Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1299
2026/181
5 Şubat 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1299
KARAR NO : 2026/181
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.04.2023
NUMARASI : 2021/537 E. - 2023/352 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 05.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.02.2026
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.04.2023 tarih 2021/537 E. - 2023/352 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6012 E sayılı dosyasında takip konusu olan, davalı ...'ın alacaklı, davacı müvekkil ... ile dava dışı ....'ün borçlu olduğu,... Bankasının 102.500 TL bedelli, 25.02.2019 tarihli çek nedeniyle taraflar arasında imzalanan inançlı işlem sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, sunulan inançlı işlem sözleşmesinin İzmir 16.İcra Müdürlüğü'nün 2019/6012 E sayılı takip dosyasına ilişkin olduğunun belli olmadığını, belirtilen sözleşmede icra müdürlüğü dosya numarasının geçmediğini, sözleşmede belirtilen çek bedeli 100.000.00 TL iken, takip dosyasındaki çek tutarının 102.500.00 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı 26/01/2021 tarihli sözleşmesinde belirtilen çek bedelinin 100.000,00 TL, dava konusu takip dosyasının dayanağı olan çek bedelinin ise 102.500,00 TL olduğu, bedel farklılığına yönelik açıklama yapılmadığı, bu hali ile takip dosyasının dayanağı olan çek ile iddiaya konu çekin aynı olmadığı kanaatine varılmakla ispat yükü üzerinde olan davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, kararda taraflar arasında akdedilen inançlı işlem sözleşmesi içeriğinde belirtilen senet içeriğinin bedel yönünden icra takibinin dayanağı olan senetle örtüşmemesi sebebiyle farklı senetler olduğuna kanaat getirilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece gerekçeli kararda bu hususa ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı iddia edilse de gerek dosya kapsamında sunulan dilekçelerde gerekse de duruşmalarda taraflar arasında işbu senete ilişkin yapılan inançlı işlem sözleşmesinden başkaca bir hukuki ilişki veya mevcut icra takibinden başkaca bir icra takibi bulunmadığının açıklandığını, bu bağlamda açıkça ortada olduğu üzere ispat yükünün söz konusu senedin takip dayanağı senet olmadığı iddiasını ortaya atan davalıda olduğu, davalının bu iddia ile kendi lehine menfaat elde ettiği, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğü, takip dayanağı çek ile ilgili işlemler, gerçek alacaklı müvekkil ... olsa da namı müstear hükümleri gereğince davalı ... alacaklı olacak şekilde başlatıldığını, inanç sözleşmesi uyarınca, inanç gösterilen kişinin, inanç gösteren kişinin isteği doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğunu, davalının taraflar arasında imzalanan inançlı işlem sözleşmesine aykırı olarak hareket ettiğini, davalının alacaklısı olmadığı takip konusu çek bedelini, senedin gerçek alacaklısı olduğu davalının kendi imzasını içerir yazılı belge ile sabit olan müvekkilinden cebri icra yoluyla tahsil etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2019/6012 sayılı dosyasında devam eden icra takibinin müvekkil davacı açısından durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan inançlı işlem sözleşmesi nedeniyle İİK'nun 72. Maddesi gereğince takip konusu çek nedeniyle menfi tiespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Eldeki dava, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca taraflar arasında imzalanan 26.01.2021 tarihli inançlı işlem sözleşmesi gereğince takip konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, davacının imzaya itirazı bulunmadığı gibi, çekten kaynaklı borcun ödendiği yönünde herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davalının da bu yönde bir kabulünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TMK'nun 6. Maddesi gereğince kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerli olup, menfi tespit davasında da kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Ancak dava ve takip konusu çek kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerrettir. Bu durumda mahkemece, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında olup sebepten mücerret olduğu ve davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu bulunmadığını kesin delille ispat yükü altında bulunduğu gözetilerek, ispat yükü kendisinde bulunan davacının delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafından sunulan, alacaklı ve borçlunun imzalarının bulunduğu 26.01.2021 tarihli "inançlı işlem sözleşmesidir" başlıklı belgede belgede herhangi bir icra dosyası numarası belirtilmediği gibi, sözleşmede belirtilen çek bedeli ile takip konusu çek bedelinin de uyuşmadığı, takip konusu çekin düzenlenme tarihi, numarası ve bedeli belirtilmek suretiyle atıf yapılmadığı, bu haliyle takip konusu çek ile sözleşmede belirtilen çekin aynı çek olduğu hususunun davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.