mahkeme 2023/125 E. 2025/1181 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/125
2025/1181
12 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/125
KARAR NO : 2025/1181
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.03.2022
NUMARASI : 2020/298 Esas 2022/215 Karar
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 12.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.09.2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.03.2022 tarih 2020/298 Esas 2022/215 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin dondurularak kurutulmuş meyveler iş kolunda faaliyet konusu üretim şeklini Türkiye'de ilk kez gündeme getiren ve hayata geçiren kişi olduğunu, davalı ... A.Ş nin yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun öneri ve işbirliği teklifi ile sahip olduğu bilgi beceri deneyim ve know-howunu davalı şirketlere aktarılarak çalışmalarını ... bünyesinde sürdürme hususunun konuşulduğunu, kuruluş aşamasında olan .... A.Ş nin yüzde 10 payının da müvekkiline ait olması konusunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin davalı ...şirketinin sermayesinin davalı ... tarafından karşılandığını ve 08.01.2016 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin 3 yıl için yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, daha sonra yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini ve şirket Genel müdürü olduğunu, Torbalı şubesine şube müdürü olarak atandığını, müvekkilinin şirketten %10 payı kendisine devredilmesini istediğini ancak devredilmediğini, bunun üzerine paylara kaşılık kendisine verilecek sermaye ile ...şirketinin Almanya şubesini kendi adına açmak için faaliyette bulunduğunu, ancak iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, bunun üzerine İzmir 10.İş Mahkemesinde işe iade davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu, müvekkilinin davalı ...A.Ş nin kuruluşundan itibaren bu şirkete aktardığı ticari tecrübesi, faaliyet konusu üretim koluna ilişkin bilgi, görgü, ve deneyimlerinin know-how olduğunu, bu şirkete aktarılan know-how'un nakdi değerlendirmesinin yapılarak buna karşılık kendisine verilmesi gereken şirket paylarının %10 undan az olmamak kaydı ile müvekkiline aidiyetinin tespiti ile müvekkili adına tescilini ya da iş bu nakdi değerin bedelinin tazminini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, davacı ile aralarında pay devrine ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmadığını, müvekkili ...şirketinin tamamının müvekkili ... tarafından karşılandığını, .....'ın tek pay sahibinini de ... olduğunu, müvekkili ...'ta müvekkili ... ile diğer dava dışı oğullarının da pay sahibi olmadığını, bu şirkette oğulların bile payı oylamzken davacıya pay verileceğinin düşünülmesinin akla mantığa ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kaldı ki davacının sahip olduğunu iddia ettiği bilgi, tecrübe ve know-hovunu müvekkili şirkete transfer ettiğine dair ve buna karşılık kendisine ....ın %10 payının verileceğine dair yazalı bir sözleşme bulunmadığını, aksi düşünülse bile know-how'un varlığının kabul edilebilmesi için iddia edilen kişide o kişiye özgülenmiş ve başkalarında olmayan özel ve teknolojik bilgilerin olması ve bilgi ve tecrübelerin işin niteliği gereği sır niteliğinde olması gerektiğini, oysaki müvekkili şirketin iştigal konusu olan dondurarak kurutmanın herkes tarafından bilinen ve uygulanan bir yöntem olduğunu, davacının know-how'a sahip olduğunu gösteren delil de sunmadığını, davacının müvekkili şirkette çalışırken aralarında yapılan bilgi koruma ve rekabet sözleşmesine de aykırı davrandığını, müvekkili şirketin güvenini kötüye kullanarak zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacı hakkında İzmir 7.ATM nin 2019/716 Esas sayılı dosya ile rekabet yasağına dayalı ceza şart talebinde bulunduklarını, davacının müvekkili şirkette çalışırken çalıştığı dönemde başarılı olamadığını, hatalı ve öngörüsüz yönetimi nedeni ile .....'ın beklenen büyümeyi ve gelişmeyi sağlayamadığını, aksine zarar ettiğini, zararın müvekkili ... A.Ş tarafından sermeye konularak kapatılmaya çalışıldığını, ve .....'ın bu şekilde faaliyete devam edebildiğini, bu nedenlerle davacının iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yaptırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yapılan değerlendirmesi ile, tanık beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda davacının Know-how sahibi olmadığı, konu hakkında yalnızca bilgi sahibi olduğu, ilmi bir bilgisinin de bulunmadığı, bilinmekte olan bir yöntemle ilgili olarak yeni bir teknik inovasyon sunmadığı, davalı ...şirketinin üretimine de bir katkısının olmadığını da belirtilerek ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının davalı ...şirketinin kuruluşundan itibaren faal bir şekilde çalışmakta birlikte kuruluşa öncülük ettiği,.....şirketler grubunun davacının girişimi ile ve öncülüğü ile yepyeni bir sektöre yatırım fırsatı yakaladığı ve bunun davacının bilgisi, becerisi ve çabalarıyla davalı ...şirketini kurarak gerçekleştirdiği, bilirkişiler tarafından bu hususun aksinin değerlenmenin yerinde olmadığı gibi, rapor esas alınarak verilen kararın da yerinde olmadığı, rapora itirazlar tekrar edilmekle birlikte, dar ve geniş anlamda Know-how tanımı yapılarak davacının herkesçe kolay elde edilmesi mümkün olmayan bilgisinin ve ilgisinin katılımıyla belirli bir zaman işgücü ve para harcamasıyla elde edilecek emeklerinin katılımıyla davalı şirketin bu sektöre girdiği, fikri mülkiyet hakkı temelinde olan Know-how yönünden mahkemece hükme esas alınan raporda fikri mülkiyet alanında uzman bilirkişi olmadığından bu yönden yapılan itirazların karşılanmasının eksik kaldığı istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davacının davalı .....şirketinin kuruluşu ile faaliyete geçmesi bakımından know-how hakkından kaynaklı nakdi değerlendirmeye yönelik isteminin yerinde olup olmadığı, bu nakdi değerlemeye karşılık şirket payının %10'undan az olmamak üzere kısmının kendisine aidiyetinin tespitinin yerinde olup olmadığı yahut nakdi değer karşılığı tazminatının verilmesine yönelik isteminin yerinde olup olmadığına dair tespit veya bedel tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Know-how terimi özellikle hukuk, ticaret ve teknoloji alanında kullanılan bir kavram olmakla birlikte, türkçeye genelde teknik bilgi, tecrübe bilgisi ya da uzmanlık bilgisi şeklinde çevirisi yapılmaktadır. Know-how belirli bir işin üretim sürecini ya da faaliyetin yürütülmesinde pratik bilgi, deneyim ve sırların bütün anlamına gelmekle birlikte patent gibi bir tescili olmasa da, işletmeye rekabet üstünlüğü kazandırılan bilgi ve becerilerden oluşur. Gizlilik, ekonomik değer, devredilebilirlik şeklinde bir takım özellikleri olmakla birlikte, know-how suretiyle yapılan katkının gizli teknik bilginin karşı tarafa öğretilmesi, kullandırılması veya danışmanlık vermesinin kastedildiği anlaşılmalıdır.
Know-how niteliği gereği patentlendirilmemiş bilgiyi içerdiğinden değerlendirme ve inceleme de bu kapsamda yapılacağından bu yönde bir hakkın ileri sürülmesi halinde varlığı ya da yokluğu yönünde delil elde edilebilmesi için talep dayanağının somutlaştırılması gerekmektedir. Türk Hukukunda know-how adında bir bir yasal düzenleme olmamakla birlikte bu tür bilgiler ticrai sır kapsamında değerlendirildiğinden esasen haksız rekabet hükümleri ile korunmaktadır. Açıklanan bu hususlar kapsamında her ne kadar davacı yanca Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen bilirkişiler arasında fikri mülkiyet hukuk uzmanı olmadığından raporun bu halinin eksikliğine neden olduğu gibi bu kapsamda yapılan itirazların da karşılanmadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamına kazandırılan raporun ayrıntılı, gerekçeli ve yeterli olduğu gibi denetime de elverişli olduğu, kazandırılan deliler kapsamında rapor tanzimi yönünden heyet içerisinde fikri mülkiyet hukuk uzmanı bir bilirkişinin bulunmasının gerekli olmadığı değerlendirilerek bu yönden ileri sürülen eksik inceleme ve değerlendirme yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 12.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.