Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/785
2025/143
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/785 Esas
KARAR NO : 2025/143
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu...Lojistik Anonim Şirketi'nin müvekkil ... Lojistik Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ne olan borcu sebebiyle İzmir...cra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı-borçlu şirket vekili tarafından 02.05.2024 tarihinde takibe itiraz edilmiş ve takip durdurduğunu, Müvekkili şirket tarafından davalı-borçlu şirkete verilen taşıma hizmetinin karşılığı olan navlun ücreti ve bekleme ücretleri için 14.11.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 18.11.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 22.11.2023 tarih... numaralı 300,00 Euro bedelli 22.11.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 27.11.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 27.11.2023 tarih...numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 30.11.2023 tarih ... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 30.11.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 01.12.2023 tarih ... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 01.12.2023 tarih... numaralı 3.500,00 Euro bedelli, 06.12.2023 tarih... numaralı 3.400,00 Euro bedelli, 07.12.2023 tarih ... numaralı 200,00 Euro bedelli, 07.12.2023 tarih ... numaralı 600,00 Euro bedelli, 07.12.2023 tarih... numaralı 800,00 Euro bedelli, 07.12.2023 tarih ...numaralı 200,00 Euro bedelli, 07.12.2023 tarih... numaralı 1.600,00 Euro bedelli , 23.12.2023 tarih... numaralı 2.000,00 Euro bedelli e- Arşiv Faturalar tanzim edilerek muhataba teslim edildiğini, Borçlu şirket tarafından faturaya bir itirazda bulunulmamış olmasına rağmen müvekkilinin alacağının ödenmediğini, Davalı-borçlu şirket tarafından İzmir ...İcra Müdürlüğü ...sas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takibe haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olması sebebiyle asıl alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bu süreçte borçlu şirketin Slovenya'da "...." ünvanlı yeni bir şirket kurduğu, mal varlığını yeni kurulan bu şirkete transfer etme hazırlığı içine girdiği bilgisine ulaşıldığını, bu gelişmeye davalı şirketin itirazı yapmaktaki amacının mal kaçırmak için zaman kazanmak olduğunu, iş bu davamızın kabulü halinde, dava sonunda müvekkilin davalıdan alacağını tahsil etme girişiminin sonuçsuz kalma ihtimali oldukça yüksek olduğunu ve müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını engellemek amacıyla uygun bir teminat bedeli karşılığında ihtiyat-i haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle : Davacının, müvekkiline sunduğunu iddia ettiği taşıma hizmetlerinin varlığını ve bunların hasarsız ve gecikmesiz şekilde tamamlandığını ispat edemediğini, Davacının dava dilekçesinde müvekkiline bir takım taşıma hizmetleri sunduğunu, bu hizmetlerden navlun ve bekleme ücreti alacaklarının doğduğunu, takip ve dava konusu faturaların bu alacaklara istinaden düzenlendiğini iddia ettiğini, ne var ki, söz konusu alacak iddialarının dayanağının belirsiz olduğunu, öyle ki, davacının faturaların hangi taşıma işlerine istinaden düzenlendiğini, iddia edilen bekleme ücretinin hangi sebeple oluştuğunu, hangi hukuki gerekçe ile müvekkile yansıtıldığını somutlaştıramadığını, davacnın, taşıma ilişkisinin kurulmasına, navlun miktarının ve ödeme vadesinin belirlenmesine yönelik sözleşme, yazışma, taşıma talimatı, ve benzeri belgeleri dahi dava dosyasına ibraz etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının müvekkiline faturalara konu taşıma hizmetini sunduğu bir varsayımda dahi, davacının bu taşıma işlerini taahhüt ettiği şekilde, ilgili taşımanın tabi olduğu yasal mevzuat ve konvansiyon hükümlerine uygun, hasarsız ve gecikmesiz olarak gerçekleştirildiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacının dava dosyasına alacağın varlığını ispat eden hiçbir belge ibraz edememiş olmasına rağmen, talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasınun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tarafların faaliyet alanları gereği, davacının alacak iddiasına konu taşımaların tamamı CMR Konvansiyonuna tabi uluslararası kara taşıma işleri olabileceğini, davacı iddia ettiği emtia taşımalarını hasardan ari, eksiksiz, tam ve sağlam vaziyette tamamladığını, teslim aldığı emtiayı varma yerinde alıcısına hasarsız şekilde teslim ettiğini ispat eden teslim evrakını, dava dosyasına ibraz etmediğini, davacının bekleme ücretine yönelik olarak düzenlemiş olduğunu, 07.12.2023 tarihli ...numaralı 800 Euro,... numaralı 200 Euro ve ... numaralı 1.600 Euro tutarlarındaki bekleme ücretine yönelik faturalara ilişkin olarak bekleme ücretinin doğmasına yol açacak bir gecikmenin sebebini gösterir veya gerçekten böyle bir sebebin var olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir belgeyi dava dosyasına ibraz etmediğini, ilgili TTK ve CMR Konvansiyonu hükümleri gereği, taşıyıcı, ancak taşıdığı emtiayı hasarsız vaziyette teslim ettiğini ispat ettiği takdirde taşıma ücretine hak kazanabileceğini, Nitekim, CMR md. 17 uyarınca, taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak tüm zararlardan sorumlu olduğunu, aynı şekilde, CMR md. 3 ve CMR md. 34 hükümleri uyarınca, taşıyıcı taşıma işinin ifasında kullandığı ifa yardımcılarının ve taşeronlarının kusur ve ihmallerinden kendi kusur ve ihmali gibi sorumlu olduğunu, taşıma işinin ifası esnasında taşıtanın herhangi bir zarara katlanmak mecburiyetinde kalması halinde, taşıtan, meydana gelen hasar, kayıp ve gecikme nispetinde navlun bedelini ödemekten kaçınabileceğini; yahut taşıma sürecinde uğramış olduğu zararlarını taşıyıcıdan talep edebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile böyle bir durumda davacı söz konusu taşıma işlerini gerçekleştirmişse dahi, CMR md.23/4 uyarınca herhangi bir taşıma ücretine hak kazanmayacağı gibi, müvekkilinin yükün gönderenine karşı katlandığı tüm zarar taleplerini tazmin etmekle de yükümlü olacağını, somut olayda davacı tarafından ileri sürülen alacak iddiasının sebebi ve dayanağı belirli olmadığını, davacının ne takip dosyasına ne de dava dosyasına alacak iddiasının dayanağını teşkil eden taşıma işlerine ilişkin belgelerini ibraz etmediğini, kaldı ki, taşıma işlerinin varlığı ispat edilse dahi, emtianın alıcısına sağlam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini ispat yükü de davacıya ait olduğunu, davacının alacak iddiası bakımından ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, son olarak, kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu alacak iddiaları zaman aşımına uğradığını, CMR Konvansiyonu md. 23/4 ve TTK md. 870/2 uyarınca, taşıyıcı taşımanın tamamlanan kısmıyla orantılı olarak taşıma ücretine hak kazanacağını, davacı tarafından müvekkiline sunulan taşıma hizmetleri kapsamında icra edildiği ileri sürülen taşımalar CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olabileceğini, CMR Konvansiyonunda özel olarak düzenlenmeyen hususlarda Türk Ticaret Kanunun "Taşıma İşleri" başlıklı 4. kitabında yer alan genel hükümler uygulama alanı bulunduğunu, O halde, taşıyıcı taşıdığı emtianın tamamen kaybına sebebiyet verdiği takdirde, söz konusu taşımaya ait navlun bedelini talep edemeyecektir izah edildiği üzere; davacının kendisine verilen taşıma işini gereği gibi gerçekleştirdiğini, söz konusu taşıma ilişkisinin detaylarını ispat edemediğini, davacının tamamlayamadığı ve tamamladığını ispat edemediği emtia taşıması bakımından navlun talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, kati suretle kabul anlamına gelmemek ve tüm beyan ve itirazlarımız saklı kalmak kaydı ile, davacı tarafın alacak iddiasının likit olmadığını, ispata muhtaç ve fahiş olduğunu, davacının faiz talebinin TTK ve CMR Konvansiyonu hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, alacağa işletilen faiz oranının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, mahkeme, huzurdaki dava bakımından yetkili olmadığını, mahkemenin ihtiyati haciz kararına itirazları başlığı altında detaylıca izah edileceği üzere, mahkeme huzurdaki dava bakımından yetkili olmadığını, bu sebeple, huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacının talebi üzerine müvekkilinin dinlenmeden aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, somut olayda İİK'nun 257. maddesinde yer alan şartlar mevcut olmadığı gibi, verilen ihtiyati haciz kararı aşağıda sayılan gerekçelerle hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati haciz kararının itirazlarımız doğrultusunda kaldırılmasını talep ettiklerini, davacının huzurdaki dava ile müvekkiline sunduğunu iddia ettiği taşıma hizmetlerinden doğan navlun ve bekleme ücretleri nedeniyle düzenlediği faturaların bedellerini talep ettiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin ve mahkemenin ihtiyati haciz kararının dayanağını teşkil eden protokolde taraflar arasındaki ihtilafların çözümü bakımından İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu düzenlendiğini, Mahkeme gerek huzurdaki dava bakımından, gerekse verilen ihtiyati haciz kararı bakımından yetkisiz olduğunu, bu sebeple, verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, izah edilen tüm nedenlerle ve söz konusu hasar nedeniyle tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, mahkemeniz dosyası kapsamında takdir edilen ihtiyati haciz kararının davacı tarafından yatırılan teminat iade edilmeksizin kaldırılmasına, şayet sayın mahkeme aksi kanaatte ise, davacıdan yeter miktarda bedelin teminat olarak alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yazı cevapları, Ankara defterdarlığı'nın 03/10/2024 tarihli yazı cevabı, İzmir...İcra Müdürlüğü'nün, İzmir ...cra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına ait UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklar dosyamız arasındadır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nü... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklısının davacı şirket, borçlusunun mahkememiz davalı şirket olduğu ve 845,00 EURO, 3.400-EURO,3.400-EURO,3.500-EURO,3.400-EURO,200-EURO,60-EURO,800-EURO,200 - EURO ,1.600-EURO,2.000-EURO,2.000-EURO,300-EURO,300-EURO,310-EURO,300-EURO, 15-EURO,45 -EURO,65-EURO,15 -EURO,140-EURO,175-EURO olmak üzere toplam 21.680,00-EURO bedelli faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin açılan takip dosyası olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; Taraflar arasında taşıma hizmetine ilişkin olarak ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı 755.150,00 TL ( 19.945-euro ) alacağı olup olmadığı , var ise miktarı ve İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haklılık teşkil edip etmediği , ediyor ise takibin devamı ile kötü niyetli olarak itiraz eden davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıda belirtildiği şekilde oluştuğu anlaşılmış ise de uyuşmazlık konusu hususun değerlendirilmesine geçmeden evvel davalı şirketinin yetki itirazının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacı ile davalı arasındaki dosya kapsamından yer alan 29/05/2024 tarihli sulh ve ibra protokolünde konunun İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi hususunda anlaşılan bedel üzerinden ödenmesine ilişkin olduğu ve ödemenin ne şekilde yapılacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamdaki uyuşmazlıkları hususundaki yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan ) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğinin belirtildiği anlaşılmakla; davacı ve davalının tacir oldukları aralarında yetki sözleşmesi tanzim ettikleri ve dava konusunun protolkolde yer alan takip dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu nazara alındığında 6100 sayılı HMK 17 madde gereğice davalı yan yetki itirazının kabul edilmesi gerektiği göz önüne alınarak her ne kadar mahkememiz nezdinde iş bu dava açılmış ise de yetkili Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespiti ile Mahkememizin yetkisizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve yetkili Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2- Karar kesinleşince ve talep halinde dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine (ihtarat yapılamadı)
4- Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine ve ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise şartlar oluşacağından yargılama giderlerinin mahkememizce değerlendirilmesine,
5- Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.