Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1339

Karar No

2026/208

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1339
KARAR NO : 2026/208

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2023
NUMARASI : 2022/542 Esas - 2023/336 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2023 tarih 2022/542 Esas 2023/336 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, 11.03.2022 tarihinde, davalı şirketin ZMMS sigortacısı, dava dışı ....'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, müvekkili şirketin fabrikası içerisinde yükünü boşalttıktan sonra çıkış yapmak için manevra yaparken cam yüklü sehpalara çarptığını ve paket haldeki camları kırdığını, eksper raporunda 80.050,61 TL tutarında hasar tespit edildiğini, davalı şirkete başvurulduğunu, ancak ödeme talebinin reddedildiğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılan bir alan olduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 500,00 TL hasar bedelinin hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, ayrıca 1.416,00 TL ekspertiz raporu masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile dava değerini 72.045,55 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, hasar ihbarı neticesinde hasarın ZMMS genel şartları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat gereği teminat dışı olması nedeniyle hasar talebinin reddedildiğini, fabrika içinin karayolu sayılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasara uğrayan camların birim fiyatının hasar tarihi itibariyle KDV hariç 59 TL/m2, hasara uğrayan camların toplam ağırlığının 11,49822 ton, toplam hasar tutarının KDV dahil 80.050,61 TL olduğu, sovtaj bedelinin 6.783,95 TL olduğu, gerçek zararın KDV dahil 72.045,55 TL olduğu; davalı tarafça kazanın trafiğe kapalı fabrika sahası içerisinde meydana gelmesi nedeniyle teminat dışı olduğu savunulmuş ise de, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre karayolu trafiğine kapalı olmakla birlikte karayolu bağlantısı ile araçların giriş-çıkış yapabildikleri diğer trafiğe kapalı alanların da karayolu sayıldığı, poliçe teminatı dahilinde olduğu, sigortalı aracın fabrika sahasına yük boşaltmak üzere girdiği ve ayrılış yapacağı sırada kazanın gerçekleştiği, kazanın gerçekleştiği yerin karayolu bağlantısı bulunduğu, poliçe teminatı kapsamında kaldığı; kazanın sigortalı aracın manevrası sırasında meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün ileri ve geri manevra yaptığı sırada çevrede duran sabit cisimlere çarpmadan hareket etmek için gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği halde bu hususta yeterli dikkat ve özeni göstermemesinden dolayı aracın sabit duran cam plakalara çarptığı, cam plakaların yerleştirildiği yerin araç geçişini engelleyecek boyutta dar olmadığı, zira aracın yük indirmek üzere giriş yaptıktan sonra aynı yerden çıkış yaptığı sırada çarpmanın gerçekleştiği, bu nedenle kazanın sigortalı araç sürücüsünün asli ve %100 kusuru ile gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 72.045,55 TL hasar bedelinin 01.06.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu kazanın şantiye sahası içinde gerçekleştiğini, bu nedenle teminat dışı olduğunu, karayolunda yol kenarında aracın manevra yapmasını engelleyecek kadar cam sehpa olamayacağını, davacının müvekkili şirkete hasar ihbarı neticesi hasar değerlendirmesinde kazanın ZMMS genel şartları Trafik kanunu ve ilgili mevzuat gereği teminat dışı olması nedeniyle hasar talebinin reddedildiğini, eksper raporunda hasarın fabrika içerisinde, trafiğe kapalı alanda meydana geldiğinin, kaza karayolları içerisinde meydana gelmediğinden, hasarın teminat dışı olduğu yönünde görüş bildirildiğini, KTK'nın 3. maddesinde karayolunun trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlandığını, ancak, yasanın 2. maddesinde bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, patik yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığını, karayolu sayılan yerlerin sınırlı olarak sayıldığını, fabrika içinin karayolu tanımında olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu aracın davacıya ait fabrika sahasında bulunan cam yüklü sehpaya çarpması ve yüklü camların kırılması nedeniyle uğranılan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı vekili istinaf sebebi olarak kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürmüş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.09.2011 tarih 2011/17-499 E. 2011/557 K. sayılı kararında Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmediği, karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edileceği, özel izinle girilmenin, özel güvenliğin olmasının KTK'nun 2. maddesinin uygulanmasına engel olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2015 tarih 2014/2977 E. - 2015/8600 K. ve 03.04.2019 tarih 2016/8717 E – 2019/4077 K. sayılı kararlarında kaza mahallinin bir şekilde karayolu ile bağlantısı bulunması karayolu sayılması için yeterli bulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2023 tarih 2021/16597 E. 2023/1673 K. sayılı ilamında, benzer bir olaya ilişkin olarak, kazanın meydana geldiği yerin HES barajı inşaat sahası olduğu, kamuya kapalı alan olduğu, dolgu malzemesi taşınmak üzere şantiye sahası içinde geçici olarak ayrılan, iş makinelerinin kullandığı yol olduğu dikkate alındığında, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edildiği belirtilmiştir. (HGK'nın 28.09.2011 tarihli 2011/17-499 Esas 2011/557 Karar sayılı ilamı)
Bu durumda, ilk derece mahkemesince kazanın meydana geldiği yerin KTK hükümleri uyarınca karayolu sayılan yerlerden olduğuna dair gerekçesinin isabetli bulunmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 4.921,43 TL'den peşin alınan 1.246,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.674,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim