mahkeme 2021/1209 E. 2024/396 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1209

Karar No

2024/396

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1209
KARAR NO : 2024/396

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24.02.2021
NUMARASI : 2019/49 E. 2021/40 K.
DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti
KARAR TARİHİ : 23.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2024

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24.02.2021 tarih 2019/49 E. 2021/40 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacının, “...” ve “...” markasının Türkiye ve dünyada tek üreticisi ve marka hakkını kullanmaya yetkili tek şirket olduğunu, yapılan tespitlerde davacıya ait ürünlerin ..., ... ve davalıya ait ....com adresinde satıldığını, davacının zarara uğradığını ileri sürerek marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, tedbiren internet satışlarının durdurulmasını ve ürünlerin toplatılmasını, fazlası saklı 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen ticari faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin iş bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
CEVAP : Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullandığı ürünlerin davacının üretimi olan orjinal ürünler olduğu, SMK'nun 152. Maddesine göre sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiillerin hakkın kapsamı dışında kalacağını, marka sahibinin,bu ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahip olduğu, buna göre davacının hakkını tükettiği, davalı eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturmadığı, ancak dosyadaki deliller ve faturalar incelendiğinde davalının davacıya ait ürünleri son kullanım tarihleri geçtikten sonra satışa sunarak tüketici nezdinde davacı ürünlerini kötüleştirdiği, itibarını sarstığı bu itibarla davalının son kullanımları geçmiş ürünleri satışının TK 54 ve 55. Maddeleri uyarınca davacı açısından haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının eylemleri davacı hakkında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’ine ve ref’ine, davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkiline ait “...” ve “...” markalarına ait ürünlerin www...com, www...com ve davalıya ait ....com adresinde davalı tarafından satıldığının tespit edilmesi üzerine açılan davada mahkemece davacının " marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebinin reddine" karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının internet sitesinde “Markalar” adlı bölümde müvekkilin sahip olduğu markaları kendi markası gibi lanse edip, satış yaptığını, davalı tarafça hukuka aykırı olarak son kullanma tarihi geçen ürünleri satarak, müvekkilinin marka hakkına ve ticari itibarına zarar verdiğini, bu şekilde müvekkilinin tescilli markasını kullanarak ve tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız yarar elde ettiğini, müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29'uncu ve 30'uncu maddeleri uyarınca davalının kendi sitesinde müvekkiline ait markaları kendininmiş gibi gösterdiğini, müvekkili ile arasında hiçbir hukuki ilişki olmamasına karşın, müvekkiline ait orijinal ancak süresi geçmiş ürünlerin satıldığından bahisle söz konusu talebin reddine karar verilmiş ise de, mahkemece "kendi markası gibi" markayı kullanma eyleminin de açıkça marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bilirkişi raporunda da davacının kullanımının "iktibaslı kullanım ve ihlal olduğu" açıkça tespit edilmiş olup, mahkemenin söz konusu bilirkişi raporuna rağmen marka hakkına tecavüz eylemini değerlendirmeden hüküm kurduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerin ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda; mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve davacı vekilinin 7. nolu celsedeki beyanlarına göre davalı tarafından satışa sunulan ürünlerinin davacı üretimi olan orijinal ürünler olduğu, SMK'nun 152. Maddesine göre söz konusu ürünlerin davacının izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiillerin hakkın kapsamı dışında kaldığı, buna göre davacının hakkını tükettiği, davalının eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturmadığı, ancak davalı tarafça davacıya ait ürünleri son kullanım tarihleri geçtikten sonra satışa sunulması suretiyle tüketici nezdinde davacı ürünlerini kötüleştirdiği, itibarını sarstığı, bu itibarla davalının son kullanımları geçmiş ürünleri satışının TK 54 ve 55. Maddeleri uyarınca davacı açısından haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının eylemleri davacı hakkında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’ine ve ref’ine, davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23.02.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim