mahkeme 2023/1252 E. 2024/273 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1252
2024/273
9 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1252
KARAR NO : 2024/273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.05.2023
NUMARASI : 2022/227 E. - 2023/344 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 09.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09.02.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2023 tarih 2022/227 E. - 2023/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 03.10.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ve dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın, dava dışı ...'ın alkollü bir şekilde sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek davacı ...'in eşi ve davacı ...'in babası olan ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarptığını, müvekkillerinin murisi ...'in kazada vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, olaydan sonra hasar dosyası açılarak müvekkillerine toplam 144.223,75 TL ödeme yapıldığını, ancak zararın tamamen karşılanmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere her bir davacı için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, alınan bilirkişi raporu uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'in kusursuz olduğu, her ne kadar davacılar vekilince müteveffa ...'in kardeşi üzerine kayıtlı kahve işlettiğini ve bu yöndeki tanıkların dinlenmesini ve kayıtta ismi gözüken şahsın vergi kayıtlarının celbini talep etmiş ise de müteveffanın yaptığı işin ve gelir miktarının resmi kayıtlarla ispatlanması gerektiği, bu yöndeki talebin yerinde görülmediği, müteveffanın SGK kaydı nedeniyle emekli olduğunun kabul edildiği, müteveffanın kaza tarihi itibariyle yaşı, davacıların yaşları ve durumları da dikkate alındığında davacı eş ...'in hakettiği destekten yoksun kalma tazminatının 130.675,92 TL, davacı çocuk ...'in hakettiği destekten yoksun kalma tazminatının 8,686,19 TL ve her iki davacının toplam destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 139.362,11 TL olduğu, buna karşılık davalı sigorta şirketinin davacılara dava açılmadan önce 15.01.2018 tarihinde toplam 144.223,75 TL ödeme yaptığı ve dolayısıyla davalı tarafın davacıların müteveffa ...'in desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle uğradıkları maddi zararı karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizin 11.04.2022 tarihli 2019/1579 E. 2022/595 K. Sayılı ilamı ile, desteğin kaza tarihi itibariyle emekli maaşı dışında düzenli bir gelirinin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve %1,8 teknik faiz ve dönem başı ödemeli dönemsel hayat ünitesi formulü uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılarak yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde bilirkişi raporu alınıp, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak kararın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, kaldırma kararı uyarınca müteveffanın emekli maaşı dışında düzeli ve sürekli bir gelirinin bulunup bulunmadığı hususlarında araştırma yapıldığı, desteğin kahvehane işlettiği veya kardeşinin yanında kahvehanede çalıştığının belirlenemediği, desteğin başka bir işte çalıştığı tespit edilemediğinden, tazminat hesaplamasının asgari ücret üzerinden hesaplanması için yeni bir bilirkişiden alınan raporda ve ek raporda, davalı sigorta şirketi tarafından 15.01.2018 tarihinde, davacı eş ... için 130.675,24 TL ve davacı çocuk ... için 13.548,51 TL olmak üzere toplam 144.223,75 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme dikkate alındığında ödenebilir bakiye teminat limitinden 185.776,25 TL kaldığı, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve kazancın % 10 artırım ve % 10 iskonto hesabı ile, ödeme tarihi 15.01.2018 tarihi itibariyle davacıların destek zararlarının, davacı eş ... için toplam 191.626,32 TL, davacı çocuk ... için toplam 8.591,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat tutarının ise toplam 144.223,75 TL olduğu, ( 200.217,32 – 144.223,75 = ) 55.993,57 TL fark bulunduğu, rapor tarihi itibariyle eş ... için (132.141,84 + 820.906,20 ) = 953.048,04 TL, davacı çocuk ... için (9.660,80 + 0,00) = 9.660,80 TL olmakla toplam 962.708,84 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubuyla davacı eş ...'e yapılan 130.675,24 TL ödemenin güncel değerinin 191.667,90 TL, davacı çocuk ...'a yapılan 13.548,51 ödemenin güncel değerinin 19.872,27 TL olduğu, davacıların bakiye destek zararlarının, eş ... için (953.048,04 – 191.667,90) = 761.380,14 TL olduğu, çocuk ... için bakiye zararın bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat miktarının 330.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından davacılara 144.223,75 TL ödendiği, bakiye teminat miktarının 185.776,25 TL olduğu, davaclar vekilinin davayı bu tutar üzerinden ıslah ettiği gerekçesiyle davacı ...'in davalı sigorta şirketi yönünden açtığı davanın reddine, davacı ...'in davalı sigorta şirketi yönünden açtığı davanın kabulü ile, 185.776,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hükme esas alınan 25.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca davacıların dikkate alındığını, müteveffanın desteğinden yoksun kalan anne ve babasının hesaplamada dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından tazminat ödemesinin yapıldığı tarih itibariyle davacıların müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını, aksi kanaat oluşması halinde yapılan hesaplamaya anne ve babanın payının da dahil edilmesi gerektiğini, anne ve babanın payı ayrıldıktan sonra kalan tutarın 103.644,87 TL olduğunu, davacıların talebinin bu tutarı aşamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacı ...'in davasının reddine, davacı ...'in davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. (Yargıtay 17. HD 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K.; 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E. - 2021/6493 K. sayılı ilamları)
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında kabul görmüş pay esasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulama gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Müteveffanın ölüm tarihinde anne ve babası sağ olmasına rağmen dosya kapsamında yer alan aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken; desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığı, desteğin tüm gelirini eşi ve çocuğu ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Bu durumda; destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve sağ olan anne ve babanın payı ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, daha sonra yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.05.2023 tarih ve 2022/15522 E. - 2023/5868 K. sayılı ilamı)
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarına göre kaza tarihinde desteğin anne ve babasının sağ olduğu, babasının kaza tarihinden sonra 29.07.2022 tarihinde vefat ettiği, annesinin ise halen sağ olduğu gözetilerek mahkemece; desteğin annesine ve babasına da (babasına ölüm tarihine kadar) pay ayrılmak suretiyle tüm hak sahiplerinin paylarının belirlenmesinden ve dava öncesi davacı eş ile çocuğa ödenen tutarlar güncelleştirilerek mahsubu sonrasında tazminatlarının hesaplanması ve kalan teminat limitinin davacı eş ve çocuğun tazminat alacakları yönünden garameten paylaştırılması konularında ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2023 tarih 2022/227 Esas 2023/344 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.