Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1298
2026/187
5 Şubat 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1298
KARAR NO : 2026/187
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2023
NUMARASI : 2022/759 E. 2023/317 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 05.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.02.2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.05.2023 tarih 2022/759 E. 2023/317 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacıya ait .... plakalı araç, davalı şirket nezdinde 374685171/10 no.lu ve 31.12.2021 tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu İşbu poliçe ile, bahse konu aracın geçirebileceği çeşitli kazalar ve uğrayabileceği hasarlar teminat altına alındığını, bu kapsamda müvekkil nezdinde doğabilecek zararların davalı şirketçe giderilmesinin taahhüt edildiğini, davacıya ait araç, 10.04.2022 tarihinde ... ili, ... ilçesinde bulunan ... A.Ş. isimli şirkete ait eleme tesisi içerisinde devrilmek suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonrası aracın birçok parçasının hasar aldığını ve aracın kullanılamaz hale geldiğini, Bunun üzerine, kaza nedeniyle araçta oluşan hasardan doğan zararın giderilmesi için poliçe kapsamında davalı şirkete başvuruda bulunduğunu, Davalının ise müvekkil şirkete 01.07.2022 tarihinde göndermiş olduğu mail ile bu başvuruyu, müvekkilin, kaza nedeniyle kendilerine yaptığı başvuruda, hasarı yansıtmayan birtakım kantar fişleri gönderdiğini belirtmek suretiyle reddettiğini ve kaza nedeniyle müvekkil nezdinde oluşan zararı gidermediğini, Bunun üzerine Bornova 2.Noterliği'nin 06.07.2022 tarihli ve 15059 yevmiye no.lu ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, hasar ödemesinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3(üç) iş günü içerisinde yapılması gerektiğinin ihtar edildiğini, Ancak davalı şirketin, işbu ihtarnamenin kendilerine tebliği akabinde de kazaya uğrayan araçta oluşan hasar bedelini ödemediğini, davacının hasar bedelinin ödenmesi için davalı şirkete yaptığı başvuruyu gereken tüm belgelerle, eksiksiz bir biçimde yaptığını, HMK m.109 uyarınca kısmi alacak davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilahare artırılmak üzere şimdilik 50.000,00-TL hasar bedelinin, kazanın gerçekleştiği 10.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, Davaya konu kazaya karışan ...plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 374685171 poliçe sayılı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, Dava konusu kaza nedeniyle başvuruda bulunulması üzerine 3/3304094 numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde sigortalının hasar bedeline ilişkin talebinin, başvuru evraklarında tahrifat söz konusu olduğundan reddedildiğini, Davacının hasar bedeli talebiyle müvekkil şirkete başvurusu üzerine müvekkil şirket tarafından hasara ilişkin kapsamlı ve detaylı bir araştırma yapılması için eksper görevlendirildiğini ve bunun sonucunda meydana gelen olaya ilişkin hasar araştırma raporu tesis edildiğini, İşbu raporun sonuç ve kanaat kısmında araştırmacı tarafından yapılan tespitlerin "Olaya dair yapılan çalışmada, pek çok şüpheli ve uygunsuz unsurla karşılaşılmış olup, bu hususlar alta sıralanmıştır;- Müracaat esnasında ibraz edilen Narlıdere tesisinden alınan kantar fişindeki tarih 10.04.2022, saat 11.46 olup, o gün gece 02.50 sıralarında devrildiği iddia edilen aracın kazadan 8 - 9 saat sonra kantara girdiğine dair sahte bir fiş ibraz edildiği görülmüş, buradan hareketle de istedikleri bilgileri içeren kantar fişi oluşturdukları anlaşılmıştır.- İlk verilen kantar fişinin sahte olduğunun tespit edildiği uygun bir dille izah edilerek gerçek fiş talep edilmiş, gerçek olarak ibraz edilen fişin Urla (önceki Narlıdere) şantiyesinden 10.04.2022 tarihinde, saat 02.45'te alındığı görülmüştür. Her iki kantar fişinde de, aracın boş ağırlığının 15.000 kg olarak belirtildiği görülmüş, ilk verilen sahte fişte taşıdığı yük miktarının yasal sınırın 540 kg altında olduğu, sonradan verilen fişteki yükünde yasal sınırdan 140 kg altında olduğu görülmüştür. Firma yetkililerinden istenen bu araca dair harici taşımalarının kantar ölçümlerine ait örneklendirmeler tarafımıza ibraz edilmiş, 2 adet taşıma içeren bu kayıtlarda 14.950 kg dara ağırlığı olduğu, net 31.750 ve 32.300 kg yük taşındığı, yani 46.700 kg ve 47.250 kg ölçüm olduğu (sınır 42.000 kg) görülmüş, dolayısıyla bu aracın normal zamanda da fazla tonaj taşıdığı anlaşılmıştır.- Yanı sıra bu denli ciddi bir iş kapasitesine sahip iş yerinin aracının gece kaza yapması sonrası sürücüsüne "Hadi sen git, uyu dinlen, yarın gelirsin." denip evine gönderilmesi, sabah şahıs dinlenip gelince hastaneye gönderilmesi ve işlem yapılması, Kolluk Kuvvetine haber verilmesi de makul bulunmamış olup, tarafımızda olumsuz görüş oluşmuş, - Tüm bu unsurlarla ilgili bilgi vermek üzere şirket yetkilisine ulaşmak istesek de muhatap kişiler buna dair bilgileri paylaşmamışlar, görüşmemize engel olmuşlardır. Mevcut unsurların değerlendirilmesi sonrası tazmin hususu şirketiniz takdirine bırakılmıştır.'' şeklinde evrak tanzim edildiğini, müvekkil şirket poliçede yer alan ''hasar anında sigortalıdan istenen belgeler'' kısmında da belirtildiği üzere, araç yük taşımak üzere kullanıldığından hasar tespitinden önce olaya ilişkin yaptığı incelemeler sırasında sigortalıdan kantar fişininin talep edildiğini, Müvekkil şirkete ilk sunulan kantar fişinde tarih kısmının gerçeği yansıtmadığından müvekkil şirket tarafından sigortalının uygun bir dille uyarıldığını ve bunun üzerine sigortalının gerçek kantar fişini müvekkil şirkete sunduğunu, Bu iki kantar fişindeki farkın ise sahte kantar fişinde araçta taşınan yük miktarına yönelik değişiklik yapılmış olup, yasal taşıma sınırının çok daha altında bir miktar yük taşındığı gösterildiği. Gerçek kantar fişinde ise neredeyse yasal taşıma sınırı miktarında bir yük taşınmasının söz konusu olduğunu, Bu tespitin ardından müvekkil şirket tarafından araca dair diğer örnek taşımaların kantar örnek kayıtları talep edilmiş ve sigortalı tarafından sunulan bu kayıtlarda yasal sınırı aşan miktarda taşıma yapıldığının görüldüğü, Yapılan açıklamalar ışığında sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğu ve de sigortalının yapılan davranışın gayet farkında olduğu da müvekkil şirkete öncelikle sahte kantar fişi sunmaya yönelik yapılan tercihten açıkça anlaşılacağını. Basiretli bir tacir olarak sigorta ettirenin, sigortalı araca yasal sınırı aşan miktarda yük yüklendiği hususunu bilmediğini de ileri süremeyeceğini, bu sebeple işlemlerden haberdar olmadığını ve on günlük ihbar süresinin henüz başlamadığını da ileri süremeyeceğini. Şayet sigorta ettirenin bu durumu müvekkil şirkete bildirmiş olması halinde müvekkil şirketin sözleşmeyi feshetme yahut prim farkı isteme hakkı doğacağını. Sigortalının araca kasten yasal sınırdan fazla miktarda yük yüklenerek rizikonun ağırlaştırıldığını, aracın bu şekilde kullanıldığından rizikonun gerçekleşme ihtimalinin de arttığını, son olarak olay günü ise sigortalı araca yasal taşıma sınırına oldukça yakın tonajda yük yüklenerek rizikonun gerçekleştiğini, Bu durumda davacının hem rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırdığından, hem de rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğundan ve kastı ile meydana gelen değişiklik ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı bulunduğundan, davalı şirketin sözleşmeyi feshetme hakkının doğduğunu, Davacının sigortalı yük taşıyan aracı yasal taşıma sınırlarını aşan tonajda yük yükleyerek kullanması suretiyle rizikonun gerçekleşme ihtimalini kasten arttırdığı, rizikonun ağırlaştığını süresi içinde müvekkil şirkete bildirmediği, ayrıca bu yöndeki kullanım sonucunda rizikonun kasten gerçekleştirildiği ve kasıtlı kusurlarını gizlemek üzere sahte kantar fişi sunulduğu, müvekkil şirket tüm bu unsurlarla ilgili bilgi almak üzere şirket yetkilisine ulaşmak istese de muhatap kişilerin buna dair bilgileri paylaşmaktan imtina etmek suretiyle sigortalı tarafından bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğünün ihlal edildiği hususları dikkate alınarak, davalı şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının kabulüyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı beyanın kaza ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için Talimat mahkemesi yoluyla bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Nakliyat Sigorta Bilirkişi ....i tarafından sunulan 29/11/2022 tarihli rapor ile özetle; olayda çekicinin dorsesi ile birlikte devrilidği, çekicinin dengesinin kaybolmasına sebep olabilecek çok sayıda faktörün maden sahasında mevcut olduğu, dosya kapsamında dorsenin haddinden fazla yüklendiğini ispatlar herhangi bir döküman bulunmadığı, fişlerde davacı firma tarafından tahribat yapıldığına dair somut bir belge bulunmadığı tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin KDV hariç 158.193,25-TL'den sorumlu olduğu bildirilmiştir. Sunulan raporda gerek bilirkişiye verilen görevin sadece beyanın kaza ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor hazırlanmasının istenilmiş olması ve gerekse hasar miktarına ilişkin rapor içeriğinde denetime elverişli bilgi bulunmaması nedeniyle, raporun sadece hasar miktarı tespitine ilişkin kısmı hükme esas alınmamış, davacı vekilinin hasar miktarı tespitine itirazı nedeniyle dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile edilmiş olup, bilirkişi .... tarafından dosyaya sunulan 03/04/2023 tarihli rapor ile dava konusu aracın hasar bedelinin KDV Dahil 214.706,55-TL olduğu tespit edildiği bildirilmiştir. Sunulan rapor dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmış, davacı vekilince aracın yetkili serviste tamir edildiği ve fatura tutarının 271.415,00-TL olduğu iddia edilerek ....AŞ İzmir Şubesi tarafından hazırlanan fatura dosyaya sunulmuş ise de, kaza tarihinin 10/04/2022 olduğu, davacı vekilince sunulan fatura tarihinin 08/12/2022 olduğu ve dosyaya sunulan 03/04/2023 tarihli rapordaki hasar bedeli tespitinin kaza tarihine göre hesaplandığı göz önünde tutularak davacının hasarın 271.415,00-TL olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, dosyaya sunulan taraf beyanları, bilgi, belge ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde ve oluşan vicdani kanıya göre; davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat kapsamı dışında olduğunun ispatlanamadığı, davacının aracında oluşan ve tazmini gereken hasar miktarının 214.406,55-TL olduğu kanaatine varılmış olup, taleple bağlı kalınarak alacağa hükmedilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davaya konu aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olmasına karşın hasar giderim talebi ile yapılan başvurunun başvuru evraklarında tahrifat söz konusu olmakla ret edildiği, davalıya yapılan ihbar üzerine kantar fişleri talep edilmiş olup son gönderilen kantar fişinde yükün yasal sınırın 140 kg altında olduğunun görülmesi üzerine firmadan araca dair harici başka taşımalar sebebiyle kantar fişleri talep edilmesi üzerine gelen 2 adet fişlere göre yasal sınır üzerinde taşıma yapıldığı ve bu nedenle de teminat dışı hal gerekçesi ile zarar talebinin ret edildiği, zararın oluşumuna davacının sebebiyet verdiği, bilirkişi tarafından hasarın oluşuna dair kanaatlerin tamamen varsayıma dayalı olarak belirtildiği, sigortalı aracın daha önce yasal sınır üzerine yük taşıdığı, olay günü ise yasal sınıra oldukça yakın miktarda yük taşıdığının sabit olduğu ve dolayısı ile normal zamanlarda sınır üzerinde yük taşındığı, devrilme olayının zeminde inceleme yapılacak olması nedeniyle keşif neticesi anlaşılacağı, eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmeler içeren rapor karşısında hüküm kurulmasının yerinde olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı yan kaskolu aracın hasarı sebebiyle tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacıya ait ...plakalı aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sorumlu olduğu, 10.04.2022 tarihinde dava dışı şirkete ait eleme tesisi içerisinde devrilmek suretiyle geçirdiği kazadan kaynaklı zarar gidermesi talebi ile davalı yana yapılan başvuru neticesinde kantar fişlerinin gerçeği yansıtmadığı belirterek yeniden istenen kantar fişleri üzerine yapılan inceleme neticesinde olay sırasında istiap haddine yakın bir taşıma yapıldığının anlaşılması üzerine başka taşımalara dair bilgi ve belge istenmesi üzerine sunulan bir takım belgelere göre başka günlerde yapılan taşımaların istiap haddi üzerinde taşımalar yapıldığı anlaşılmakla istiap haddi klozunun somut olayda talep eden aleyhine gerçekleştiği değerlendirilerek teminat dışı hal sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece makine bilirkişisinden alınan 03.04.2023 tarihli rapora göre aracın bu kazadan kaynaklı hasarın 214.706,55 TL olduğu, yine tevdi üzerine sigorta bilirkişisinden alınan 29.11.2022 tarihli raporda ise dava konusu kazaya ilişkin şüpheli bir surum olmadığı, beyan ile kazanın uyumlu olduğu, davalı tarafça başvurunun reddine dayanak fişlerde davacı tarafından tahribat yapıldığına dair somut bir durumun olmadığı, kantar fişinin dava dışı asıl işveren tarafından düzenlendiği, olayın meydana gelmesinde istiap haddinin aşılmasının düşündürecek bir durumun varlığının bulunmadığı yönündeki kanaatler kapsamında taleple bağlılık ilkesi gereği davanın 50.000,00 TL lik miktar üzerinden kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Somut olay yönünden ise ayrıca Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.8. maddesinde aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar teminat dışı haller içinde sayılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, istiap haddinin aşılması halinin, rizikonun teminat dışı kalmasına yol açması için kazada münhasıran etkili olması, kazanın oluşumunda başka etken bulunmaması ve istiap haddi aşılmamış olsaydı kazanın meydana gelmeyecek olması gerektiği kabul edilmektedir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince davacı aracındaki hasarın ve davalı sorumluluğunu bulunup bulunmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmasının yerinde olmasına, her ne kadar davalı yanca gerek davacı başvurusu reddedilmiş gerekse teminat dışı hal yönünden hüküm istinaf edilmiş ise de dava konusu olay sırasındaki taşımanın istiap haddi altında bir taşıma olmasına, davalının bir başka red gerekçelerinde olan istiap haddi üzerindeki taşımaların dava konusu tazminatı ile ilgisi olmayan başka taşımalar olmasına, her ne kadar davalı tarafça kantar fişlerinin tahribata uğradığı yönünde istinaf itirazında bulunulduğu görülmekle birlikte söz konusu fişlerin dava dışı şirket tarafından düzenlendiğinden taraflar arası ilişkinin niteliği bakımından davacı yan yönünden ileri sürülmesinin doğru olmamasına, az yukarıda belirtildiği gibi zararın teminat dışında olduğunun ispatının davalı yanda olmasına karşılık somut olayda teminat dışı halin iddiadan öteye geçemeyen bir biçimde ispat edilememiş olmasına, mahkemece yaptırılan inceleme ve neticede davacı aracının hasarına yönelik alınan raporların hükme denetlemeye elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı yanın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.415,50-TL'den peşin alınan 854,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.