mahkeme 2021/1765 E. 2024/1019 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1765
2024/1019
21 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1765
KARAR NO : 2024/1019
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30.03.2021
NUMARASI : 2013/249 Esas 2021/321 Karar
BİRLEŞEN İZMİR 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2013/59 ESAS 2013/20 KARAR SAYILI DOSYASINDA
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Tazminat
ASIL DAVA TARİHİ : 19.06.2013
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 01.02.2013
KARAR TARİHİ : 21.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2024
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2021 tarih 2013/249 Esas 2021/321 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA :Davacı vekili, 25/07/2010 günü müvekkilinin sağ ön koltukta bulunduğu ve eşi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla seyir halindeyken, davalılardan ...'nun maliki ve ...'in sürücüsü, davalı ... A.Ş.'nin ZMM sigortacısı oldukları ... plakalı aracın arka sağ taraftan kendilerine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/257 esas 2012/299 karar sayılı dosyası ile davalı sürücü ...'in asli kusurlu ve müvekkilinin içinde bulunduğu kamyonetin sürücüsü ...'ın kusurunun olmadığının belirlendiğini, davalı ...'in TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca cezalandırıldığını, kaza sonrası müvekkilinin işine 4 ay gidemediğini, hastaneye gidip gelmek için taksi ücret ile tedavi giderleri ödediğini, manevi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 25/07/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili, asıl dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek ... plaka sayılı aracın 120031210 Y-0 kasko sigorta poliçe numarası ile davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, poliçede görüleceği üzere kasko sigortasının ilgili klozlar bendinde "Artan mali sorumluluk manevi tazminat klozu" gereği manevi tazminat taleplerinden de sorumluluğun bulunduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00-TL’lik maddi tazminat taleplerini 3.736,25-TL arttırarak 4.736,25-TL olarak taleplerinin kabulüne, ayrıca 5.000,00-TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, müvekkilinin kazadaki olası kusuru ve riskinin kasko şirketince teminat dahilinde olduğunu, öncelikle ZMMS ve kasko poliçesi gereği talep edilen maddi ve manevi tazminatın davada davalı taraf olan ... AŞ'den talep edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın maluliyet hali oluşmadığından maluliyet durumuna bağlı tüm taleplerinin reddine, davalının geçici iş gücü kaybına ilişkin talep kısmının müvekkili şirket bakımından poliçe teminatı kapsamında olmadığından reddine, müvekkilinin temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir,
Davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
Birleşen dosya davalısı ... vekili, cevap dilekçesinde; sürekli sakatlık oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 175.000,00-TL olan trafik poliçesi teminatlarından sonra başladığını, sorumluluğunun 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu davacının, sigortalısından 5.000,00-TL manevi tazminatın müvekkili şirketten 30.000,00-TL manevi tazminat talep etmesinin manevi tazminatın ıslahı vasfında olduğundan talebin 5.000,00-TL üzerinden değerlendirilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın maluliyetine neden olan kazada davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza sonucu yaralanmasının sürekli maluliyete neden olmadığı ve 3 aylık geçici iş göremezlik durumunun oluşacağının ATK 2.İhtisas Kurulu raporuyla tespit edildiği, davacı tarafça rapora itirazda bulunulmuş ise de dosyaya sunulan ve sürekli maluliyet bulunduğunu gösterir raporların tek adli tıp uzmanı tarafından psikolojik rahatsızlıklar baz alınmak suretiyle düzenlendiği, ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından talep edilen muayene ve tetkikler sonrası davacının ruhsal durumunun normal olduğu ve maluliyet tayinine yer olmadığının belirtildiği, bu haliyle daha somut bilgi, belge ve gerekçelere dayanan ATK 2.İhtisas Kurulu raporunun hükme esas alınması gerektiği değerlendirildiğinden yeniden rapor alınması gerekli görülmemiştir. Dosya zarar hesabı hususunda aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre tespit edilen geçici ve kalıcı maluliyet tazminatları ile bakıcı gideri, tedavi amaçlı yol ve tıbbi sarf malzemesi gideri hesabı yapıldığı, bilirkişi raporu ile tespit edilen tutar miktarınca davanın ıslah edildiği, dosyada alınan bilirkişi raporlarının hukuka ve yargısal içtihatlara uygun olduğu anlaşılmakla asıl davada; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 1.854,75TL geçici iş gücü kaybı, 2.281,50TL bakıcı gideri, 600,00TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 4.736,25TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, tazminata davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 25/07/2010, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.250,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair kısım yönünden davanın reddine, manevi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, birleşen davada ise; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.250,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara ve ek karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı ... vekili, yerel mahkemece manevi tazminat istemi yönünden karar verilirken tek zarar ve tek tazmin ilkesinin dikkate alınmadığını, yerel mahkamece asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilerek tahsilde tekerrür olmaması ilkesinin dikkate alınmadığını kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın tek bir manevi zararı mevcut olmakla birlikte asıl ve birleşen davada "tahsil de tekerrür etmemek kaydıyla" ibaresinin karara eklenmediğini davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının dikkate alınmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
EK KARARA KARŞI İSTİNAF: davalı ... vekili tarafından asıl karara karşı ileri sürülen istinaf sebepleriyle aynı sebeplerden dolayı ek karara karşı HMK'nun 305. Ve 305/A maddesi gereğince manevi tazminat ve vekâlet ücreti, yargılama giderleri ve ferileri yönünden hüküm tesis edilirken belirtilen kısımların açıklanması ve tahsilde tekerrür olmamak üzere tavzih ve ek karar verilmesi talebinde bulunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 04/08/2021 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: HMK'nun 304. ve 305. Maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı da davalı ... vekilince istinaf kanun yoluha başvurulmuştur.
EK KARARA KARŞI İSTİNAF: hükümdeki fıkraların belirsiz olması durumunda fıkraların açıklığa kavuşturulması gerekmekte olup tavzih ve ek karar hükümleri ile de usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamanın uzamanın önüne geçilmesinin amaçlandığını,
asıl dava ve birleşen dava bakımından davacının manevi tazminat isteminin tahsili bakımından karar verilirken açıklanan hususların infazı etkileyecek nitelikte olması, bu kapsamda davacı tarafın tek bir manevi tazminat alacağını iki kez tahsil etme yoluna girişebilecek olması dikkate alınarak yerel mahkemenin 04.08.2021 tarihli tavzih talebinin reddi kararının kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
GEREKÇE : Asıl dava trafik kazası nedeniyle karşı araç sürücüsü ve işleteninden maddi ve manevi, ZMMS sigortacısından manevi tazminat istemine ilişkin olup; birleşen dava ise karşı aracın kasko sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat açısından asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda; asıl ve birleşen davalarda aynı trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumlulardan her biri aleyhine manevi tazminat talebi bakımından ayrı ayrı hüküm kurulmasının infaz aşamasında tahsilde tekerrüre neden olup olmayacağı hususu uyuşmazlık konusudur. Zira davacı vekili, aynı trafik kazasında yaralanan davacı için müteselsil sorumlu olan araç işleteni ve sürücüsüne karşı asıl davada; kasko sigortacısından ise birleşen davada manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, maddi tazminat istinafa konu edilmediğinden, HMK'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle bağlı kalınması gerektiği gözetilerek, yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır.
Bilindiği üzere müteselsil sorumluluk kavramı TBK'nun 61 ve devamı maddelerinde hüküm altına alınmış olup, buna göre, tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumlu olup, açılan davada taraf olsun veya olmasın müteselsil borçlulardan her birinin yaptığı ödeme, ödeme miktarınca diğer borçluları borçtan kurtaracaktır. Nitekim, somut olayda asıl davanın davalıları olan araç işleteni ve sürücüsü ile birleşen davanın kasko sigortacısı yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat yönünden müteselsilen sorumlu olup, her bir müteselsil borçlu tarafından yapılacak ödemenin davalı sıfatına haiz olan müşterek sorumluları ödeme miktarınca borçtan kurtardığı, hatta varsa bu hususta hükmolunan vekalet ücretine ilişkin ödemenin de ödeme miktarınca müteselsil borçluların her birini vekalet ücreti yönünden de ödeme miktarınca borçtan kurtardığı konusunda şüphe bulunmamaktadır. Bu noktadan sonra müteselsil sorumlular iç ilişkide sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve birleşen davanın davalısı olup, kasko poliçesini düzenleyen müteselsil sorumlu şirket ise ayrıca düzenlenen poliçenin kaza tarihindeki poliçe limitleri dahilinde davacının uğradığı zarardan ve dolayısıyla vekalet ücretinden TBK'nun 162. Maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, ödedikleri miktarları iç ilişkide belirtilen çerçeve dahilinde birbirlerinden rücu edebileceklerdir.
Somut olayda, yerel mahkemece manevi tazminatın bölünmezliği ve müteselsil sorumluluk ilkesi gözetilerek, asıl ve birleşen davalarda aynı olaya ilişkin aynı zarar gören lehine tek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak ve tahsilde tekerrüre neden olacak şekilde hem asıl, hem de birleşen dosyada aynı kazanın müteselsil sorumluları aleyhine birden fazla kez manevi tazminata hükmedilmiş olmasında isabet görülmemiş ise de, belirtilen hususların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak, bu yönüyle yerinde görülen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkememe kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2021 tarih 2013/249 Esas 2021/321 Karar Sayılı asıl kararının ve 04/08/2021 tarihli ek kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ayrı ayrı KALDIRILMASINA, buna göre;
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Asıl davada davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.854,75 TL geçici iş gücü kaybı, 2.281,50 TL bakıcı gideri, 600,00 TL tedavi amaçlı yol gideri olmak üzere toplam 4.736,25TL maddi tazminatın davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) birlikte davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 25/07/2010, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,
2-Asıl davada davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.250,00-TL manevi tazminatın birleşen dava ile tahsilde tekerrür etmemek üzere haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
3-Manevi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine,
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.250,00-TL manevi tazminatın asıl dava ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
Asıl dava yönünden;
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 545,54 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 21,15 TL ile 128,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 149,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,39 TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL peşin harç ile 128,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 149,15 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 3.250,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalı ... A.Ş (... A.Ş) dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 1.750,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
Asıl davada davalı ... A.Ş (... A.Ş) kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
Birleşen dava yönünden;
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 222,00 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 105,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 105,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 3.250,00 TL vekalet ücretinin asıl dava ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT maddesi gereğince hesaplanan 3.250,00 TL vekalet ücretinin asıl dava ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.956,15 TL yargılama gideri ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi rapor fatura bedelleri toplamı 462,20 TL olmak üzere toplam 2.418,35 TL'nin davacının kabul ve red oranına göre 1.983,00 TL'sinin davalılardan (davalı ... A.Ş bu tutarın 1.064,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Sarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraflara iade edilmesine,
2-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 107,85 TL posta masrafı olmak üzere toplam 269,95 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.