Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/778

Karar No

2024/2040

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/778
KARAR NO : 2024/2040

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2022
NUMARASI : 2013/367E. 2022/123 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
DAVA TARİHİ : 20.09.2013
KARAR TARİHİ : 29.11.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.11.2024

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2022 tarih 2013/367 E. 2022/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı ... Şti'ne 21.02.2011 tarihinde sanal pos tanımlandığını bu pos üzerinden 28.01.2013-15.05.2013 tarihleri arasında gerçekleşen toplam 134.538,00 TL tutarındaki işlem için davalıların harcama itirazında bulunduklarını, itiraza konu işlemlerin yapıldığı 20 adet kredi kartının 10 farklı kişiye ait olduğu, söz konusu 10 adet kart sahibinin itiraz dilekçeleri incelendiğinde, ..., ..., ..., ... tarafından aynı örnek dilekçenin kullanıldığının görüldüğünü, tüm bu tespitlerin gerçek bir alışveriş yapılmadığı, kart sahipleri ile diğer davalı işyeri arasında bankayı zarara uğratma amacıyla, danışıklı olarak nakde yönelik işlemler yapıldığını ortaya koyduğu, davalı şirketin adresinin kapalı olduğu, firmanın sanal POS'unun bağlı olduğu “ www. ....com” web adresine ulaşılamadığını, Chargeback işlemleri neticesinde kesinleşecek olan davacı banka zararının Merkez Bankası'nın Kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili; öncelikle dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere henüz chargeback talebinde bulunan bankalara (davalılara(... Ltd. Şti. dışında) ait kart hamili bankalar) ödeme yapılmamış ki, davacı banka tarafından chargeback talebinde bulunan davadışı kart hamili bankalara yapılacak ödemelerin davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, dolayısıyla dava tarihinde davacı banka tarafindan davadışı chargeback talebinde bulunan bankalara ödeme yapılmadığından, henüz bir zarar olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Charge back (ters ibraz), bir kredi kartı sahibinin ekstresinde bir öge üzerinde uyuşmazlığa düşmesi ve genellikle bir ödeme konusunda yetki vermediğini iddia etmesi ile meydana geldiğini, örneğin, bir kişinin, kredi kartının çalınması ve kullanılması suretiyle kimlik hırsızlığı mağduru olması durumunda, bu kişi tüm yetkisiz işlemler için charge back yaptırabileceğini, Charge back için diğer nedenler ise, ürünleri geç veya hasarlı almak ya da hiç almamaktır. Visa, Mastercard, Amex, Diners, JCB ve CUP gibi bankaların elde etme yetkisine sahip olduğu uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre, kredi kart sahipleri kendi kartlarıyla yapılan işlemlere itiraz etme hakkına sahip olduklarını, bu itiraz, kart sahibi banka tarafından işyeri bankasına iletilir, işyeri bankası ise ilgili işyerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder, talep edilen belgelerin yetersiz olması durumunda, söz konusu işlem tutarı işyeri bankası tarafından ilgili işyerinden tahsil edilir ve kart sahibi bankaya aktarılacağını, bu işleme "chargeback" veya “ters ibraz” adı verildiğini, davalı ..., Tekel, Kuruyemiş ve kontür satışı yapmakta olup, harcama itirazına konu işlemlerden önce diğer davalı ... Ltd. Şti. aralarında ticari alışveriş olduğunu, bu kapsamda davalı tarafından kredi kartıyla bir çok kez kontür alımı yapılmış ve mezkur işlemlerle ilişkin fatura vb ticari defterlere işlendiğini, dava dilekçesinin 3 nolu paragrafında da belirtildiği üzere harcama itirazına uğrayan işlemlerin tamamı internet üzerinden şifre( 3D Secure vb.) kullanılmadan, kredi kartı numarası, son kullanma tarihi ve arka yüzünde yer alan 3 haneli güvenlik numarası(CVV) kullanılarak gerçekleştirildiğini, diğer davalı ... Ltd. Şti. tarafından İnternet sitesinden yapılan önceki alışverişler nedeniyle elinde bulunan kredi kartı bilgileri davalının bilgisi ve rızası dışında kullanılmak suretiyle harcama itirazına konu işlemler gerçekleştirildiğini, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15.maddesi gereğince bu kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamayacağını zararın tahsili için davacı bankanın, sanal pos üye işyeri sözleşmesi gereği davalı üye işyeri olan ... Ltd. Sti.'ne dava açması gerektiğini, öncelikle HMK md.389 şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasını, açıklanan nedenlerle davacının beyanlarına itibar edilmemesini ve davalı ... açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; dava kapsamında; davalılar arasında gerçek alışveriş yapılmadığı, danışıklı olarak nakde yönelik işlem yapıldığı iddiasıyla davacı banka tarafından, chargeback talebinde bulunan davadışı bankalara(davalılara(... Ltd. Şti. dışında) ait kari hamili bankalar) yapılan ödemeler sonucu meydana gelen zararın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili istendiğini, ayrıca chargeback talebinde bulunan davadışı kart hamili bankalara yapılacak ödemelerin davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ve bu yönde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini, öncelikle dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere henüz chargeback talebinde bulunan bankalara dayalılara( ... Ltd. Şti. dışında) ait kart hamili bankalar) ödeme yapılmamış ki, davacı banka tarafından chargeback talebinde bulunan davadışı kart hamili bankalara yapılacak ödemelerin davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, Dolayısıyla dava larihinde davacı banka tarafından davadışı chargeback talebinde bulunan bankalara ödeme yapılmadığından, henüz bir - zarar olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Charge- back(ters ibraz), bir kredi karlı sahibinin ekstresinde bir öge üzerinde uyuşmazlığa düşmesi ve genellikle bir ödeme konusunda yetki vermediğini iddia etmesi ile meydana geldiğini, Örneğin, bir kişinin, kredi kartının çalınması ve kullanılması suretiyle kimlik hırsızlığı mağduru olması durumunda, bu kişi tüm yetkisiz işlemler için charge back yaptırabileceğini, Charge back için diğer nedenler ise, ürünleri geç veya hasarlı , almak ya da hiç almamaktır. Visa, Mastercard, Amex, Diners, JCB ve CUP gibi bankaların elde etme yetkisine sahip olduğu uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre kredi kart sahipleri kendi kartlarıyla yapılan işlemlere itiraz etme hakkına sahip olduklarını, bu itiraz kart sahibi banka tarafından işyeri bankasına iletileceğini, işyeri bankası ise ilgili işyerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep edeceğini, Dava dilekçesinin 3 nolu paragrafında da belirtildiği üzere harcama itirazına uğrayan işlemlerin tamamı internet üzerinden şifre( 3D Secure vb.) kullanılmadan, kredi kartı numarası, son kullanma tarihi ve arka yüzünde yer alan 3 haneli güvenlik numarası(CVV) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Diğer davalı ... Ltd. Şti. tarafından müvekkillerin internet sitesinden önceki alışverişler nedeniyle elinde bulunan kredi kartı bilgilerini müvekkil davalıların bilgisi ve rızası dışında kullanılmak suretiyle harcama itirazına konu işlemler gerçekleştirildiğini, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15.maddesi gereğince bu kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapıları mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamayacağını, zararın tahsili için davacı bankanın, sanal pos üye işyeri sözleşmesi gereği davalı üye işyeri olan ... Ltd. Şti.'ne dava açması gerektiğini belirterek davalılar ... ve ... açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; öncelikle dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere henüz chargeback talebinde bulunan bankalara ödeme yapılmamış ki, davacı banka tarafından chargeback talebinde bulunan davadışı kart hamili bankalara yapılacak ödemelerin davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, dolayısıyla dava tarihinde davacı banka tarafından davadışı chargeback talebinde bulunan bankalara ödeme yapılmadığından, henüz bir zarar olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Charge back(ters ibraz), bir kredi kartı sahibinin ekstresinde bir öge üzerinde uyuşmazlığa düşmesi ve genellikle bir ödeme konusunda yetki vermediğini iddia etmesi ile meydana geldiğini, Örneğin, bir kişinin, kredi kartının çalınması ve kullanılması suretiyle kimlik hırsızlığı mağduru olması durumunda, bu kişi tüm yetkisiz işlemler için charge back yaptırabileceğini, Charge back için diğer nedenler ise, ürünleri geç veya hasarlı almak ya da hiç almamaktır. Visa, Mastercard, Amex, Diners, JCB ve CUP gibi bankaların elde etme yetkisine sahip olduğu uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre, kredi kart sahipleri kendi kartlarıyla yapılan ye işlemlere itiraz etme hakkına sahip olduklarını, Bu itiraz, kart sahibi banka tarafından işyeri bankasına iletilir, işyeri bankası ise ilgili işyerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep edeceğini, Talep edilen belgelerin yetersiz olması durumunda, söz konusu işlem tutarı işyeri bankası tarafından ilgili işyerinden tahsil edilir ve kart sahihi bankaya aktarılacağını, müvekkil ... tarafından kredi kartıyla bir çok kez kontur ve cep telefonu alımı yapıldığını, müvekkilin Güzelyalı şubesindeki ... nolu hesabına davalı ... Ltd. Şti ve yetkili temsilcileri tarafından gönderilen meblağlar yapılan satışlara ilişkin olduğu belirterek davalı ... açısından davanın reddine katar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ın; kendisi tarafından ... Limited Şirketine ait internet sitesinden kredi kartıyla alış veriş yapılmadığı halde, bu yönde kesinti yapıldığı tarafınca fark edilmesi üzerine bankaya bu yönde harcama itirazında bulunduğunu, dava dilekçesinin "belirtildiği üzere harcama itirazına uğrayan işlemlerin tamamı internet üzerinden ("... ..."vb.) kullanılmadan, kredi kartı numarası, son kullanma tarihi ve arka yüzünde yer alan 3 haneli güvenlik numarası (CVV) kullanılarak gerçekleştirildiğini, bu harcamalar şahsının bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, davacının belirttiği gibi bir nakit alışverişi olmadığını, bu firmadan daha önce bir alışverişinin de olmadığını, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15.maddesi gereğince bu kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamayacağını, . Zararın tahsili için Davacı bankanın, Sanal Pos üye işyeri sözleşmesi gereği davalı üye işyeri olan ... Ltd. Şti.'ne dava açması gerektiğini, bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; kendisi tarafından ... Limited Şirketine ait internet sitesinden kredi kartıyla alış veriş yapılmadığı halde, bu yönde kesinti yapıldığı tarafımca fark edilmesi üzerine bankaya bu yönde harcama itirazında bulunduğunu, dava dilekçesinin belirtildiği üzere harcama itirazına uğrayan işlemlerin tamamı internet üzerinden şifre( 3D Secure vb.) kullanılmadan, kredi kartı numarası, son kullanma tarihi ve arka yüzünde yer alan 3 haneli güvenlik numarası(CVV) kullanılarak gerçekleştirildiğini, bu harcamalar şahsının bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, Davacının belirttiği gibi bir nakit alışverişi olmadığını, Bu firmadan daha önce bir alışverişininde olmadığını, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15.maddesi gereğince bu kanunun 20 nci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamili sorumlu tutulamayacağını, Zararın tahsili için davacı bankanın, sanal pos üye işyeri sözleşmesi gereği davalı üye işyeri olan ... .. Ltd, Şti.'ne dava açması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davacı tarafından diğer davalılar ile birlikle davalının aynı davada davalı olarak gösterilmesi usulen hatalı olduğunu, davalının diğer davalılar ile herhangi bir birlikteliği olmadığını, davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına itiraz ettiklerini, dava konusu şeyin değerinin hesap edilebilir olduğu durumlarda kısmi dava ikame edilemeyeceğini, dava dilekçesi; içeriğinde müvekkilin itirazına konu yaptığı işlemlerin tutarının açıkça 16.900,00 TL olduğunun belirtilmesi karşısında; geri kalan tutarların müvekkili ile bir ilgisinin olmadığının kabulü gerektiğini, yine dava değeri olarak gösterilen 134.538,00 TL'nın müştereken ve müteselsilen tahsili talebi de hukuka uygun olmadığını, Bu talebe açıkça itiraz ettiğini, Dava dilekçesinde müvekkilinin diğer davalılar ile aynı davada taraf gösterilmesi noktasında; kabüle göre HMK md.59 hükmü ışığında zaten zorunlu bir dava arkadaşlığı yoktur. Eğer ki EEMK md.57 hükmü uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut ise; bu durumda zaten hüküm davalılar açısından ayrı ayrı sadece ilgili taraf için verilmelidir. Bu noktada diğer yanlarca yapılan işlemlerin tutarlarının müvekkilimden müştereken ve müteselsilen tahsili talebinin açıkça usulsüz olduğu karşımıza çıktığını, müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığını, diğer davalılardan olan eşi Özlem Çal hariç diğer davalıları kesinlikle tanımadığını, davacı banka, dayalılardan ... Ltd. Şti. ile aralarında imzalanan “sanal pos üye işyeri sözleşmesini” davasına dayanak olarak almakta olduğunu, müvekkilinin iş bu sözleşmenin tarafı olmadığını, amacının alışveriş etmek olduğunu, kredi kartı ile dava konusu edilen alışverişleri internet üzerinden gerçekleştirdiklen sonra aradan geçen süreye rağmen siparişlerin ulaşmaması nedeniyle müvekkilinin haklı olarak ilgili kredi kartının sahibi olan bankaya bildirdiğini, müvekkili hakkındaki davanın HMK md. 167 uyarınca ayrılmasını, olmadığı taktirde davanın esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davacı tarafından diğer davalılar ile birlikte davalının aynı davada davalı olarak gösterilmesi usulen hatalı olduğunu, davalının diğer davalılar ile herhangi bir birlikteliğinin olmadığını, davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına itiraz ettiğini, dava konusu şeyin değerinin hesap edilebilir olduğu durumlarda kısmi dava ikame edilemeyeceğini, dava dilekçesi içeriğinde müvekkilin itirazına konu yaptığı işlemlerin tutarının açıkça 22.200,00'TL olduğunun belirtilmesi karşısında; geri kalan tutarların müvekkil ile bir ilgisinin olmadığının kabulü gerektiğini, yine dava değeri olarak gösterilen 134.538,00 TL'nın müştereken ve müteselsilen tahsili talebi de hukuka uygun olmadığını, bu talebe açıkça itiraz ettiklerini, diğer yanlarca yapılan işlemlerin tularlarının müvekkilimden müştereken ve müteselsilen tahsili talebinin açıkça usulsüz olduğu karşımıza çıktığını, dava konusu olayda kesinlikle müteselsil sorumluluk olmadığını, davacı banka, davalılardan ... Ltd.Şti. ile aralarında imzalanan “sanal pos üye işyeri sözleşmesini” davasına dayanak olarak aldığını, İş bu sözleşme ile bir ilgisi olmamasından dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan hiçbir talep müvekkile yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin diğer davalı şirket ile davacı banka arasında yaşanan tüm bu olayları bilme durumunun olmadığını, davanın usulden reddedilmemesi durumunda öncelikle müvekkili hakkında ki davanın HMK mâddesi 167 uyarınca ayrılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/226 E-2020/88 K sayılı kararı ile sanıkların banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılıcılık suçunu işledikleri sabit olmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, davalı gerçek kişilerin davalı şirket ile birlikte hareket ederek davacı bankayı zarara uğrattıkları yönünde bir delil bulunmadığı, davalı şirketin davacı banka ile aralarındaki sözleşme nedeniyle kullanılan ve bilirkişi tarafından tespit edilen kredi kartlarının kullanmasından kaynaklanan kredi kartlarının kullanımı ve sonrasında para iadesi nedeniyle davalı şirketin 95.478-TL miktarınca sorumlu olduğu, her ne kadar dava 134.538-TL'nin tahsiline yönelik açılmış ise de 39.060-TL tutarındaki kısmı red/iade işlemi olduğu, bu nedenle davacı bankanın 95.478-TL alacaklı olduğu, davacı bankanın chargeback zararından davalı üye iş yeri davalı şirketin sorumlu olduğu, diğer davalılar ile davalı üye iş yeri şirket arasında kredi kartı işlemlerinin anlaşmalı olarak ters işlem niteliğinde yapıldığına yönelik delil bulunmadığı, davalı gerçek kişilerin davalı şirket ile davalı bankayı zarara uğratmak amacıyla birlikte hareket ettiklerini ve bu nedenle dava konusu alacak yönünden sorumlu olduklarına yönelik delil bulunmadığı, bu sebeplerle davalı üye iş yeri şirket dışındaki diğer davalıların davacı bankanın zararından sorumlu olmadığından davalı şirket dışındaki davalılar yönünden davanın reddi gerektiği, red sebebi ortak olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2., maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı .... Şti' dışındaki davalılardan kendisini vekil ile temsil ettiren davalıların lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... LTD.ŞTİ. yönünden davanın kısmen kabulü ile; 95.478-TL alacağın dava tarihinden itibaren TC.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... LTD.ŞTİ.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, davalılardan ... Ltd Şti, müvekkili bankanın üye işyeri olup, firmaya tanımlanan sanal POS üzerinden 28.01.2013-15.05.2013 tarihleri arasında gerçekleşen 61 adet toplam 134.538,00 TL tutarındaki işlemin 10 farklı kişiye ait 20 adet kart üzerinden gerçekleştirilen alışveriş sonrasında harcama itirazında bulunulmuş ise de davalıların üye işyeri ile anlaşmalı olarak nakit temin etmeye yönelik işlemler yaptığı tespit edildiğinden işbu davanın açıldığı, davalı ... Tic. Ltd Şti'nin adresinin kapalı olduğu ve firmanın sanal POS'unun bağlı olduğu “www. ....com” web adresine ulaşılamadığı, harcama itirazı yapan kart maliklerinin tamamen aynı şekilde, aynı yazı tipi ile düzenlenen aynı dilekçelerle harcama itirazında bulunduklarını, davalı ... hesabına diğer davalı firma ve ortakları tarafından 227 adette 2,674,835 TL havale/eft gönderildiğini, harcama itirazında bulunan davalı ...'nin diğer davalı firmanın çalışanı ve tüm resmi kurumlar nezdinde firma adına işlemler yapmaya yetkili kişi olduğu ve hesabına diğer davalı firma ve yetkilileri tarafından 17 adette toplam 186,610 TL tutarında havale/eft gönderildiği, davalı ...'nin hem diğer davalı şirkette çalıştığını, hem vekaleten firma adına işlemler yapmasına karşın, bu firmadan kredi kartı ile alışveriş yapıp, sonra da mal teslim almadığı yönünde harcama itirazı gönderdiğini,Bir kısım davalıların birbirleriyle akraba olduğu, davalıların harcama itirazı yaptıkları dilekçelerin birbirinin tıpatıp aynısı olması, ceza mahkemesinde "bu alışverişlerde kendi limitleri yetmediği için diğer aile üyelerinin kartlarını kullandıklarını" itiraf etmeleri, davalılardan ...'nin davalı üye işyerinde çalışmakta ve vekaletname ilişkisi içinde davalı-üye işyeri adına her türlü işlemi ve bankacılık işlemlerini yapmakta olması, ...'nin kendi çalıştığı işyeri olan davalı firmada kredi kartı ile 45.000.-TL'lik harcama yaptıktan sonra bu harcama işlemine itiraz etmiş olmasının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda rakamsal veriler doğru olmakla birlikte mahkemece verilen tedbir kararı nedeniyle riskin doğmadığını, mahkeme tedbir kararı kalktığında bu risklerin oluşacağı hususuna değinilmediğini, tedbir kararı nedeniyle blokedeki tutarların tahsil edilemediği oysa blokede bekleyen tutarların bilirkişilerce tahsil edilmiş gibi sorumluluktan düşülmesinin doğru olmadığını, 30.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı gerçek kişilerin davalı üye işyeri ile anlaşmalı olarak dava konusu kredi kartı işlemlerini gerçekleştirdiklerine yönelik somut bir değerlendirme olmadığının tespit edildiğini, davalı ... ve ...'ın dava açıldıktan sonra harcama itirazlarını geri çektiklerini, bu davalılarla ilgili karar vermeye yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, halen uyuşmazlık varmış gibi haklarındaki davanın reddedilip, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalıların dava açılmasına sebebiyet verdiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda davacı vekili, davalıların kredi kartlarını alışveriş amacı ile değil; kendilerini finanse etmek amacıyla nakde yönelik olarak kullandıkları, diğer bir deyişle davalı gerçek kişilerin davaya konu kredi kartı işlemlerini davalı şirket ile danışıklı olarak yaptıkları, bu işlemlerden dolayı kusurlu olduklarını, davalılara ait kartlar ile gerçekleştirilen 61 adet toplam 134.538 TL tutarındaki işlem için kart hamillerinin harcama itirazında bulunmaları nedeni ile diğer bankaların chargeback talebi bulunduğu bu bedeller ödenirse müvekkili bankanın oluşacak zararının davalılardan tahsilini istemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'ın kredi kartlarından doğan işlemlerden dolayı dava tarihinden sonra harcama itirazlarını geri çekmeleri nedeniyle bankanın ödediği tutarların ret ve iade olması nedeniyle borçlarının bulunmadığı tespit edildiğinden bu davalar açısından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken aksi yönde verilen kararda isabet bulunmadığı, diğer taraftan mahkemece aldırılan bilirkişi raporları ve kesinleşen ceza dosyası içeriğine göre davalı şirket dışındaki davalı gerçek kişilerin davaya konu harcamalarının nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğuna ve davalı gerçek kişilerin davaya konu kredi kartı işlemlerini davalı şirket ile danışıklı olarak yaptıklarına ilişkin iddianın somut delillerle ispatlanmadığı gerekçesiyle davalı gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/226 E-2020/88 K sayılı kararında da belirtildiği üzere davalılardan ...'nin davalı üye işyerinde vekaletname ilişkisi içinde davalı üye işyeri adına her türlü işlemi ve bankacılık işlemlerini yaptığı, bu şekilde davalı ...'nin vekili olarak hareket ettiği davalı firmada kredi kartı ile harcama yaptıktan sonra bu harcama işlemine itiraz etmesinin TMK'nun 2 ve 3. Maddeleri uyarınca iyiniyet ve dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğu gözetilerek, davalı ...'nin de -davacı vekilinin 25.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği- 33.100,00 TL tutarındaki banka risk tutarından davalı üye işyeri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı yönünden de diğer gerçek kişi davalılarla birlikte davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamakta ise de, belirtilen hususların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2022 tarih 2013/367 E. 2022/123 K. Sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davalılar ... Ticaret Ltd.Şti ve ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 95.478-TL alacağın (davalı ...'nin sorumluluğu banka risk tutarı olduğu belirtilen 33.100,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren TC.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... Ltd.şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davalılar ... ve ...'ın dava tarihinden sonra harcama itirazını geri çekmeleri nedeniyle davacı bankanın ödediği tutarların ret ve iade olduğu tespit edildiğinden bu davalılar açısından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine çılan davanın reddine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.522,10-TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.297,60- TL nispi harç indirildikten sonra kalan 4.224,50-TL harcın davalılar ... Ltd.şti ve ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, (davalı ... bu tutarın 1.464,53 TL'sinden sorumlu tutulmasına )
Davacı tarafça yatırılan 22.297,60 TL harcın davalılar ... Ltd.şti ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu 24,30 TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti ve tebligat-posta giderinden ibaret 9.959,73TL masraf olmak üzere toplam 9.984,03 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 7.084,66 TL'sinin davalı ... Ltd.Şti. Ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, (Davalı ...'nin bu tutarın 2.455,54 TL'sinden sorumlu tutlmasına)
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Ltd.Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davalılarca istinaf yoluna başvurulmadığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararıyla davalı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti yönünden değişiklik yapılmasına gerek görülmeyerek, yerel mahkemece takdir edilen 16.731,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ..., ... ve ...'a eşit olarak verilmesine,
-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle davalılar ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde istekleri halinde kendilerine iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
6-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70 TL başvurma harcı ve 112,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 333,20 TL'den oluşan istinaf yargılama giderinin davalılar ... Ltd.şti ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim