Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1288
2026/193
5 Şubat 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1288
KARAR NO : 2026/193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2023
NUMARASI : 2018/1095 E. 2023/395 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 05.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.02.2026
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2023 tarih 2018/1095 E. 2023/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacının 29.08.1994 tarihli ortaklık belgesiyle davalı kooperatife üye olduğunu, kooperatife 70.000 Alman Markı ödeme yaptığını, dairelerin Haziran ve Ağustos 1998 tarihinde biteceği taahhüt edildiğini, İzmir 26. Noterliği’nin 03.07.1998 tarihli 25077 yev nolu zaptına göre kendisine ... Blok.... Kat .. nolu dairenin düştüğünü, ancak üyelikten çıkma tarihine kadar dairenin teslim edilmediği gibi tamamlanmadığını, yöneticiler hakkında İzmir 2. ACM 2012/131 E sayılı dosyasına sunulan raporlarla da haksız fiilin açıklığa kavuştuğunu, kendisinin 07.10.2011 tarihinde çıkma ihbarında bulunduğunu, çıkmasının kooperatif yönetim kurulunun 24.10.2011 tarihli 12 sayılı kararı ile kabul edildiğini, bunun Karşıyaka 5. Noterliği’nin 25.10.2011 tarihli 31270 yev nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, kendisine konut tahsis edilemediği için ödemelerinin iade edilmesi gerektiğini, kendisinin ödemesinin 70.000-Alman Markı olduğunun İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 1999/1076 E., 2001/994 K sayılı kararı ile de tespit edildiğini, bu sebeplerle yaptığı takibe itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili, kooperatifin kayyım nezdinde genel kurul yaparak yönetim kurulunu seçtiğini, kooperatif bakımından genel kurul öncesi yetkisiz kişilerce yapılan işlemlerle birçok kişinin mağdur edilerek davalara sebebiyet verildiğini, daha önce paralel taleplerle açılan davaların reddedildiğini, buna dair İzmir 5 ATM 2014/624 E sayılı dosyasını emsal gösterdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07/10/2011 tarihinde davalı kooperatiften istifa ettiği, istifa nedeniyle 2011 yılı kooperatif bilançosuna göre davacının ayrılma payının belirlenmesi gerektiği, sunulan bilirkişi raporlarında 2011 yılı bilançosunun görüşüldüğü 25/05/2012 tarihli Genel Kurul' da kooperatifin borca batık olduğu ve ayrılma payı alacağının bulunmadığı belirtilmiş ise de; borca batıklığa sebep olan taşınmaza ilişkin belgeler celp edilerek alınan bilirkişi 2. ek raporunda borca batıklığın fiktif olabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca davalının da ödeme emrine karşı kısmi itirazda bulunduğu görüldüğünden 2011 yılı bilançosuna göre davalının borca batık olmadığı, davacının İzmir 3. ATM'nin 1999/1076 E - 2001/944 K sayılı dosyasına sunulan kooperatifin muhasebe çıktısına göre 1997 yılı Ağustos ayına kadar senetliler dahil ödemelerin gerçekleştirdiği, bu ödemelerin 38.164,62 Alman Markı olduğu, bu tarihten sonra da davacının kooperatife Alman Markı olarak toplam 31.836-Alman Markı bedelli dört adet senet verdiği, bu senetlerin de ödenmesi sonucu toplam ödemenin 70.000,62-Alman Markı olduğu, alacak hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğundan (Yargıtay 23. HD'nin 13.12.2020 tarih ve 2018/1051 E - 2020/4023 K sayılı ilamı) davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hükme esas alınan dayanak raporda davacı tarafından sunulan makbuz ve senetler kapsamında kooperatif defter ve kayıtları incelemeksizin davacının takip tarihi itibariyle 59.446,77-TL ödeme yaptığına dair mütalanın isabetsiz olduğunu, raporda, bu ödemelerin kooperatif kayıtlarında bulunup bulunmadığının irdelenmediğini davacının iddiaları doğru kabul edilmesinin hatalı olduğunu, senetlerin borçlu elinde bulunmasının ödendiğine karine teşkil ettiğine dair hukuki yorumun hatalı olduğunu, tarafları ve konusu aynı olmayan, işbu dava ile hiçbir ilgisi bulunmayan, gecikme tazminatı talebi nedeniyle ikame edilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/1076E. ve 2001/944K. sayılı ilamında belirtilen 70.000 - DM ödemenin de hesaplamaya dahil edilerek bu ödemelerin davalıya yapıldığının kabul edilmesinin isabetsiz olduğunu, zira söz konusu davanın davalı... Şti. aleyhine ikame edildiği ve inşaatın gecikmesinden kaynaklı olarak gecikme tazminatı talebine ilişkin olduğunu, Kooperatifler Kanunu madde 17. gereğince yedek akçeler hariç olmak üzere ayrılma akçesinin ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı, buna göre davacının ayrılma akçesinin hesaplanması için 2011 yılına ait bilançocunun dikkate alınması gerektiğini, daha önce tanzim edilen 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davalının 2011 yılı bilançosunda -108.582,15 TL olarak gözüktüğü dolayısıyla davacının ayrılma akçesi bulunmadığının tespit edildiği ancak dayanak heyet raporunda ise buna aykırı olarak ayrılmanın kesinleştiği 25/05/2012 tarihli Genel Kurul tarihi itibariyle ayrılma akçesinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, oluşan bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının davalı kooperatiften istifa ettiği tarihin 2011 yılı olduğu dikkate alınarak 2011 yılı bilançosu gereğince davacı yana herhangi bir ayrılma akçesi ödemesi yapılamayacağının dikkate alındığında da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi durumda dahi; kök raporda hesaplanan ödemelerin dikkate alınması ve davacı yanın alacağının muaccel olduğu tarih itibariyle hesaplana alacağı olan 25/05/202 tarihi itibariyle 40.851,89-TL olarak dikkate alınması, fazlaya dair kısmın dikkate alınmaması, yine kooperatif giderlerinin ve davacının aidat borcunun bu miktardan mahsup edilmediği, davalı müvekkilin defterlerinin incelenmediği, davacı yan tarafından İzmir 17. İcra Müdürlüğü 2016/13170 E sayılı dosyasında 118.466,38-TL üzerinden icra takibine girişildiği, ancak ödeme emrinde talep edilen bedelin döviz cinsinden miktarının açıkça anlaşılamadığı, raporda davacının 70.000 Alman Markı, 500 ABD Doları ve 2.400,00-TL üzerinden hesaplama yapılarak 85.672,89-TL ayrılma payının bulunduğu yönündeki hesaplamanın isabetsiz olduğunu, 70.000 Alman Markı'nın müvekkiline ödendiğinin ispatlanmadığı, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden görülen davada müvekkilinin davalı olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin taraf olmadığı bir dosyadaki hükümde geçen ibarenin işbu davada kesin delil sayılamayacağını, bu şekilde davanın reddi, olmadığı taktirde davacının müvekkiline yaptığı ödemelerin takip tarihi itibariyle hesaplanan 59.446,77 TL üzerinden hüküm tesis edilmesi, alacağın yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı kooperatif üyesi olan davacının üyelikten istifası nedeniyle ayrılma payının davalı kooperatiften tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı adına düzenlenen 29.08.1994 tarihli ortaklık belgesi uyarınca davacının davalı kooperatif ortağı olduğu, İzmir 26. Noterliği’nin 03.07.1998 tarihli 25077 yev nolu belgesine göre davacıya ... Blok ... Kat .. nolu dairenin düştüğü, ancak söz konusu dairenin tamamlanıp teslim edilmediği gerekçesiyle davacı tarafından kooperatife yazılan 07.10.2011 tarihli dilekçe ile istifasını bildirerek ödediği 70.000 Alman Markı ödemesinin iadesini istediği, buna karşın kooperatif tarafından da Karşıyaka 5. Noterliği’nin 25.10.2011 tarihli 31270 yev nolu ihtarnamesiyle davacının mevzuat gereği hak ettiği ödemenin kendisine yapılacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 07.10.2011 tarihli dilekçe ile istifasını kooperatife bildirdiği Koop K. 17 maddesine göre kooperatiften çıkan ortağın haklarının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı, buna göre 2011 yılında istifa eden davacının ayrılma payının 2012 yılı bilançosuna göre hesaplanması gerekmesine karşın, davalı kooperatif defter ve kayıtlarının sunulamaması nedeniyle koperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması nedeniyle kooperatif kayıtlarına göre ayrılma payının hesaplanamadığı, aldırılan asıl ve ek bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, kura ile davacıya isabet eden konutun davacıya teslim edilmemesi üzerine davacı tarafça sunulan 07.10.2011 tarihli üyelikten istifa dilekçesinde kooperatife ödenen 70.000 Alman Markı ödemesinin iadesini istediği, bu dilekçeye karşın davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen Karşıyaka 5. Noterliği’nin 25.10.2011 tarihli 31270 yev nolu ihtarnamesiyle davacının mevzuat gereği hak ettiği ödemenin kendisine yapılacağının belirtildiği, yine davalı kooperatifin 30.06.1998 tarihli genel kurulunda 10 maddede ... Bloktaki iki daire ile ... Bloktaki iki dairenin 70.000-DM ödemelerini tamamlayanlara verilmesine karar verildiği, İzmir 3 ATM 1999/1076 E, 2001/944 K sayılı dosyasında davacı tarafından davalı kooperatifin müteahhit şirketi olan ... Şti. aleyhine geç teslim nedeniyle açılan davada, inşaatın tamamlanmadığı, davacının 70.000-DM'nin tamamını ödediği, buna karşın taşınmazın bitirilerek daire teslim edilmediğinden 13 aylık gecikme dolayısıyla 6.500-Alman Markı'nın davalı şirketten tahsiline karar verildiği, davalı kooperatif her ne kadar bu davada taraf değil ise de, davalı kooperatifin müteahhit şirketi hakkında kesinleşen söz konusu kararın davacı lehine güçlü delil olduğu, ayrıca ödemeye ilişkin senetlerin davacının elinde olmasının söz konusu bedelin davacı tarafından ödendiğine karine teşkil ettiği ve davalı kooperatifçe icra takibine kısmen itiraz edildiği gibi hususlar dikkate alındığında davacının ödeme iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 7.383,81-TL'den peşin alınan 1.845,94-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.537,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.