mahkeme 2023/108 E. 2025/1171 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/108
2025/1171
11 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/108
KARAR NO : 2025/1171
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2022
NUMARASI : 2022/77 E. 2022/868 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.09.2025
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2022 tarih 2022/77 E. 2022/868 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların, sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracın yurt dışındaki tamir masrafının 4.774,10 Euro, kaza sonucu araçta meydana gelen değer kaybının ise 500 Euro değer kaybı meydana geldiği tespit aracında meydana gelen zararın tespiti için alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için davacı tarafından 832,76 Euro tercümesi için 535,50 Euro ödeme yapıldığını davalıların oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5274,10-Euro zararın kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline, ekspertiz bilirkişi ücreti ve tercümesi için ödenen giderlerin ise yargılama giderlerine dâhil edlmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, kazaya konu aracın davalı nezdinde kaza tarihinde geçerli Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalının sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda araçta değer kaybı da yaşanmayacağını, davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü davalı ... 'ın sürücüsü olduğu araç ile geri manevra ile park yerinden çıkmak isterken aracının arka kısmı ile park alanında bulunan davacıya ait aracın sağ ön tampon kısmına çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında davacı araç sürücüsünün gece vakti meskun mahal dışında otoparkta gereken dikkat ve özeni göstermeden kontrolsüz ve tedbirsiz biçimde park halinde iken geri manevra ile seyre geçmek isterken aracının arkası ve manevra alanını gerekli biçimde dikiz aynaları ile kontrol etmeden tedbirsiz ve dikkatsiz davranması nedeni ile oluşan trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın KDV dahil 4.774,10 EURO olduğu, davalı işleten ile kaza tarihi itibari ile ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sigortacısı davalının zaradan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limit ile sınırlı olduğu, makul giderlerden olan ekspertiz ücreti ve tercüme ücretinin karar tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak yargılama gideri olarak davalıdan tahsili gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şirketi vekili, hükme esas alınana kusur ve hasar bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hasar dosyasındaki ekspertiz raporunda, her iki araç sürücüsünün de % 50 kusurlu bulunduğunun bildirildiğini, kusur raporunda yalnızca etken olduğu/olmadığı şeklinde yapılan tespitlerin hukuki açıdan eksiklik olduğunu, hükmedilen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin maddi tazminat bedeli fahiş olduğunu, hasar bedelinin neye göre belirlendiği, hesaplamada hangi formüllerin uygulandığı ve hangi kriterlerin esas alındığı gibi hususlara yer verilmediğini, bilirkişi tarafından, gerekli olan inceleme ve araştırmalar yapılmaksızın hesaplanmış bulunulan maddi hasarın, yerel mahkeme hükmüne esas alınmayacağını, Sigortacının sorumluluğu öncelikle hasar gören parçanın onarımı veya eşdeğeri parça ile değişimi olduğunu, haksız fiilden doğan borçlar haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğunu,hasar bedeline ilişkin eksper raporu ücretinin sigorta şirketine yükletilemeyeceğini, sigorta şirketi yönünden ancak yasal faiz talep edebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafın tek yanlı olarak düzenlettirdiği eksper raporunda yer alan parçaların kaza nedeniyle hasarlandığını gösterir, ispata yarar resim veya evrak bulunmadığını, davacının kendi belirlediği eksper bilirkişi mütalaasının hukuki bir geçerliliği olmadığını, kusur ve hasar bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ekspertiz ücreti de fahiş derecede yüksek olduğunu, davacı tarafın yurtdışında ekspertiz yaptırması kötü niyetli olduğunu, kaza tarihinde geçerli olan TCMB kuru dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, rapora itirazların karşılanmadığını, davanın kasko sigorta şirketine ihbar edilmediğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
3. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
4. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.)
5. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, kazaya karışan davacı araç sürücüsünün kusursuz, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu, olduğu belirlenmek suretiyle davacının yurt dışı araç hasar bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
6. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, davalı işleten ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
7. Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K. ) Yine, davacı tarafça Almanya'da yazılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın05.03.2015 tarih ve 2014/24135 E.- 2015/3870 K., 22.12.2014 tarih ve 2014/21991 E. 2014/19194 K.)
8. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte sorumluluğunun söz konusu olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, makul giderlerden olması nedeniyle tercüme ve ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33-TL'den peşin alınan 1.239,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.695,79-TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.957,00-TL'den peşin alınan 1.239,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.718,00-TL harcın davalı ... 'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.