mahkeme 2022/449 E. 2023/1928 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/449
2023/1928
28 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/449
KARAR NO : 2023/1928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02.11.2021 - 03.01.2022 (Ek Karar)
NUMARASI : 2019/210 E. 2021/857 K.
BİRLEŞEN İZMİR 3.ATM'NİN 2020/706 E. 2020/758 K. SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.12.2023
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2021- 03.01.2022 (Ek Karar) tarih 2019/210 E. 2021/857 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ... ve ... Şti. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davalıların maliki sürücü ve ZMM sigortacısı olduğu araçların zincirleme şekilde karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, olay nedeni ile davacının ayrıca manevi zarara uğradığını, davalıların davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL ikame araç bedeli, 37.000,00-TL hasar ücreti ve 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta vekili, kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısının ... Sigorta A.Ş, ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısının ise ... Sigorta A.Ş olduğu, ... plaka sayılı aracın ise davalı nezdinde ZMMS ile kaza tarihini kapsar biçimde sigortalı olduğu, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararın varlığının ispatlanması halinde maddi zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, kusurun ve maddi zararın tespiti için rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekillerin sorumluluğunun borçlar kanununun genel hükümlerinden kaynaklandığını, dava açılmadan önce arabulucu dava şartının yerine getirmediğini, hasarın oluşumunda davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, illiyet bağı bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., yol takibinin kontrollü şekilde olduğunu, önündeki aracın biraz yüksek olmasından kazanın olduğunu geç farkettiğini, dörtlülerini yakıp hızını düşürdüğünü, sağ şeride kaçmaya çalıştığını fakat arkadaki aracın kazayı farkedip sağa kaçınca hızlı bir şekilde sağa çıkamadığını, zincirleme olan bu kazada bir kusurunun olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maddi olaya konu trafik kazasının iki aşamalı olarak meydana geldiği, birinci aşamasında kazaya karışan araçlardan birleşen dosya davalısı ... tarafından sevk ve idare edilen ve ayrıca birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şti'ye ait olan ... plaka sayılı aracın sürücüsünün tam kusurlu eylemi sebebiyle kazanın oluştuğu, ikinci aşamasında ise kazaya karışan araçlardan birleşen dosya davalısı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu eylemi sebebiyle kazanın meydana geldiği, her ne kadar davacı tarafça birleşen dosya davalısı ... yönünden de maddi tazminat talep edilmiş ise de kazanın ikinci aşamasının meydana gelmesinin sonucundaki durumun davacı aracında birinci aşamadan kaynaklı oluşan hasara herhangi bir etkisinin olmadığı, olay nedeni ile davacının 36.950,00-TL hasar ve 750,00-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamı 37.700,00-TL tazminata hak kazandığı, kazanın ikinci aşamasına katılan ...'in davacının maddi zararından sorumluluğunun olmadığı, bu nedenle asıl dosya davalıları yönünden herhangi bir sorumluluğun olmadığı, davacının manevi tazminat talebi koşullarının oluşmadığı, belirtilerek; asıl davanın reddine, birleşen davanın davalılar ... ve .... Şti. yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalı yönünden reddine, karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİN EK KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan hasar bedeli ve araç tamir süresi içerisindeki ulaşım bedeline yönelik istem bakımından dava dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği ve ancak faiz talebi yönünden herhangi bir karar verilmediği, ileri sürülen talebin yasanın 305/A maddesi kapsamında kalıp talepte bulunanın haklı olduğu belirtilerek; asıl ve birleşen dosya yönünden istem konusu edilen hasar bedeli ve araç tamir süresi içerisindeki ulaşım bedeli toplamı olan 37.700,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumluluk yüklenen taraflardan tahsiline yönelik söz konusu edilen tutara yasal faiz eklenerek hüküm tamamlanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalılar... ve ... Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın tamir süresi 15 gün olarak öngörülmüş isede aracın 3 ay süre ile tamirde kaldığını, ikame araç bedelinin yanlış hesaplandığını, talep olunan 1.000,00-TL' nin çok üstünde olacağını, davacının manevi tazminata hak kazandığını, tanık beyanları ile manevi tazminatı ıspat ettiğini, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... Şti. vekili, davanın davalı işlete ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmediği, rapora itirazların dikkte alınmadığını, raporun hükme esas alınamayacağını, kaza tespit tutanağı ile raporun çelişkili olduğunu, ek karar ile hüküme ekleme yapılamaycağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar, değer kaybı ve mahrumiyet zararının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. ve devamı maddelerine göre, taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde üçüncü kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği amir olup, davacının anlına safahat içerinde davanın ihbarına ilişkin bir talebi bulunmadığından ihbar edilmesi istenenin yoklunda davaya devam edilmesinde ususl ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır.
3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
4. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Ancak, ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumludur.( Yargıtay 17. HD'nin 04.12.2019 tarih ve 2016/3933 E. - 2019/796 K. )
5.Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsü davalı sürücü ...'in % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı, tamir süresi ve ikame araç bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur, hasar ve ikame araç bedelinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi hasarlı kazada şok ve korku yaratacak bir vehamet bulunmaması ve olay nedeni ile davacının doğrudan cismani zarara uğramamış olması nedeniyle, manevi tazminat koşullarının oluşmamasına, hüküm altına alınamayan faiz talebinin 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi kapsamında ek karar ile tamamlanmasına, HUAK 18A/13. maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsil edilecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalılar ... ve ... Şti.'nin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 + 269,85-TL'den peşin alınan 80,70-TL + 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 378,30-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar ... ve .... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 2.575,29-TL'den peşin alınan 80,70 + 640,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.853,69-TL harcın davalılar ... ve ... Şti. alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.