Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1240

Karar No

2026/133

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1240
KARAR NO : 2026/133

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2023
NUMARASI : 2022/440 Esas - 2023/276 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2023 tarih 2022/440 Esas 2023/276 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrikada, 05.07.2020 tarihinde meydana gelen şiddetli fırtına nedeniyle, tesis sınırları içinde yer alan üretim hattı bölümlerine dâhil kurutma alanının zarar gördüğünü, olay tarihindeki hava muhalefetine ilişkin Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden hava durum raporu temin edildiğini, somut olaya ilişkin Sigorta Poliçesi uyarınca sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin yalnızca 13.350,00 TL ödeme yaptığını, Salihli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/34 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile toplam zararın 66.123,60 TL olduğunun belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin (belirsiz alacak) sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacının talep ettiği alacak kalemlerinin HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olamayacağını, hasar miktarının bilindiğini, hatalı ve fahiş tespitlerin yerinde olmadığını, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, müvekkiline şirketine usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirmediğinden temerrüdün gerçekleşmediğini, tesis dışında açıkta veya sundurma veya tente, çadır ve benzeri tam kagir olmayan yapılar altında bulunan muhteviyatın(tuğla, kiremit vb.) sel-su baskını, fırtına, kaynaklı her türlü ıslanma riski açısından teminat harici olduğunu, sera naylonu, demir ve bağlantı aparatlarında meydana gelen zararın müvekkili sigorta şirketi nezdinde karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait fabrikanın, davalı .... A.Ş. tarafından "İş Yerim Garantide Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğu, poliçe vadesi içerisinde, 05/07/2020 tarihinde meteoroloji verilerinden görüleceği üzere, yağmur ve şiddetli fırtına neticesinde, davacıya ait sigortalı işyerinin tesis sınırları içinde yer alan üretim hattı bölümlerine dâhil bitişik nizam bulunan kurutma alanında şiddetli fırtınanın çatının bir kısmını parçaladığı ve o günkü yaş toprak malzemenin zarar gördüğü, davacının başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 08/07//2020 tarihinde davacıya 13.350,00 TL hasar ödemesinin yapıldığı, denetime elverişli bilirkişi ve delil tespit dosyasından ve sigorta ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere, olay tarihinde meydana gelen hava muhalefeti, yağmur ve şiddetli fırtına neticesinde tesis sınırları içerisinde bulunan tuğla ve kiremit cinsi malzemelerin imalatlarının yapıldığı tesislerde oluşan toplam 53.240,00 TL hasar bedelinin gerek meteorolojik veriler ve hasarın oluş şekli, gerekse hasarın davacı tuğla fabrikasına ait tesis içinde meydana gelmiş olmasından, hasarın fırtına klozunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden ödenen 13.350,00TL'nin mahsubuyla 39.890,00 TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 07/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, poliçenin fırtına hasarları başlıklı klozunda "Tesis dışında açıkta ve/veya sundurma ve/veya tente, çadır ve benzeri tam kagir olmayan yapılar altında bulunan muhteviyat, sel/su baskını, fırtına, kar ağırlığı, dolu ve bunlar kaynaklı her türlü ıslanma riski açısından teminat haricidir." hükmünün bulunduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiği tesis sınırları içinde yer alan üretim hattı bölümlerine dahil bitişik nizam kurutma alanı olarak bahsettiği alanın, sera naylonu, demir ve bağlantı malzemeleri ile oluşturulmuş sera naylonu germek suretiyle kapatılan bir alan olduğunu, bilirkişinin bu alana ilişkin yorumunun fırtına hasar klozuna ve hukuk lafzına aykırı olduğunu, sera örtüsü altında istifli olan ve hasar gören alan tesis içinde kabul edilmiş olsa dahi, üretim alanı dışarısında naylon malzemesini germek suretiyle koruma altına alınmış olmasının gerekli tedbirlerin alınmadığını gösterdiğini, ilgili kloz gereği açıkta korunaklı bir yapı sağlanmaması sebebiyle uygun alana sevk, temizlik vb. diğer masraflar olmak üzere toplam emtia hasarının teminat dışı olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu, gerçek zararı ispat etmenin zarara uğradığını iddia eden sigortalıya ait olduğunu, fırtına nedeniyle, yarı mamul kurutma alanlarında yaklaşık 4800 m2 sera naylonu, demir ve bağlantı malzemeleri yırtılmak, kopmak, kırılmak sureti ile hasar görmüş olup; bu kapsamda sigortalı davacıya 10.08.2020 tarihinde 13.500,00 TL tutarında hasar bedeli ödendiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığını, davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesine istinaden davacının iş yerinde meydana gelen bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı şirkete ait işyerinin davalı sigorta şirketince "İşyerim Garantide" sigorta poliçesiyle sigortalandığı, poliçenin fırtına hasarları başlıklı klozunda "Tesis dışında açıkta ve/veya sundurma ve/veya tente, çadır ve benzeri tam kagir olmayan yapılar altında bulunan muhteviyat, sel/su baskını, fırtına, kar ağırlığı, dolu ve bunlar kaynaklı her türlü ıslanma riski açısından teminat haricidir" hükmünün bulunduğu, fırtına nedeniyle kurutma alanlarında hasar gören yaklaşık 4800 m2 sera naylonu, demir ve bağlantı malzemeleri nedeniyle sigortalı davacıya 10.08.2020 tarihinde 13.500,00 TL tutarında hasar bedeli ödendiğini, talebin bakiye hasar bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 05/07/2020 tarihinde yağmur ve şiddetli fırtına neticesinde davacıya ait sigortalı işyeri sınırları içerisinde yer alan üretim hattı bölümündeki kurutma alanında zarar meydana geldiği, şiddetli fırtınanın çatının bir kısmını parçaladığı yaş toprak malzemenin zarar gördüğü, davacının başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 08/07//2020 tarihinde davacıya 13.350,00 TL hasar ödemesinin yapıldığı, poliçenin fırtına hasarları başlıklı klozunda "Tesis dışında açıkta ve/veya sundurma ve/veya tente, çadır ve benzeri tam kagir olmayan yapılar altında bulunan muhteviyat, sel/su baskını, fırtına, kar ağırlığı, dolu ve bunlar kaynaklı her türlü ıslanma riski açısından teminat haricidir." hükmü bulunmakta ise de, aldırılan bilirkişi raporuna göre zararın meydana geldiği kurutma alanının tesis sınırları içinde yer alan üretim hattı bölümlerine dahil bitişik nizam bir yapı olduğu, dolayısıyla TTK'nun 1409/2 maddesi gereğince zararın poliçe teminatı dışında kaldığının davalı sigorta şirketince kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, TTK'nun 1409/2 maddesi gereğince zararın poliçe teminatı dışında kaldığı hususunun davalı sigortacı tarafından kanıtlanamamış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.724,88 TL'den peşin alınan 681,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.043,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim