların 109.505,00-TL'lik kısmının davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alındığı, 9.665,00-TL'lik kısmının ise kayıt altında olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen para çekme işlemlerinin önemli bir kısmının davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alınmış olduğu sabit olup, davacı tarafça para çekme işlemini gerçekleştiren ....'ün ön muhasebe işlemlerini de yerine getirmesi nedeniyle bu kayıtlara itibar edilemeyeceği ileri sürülmekte ise de davacı şirketin basiretli bir tacir olarak kendi ticari defterlerinde kayıt altına alınmış bir para giriş işleminin gerçek dışı olduğunu davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği, davacının para çekme işlemini gerçekleştiren işçisini aynı zamanda şirket kasasına giren paranın kayıt altına alınmasında da görevlendirmesinin şirket içi organizasyonda önemli bir zafiyet olduğu ve şirket çalışanı tarafından gerçekte kasaya girmeyen paranın gerçek dışı olarak şirket kayıtlarına işlenmesinin davalının sorumluluğu sonucu doğuramayacağı, yukarıda da açıklandığı üzere davacı şirketin basiretli bir tacir olarak işçisinin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin kontrolünü sağlamak üzere gerekli denetim mekanizmaları oluşturması gerektiği, bunun yanında davacının dava konusu işlemleri gerçekleştiren işçisi ....'ün davalı banka nezdinde çok sayıda yazılı talimat yoluyla para çekme işlemi gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, talimatlarda yer alan imzaların davacı şirket yetkilisinin imzası ile çıplak gözle ayırt edilemeyecek derecede benzer olması, 2008 ila 2009 yılları arasında yaklaşık bir yıllık süre içerinde yalnızca davalı banka şubesinden toplam 39 kez bu şekilde işlem yapılmış olmasına rağmen, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak hesaplarında usulsüzlük yapıldığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması da hep birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu para çekim işlemlerinde davalı banka çalışanlarının talimatlarda yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını çıplak gözle inceleyip bu tespitte bulunulmasının beklenemeyeceği, davacı şirketin kendi çalışanının eylemleri nedeniyle uğradığı iddia edilen zararın oluşumunda davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zarardan dolayı davalı bankanın sorumluluğuna hükmedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davacı şirket ile davalı banka arasında süregelen talimatla para çekilmesi işleminde imza sirkülerindekilerle aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer imzayı taşıyan dava konusu talimatları işleme koyması nedeniyle, davalı bankanın sorumlu tutulması ve hafif kusur dahi izafe edilmesi mümkün olmayıp, davacı şirket çalışanının ceza mahkemesi kararıyla sabit olan ağır kusuru, zararın oluşumunda davalı bankanın özen sorumluluğundaki illiyet bağını kesecek ağırlıktadır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2022 tarih 2020/5339 Esas 2022/2236 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı aleyhinde hükmedilen miktarın kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle ve istinaf başvurusunda bulunan davacı aleyhinde karar verilemeyeceği gözetilerek yerinde görülmeyen davacı istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda, davalının kabul edilen miktara ilişkin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden, HMK'nın 341 ve 352. maddeleri uyarınca istinaf edilen miktarın dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle istinaf dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim