mahkeme 2023/605 E. 2025/317 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/605

Karar No

2025/317

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/605
KARAR NO : 2025/317
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2023
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2022 günü İzmir,...,... Mah. ... Sokak üzerinde... marka ... plakalı aracın,... plakalı müvekkili ... idaresindeki motosiklete çarptığını ve olay yerini terk ettiğini, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin motosikletten savrulup vücudunun bazı bölgelerinde yara ve morluklar, motorunda da çeşitli hasarlar meydana geldiğini, müvekkilinin motosikletini tamire götürdüğünü ve 52.392,00-TL hasar bedeli ortaya çıktığını, söz konusu bu zarar nedeniyle müvekkilinin, motosikletinden uzunca bir süre mahrum kaldığını, ayrıca vücudunda çeşitli sıyrıklar meydana gelen müvekkilinin 6 gün istirahat raporu aldığını, meydana gelen araç hasarı ve cismani hasar sebebiyle müvekkilinin madden ve manen ciddi zarara uğradığını, bir okulda servis şöförlüğü işi yaptığını, meydana gelen bu kazanın şekli, davacı sürücünün vurup kaçması nedeniyle müvekkilinin manevi olarak etkilendiğini, hazırlık dosya kapsamında kusura ilişkin alınan rapor gereğince davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, olay esnasında davalı aracın olay yerini terk ettiğinden kaza tutanağı tutulamadığını, her ne kadar tutanak tutulamamış olsa da haricen yapılan araştırma neticesinde ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının ... olduğunın tespit edildiğini, oluşan maddi, manevi zararların telafisi için 07.04.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, taleplerinin reddedildiğini, hazırlık dosyası kapsamında alınan rapor nedeniyle davalı sigorta şirketine 08.06.2023 tarihinde tekrar başvurulduğunu, başvuruya cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacak belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik araç sürücüsü, araç sahibi ve poliçe limitleri miktarınca sigorta şirketinden 100,00-TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı bedeli, 100,00-TL iş görememe bedeli , 100,00-TL evde bakım bedelinin araç sürücüsü ve araç sahibi için kaza tarihi olan 20.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta şirketi için 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, araç sürücüsünden ve araç sahibinden şimdilik 100,00-TL araçtan mahrum kalma bedelinin ve 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı ... adına kayıtlı aracın... poliçe numarası ile 12.02.2022-22023 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu ZMMS sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 1.200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu... ihtisas kurulu tarafından erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza meydana geldiği esnada davacının motosiklette sürücü olduğu dikkate alındığında, koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı hususu önem arz ettiğini, açıklanan nedenle davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı hususunun değerlendirilerek, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, sürekli iş göremezlik tazminat hesabının, TRH-2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, avans faiz istemesinin kanuna aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin...Karar sayılı kararı çerçevesinde davalı... velisi... T.C. Kimlik numaralı... davalı... velisi sıfatıyla UYAP sistemine kaydı yapılmış olup, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen veli... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunu...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı ... ile davalılar... ve...'a ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri,
3-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 20/03/2022 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ile başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar,
4-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası,
5-Türkiye Noterler Birliği nezdinde 20/03/2023 olan kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plakalı araç ile... plakalı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Buca Kadın Doğum Hastanesi nezdinde 220/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrak ve raporları,
7-Davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli,
8-İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar,
9-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kaydı,
10-Davacı ...'e ait 20/03/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla sosyal ve ekonomik durum araştırma kayıtları,
11-Davalılar... ve...'a ait 20/03/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibariyle sosyal ve ekonomik durum araştırma kayıtları,
12-Bilirkişi heyetinin 20/03/2024 havale tarihli raporları,
13-Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporu,
14-Davacı vekilinin 05/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
15-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 20/03/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, davacının geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının belirlenmesi ile iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı ...'in mahrum kaldığı gelirinin ve de katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı bedeli ile bakıcı giderinin davalılar... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi, ayrıca dava konusu trafik kazasında hasar gören davacıya ait... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedellerinin davalılar... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, aracın onarımı süresince mahrum kalması çerçevesinde edinmek durumunda kaldığı veya edinme ihtimali bulunan ikame araç bedelinin ise haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi ve de 20.000,00-TL manevi tazminat bedelinin haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu edilen... plakalı motosiklette oluştuğu iddia edilen hasarın onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli ile dava konusu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 20/03/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası,... plakalı araca ait tramer kaydı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası ve içeriğinde yer alan kusur raporu ile sair deliller göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 20/03/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta oluşan hasarın miktarı ile onarım bedelinin ne kadar olduğu, hasarın makul tamirat süresinin ne kadar olacağı, aracın tamiratı süresince edinilecek ikame araç bedelinin ne kadar olduğu,... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 20/03/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;; davaya konu 2016 model... 250 marka motosikletin 22.03.2022 kaza tarihi itibarıyla onarım bedelinin 34.400,00-TL yedek parça, 10.000,00-TL işçilik olmak üzere toplam 44.400,00-TL+KDV, KDV dahil 52.392,99-TL olduğu ancak davaya konu aracın onarım miktarının, 52.392,99 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 65.000,00-TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde sovtaj değerinin 14.000,00-TL olması nedenleriyle aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50’sini aşması nedeniyle (mevcut Yargıtay kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde) onarımının ekonomık olmayacağı, bu nedenle Pprt-total işlemıne tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (65.000,00-TL) ile sovtaj değeri (15.000,00-TL) farkı miktarı 50.000,00-TL olduğu, Yargıtay yerleşik kararları, piyasa şartları, genel şartlar vs. değerlendirildiğinde; tespite konu aracın onarım bedelinin aracın rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı ve pert-total işlem uygulanması gerektiği, buna göre; pert-total işlem uygulanan ağır hasarlı davaya konu araçta; onarım bedeli rayiç değeri geçmesi, onarımının ekonomik olmaması nedenleriyle pert-total işlem uygulanması gerektiği, netice olarak; davaya konu araca pert-total işlem uygulanması gerektiğinden, Yargıtay yerleşik kararları ve piyasa koşullarına göre; davaya konu araçta anılı kaza neticesinde değer kaybı oluşmayacağı, davaya konu aracın onarım bedelinin aracın rayiç değerinin %50’sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmadığı ve pert-total işlem uygulanması gerektiği, buna göre; pert olan motosikletin, yeniden başka bir mislinin edinim süresinin ortalama makul olarak 20 gün olduğu, buna göre, davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarıyla 300,00-TL/gün, (20 gün x 300,00-TL) toplamda 6.000,00-TL olduğu, davalı sürücü...’un şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etmesi sebebi ile kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile nizami şekilde kendi yön bölümü içerisinde seyri sırasında meydana gelen kazada atfı kabil bir kusurunun olmadığını mütalaa etmişlerdir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.
Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir.
Sürekli kısmi işgöremezlik, organ eksilmesi veya organ zayıflaması nedeniyle beden gücünün belli bir oranda azalması durumudur. Bu durumdaki kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmekte; buna Yargıtay kararlarında "güç kaybı-efor kaybı" tazminatı denilmektedir.
Sürekli kısmi işgöremezlik durumundaki kişi, çalışan ve kazanç elde eden biri olmayıp da işsiz, yaşlı, emekli, ev kadını, çocuk olsa bile, bunlar günlük yaşamlarını sürdürürlerken "sakatlıkları oranında zorlanacak olmaları" nedeniyle tümünün "güç kaybı tazminatı" isteme hakları bulunduğu kabul edilmektedir.
Sürekli tam işgöremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminatı yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminat bakıcı giderleri de eklenecektir ( Ç. Ahmet Çelik: Trafik Kazalarında Tazminat ve Sigorta Hukuk ve Ceza Sorumluluğu, Seçkin Yayınevi, Nisan 2017, s: 385vd.).
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde:
''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür.
Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır.
Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir.
Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.
Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile;
6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.
İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır.
Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.
Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.
Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmeli, buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile muayene gününde hazır olacak ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'in gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'e ait Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; davacı ...'in 20.03.2022 tarihli trafik kazasına bağlı iyileşme süresinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilmesi istenmiş olup ilgili yönetmelikte iyileşme süresi hususunda bir hüküm bulunmamakla birlikte mahkeme dosyası içerisinde yer alan iş göremezlik raporları (incelenen evrak no:3) göz önünde bulundurulduğunda ...'in tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 7 (yedi) gün olarak kabulünün uygun olacağını mütalaa etmişlerdir.
Taraflarca itiraza uğramayan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporu doğrultusunda; dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin ise 7 (yedi) gün olduğu, vücudunda herhangi bir kırık meydana gelmemesi, sadece lezyon oluşması, bu durumun hayatını idame ettirme yetisine bir etkisinin bulunmadığı dikkate alınarak geçici süre ile bakıcı refakatine muhtaç olmadığı kabul olunarak yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar davacının geçici iş göremezlik süresinin tespiti açısından dosyanın aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi gerekmekte ise de, taraflarca itiraza uğramaması sebebiyle kesin mahiyette kabul edilen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporunda; dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin ise 7 (gün) gün olduğu, celp edilen hizmet döküm cetvelinde yer alan veriler kapsamında hesaplamanın mahkememizce yapılabileceği değerlendirilmekle;
Mahkememizce resen yapılan hesaplama sırasında dikkate alınan hizmet döküm cetvelinde herhangi bir çalışma verisinin bulunmadığı, davacının 2022 yılı 3. ayında 24 günlük çalışma süresinin görülmekte olduğu, aylık kazancının 5.004,00-TL olarak belirtildiği, gelir verileri ile geçici iş göremezlik süresi çerçevesinde davacının esas hakkındaki yargılama neticesinde, kamu düzenine ilişkin hususlar ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile sair hususlara yönelik değerlendirmeler ayrık tutulmak suretiyle, talep etme hakkı bulunduğuna dair kanaat hasıl olması durumunda, (Aylık Geliri/Bir Ayda Bulunan Gün SayısıDavacının Geçici İş Göremezlik Süresi) formülü üzerinden hesaplama yapıldığında davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının (5.004,00-TL/306) 1.000,80-TL olduğu ve davacının talep edebileceği bakıcı ücreti bedeli bulunmadığı belirlenerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 05/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini 50.000,00-TL'ye, 100,00-TL olarak belirttikleri geçici iş göremezlik bedelini 1.000,00-TL'ye, 100,00-TL olarak belirttikleri ikame araç bedelini 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği, artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bedel artırım dilekçesine karşı itirazlarının, kaza anında video kayıtlarının incelenmesi ile tespit edildiği üzere kazanın 20.03.2022 günü saat 09.45 sıralarında davacı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile 25/6 sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, karşı yönde seyir halinde olan ve şerit ihlali yapan davalı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön ve yan kısımlarıyla karşılıklı çarpışması neticesinde vuku bulduğu, davacının... plakalı motosiklet ile kendi şeridinde kural ihlalinde bulunmaksızın ilerlediği, ... plakalı araç sürücüsü...'un şerit ihlali yaptığı, aslen kazanın bu sebepten dolayı meydana geldiği, açıklanan gerekçeler dahilinde kusur tespit ve belirlemeleri ile atıflarının yerinde olduğu, maluliyet raporunun mahkememiz ara kararı doğrultusunda usul ve yasa hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaldı ki davalı ... Anonim Şirketi vekilinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla reddine, davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar kapsamında oluşan zarar çerçevesinde talep edilen maddi tazminat kalemlerine yönelik itirazların ise bilirkişi tarafından yapılan tespit ve belirlemelere yönelik olmayıp hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmeleri yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Geçici iş göremezlik süresine ilişkin olarak hesaplamaya yapıldığı, geçici iş göremezlik süresi açısından bu sürenin söz konusu olduğu tarih itibarıyla mevcut olan ücret verilerinin esas alındığı, güncel asgari ücret verilerinin esas alınması açısından sürekli iş göremezlik talebi bulunmadığı ve bu doğrultuda herhangi bir hesaplama yapılmadığı gözetilerek, rapor tarihi ile karar tarihi arasında geçen süreye önem atfedilmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (818 sayılı BK'nun 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmaması ve davacının geçici iş göremezlik süresi, tarafların kusur durumları, yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat bedeli göz önünde bulundurularak, kazanın meydana gelmesi noktasında davalı sürücü...'un şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etmesi sebebi ile %100 oranında asli ve tam kusurlu olması, yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 7 gün olması ve taraflara ait sosyal ekonomik durumları kapsamında tespit edilen gelirleri dikkate alınarak, 2.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Davalı...'un kazanın meydana gelmesi açısından %100 oranında kusurlu araç sürücüsü, davalı...'ın ise %100 oranında asli ve tam kusurlu araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç maliki oldukları gözetildiğinde, davalılar... ve... açısından temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihi itibarıyla vuku bulduğu izahtan varestedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, yapılan başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 29/03/2022 tarihinde ulaştığı, taleplerin ise 07/04/2022 tarihinde reddedildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin temerrütünün talebin reddedildiği 07/04/2022 tarihinde meydana geldiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ... ile davalılar... ve...'a ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 20/03/2022 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ile başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası, Türkiye Noterler Birliği nezdinde 20/03/2023 olan kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plakalı araç ile... plakalı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Buca Kadın Doğum Hastanesi nezdinde 220/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrak ve raporları, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde 20/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kaydı, davacı ...'e ait 20/03/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla sosyal ve ekonomik durum araştırma kayıtları, davalılar... ve...'a ait 20/03/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibariyle sosyal ve ekonomik durum araştırma kayıtları, bilirkişi heyetinin 20/03/2024 havale tarihli raporları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/05/2024 havale tarihli maluliyet raporu, davacı vekilinin 05/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 20/03/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, davacının geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının belirlenmesi ile iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı ...'in mahrum kaldığı gelirinin ve de katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı bedeli ile bakıcı giderinin davalılar... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi, ayrıca dava konusu trafik kazasında hasar gören davacıya ait... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedellerinin davalılar... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, aracın onarımı süresince mahrum kalması çerçevesinde edinmek durumunda kaldığı veya edinme ihtimali bulunan ikame araç bedelinin ise haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi ve de 20.000,00-TL manevi tazminat bedelinin haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının 20.03.2022 günü saat 09.45 sıralarında davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile 25/6. Sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, karşı yönde seyir halinde olan ve şerit ihlali yapan davalı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön ve yan kısımlarıyla karşılıklı çarpışmaları neticesinde vuku bulduğu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü...'un %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacının yaralandığı ve aracının hasar gördüğü, davaya konu araçta oluşan hasarın onarım bedelinin 52.392,99-TL olduğu, aracın hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 65.000,00-TL olduğu gözetildiğinde onarımının rayiç değerinin %50'sini aşması sebebiyle onarımının ekonomik olmadığı, pert total işlemine tabi tutulması gerektiği, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde sovtaj değerinin 14.000,00-TL olduğu, bu kapsamda hasar bedelinin 50.000,00-TL olduğu, pert-total işlemine tabi tutulan ağır hasarlı araçta değer kaybı oluşmayacağı, pert olan motosikletin, yeniden başka bir mislinin edinim süresinin ortalama makul olarak 20 gün olduğu, araç ile aynı özelliklerdeki muadil bir aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarıyla 300,00-TL olduğu, 20 günlük süreçte temin edilecek ikame araç bedelinin 6.000,00-TL olduğu, davacının yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin 7 gün olduğu, hizmet döküm cetvelinde herhangi bir çalışma verisinin bulunmadığı, davacının 2022 yılı 3. ayında 24 günlük çalışma süresinin görülmekte olduğu, aylık kazancının 5.004,00-TL olarak belirtildiği, gelir verileri ile geçici iş göremezlik süresi çerçevesinde davacının esas hakkındaki yargılama neticesinde, kamu düzenine ilişkin hususlar ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile sair hususlara yönelik değerlendirmeler ayrık tutulmak suretiyle, talep etme hakkı bulunduğuna dair kanaat hasıl olması durumunda, (Aylık Geliri/Bir Ayda Bulunan Gün SayısıDavacının Geçici İş Göremezlik Süresi) formülü üzerinden hesaplama yapıldığında davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının (5.004,00-TL/306) 1.000,80-TL olduğu ve davacının talep edebileceği bakıcı ücreti bedeli bulunmadığı, davacı vekilinin 05/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini 50.000,00-TL'ye, 100,00-TL olarak belirttikleri geçici iş göremezlik bedelini 1.000,00-TL'ye, 100,00-TL olarak belirttikleri ikame araç bedelini 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği, artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, kazanın meydana gelmesi noktasında davalı sürücü...'un şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etmesi sebebi ile %100 oranında asli ve tam kusurlu olması, yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 7 gün olması ve taraflara ait sosyal ekonomik durumları kapsamında tespit edilen gelirleri dikkate alınarak, 2.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu, davalı...'un kazanın meydana gelmesi açısından %100 oranında kusurlu araç sürücüsü, davalı...'ın ise %100 oranında asli ve tam kusurlu araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç maliki oldukları gözetildiğinde, davalılar... ve... açısından temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihi itibarıyla vuku bulduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, yapılan başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 29/03/2022 tarihinde ulaştığı, taleplerin ise 07/04/2022 tarihinde reddedildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin temerrütünün talebin reddedildiği 07/04/2022 tarihinde meydana geldiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçeleri kapsamında taleplerini usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, geçici iş göremezlik tazminatı ile onarım ve ikame araç bedelleri yönünden davanın kabulüne, değer kaybı bedeli talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak neticeten açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen 305/A. maddesinde; ''Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde 100,00-TL bakıcı gideri talep edilmiş olup, mahkemizce verilen 08/04/2025 tarihli hükümde bakıcı giderine ilişkin sehven hüküm kurulmadığı anlaşılmış olup, 1 numaralı fıkranın b bendi olarak "b)Bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE," ibaresinin eklenmesine karar vermek gerekmiş ve gerekçeli kararın hüküm kısmına bahsi geçen husus eklenmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacının vücut bütünlüğünde meydana gelen cismani zarar yönünden;
a)Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜNE, 1.000,00-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 1.200.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 21/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
2-Davacıya ait... plakalı araç üzerinde meydana gelen maddi zarar yönünden;
a)Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 50.000,00-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 50.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde talebin reddedildiği 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
b)Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin REDDİNE,
c)İkame araç bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 6.000,00-TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 2.000,00-TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 20/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 18.000,00-TL manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla;
Maddi tazminat talepleri yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.893,67‬-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 350,09-TL peşin harç ve 968,29-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.575,29‬-TL karar ve ilam harcının davalılardan (Davalı ... Anonim Şirketi 2.304,20-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Manevi tazminat talebi yönünden;
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 136,62‬-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 350,09-TL peşin harç ve 968,29-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 1.181,76‬-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 350,09-TL peşin harç ve 968,29-TL tamamlama harcı olmak üzere olmak üzere toplam 1.588,23‬-TL harcın davalılardan (Davalı ... Anonim Şirketi 1.372,87-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 140,00-TL elektronik tebligat, 2.407,50-TL normal tebligat, 271,25-TL posta+KEP masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 2.200,00-TL Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi fatura bedeli olmak üzere toplam 9.018,75‬-TL yargılama gideri üzerinden kabul ret miktarına göre hesap ve takdir olunan 6.892,56-TL nispi yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... Anonim Şirketi 5.958,00-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat talepleri yönünden;
a)Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davalı ... Anonim Şirketi'nin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketine verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden; davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile vasi ...'ın yüzlerine karşı, davalı ... ile davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

TAMAMLAMA ŞERHİ

Hükmün 1 numaralı fıkrasına, sehven yer verilmeyen bakıcı gideri tazminatına ilişkin olarak mahkememiz hükmünün 1 numaralı fıkrasına "b)Bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE," ibaresinin eklenerek hükmün tashihine karar vermek gerekmiştir. 08/04/2025

Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim