Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1020
2025/139
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1020 Esas
KARAR NO : 2025/139
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili... Ltd Şti. ... Bankası Karabağlar Şubesi’nin TR...BAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ...seri numaralı 157.308,11 TL tutarındaki 08/08/2022 vade tarihli çekin keşidecisi olduğunu, müvekkilinin çeki lehtar... Tic. A.Ş. ye gönderilmek üzere 20/06/2022 tarihinde ... Kargo Karabağlar Şubesi'ne ... gönderi numarasıyla teslim ettiğini, fakat söz konusu çek her nasılsa kargo şirketine teslim edildikten sonra zayi olduğunu, kargoya çekin tesliminden sonraki gün müvekkili şirket ... numaralı telefondan aranmış ve faktoring şirketinden aradığını söyleyen kimliğini belirtmeyen bir şahıs tarafından çekin kendilerine verildiğini söyleyerek çekin numarası ve miktarı söylenmiş, şirkete ait olup olmadığı teyit edildiğini, müvekkili şirket lehtar şirketi aradığında çekin kendilerine teslim edilmediği bilgisini aldığını, ... numaralı telefonu tekrar geri aramaya çalıştıklarında da telefon numarasının kullanıma kapalı olduğu uyarısı geldiğini, 28.06.2022 tarihinde kargo şirketi tarafından gönderilen kargoyla ilgili kayıp işlemlerinin başlatıldığı öğrenildiğini, yapılan tüm araştırmalara rağmen bu çek bulunamadığını, çekin kötü niyetli 3. kişilerin eline geçtiği izahtan vareste olduğunu, çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonra müvekkili tarafından 28/06/2022 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Dosya No:... sayılı dosyasında çekin çalındığına dair şikâyette bulunulduğunu, çek kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçtiğini,... Tic. A.Ş.'nin imzası taklit edilerek çek ciro edilmiş ve müvekkili ...Dış Tic. Ltd Şti.'ne haksız icra takibi başlatıldığını, ayrıca çekin arka yüzünde ciro silsilesinde ismi bulunan... isimli şahısında imzaya itiraz ederek İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı... numaralı soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunduğu müvekkili tarafından öğrenildiğini belirterek davanın kabulü ile... Karabağlar Şubesi’nin TR...BAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen 7081952 seri numaralı 157.308,11 TL tutarındaki 08/08/2022 vade tarihli çek nedeniyle müvekkilinin davalılara karşı borçlu bulunmadığının (tüm asli ve feri talepleri yönünden) tespitine ve İzmir..cra Dairesi ... E. numaralı icra takibinin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkili aleyhine takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ciro yoluyla geçen çeklere ilişkin çek bedelinin ödenmemesi üzerine İzmir... İcra Dairesi’ni... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından mezkur takibe ilişkin takibin iptali ve menfi tespit talepli huzurdaki dava ikame edildiğini, davacının takibin iptali talebi ile açtığı eldeki dava haksız ve hukuka aykırı olup, reddi gerektiğini, davacı yan her ne kadar lehtara ödeme yaptığını ve bu nedenle çeke dair başlatılan takip dolayısıyla herhangi bir borcu olmadığını iddia etmişse de müvekkili dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu ve müvekkili tarafından takip başlatılmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, hal böyle iken müvekkilin işbu takip neticesinde alacağını tahsil etmesinde de bir hukuka aykırılık bulunmadığı izahtan vareste olduğunu, davacı yanın herhangi bir başkasına ödeme yaptığı iddiasını müvekkiline ileri sürmesi mümkün olmadığını, davacı taraf çekin kargoda kaybolduğunu iddia ettiğini, bu iddiası doğru olsa bile kıymetli evrakın kargoya verilmesi hukuken doğru olmayıp fiiliyatta da kargo şirketleri kıymetli evrak kabul etmediğini, hal böyle iken basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının, davranışının bütün sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini, davacı yanın davalı lehtara ödeme yaptığı iddiasını müvekkiline ileri sürebilmesi mümkün olmamakla birlikte eldeki davada menfi tespit koşulları da oluşmadığını, müvekkili şirket usulüne uygun olarak faktoring işlemi yaptığını, müvekkili ile dava dışı faktoring müşterisi arasında imzalanan tarihli genel faktoring sözleşmesi çerçevesinde dava konusu takibe ait ...seri nolu 08/08/2022 keşide tarihli 157.308,11-TL tutarlı çek 21/06/2022 tarihli alacak bildirim formu ve çek senet tevdi bordrosu ile 17/06/2022 tarihli... nolu 158,570,00-Tl tutarındaki dayanak faturaya istinaden ciro yoluyla müvekkili şirkete intikal ettiğini, dava konusu çekteki ciro silsilesinde, çeki veren kişinin, devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğu, fatura ile kambiyo senedi arasındaki tutarların uyumlu olduğu hususları hakkında gerekli araştırmaları yaparak çeki iktisap ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirket 6361 sayılı kanuna ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak alacağı tevsik eden belgelere binaen usulüne uygun olarak faktoring işlemi yapmış olup, çekin iktisabında kötü niyeti ve ağır kusuru bulunmadığını, davacı keşideci, lehtarın cirosunun sahte olduğu yönünde iddialarda bulunmakta ise de imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca eldeki dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı dava dilekçesinde lehtara teslim edilmek üzere kargolanan çekin kargo aşamasında iken çalındığını ve lehtarın sahte imzası ile cirolandığını iddia ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin faktoring işlemi yaptığı sırada çeke ilişkin herhangi bir menfi kayıt bulunmadığını, davacı her ne kadar müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de alacak bildirim formu ile çek müvekkili şirkete 21.06.2022 tarihinde intikal ettiğini, Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemes... E. Sayılı dosya nezdinde verilen ödeme yasağı kararı ise 28/07/2022 tarihli olup, çekin faktoring işlemine tabi tutulduğu tarihten sonra olduğunu, nitekim müvekkilinin çekin çalındığından haberdar olması da mümkün olmayıp müvekkiline kötü niyet atfedilmesi de haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın müvekkili yönünden reddine karar verilerek, kötüniyetli davacının %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına ve alacağın %10’u oranında para cezasına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, menfi tespit davalarında dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığını, davacı müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiler gereği, davaya konu... Karabağlar Şubesi'nin TR... IBAN numaralı hesabı üzerinde... seri numaralı, 157.308,11-TL tutarındaki ve 08/08/2022 vade tarihli çeki müvekkili lehine keşide ettiğini ve müvekkiline göndermek üzere kargoya verdiğini, bahse konu çek kargo şirketine tesliminden sonra zayi olduğunu ve müvekkiline ulaşmadığını, daha sonra da bu çek bulunamadığını ve davacı ... tarafından taraflar arasında çek bedelinin nasıl ödeneceğine dair imzalanan protokol gereği müvekkiline çek bedeli ödendiğini, davaya konu ...in keşideci olduğu, kargoya verilen ancak kaybolan çeke ilişkin olarak sahte cirolama yoluyla çek en son ...'e gelmiş olup ... tarafından da... aleyhine icra takibi başlatıldığını, bahse konu icra takibinde müvekkili aleyhine takip başlatılmaması husumet itirazımızın haklılığını destekler nitelikte olduğunu, çekin kaybolduğunun fark edilmesinden sonra davacı ile müvekkili arasındaki ticaret gereği davacı şirket tarafından ödenmesi gereken tutar çekin ziyaı nedeniyle artık bahse konu çek ile ödenemeyeceğinden davacı ile müvekkili arasından protokol düzenlenmiş olup bu protokolde çek bedelinin ne şekilde ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, protokolde yer alan işbu madde gereği davacı ... tarafından 08.08.2023 tarihinde müvekkiline çek bedeli ödenmiş olup dilekçemiz ekinde bedelin ödendiğine ilişkin dekont mevcut olduğunu, bahse konu çek kargo şirketine teslim edildikten sonra zayi olmuş ve yapılan tüm araştırmalara rağmen çeke ulaşılamadığını, çek kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçmiş ve müvekkilinin imzası taklit edilerek çek ciro edildiğini, çek üzerinde yer alan imza ve müvekkili şirket imza sirküleri karşılaştırıldığında imzaların uyuşmadığı gözle görülebileceğini, bu sebeple çekin ciro silsilesi bozulmuş olup borç ödendiğinden çek geçersiz olduğunu belirterek davacı işçinin işbu davayı haksız ve hukuka aykırı olarak açmış olduğu sabit olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, ... Karabağlar Şubesi'nin TR7... IBAN numaralı, ... seri numaralı, 08/08/2022 vade tarihli, 157.308,11-TL bedelli çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının 08/08/2022 vade tarihli, 157.308,11-TL bedelli çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi taleplerin ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 09/06/2020 tarih ve...Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Somut olayda, davalının alacağı, kambiyo senedi olan çeke dayalıdır. Kambiyo senetleri illeten mücerrettir. Bu durumda alacağın varlığı için, temel ilişkinin kanıtlanmasına gerek yoktur.....'' denilerek, illetten mücerret olan senede konu alacağın varlığı açısından temel ilişkinin ispatlanmasına gerek olmadığına dikkat çekilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.).
İzmir .. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası incelendiğinde davalı alacaklı...Anonim Şirketi tarafından davacı borçlu hakkında 17/01/2023 tarihinde 08/08/2022 günlü ... Seri No lu çeke dayalı olarak 174.732,67 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen hususlar açısından ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının iddiasını ispata elverişli deliller ibraz edemediği, senetlerin illetten mücerret oldukları, davalı ...Ticaret Anonim Şirketi şirketinin dava konusu senetlerde lehtar olduğu, davacının ciro silsilesindeki kopukluk iddiasının ve kötüniyet iddiasının ise yine bu yöndeki iddiayı ispat yükü davacıda olup keşideciden sonraki imzanın sahte olmasının imzaların istiklali gereği keşidecinin sorumluluğunu etkilemeyeceği yani davacı kendi imzasını inkar etmediğinden sonraki ciroların geçerli olup olmadığına, kötü niyetli olduğu ispat edilmeyen alacaklıya karşı dayanamayacağı somut olayda davalı cirantanın kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği göz önünde bulundurulduğunda davacının iddiasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-492 sayılı Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.725,08
-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.109,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ...Anonim Şirketi v... Anonim Şirketinin kendilerini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar... Anonim Şirketi ve...Anonim Şirketine verilmesine,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı... Şti vekilinin yüzüne karşı, davalı... AŞ vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.