mahkeme 2024/369 E. 2025/320 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/369

Karar No

2025/320

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/369
KARAR NO : 2025/320
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/12/2023 tarihinde ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca arkadan çarptığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait araç maddi hasara uğradığını, kaza sonrasında müvekkiline ait aracın hasar gören parçaların değiştirilmesi ve tamiri sebebiyle uzunca süre serviste kaldığını, aracın bu süre zarfında da kullanılamadığını, müvekkilinin aracında oluşan hasar-onarım bedeli, değer kaybı (değer kaybı olmaması halinde maddi zararın) ve kullanılamadığı süre içerisinde uğranan maddi zararın davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, söz konusu maddi zararları, öncelikle trafik kazasına karışan kusurlu araç maliki, bu aracın KMA Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, araç işleteni, aracı kullanan kişi müştereken ve müteselsilen ödemekle yükümlü olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle gerek tamirat bedeli, gerek tamirat süresince mahrum kalınan araçla ilgili olarak gerekse de söz konusu kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybı sebebiyle müvekkil ekonomik olarak ciddi zarara uğrattığını, İşbu dava öncesinde de aracın parça ve onarım giderlerinin tespiti için Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyada tespit yapıldığını, davalı sigorta şirketince başvuruları ile ilgili müvekkiline ait araca tam hasarlı olduğundan bahisle işlem yapılmasına karar verildiğini ancak müvekkil tarafından gerek araç ve hasar değerlerinin çok düşük belirlenmesinden gerekse de aracının pert olduğunu düşünmemesi sebebiyle bu işleme onay verilmediğini, olayda davacıya ait araç 55.460.390 TL harcanmasını gerektirecek derecede hasara uğradığını, bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğini, onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağını, bununda aracın cari değerini kaybettireceğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla meydana gelen kazada karşı yanın %100 kusurlu olduğunun tespiti, meydana gelen hasarın ve uğranılan maddi zararın karşılığı olarak şimdilik; 50,00-TL değer kaybı, 50,00-TL ikame araç bedeli ve 50,00-TL hasar-onarım bedeli olmak üzere toplam 150,00-TL'nin kaza tarihi olan 20.12.2023 itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üterinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış bulunan ... plakalı aracın, kazaya karıştığı ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin talep edildiğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, yetki itirazlarının olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, zarar hesabında genel şartların dikkate alınması gerektiğini, parça ve işçilik bedellerinin yüksek kaynaklanan fahiş hasar bedelinden sorumluluklarının bulunmadığını, başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediğini ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut kdv ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı yönünden, AYM 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması gerektiğini, KMA Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlarla getirilen hesaplama yöntemi gözetilerek tespit yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin taraf dahi olmadığı tespit davası ile yokluğumuzda alınan bilirkişi raporuna dayalı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, Rapordaki tespitlerin eksik incelemeye dayandığını, müvekkili şirketin ZMSS sigortacısı olup araç mahrumiyet bedeli teminat dışında olduğunu, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Ödemiş Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı...'a ait nüfus kayıt örneği,
3-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
4-Davalı... Anonim Şirketi nezdindeki ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 20/12/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını ilişkin evrak ve kayıtlar,
5-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 20/12/2023 tarihi ve mevcut durum itibariyle ... plakalı ve ... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası,
7-20/12/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
8-Bilirkişi heyetinin 03/01/2025 havale tarihli raporları,
9-Davacı vekili tarafından sunulan 25/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 20/12/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli, değer kaybı bedei ve ikame araç bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedeli, değer kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Ödemiş ilçesinde vuku bulduğu, ayrıca davacının yerleşim yerinin İzmir İli, Ödemiş ilçesinde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Sompo Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 08/01/2023 ile 08/01/2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 120.000,00-TL olduğu görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 20/12/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı .... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, davacıya ait ... plakalı araca ait tramer kayıtları, Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesini... D. İş Esas sayılı dosyası ve sair deliller göz önünde bulundurularak; ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 20/12/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, aracın makul tamirat süresinin ne kadar olduğu, aracın kaza tarihi itibarıyla günlük ne kadar bedel mukabilinde temin edilebileceği, hasar kapsamında araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, dava açılmadan önce varsa davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ile ikame araç bedeli tazminatlarının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 03/01/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ... plakalı araç sürücüsü önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu; ... plakalı araç sürücüsü kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, 1998 model, ... Ekspertiz raporuna göre onarım bedelinin 131.850,00-TL yedek parça ve 82.000,00-TL işçilik olmak üzere toplam 213.850,00-TL+KDV, KDV dahil 256.620,00-TL olduğu, SHM D.İş bilirkişi raporuna göre onarım bedelinin 50.600,00-TL yedek parça 36.666,67-TL işçilik olmak üzere toplam 87.266,67-TL+KDV, KDV dahil 104.720,00-TL olduğu, Onarım bedelinin 131.850,00-TL yedek parça ve 82.000,00- işçilik olmak üzere toplam 213.850,00-TL+KDV, KDV dahil 256.620,0-TL olduğu ancak davaya konu aracın onarım miktarının, 256.620,00-TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 250.000,00-TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde sovtaj değerinin 78.600,00-TL olması nedenleriyle, aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50’sini aşması nedeniyle onarımının ekonomık olmayacağı, bu nedenle Pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (250.000,00-TL) ile sovtaj değeri (78.600,00-TL) farkı miktarı 171.400,00-TL olduğu, pert-total işlem uygulanan ağır hasarlı davaya konu araçta; onarım bedeli rayiç değeri geçmesi, onarımının ekonomik olmaması nedenleriyle pert-total işlem uygulanması gerektiği, netice olarak; pert nedeniyle, Yargıtay yerleşik kararları ve piyasa koşullarına göre; davaya konu araçta anılı kaza neticesinde değer kaybı oluşmayacağı, davaya konu aracın makul onarım süresi ile araçtan mahrum kaldığı süre zarfındaki zararına ilişkin olarak bir bilgi ve belge/delil, dosyaya sunulu olmadığı, davaya konu aracın ağır hasarının makul onarım süresinin 20 gün olduğu, diğer taraftan; aracın pert-total durumu olması ve uygulanası gerektiğinden, yeni bir aracın makul temin süresinin ortalama 20 gün olduğu, yapılan piyasa araştırmasında, davaya konu 1998 model... marka aracın 20.12.2023 kaza tarihinde aynı özellikteki muadil benzerinin günlük 1.000,00-TL/gün bedele kiralanabileceği, buna göre davaya konu aracın pert edilmesi nedeniyle yeni bir aracın temini esnasında ortaya çıkacak ikame araç bedelinin (20 gün x 1.000,00-TL/gün) toplam 20.000,00-TL olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin kusur oranlarının yüzdelik oran üzerinden belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi talebinin, taraflarca itiraza uğramamış olan raporda kusur durumunun; ... plakalı araç sürücüsü önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlali bulunmadığından kazanın oluşumunda etken olmadığı şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı, bu kapsamda kusur oranı belirtilmesinin gerekli olmadığı ve kusur oranı belirtilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi açısından hukuki yarar bulunmadığı gibi, yeni bir rapor alınmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca yargılama giderlerinin gereksiz yere artmasına sebebiyet vereceği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 25/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 50,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini 171.400,00-TL'ye, 50,00-TL ikame araç bedelini 20.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 22/12/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 04/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Ödemiş Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı...'a ait nüfus kayıt örneği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, davalı... Anonim Şirketi nezdindeki ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 20/12/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını ilişkin evrak ve kayıtlar, dava konusu kazanın gerçekleştiği 20/12/2023 tarihi ve mevcut durum itibariyle ... plakalı ve ... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası, 20/12/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, bilirkişi heyetinin 03/01/2025 havale tarihli raporları, davacı vekili tarafından sunulan 25/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 20/12/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli, değer kaybı bedei ve ikame araç bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedeli, değer kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu,... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 08/01/2023 ile 08/01/2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 120.000,00-TL olduğu, dava konusu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsünün 20.12.2023 günü saat 10.00 sıralarında İzmir İli, Ödemiş ilçesi, bila isimli kavşağa yaklaştığında aracının ön kısımları ile, kendisi ile aynı yönde ilerleyen ve dönüş yapan ... plakalı araca arka kısımları ile çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasar oluştuğu, oluşan hasarın onarım bedelinin 256.620,00-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki hasarsız halinin ikinci el rayiç değerinin 250.000,00-TL olduğu gözetildiğinde onarımının ekonomik olmadığı, pert total işlemine tabi tutulması gerektiği, aracın sovtaj değerinin 78.600,00-TL olduğu, bu kapsamda aracın rayiç değerinden sovtaj değeri mahsup edildiğinde oluşan hasar tazminatının 171.400,00-TL olduğu, pert total işlemine tabi tutulması sebebiyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği, aracın makul onarım süresinin 20 gün olduğu, kaza tarihi itibarıyla muadilinin günlük 1.000,00-TL mukabilinde temin edilebileceği, 20 gün boyunca temin edilecek ikame aracın bedelinin 20.000,00-TL olduğu, davacı vekilinin 25/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 50,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini 171.400,00-TL'ye, 50,00-TL ikame araç bedelini 20.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminat limitinin 120.000,00-TL olduğu dikkate alındığında sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti kadar olduğu, bakiye bedelin sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, yine sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacının doğrudan zararlarından sorumluluğunun bulunduğu, dolayılı zararlardan kaynaklı olarak sorumluluğunun bulunmadığı, ikame araç bedelinin dolayılı zararlardan olduğu ve davalı sigorta şirketinin ikame araç bedeli yönünden sorumlu olmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 22/12/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 04/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçeleri kapsamında davasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-a)Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 120.000,00-TL maddi tazminatın, bakiye poliçe limiti olan 120.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 04/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...'a verilmesine, 51.400,00-TL onarım bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b)Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin REDDİNE,
c)İkame araç bedeli tazminatı talebinin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 8.197,2‬0-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın ve 3.266,08-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.503,52-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.594‬,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 3.506,30-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 3.266,08-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.121,28‬-TLyargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 2.256,46-TL'sinin davalıdan, 1.343,54-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim