mahkeme 2022/1607 E. 2025/572 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1607
2025/572
7 Nisan 2025
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1607
KARAR NO : 2025/572
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2022
NUMARASI : 2017/1119 E. 2022/613 K.
ASIL DAVADA;
BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/582 E. 2019/160 K. SAYILI DOSYASINDA;
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU :Tapu İptali ve Tescil
KARAR TARİHİ : 07.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07.04.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.07.2022 gün ve 2017/1119 E. 2022/613 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... Kooperatifi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 2002 yılında yapılan kooperatif genel kurulu ile kooperatife ait dükkanlara metrekaresi 300,00 TL den şartlı üye kaydedilmesine karar verildiği, bir kısım şahısların metrekaresi 350,00 TL den üyeliklerine karar verildiği, davacının selefine davaya konu edilen dükkanın yönetim kurulu kararları gereği devredildiği, 2009 yılında yapılan devirle dava konusu dükkanın davacıya 43.000,00 TL bedelle devredildiği, kooperatifin satın alının dükkanların tapu iptali ve tesciline yanaşmadığından bahisle, öncelikle davaya konu edilen dükkanın kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacının üzerine tescilini, bu olmazsa davacının kooperatif üyeliğinin tespitini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582 E. 2019/160 K. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... Kooperatif Genel Kurulunun 2001 ve 2002 yıllarında aldığı karara dayanarak, kooperatiften peşin ve yaklaşık 10 yıl ön ödeme ile dükkan satın almış olup, bu karar gereği yönetim kurulu tarafından peşin satın alan üye olarak kaydedilmesi sonrasında, kooperatifin çelişik davranma yasağına aykırı şekilde kendi karar ve belgelerini tanımayarak müvekkiline tapu vermeyi reddederek halen para talep ettiğini, bu nedenle kooperatif aleyhine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1119 E. sayılı davası açılmak suretiyle tapu iptal ve tescil talebinde bulunduklarını, bu dava sırasında davadan kısa süre önce kat mülkiyeti tesisi sırasında dava konusu dükkanının arsa sahibi ... üzerine kaydediliğinin anlaşıldığını belirterek ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... Ada, ... parselde bulunan A Blok Zemin Kat, 3 A, 13 A nolu, tapuda 41 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kaydını istemiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davacının dükkan satışını veya ortak olmasını onaylayan veya bu hususun sunulduğu herhangi bir genel kurul ve bu kurulda alınmış herhangi bir karar olmadığını, kooperatifin satış yetkisinin bulunmadığı, satışın olduğu dönemdeki yönetim kurulu üyelerinin zimmet suçundan hüküm giydiklerini, ödenmiş olduğu iddia edilen dükkan bedellerinin kooperatife gelir olarak kaydedilmediğini, kooperatifin hiçbir zaman mali kriz sebebiyle dükkanlarını satmadığını, taşınmaz alım ve satımı genel kurulun devredemeyeceği yetkilerden olduğundan yönetim kurulu tarafından bedel ile birlikte satış şartlarının belirlenmesi hakkında yaptığı işlemin yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğu, davacının metrekare başına 1500,00 TL olmak üzere yönetim kurulan satış yetkisi verildiğine dair karara itiraz etmediği, bu karardan haberdar olduğu, herhangi bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/582 E. 2019/160 K. sayılı dosyasında davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar hak ve yükümlülüklerinde eşit olduklarından, normal statüdeki ortaklardan farklı olarak sabit ve peşin ödeme ile ortak alımına karar verilebilmesi için bu hususta genel kurul tarafından karar verilmesi gerektiğini, asıl ve birleşen dava yönünden; davalı kooperatifin 30.06.2002 tarihli 2001 yılı olağan genel kurul gündeminin 6.maddesinde kooperatife ait dükkânlara m2’si 300,00TL dan az olmamak üzere şartlı üye kaydedilmesi yönünde yönetim kuruluna yetki verildiği, kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 04.07.2002 tarih 126 sayılı Kararı ile genel kurul kararlarına uygun olarak dükkânların satış şartlarının ve m2 satış fiyatının 350,00TL olarak belirlenmiş olduğu, Kooperatif yönetim kurulunun 20.10.2002 tarih 132 sayılı kararı ile dava dışı ...’in davaya konu dükkân için üye kaydedilmesine karar verildiği, ...'in toplam 12.660,00TL ödeme yaptığı, ...’in üyeliğini ...’e sattığına dair kooperatif kurulu 19.01.2008/01 tarih ve sayılı kararı aldığı, davaya konu işyerinin ...’den de 04.06.2009 tarihli, Kooperatif yönetim kurulu başkanı ... ve ...’ın isim ve imzalarının yer aldığı 04.06.2009 tarihli protokol ile davacı ...’e intikal ettiği, bu şekilde davacının, davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğunun kabulü ile, davacının kooperatife normal aidat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, ancak genel giderler ile altyapı giderlerinden payına düşen tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının kooperatifin peşin sermayeli ortağı olduğundan, peşin olarak aldığı paya tekabül eden taşınmaza dair lehine tapu iptal ve tescile hükmedildiği, ayrıca genel gider ve alt yapı giderlerinden de hüküm tarihine en yakın tarihteki değerleriyle sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl dava dosyası 2017/1119 E sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile ile, davacı ...'in ...eratifinin peşin sermaye ortağı olduğunun tespitine, davacının ...eratifine karşı genel gider ve alt yapı gideri olarak mahkeme veznesine depo edilen 26.557,63 TL'den sorumlu olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde depo bedelinin davalı Kooperatife ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Kooperatifi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı Kooperatif vekili, 07.07.2022 tarihli karar duruşmasına, farklı mahkemelerde duruşmaları bulunması nedeniyle katılamayacakları bildirildiği halde, ilk derece mahkemesince bir önceki duruşmada da mazeret bildirildiği ve yargılamayı uzattıkları gerekçesiyle mazeretlerinin reddine karar verilmiş olmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, mahkemece kabul edilmeyen söz konusu mazeretin haklı bir mazeret olduğunu, 2016 yılı genel kurul tutanağında dükkanlar için 2016-2017 yılı rayiç bedeli üzerinden en az m2'si 1.500-TL'nin dükkanlarda hak talep eden kişilerce ödenmesine karar verildiğini, bu hususta yönetim kuruluna da satış yetkisi verildiğini, davacının bu bedeli ödemediğini, haberdar olduğu genel kurul kararlarının iptali yolunda herhangi bir dava açmayarak bu kararı benimsediğini, müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olmayıp eski yönetim tarafından yetki verilmediğini, kooperatife ait dükkânın geçerli olmayan satışla devredildiğini, dükkân alımına ilişkin işlemin davacının kooperatife üyeliği sonucunu doğurmadığını, ayrıca davacının dükkân satışını veya ortak olmasını onaylayan veya bu hususun sunulduğu herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığını, kooperatifin kurulduğu 1997 yılından bu güne kadar davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği taşınmazın tüm emlak ve çevre temizlik vergisinin kooperatif tarafından ödendiğini, bu hususta da herhangi bir inceleme olmadığını, davacının ödemekle yükümlü olduğu bedelin eksik hesaplandığını, 2007-2011 defterlerinin incelenmesi neticesinde bu döneme ilişkin giderlerden de davacının sorumlu olduğunu, ayrıca 405.506,91-TL emlak vergi ve harçlarının da bilirkişi raporunda davacı payına düşen bölümünden sorumlu olduğu ancak bu kayıtların belediyeden celp edilmesi gerektiği vurgulanmasına karşın, ancak ilk derece mahkemesince bu kayıtların getirtilmediğini, yine bilirkişi raporunda listede işçi ücretleri, mahkeme ve ssk giderleri, elektrik sayaç giderleri, izsu, personel ve posta giderleri, belediye harç giderleri, noter giderleri, huzur hakları, inşaat, çevre düzenleme giderleri, bina teçhizat, demirbaş giderleri, amortisman giderleri, tapu giderleri, mühendislik giderlerinin hiç hesaplanmadığı yada eksik hesaplandığını, sağlıklı bir inceleme tüm defterlerin incelenmesi ve muhasebe kayıtlarının ayrıntılı hesabı sonucu ortaya çıkacağından hesaplamanın eksik olduğunu, depo edilen bedele faiz eklenmediğini, davacının peşin ödeme esasına göre üyelik talep etmediğini, bu yolda yapılan tespitlerin de yanlış olduğunu, bu hususta yapılan herhangi bir sözleşme olmadığını, peşin ödemeli ortak kayıt etmenin ancak genel kurul kararıyla olanaklı olup, genel kurulun sabit fiyatlı ortaklığa kabul konusunda yönetim kuruluna yetki vermesi gerektiğini, genel kurulun kararı yoksa yönetim kurulu, genel kurula ait bir yetkiyi kullanmış olacağından, alınan kararın geçersiz sayılacağını, peşin ödemeli ortaklık kaydında bu ortağın hangi ödemeleri yapacağı, hangi ödemeleri yapmayacağının açık bir biçimde belirtilmesi gerektiğini, bu yolda alınan bir karar mevcut olmadığını, bu nedenle ortak gider ve aidatlardan davacının da sorumlu olduğunu, 30.06.2002 tarihli genel kurulda bilirkişinin tespitinin aksine bu yolda herhangi bir karar alınmadığını, kaldı ki bu genel kurulda alınan karar ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olup, yasaya ana sözleşmeye aykırı olan bu kararın uygulama alanı da bulunmadığını, genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamayacağını, taşınmazın 3 kez el değiştirdiğini, buna rağmen davacının peşin ödemeli üye olduğu sonucuna varılmasının mümkün olmadığını, davacının üyeliğine ilişkin yapılan sözleşmenin tek imza içermekte olup kooperatif en az iki imza ile temsil edildiğinden yapılan sözleşmenin hukuken geçerli olmadığını, keşif yapılmadığını ve eksik harç ikmal ettirilmediğini, davacının ödediğini iddia ettiği bedellerin kooperatif kayıtlarından tespit edilemediğini, davacı tarafından kooperatife dava konusu taşınmazlara ilişkin ödeme yapıldığının kanıtlanmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE : Asıl dava dava konusu dükkan vasfındaki taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tescili, olmadığı taktirde davacının davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğunun tespiti istemine; birleşen dava ise asıl davadaki yargılama sırasında davalı arsa maliki adına kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, birleşen dosya yönünden yapılan herhangi bir istinaf başvurusunun bulunmaması nedeniyle birleşen dosya yönünden verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak yalnızca asıl dava dosyası yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça husumetin asıl davada davalı Kooperatife, birleşen davada ise davalı arsa malikine yöneltildiği, mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı davalar olduğu ve taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığı gözetilerek, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden her bir dava yönünden yalnızca o davanın tarafları hakkında hüküm kurulması gerekirken, asıl ve birleşen davalarda yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların birlikte sorumlu tutulmasında isabet bulunmamakta ise de; birleşen dava yönünden tarafların herhangi bir istinaf itirazının bulunmaması, asıl dava yönünden de davalı vekilince bu hususta ileri sürülen herhangi bir istinaf itirazının bulunmaması nedeniyle HMK'nun 355. Maddesi gereğince Dairemizce bu hususta inceleme yapılmamış, yalnızca asıl dava yönünden davalı vekilince ileri sürülen istinaf itirazlarıyla sınırlı istinaf incelemesi yapılmıştır.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında; davalı kooperatif yönetim kurulunun 20.10.2002 tarih 132 sayılı kararı ile dava dışı ...'in davaya konu dükkân için üye kaydedilmesine karar verildiği, kendisinden 12.660,00 TL ödeme alındığı, sonrasında ise üyeliğin dava dışı ...'e devredildiğine dair kooperatif yönetim kurulunun 19.01.2008/01 tarih ve sayılı kararının alındığı, davaya konu işyerinin ...'den de 04.06.2009 tarihli Kooperatif yönetim kurulu Başkanı ... ve ...'ın isim ve imzalarının yer aldığı 04.06.2009 tarihli protokol ile davacıya devredildiği, devir tarihinden sonra kooperatif genel kurulunca davacının üyeliği konusunda alınan herhangi bir karar dosya kapsamında bulunmamakta ise de, davalı Kooperatif tarafından davacıya gönderilen 16.06.2009 tarih 13 sayılı yazı ve 12.10.2009 tarihli yazı dikkate alındığında davacının üyeliğinin kooperatif tarafından zımnen kabul edildiği sonucuna varılabileceği, bu yöndeki yerel mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan mahkemece alınan 21.04.2021 tarihli 2. ek raporda 01.07.2007-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı kooperatif ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle bu dönem yönünden yeniden değerleme oranlarına göre hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de, davalı kooperatif tarafından ibraz edilmeyen 01.07.2007-31.12.2010 dönemine ilişkin defter ve belgelerin İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/13 E sayılı dosyasında bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, söz konusu ceza dosyasında bulunan ticari defter ve kayıtlar ile kesinleşen karar örneği ve gerektiğinde bu dosyada alınan tüm raporlar da getirtilmek suretiyle davalı kooperatif vekilinin rapora yönelik itirazları da değerlendirilerek, davacının sorumlu olduğu bedelin kuşkuya yer vermeyecek şekilde net olarak hesaplanması ve yaşanan enflasyonist ortam nedeniyle değer kaybının önlenmesi amacıyla gerektiğinde hesaplanan miktarın nemalandırılması veya bu bedele faiz işletilmesi yönündeki davalı vekilinin talebinin de değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece bunun bunun yapılmamış olmasında isabet görülmemiş, bu yönlerden yerinde görülen davalı vekilinin istinaf itirazlarının esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin kabulüne ve yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı ... Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.07.2022 gün ve 2017/1119 E. 2022/613 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07.04.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.