Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/127
2025/126
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/127
KARAR NO : 2025/126
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi davalı ... A.Ş şirketince düzenlenen ve sigortalı ...'ya ait olan
...plaka sayılı aracın sürücü ... idaresinde iken, park yerinden kontrolsüz çıkış sonucu müvekkili adına kayıtlı...plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davalı sürücü ... park yerinden kontrolsüz çıkış sonucu %100 kusurlu şekilde
maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş olduğu müvekkiline ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının sabit hale geldiğini, müvekkilinin, aracındaki hasarları 12/10/2023 tarihinde ekspertiz marifetiyle tespit ettirdiğini, Almanya'da ikamet ettiği şehirde bulunan yetkili bir bilirkişilik bürosu tarafından
düzenlenen rapora göre araç tam hasar olduğunu, aracı eski haline getirmek teknik ve ekonomik olarak uygun
olmadığı için pert durumda olduğunu, onarım bedelinin 16.518,40-EUR tespit edildiğini, aracın yeniden alım
değeri (2. El Piyasa Rayiç Bedelinin) 14.500,00-EUR olduğunu, aracın yeniden onarılması, aracın kaza yaptığı günkü değerini aşan bir fiyatlandırmayla sonuçlandığından ve işbu husus sonucunda kaza sonrasında
ağır şekilde hasar alarak oluşan hasarın aracın güncel değerini %70 ve üzeri oranda kaybetmesi nedeniyle müvekkilin aracına dair pert kaydı oluşturulduğunu, pert kaydı sonucunda aracın sahip olduğu hurda
değeri olan 2.400,00-EURO’nun da tahsilinin müvekkiline yapıldığını, hal böyle iken hurda değeri, aracın yeniden alım değerinden düşüldüğünde kaza nedeniyle araç için oluşan zararın 12.100,00-EURO ettiğini, eksper raporunun düzenlenmesi için müvekkilinin ödediği ücretin 1.897,34 EUR olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından maddi hasarın tazmini için müvekkiline ödeme yapılmadığını beyan etmekle, davanın kabulü ile müvekkiline ait aracın sahip olduğu 2.400,00-EURO tutarındaki hurda
bedelinin de düşülmesinden sonra kalan 2. El Piyasa Rayiç Bedeli olan 12.100,00-EURO tutarındaki
maddi zarar tutarının (davalı sigorta şirketi yönünden Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinde öngörülen
teminat kapsam ve limitleri dahilinde kalacak şekilde) davalılardan tahsiline, aynen tahsilinin mümkün
olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk
Lirası karşılığı olarak tazminine, alacak tutarına kaza tarihi olan 25/08/2023 tarihinden (davalı sigorta şirketi
yönünden ise hasar başvurusu tarihi olan 16/11/2023 tarihinden) itibaren faiz işletilmesine, davalı ruhsat sahibinin aracına dair kaskosunun olup olmadığının tespitine, 1.897,34-EURO tutarındaki eksper ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara
yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından araçta meydana gelen hasarın yurtdışında onarıldığı belirtilerek buna
göre yabancı para birimi üzerinden hesaplama yapılmasının istendiğini, oysa aracın Türkiye 'de hasar gördüğü, hasarlı iken Türkiye’de olduğu ve yurtdışına onarım yapmadan götürmesinin imkansızlık teşkil ettiğini, Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilen onarım faturalarının esas alınması gerektiğini, müvekkilinin kusur oranı ve 120.000,00-TL poliçe limiti dahilinde sorumluluklarının olduğunu, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti durumunda
çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine hükmedilmemesi gerektiğini, trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, gerçek zarar ile
sorumlu olup değer kaybı hesabının kazadan bir gün önceki ve sonraki rayiç değer göre hesaplanmasını talep
ettiğini, poliçedeki kloza göre hasarın %5'i oranında muafiyet uygulanması gerektiğini beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davalı şirketin Mersinde bir şubesi olduğunu, davacının yerleşim yerinin de izmir olmadığını, davanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının Almanya'dan aldığı pert raporunun kabul edilmesinin
mümkün olmadığını, ayrıca araç sahibinin pert olan aracını belgeleriyle birlikte Gümrük
Müdürlüğü'ne kesin olarak terk etmesi gerektiğini, pert olduğu iddia edilen aracın Mersin'den yaklaşık
3000 km Almanya'ya gidebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mekanik sisteminde hasar
olmayan, bir tane bile airbag açmamış olan ...plakalı araç sadece sağ iki kapıdan hasar aldığını,
ayrıca eğer araç Türkiye'de onarılıp yurt dışına çıkarıldıysa, hasar ve maliyet Türkiye koşullarında
hesaplanması gerektiğini ve Türk Lirasının esas alınması gerektiğini, kaza tarihinin 25.08.2023 olduğu, eksperden alınan
rapor tarihinin 12.10.2023 olduğunu, bu uzun süreçte araç başka bir kazaya karışmış, faturası bize mal edilmiş
olabileceğini, hasarlı araç gerçekten yurt dışına götürüldüyse bile; zararın fiili ödeme günündeki kur üzerinden
karar verilmesi yönündeki taleplerin reddinin gerektiğini, müvekkilinin kaza anından itibaren maliyet kendisine
ait olmak üzere arabayı yaptırmak istediğini, bu istek doğrultusunda davacıyı birkaç kez cep telefonundan
aradığını, davacının bu talebi sürekli olarak ertelediğini ve sonrasında bu haksız davayı açtığını, zararın Türk Lirası üzerinden hesaplanması gerektiğini, aksi halde haksız fiilin gerçekleştiği tarihteki kurun türk lirası karşılığı esas
alınması gerektiğini, davacının yaptırdığı eksper raporunun tek başına yeterli olmadığını, araçtaki gerçek
zararının belirlenmesi için kaza tespit tutanağı, fotoğraflar vs. belgeler ile aracın markası, modeli, yaşı ve
hasarın boyutu gibi hususlar birlikte irdelenmek suretiyle, kaza nedeniyle aracın tamirinin mi pertinin mi
uygun olduğu, tamirinin uygun bulunması halinde tamir masraflarının, pertinin uygun olması halinde olay
tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana
gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Tarafların iddia ve beyanları,
3-Davacı ... ile davalılar ... ve ...'ya ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri,
4-Davalı ... Anonim Şirketi nezdindeki ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 25/08/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebliğ evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar,
5-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 25/08/2023 tarihi ve mevcut durum itibaryla ...plakalı araç ile... plakalı ...şase numaralı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki davacı...'a ait... plakalı... şase numaralı araca ait tramer kaydı,
7-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki davalı ... Anonim Şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunup bulunmadığı hususundaki kayıtlar,
8-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki ...plakalı araca ait olarak 25/08/2023 tarihini kapsar şekilde düzenlenmiş bir Kasko Sigortası poliçesi bulunup bulunmadığı, var ise hangi sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğine ilişkin kayıtlar,
9-Otomotiv uzmanı bilirkişi ve trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 26/09/2024 havale tarihli heyet raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 25/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'ya ait...plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalılar... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı ... Anonim Şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacı ...'ta verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bu arada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Davanın haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu dikkate alındığında davalılar ... yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davalı sigorta şirketinin davalı olarak gösterilmesi ve davanın tüm davalılar açısından birlikte yürütülmesinin zaruri olmasından kaynaklı olarak yargılamanın genel mahkemelere göre daha özel yetkili ve görevli olan mahkememiz nezdinde yürütüleceği, davanın yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, davalılar ... yönünden ticari mahiyette bulunmayan dava konusu taleplerin davalılar ... açısından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalılar ... vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 25/08/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası,...plakalı araca ait tamirat evrakları, dava konusu araca ait tamirat evrakları, ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar ve sair deliller göz önünde bulundurularak; ...plakalı araç sürücüsü ile...plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 25/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, dava konusu araca ait olarak düzenlenen tamirat evrakının hasar ile uyumlu olup olmadığı, onarım bedelinin yabancı ülke koşullarına görene kadar olduğu, araç açısından pert total işlemi uygulanması gerekip gerekmediği, gerekiyor ise sovtaj bedelinin ne kadar olduğu, netice itibarıyla davacı tarafça talep edilebilecek hasar bedelinin ne kadar olduğu, ekspertiz ücreti bedelinin yabancı ülke piyasası koşulları ve mevzuatına göre uygun olup olmadığı belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, düzenlenen 26/09/2024 havale tarihli raporda sonuç olarak; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından ...plakalı çekici sürücüsü ... park yerinden çıkma kurallarına uymayarakçarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,
... plakalı otomobil sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından
dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Onarım Bedeli ve Zarar Bakımından;
davaya konu... plakalı aracın, Almanya’da bulunan araç tekniği bürosu ekspertiz raporuna göre onarım bedelinin (Almanya koşullarında); 4.387,50 EUR Kaporta/Mekanik/Elektrik vs
işçilik, 4.843,31 EUR Boya ve Boya işçiliği, 4.735,33 yedek parça olmak üzere (75 € değer kazancı dahil)
toplam 13.881,01 EUR +KDV, KDV dahil 16.518,40 EUR olduğu, Almanya ekspertiz raporuna heyet olarak iştirak edildiği ancak onarım bedelinin aracın rayiç değerini aşması nedeniyleaAracın yaşı ve modeli düşünüldüğünde hasar onarım
bedelinin yüksek olması nedeniyle Pert-total değerlendirmesi yapılmasına gerek duyulduğu, davaya konu aracın onarım miktarının, 16.518,40 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 10.500,00 EUR olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 2.400,00 EUR olması neticesinde;
aracın onarım bedelinin, rayiç değerine ulaşması nedeniyle onarımının ekonomık olmayacağı, bu nedenle pert-total ışlemıne tabı tutulması gerektiği,
pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (10.500,00 EUR) ile sovtaj değeri (2.400,00 EUR) farkı miktarı 8.100,00 EUR olduğu, Ekspertiz Ücreti Bakımından;
Almanya’daki araç tekniği bürosu eksper raporu ücretinin 16.518,40 EUR hasar bedeli için;
1.307,00 € temel ücret, 15,00 € ek masraf posta telefon, 57,20 € fotoğraf masrafı, 16,20 € yazım
masrafı, 20,00 € yan gider sorgulama masrafı, 29,00 araç geçmişi sorgulama masrafı, 150,00 EUR “AKS ölçümü” masrafı olmak üzere toplam 1.594,40 EUR+KDV,KDV dahil 1.897,34 EUR olduğu ancak ekspertiz ücreti listesindeki 150,00 EUR+KDV bedelli “AKS ölçüm” bedelinin, ekspertiz
ücretine değil, hasar tespit raporuna dahil olması gerektiği, bu nedenle, ekspertiz ücretinden çıkartılması gerektiği, buna göre;
ekspertiz ücretinin 1.307,00 € temel ücret, 15,00 € ek masraf posta telefon, 57,20 € fotoğraf masrafı, 16,20 € yazım masrafı, 20,00 € yan gider sorgulama masrafı, 29,00 € araç geçmişi sorgulama masrafı, olmak üzere toplam 1.444,40 EUR+KDV, KDV dahil 1.718,83 EUR olduğu hususunda mütalaada bulunulmuştur.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... mersis numaralı ... Anonim Şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunup bulunmadığının hususunun mahkememize bildirilmesi ile bahse geçen şirketin Bölge Müdürlüklerinin listesinin eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesinin istenilmiş olup, verilen cevap müzekkeresinde davalı ... Anonim Şirketi'nin İzmir Bölge Müdürlüğü Şubesinin 23/05/2019 tarihinde faaliyet durumunun terkin olarak kayıtlara işlendiği, şirket merkezinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 5. maddesinde; "Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde; ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 7. maddesinde; ''Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.
Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 10. maddesinde ise; ''Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yetki itirazının ileri sürülmesi usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinde; "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ... ile davalılar ... ve ...'ya ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri, davalı ... Anonim Şirketi nezdindeki ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 25/08/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebliğ evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 25/08/2023 tarihi ve mevcut durum itibaryla ...plakalı araç ile... plakalı... şase numaralı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki davacı...'a ait... plakalı ... şase numaralı araca ait tramer kaydı, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki davalı ... Anonim Şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunup bulunmadığı hususundaki kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki ... plakalı araca ait olarak 25/08/2023 tarihini kapsar şekilde düzenlenmiş bir Kasko Sigortası poliçesi bulunup bulunmadığı, var ise hangi sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğine ilişkin kayıtlar, Otomotiv uzmanı bilirkişi ve trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 26/09/2024 havale tarihli heyet raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın 25/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalılar ...yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı ... Anonim Şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacı ...'ta verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalılar... vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş ise de, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre... mersis numaralı davalı ... Anonim Şirketinin İzmir Bölge Müdürlüğü Şubesinin 23/05/2019 tarihinde faaliyet durumunun terkin olarak kayıtlara işlendiği, şirket merkezinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu dikkate alınarak, mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu, davacının yerleşim yerinin Almanya ülkesi, Berlin şehrinde bulunduğu, kazanın Mersin İli, Tarsus ilçesinde vuku bulduğu, davalılar ... ve ...'nın yerleşim yerlerinin Mersin İli, Tarsus ilçesinde olduğu, davalı ... Anonim Şirketinin merkez adresinin İstanbul İli, Ataşehir ilçesinde bulunduğu, İzmir İlinde Bölge Müdürlüğü bulunmadığı, sigorta poliçesini yapan acente veya şubenin de İzmir İlinde olmadığı dikkate alındığında mahkememizin iş bu dava açısından yetkili olmadığı, davanın mahkememiz nezdinde ikame edilmesinin tek nedeninin davacı vekilinin çalışma adresinin İzmir İlinde bulunması olduğu, hem kazanın vuku bulduğu yer, hem de davalılar ... ve ...'nın yerleşim yerlerinin bulunduğu yer olması itibarıyla Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin veya davalı ... Anonim Şirketinin merkez adresinin bulunduğu yer itibarıyla İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olabileceği, ancak davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yetki ilk itirazında bulunmadığı, davalılar ... ve ... vekilinin ise süresinde olacak şekilde yetkili mahkeme olarak Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesini göstermek suretiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, yetki ilk itirazının yerinde olduğu, yargılamanın süratle bitirilmesi ilkesi ile usul ekonomisi ilkesi gereğince ve birbiri ile çelişen hükümlerin önüne geçilmesi açısından davalılar hakkında ikame edilen davanın birlikte görülmesinde fayda bulunduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde süresinde yapılan yetki ilk itirazı çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü açısından mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin davalılar ... ve ...'nın yerleşim yerleri ve aynı zamanda kazanın vuku bulduğu yer olan Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi ve 16. maddesi hükümleri gereğince davaya konu uyuşmazlığın çözümü açısından Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi gereğince, tarafların yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda, dosyanın yetkili MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı... Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ... Hakim...
e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.