Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1167
2026/160
30 Ocak 2026
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1167
KARAR NO : 2026/160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2023
NUMARASI : 2021/182 E. 2023/130 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 30.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30.01.2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.02.2023 tarih 2021/182 E. 2023/130 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davalı alacaklının İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2017/15274 E. sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını, icra takibine dayanak gösterilen senette yazılı tutarın malen ya da nakden davalıdan alınmasının mümkün olmadığını, sonradan doldurularak düzenlenen senette borçlunun ..., lehdarın ... yazıldığını, davacı ...'in ev hanımı olduğunu, ticari faaliyetinin bulunmadığını, senedin ön yüzünde bulunan ... yazısının ve isim yanındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple senedin geçersiz olduğunu, İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/822 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz edilerek dava açıldığını, alacaklı görünen ...'nın müvekkili gibi zora düşmüş kişilere mal ve para yardımı bahanesi ile kendilerinden boş senetler aldığını ve sonrasında üzerini afaki rakamlar ile doldurduğunu iddia ederek öncelikle kambiyo vasfına haiz olmayan bono ile takip yapıldığının tespiti ile takibin iptaline, takibe konu edilen bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının takibin iptaline yönelik taleplerinin takip hukukunu ilgilendirdiğini, görevli Mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacılar arasında ihtiyari ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, dava konusu senedin müvekkiline ciro yolu ile geçmiş olduğundan iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, senedin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığını, keşideci ve lehtar arasındaki ilişkilere dayalı defilerin, senedi iktisap ederken borçlunun zararına hareket etmemiş, iyi niyetli yasal yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, senette nakden kaydının mevcut olduğunu, bu nedenle ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 09.11.2022 tarihli raporunda senette atılı borçlu imzaları ile davacı ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulü ile, İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2017/15274 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 10.11.2017 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ve cirantası ... olan bono sebebiyle ...'in davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'in kötü niyet tazminatı isteminin reddine, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı ... yönünden davanın kabulü yönündeki hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'nın dava konusu senedi ciro yoluyla davacı ...'ten devraldığını, keşideci imzasının keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, buna karşın davacı ... ile davacı ...'in karı koca olduklarını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/136300 sayılı soruşturma kapsamında alınan 19.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu senedin ön yüzündeki borçlu keşideci ...'in imzası ile senedin arka yüzündeki Çevik Döküm kaşesi üzerindeki ... imzasının davacılardan ...'e ait olduğunun tespit edildiğini, davacıların birlikte hareket ettiklerini ve kötü niyetli olarak müvekkiline karşı iş bu davayı açmış olduklarını, davacı ... hakkında Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/775 E. 2022/224 K. sayılı kararında sanık ...'in, katılan ...'ya karşı üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sonucuna varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini, hükmün istinaftan geçerek kesinleştiğini, davacı ..., dava konusu senetteki keşideci imzasını inkar etmişken, davacılardan ...'in dava konusu senetteki imzasının kendisine ait olduğunu kabul ederek, davalıya borçlu olmadığını ileri sürdüğünü ve birlikte bu davayı açtıklarını, davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı şartları bulunmadığı halde senedin keşidecisi ... ve senette lehtar–ciranta olan ...'in ayrı hukuki gerekçelerle takibin iptali ve borçlu olmadıklarının tespitini istediklerini, davacıların, İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, davacılardan ...'in imzasını inkar etmesine karşılık, diğer davacı lehtar/ciranta olan eşi ...'in senedi 4 yıl önce boş olarak imzalayarak, cüzi bir miktar borç için verdiğini kabul ettiğini, davacı ... yönünden dava reddedilmiş olmasına karşılık yargılama giderlerinin davalıdan tahsili yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, bonoya dayalı icra takibi kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir.
Sahtelik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde olup, mahkemenin davacı tarafından ileri sürülen sahtelik iddialarını HMK'nın 208 ve 211. ve devamı maddelerine göre tahkik etmesi ve imza inkarına ilişkin itirazın tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip değerlendirmesi, elde edilecek sonucu tüm dosya münderecatı ile birlikte değerlendirerek bir karara bağlaması zorunludur. Dolayısıyla taraflar yargılamanın her aşamasında imza inkarında/sahtelik iddiasında bulunarak belgeye ilişkin sahtelik itirazında bulunabilirler. Takibe dayanak bonodaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunda ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir.
Somut olayda; davacılar, İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2017/15274 E. sayılı dosyasında takip dayanağı olan senedin ön yüzünde borçlu kısmında bulunan "..." yazısının ve isim yanındaki imzanın davacı ...'e ait olmadığı gerekçesiyle İİK'nun 72. maddesi gereğince menfi tespit talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 09.11.2022 tarihli raporda, inceleme konusu senette atılı borçlu imzalar ile davacı ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'in eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, dava konusu bonoda borçlu bölümünde yer alan imzanın davacı ...'e ait olmadığının ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu ile tespit edilmesine, mahkeme inceleme ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamasına, söz konusu tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 20.493,00-TL'den peşin alınan 5.123,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.369,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.