Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1248

Karar No

2026/213

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1248
KARAR NO : 2026/213

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.03.2023 - 30.05.2023(Ek Karar)
NUMARASI : 2021/213 E. 2023/206 K.
DAVANIN KONUSU : İpotek (Tescil İstemli)
KARAR TARİHİ : 06.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 06.02.2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.03.2023 ve 29.05.2023(ara karar) tarih 2021/213 E. 2023/206 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ..... Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sigorta acentelik sözleşmesinde, .... Şti.'nin ortaklarından birisi olması sebebiyle diğer ortak dava dışı .... ile birlikte müteselsil kefil olarak yer aldığını, diğer davalı ...'in dava dışı .....Şti.'nin acentelik faaliyeti sebebiyle ödenecek sigorta primi ve sair doğmuş doğacak borçlarının teminatı olarak taşınmazı üzerinde 65.000,00 TL miktarlı %60 faizli 18.04.2008 tarihli ipotek veren malik olduğunu, müvekkilinin dava dışı .... Ltd. Şti.'deki hissesini diğer ortağa satarak şirketten ayrıldığını, hissesini satan müvekkilinin kefaletin de sona erdiğini sandığını, dava dışı ..... Şti.'nin sigorta primlerini ödemediği iddiasıyla davalı ... A.Ş.'nin şikayeti üzerine müvekkili hakkında ceza davası açıldığını ve İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/188 E sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, borcun ödeneceği beyan edildiğinden müvekkilinin davayı takip etmediğini, ancak İstanbul 18. İcra Müd.nün 2012/1061 E. (yeni esas no: 2019/3656 E.) dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, cebri icra sonucu müvekkilinin borcu ödemek zorunda kaldığını, ödeme sebebiyle davalı ... A.Ş.'ye 26.01.2021 tarihli ihtarname keşide edilerek TBK'nın 596. md. gereği ipoteğin temlikinin istendiğini, ancak ihtarnameye cevap verilmediğini, borçtan sorumlu diğer ortak .... hakkında İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/5637 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak takibin semeresiz kaldığını iddia ederek, davalı ... adına kayıtlı bağımsız bölüm üzerindeki 65.000,00 TL miktarlı %60 faizli 18.04.2008 tarihli davalı ... A.Ş. lehine olan ipoteğin davalı sigorta şirketine davacı tarafından yapılan ödeme sebebiyle, TBK 596 md gereğince davacıya devir ve temlikine, ipoteğin alacaklı hanesinin terkini ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkiline kefil olmadığını, davacının haksız ve sebepsiz zenginleşme amacında olduğunu, müvekkilinin oğlu .... ile davacının ...... Şti.'ni kurduklarını, davalı ... A.Ş. ile yapılan acentelik sözleşmesinin teminatı olarak, müvekkilinin kendi bürosunu davalı ... A.Ş. lehine ipotek ettirdiğini, olayda asıl kefilin müvekkili olduğunu, borçlunun da davacı olduğunu,... Şti'nin acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davalı ... A.Ş.'nin alacağını tahsil ettiğini, müvekkili aleyhine İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1061 E. (yeni dosya no: 2019/3656 E.) sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı icra dosyasını kapattığını, müvekkilinin şirket lehine vermiş olduğu ipotek nedeniyle hiç bir hukuki sorumluluğunun kalmadığını, davacının hissesini satmadığını, devir ve temlik etmediğini, ... A.Ş. tarafından talep edilen alacağın davacının ortaklığının devam ettiği döneme ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, dava dışı .....Ltd. Şti ile müvekkili şirket arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 27. maddesinde davacı ile dava dışı ....'in ....'nın müvekkili şirkete karşı bütün borçlarından acente ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davacının aynı zamanda ....'nın ortağı olduğunu, acentelik sözleşmesinin 21.02.2020 tarihinde feshedildiğini, İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/188 E. sayılı dosyasında davacı, dava dışı .... ve dava dışı ...'e karşı dava açıldığını, bu dosyada müvekkili şirketin alacaklı olduğunun kabul edildiğini, ilamdaki alacakların tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1061 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının farklı tarihlerde icra dosyasına ödemeler yaptığını, davacının müvekkili şirkete acentelik sözleşmesi uyarınca garantör sıfatıyla ödeme yaptığından TBK m.596'da kefile tanınan; "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur." hükmünün uygulanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı .... Şti.'nin bir dönem ortağı olduğu, dava dışı sigorta şirketi ile davalı sigorta şirketi arasında kurulan acentalık sözleşmesinde o tarihte dava dışı şirket ortakları olan davacı ile dava dışı.....'in müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imza ettikleri, davalı....'ın dava dışı sigorta şirketinin davalı sigorta şirketine karşı acentelik ilişkisinden kaynaklı borçlarının teminatı olmak üzere, tapuda adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı sigorta şirketi lehine ipotek verdiği, davacının dava dışı şirketteki hissesini diğer ortağa sattığı, dava dışı şirketin davalı sigorta şirketine karşı acentelik ilişkisinden kaynaklı primlerini ödemediği, bundan dolayı davalı sigorta şirketince İstanbul 49. ATM 2011/188 E. 2011/108 K. sayılı dosyası ile dava açıldığı, dava dilekçesindeki istemlerin, davacının hisse devrini yaptığı dönemden sonraki dönemlere ait prim olduğundan bahisle davacının ilgili davayı takip etmediği, ancak hakkında İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/188 esas 2011/108 karar sayılı dosyası dayanak tutulmak suretiyle ilamların icrasına yönelik olarak takip başlatılınca icra emrinde yazılı borcu ödediği, icra dosyasının infazen kapandığı, TBK'nın 596. maddesindeki kefilin alacaklıya ödeme yaptığı ölçüde onun haklarına halef olacağı ve halefiyete ilişkin haklarını asıl borç muaccel olunca kullanabileceği, ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan inceleme neticesinde ipotek kefaletten sonra verilmesine rağmen ipoteğin açıkça müteselsil kefalet ile güvence altına alınan acente prim borcuna yönelik olduğunun dosya kapsamındaki belgelerden ve özellikle davalı ... vekilinin 11.06.2021 tarihli dilekçesinde zikrettiği, bu haliyle 6098 sayılı yasada kefilin borcu ödemesi halinde alacaklının haklarına halef olması şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki 65.000,00 TL miktarlı davalı ... A.Ş. lehine olan ipoteğin alacaklı hanesinin terkini ile işbu ipoteğin davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, ilk derece mahkemesince davacının kefil sıfatıyla ödeme yaptığı yönünde değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/188 E. 2011/108 K. sayılı 23.11.2011 tarihli kararında davacının kefil sıfatı ile değil, garantör sıfatıyla borçtan sorumlu tutulduğunu, bu husustaki itirazlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davacının kefil sıfatıyla ödeme yapmadığını, garantör sıfatıyla ödeme yaptığını, kefil olarak kabul edilmesinin TBK'nın 596 maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, üstlenilen rizikonun niteliği, ödemeyi yapan kişinin ....'da yetkili temsilci/ortak olması, teminatın verilmesinde yararlarının olması ve teminatın kişiye değil bir belli bir sonucun gerçekleşmesi ihtimaline binaen verildiği dikkate alındığında, davacının garantör sıfatıyla ödeme yapmış olduğunu gösterdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının hissedarı olduğu ..... Şti ile diğer davalı ... A.Ş. arasında karara bağlanarak kesinleşen İstanbul 49. ATM 2011/188 E. 2011/108 Karar sayılı dosyasında davacının garantör sıfatı bulunduğunun yargı kararı ile belirlenmiş olduğunu, her ne kadar acentelik sözleşmesinde davacı kefil olarak belirtilmiş ise de, İstanbul 49. ATM 2011/188 E. 2011/108 K. sayılı kararı uyarınca garantör sıfatında olduğunu, kefil sıfatıyla ödeme yapmayan davacının halefiyet hakkının bulunmadığını, davalı ... A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1061 E. sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi dosyasının itfa olunmakla dosyanın infazen kapatıldığını ve işlemden kaldırıldığını, ipotek alacağının kalmadığını, ortada hukuken mevcut bulunmayan bir ipotekten dolayı eldeki davanın açılmış olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 29.05.2025 tarihli ara (gerekçeli karardan sonra verildiğinden ek karar niteliğinde olmakla) karar ile, gerekçeli kararın taraf vekillerine 09.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin 17.05.2023 tarihinde istinaf harcını yatırdığı, ancak HMK'nın 342/1 maddesi gereğince istinaf yoluna başvurunun dilekçe ile yapılması gerektiği, UYAP sisteminden de istinaf dilekçesi ibraz edilmediği, davalı ... vekilince HMK'nın 345. maddesinde öngörülen iki haftalık süre içerisinde dosyaya istinaf dilekçesi verilmediği gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, ek karara yönelik olarak ilk derece mahkemesine sunduğu istinaf dilekçesinde; istinaf iradelerinin yatırdıkları harç makbuzları ile ortaya konduğunu, harcı yatırdıkları tarihte UYAP sisteminde meydana gelen bir aksaklık sebebiyle istinaf dilekçelerinin sisteme işlenmediğini bu ara (ek) karar ile öğrendiklerini, dilekçenin elektronik ortamda imza tarihine bakıldığında dilekçenin yazım ve imza tarihinin 17.05.2023, imza saatinin de 14:24:25 olduğunu, yatırılan harç ve masraflara dair tahsilat makbuzlarının da aynı tarih ve saat dilimini içerdiğini, mahkeme kaleminin yatırılan harç makbuzlarını sistemde görmüş olmasına rağmen herhangi bir dilekçe yoklaması yapmadığını belirterek, ilk derece mahkemesince verilen 29.05.2023 tarihli ara (ek) kararın kaldırılmasına ve 17.05.2023 tarihinde yaptıkları istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacının ortağı olduğu dava dışı limited şirket ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan ve davacının müteselsil kefil olarak yer aldığı acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcun davacı tarafından davalı ... A.Ş.'ye ödenmesi nedeniyle, aynı borca teminat olarak davalı ...'in taşınmazı üzerinde davalı ... A.Ş. lehine kurulan ipoteğin TBK'nın 596 md. gereğince davacıya devir ve temliki istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına karşı 17.05.2023 tarihinde istinaf harcını yatırdığı ve aynı tarihte istinaf dilekçesini UYAP sistemi üzerinden onayladığı, ilk derece mahkemesinin 29.05.2023 tarihli istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalıların istinaf itirazlarının ayrı ayrı incelemesine geçilmiştir.
Dava dışı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sigorta acentelik sözleşmesinde, dava dışı şirket ortakları olan davacının ve dava dışı ....'in müteselsil kefil olarak yer aldıkları, dava dışı şirketin acentelik faaliyeti sebebiyle ödenecek sigorta primi ve sair doğmuş doğacak borçlarının teminatı olarak davalı ...'in taşınmazı üzerinde davalı ... A.Ş. lehine 65.000,00 TL tutarında 18.04.2008 tarihli ipotek kurulduğu, dava dışı .... Şti.'nin sigorta primlerini ödememesi üzerine davalı ... A.Ş. tarafından İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/188 E sayılı dosyasında alacak davası açıldığı, davanın kısmen kabulü ile 19.266,46 TL alacağın dava tarihinden itibaren aylık %10 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, bu ilamın İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2012/1061 E. (yeni esas no: 2019/3656 E.) dosyasında takibe konulduğu, davacının dosya borcu ödediği sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaptığı ödeme sebebiyle davalı ... A.Ş. lehine kurulan ipoteğin TBK'nın 596. md. gereğince kendisine devir ve temlikini talep etmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 596. Maddesinde "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamına göre, dava dışı .... Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sigorta acentelik sözleşmesinde davacının garantör sıfatıyla yer almadığı, müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamış olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 4.440,15-TL'den peşin alınan 1.110,03-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.330,12-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.440,15-TL'den peşin alınan 1.110,03-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.330,12-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim