Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1017
2025/127
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1017
KARAR NO : 2025/127
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin sahibi olduğu otel işletmesinin 2023 yılı satış sözleşmesi tanzim edilerek imzalandığını, söz konusu 2023 yılı satış sözleşmesi hesapları incelendiğinde müvekkilinin fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 247.059,39-TL bakiye alacağının kaldığını, bugüne kadar yapılan görüşmelerde bedelin ödeneceği söylenmesine rağmen halen ödemenin yapılmadığı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu-davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe, borca, borcun içeriğine, ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına davanın sürecini uzatmak ve müvekkili şirketi daha çok mağdur etmek adına itiraz ettiğini, itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından dava dilekçesinin delil kısmında müvekkili şirket ile yapılan 28/02/2023 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli satış sözleşmesi delil olarak belirtilmesine rağmen yapılan sözleşme ile ilgili olarak davacı şirkete söz konusu takibe konu edilen tutarda bir borcunan bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu husus ortaya konulacağını, davacının müvekkilinden icra takibinde belirtilen tutar kadar bir cari hesap alacağı bulunmamasına rağmen hiçbir dayanak sunmadan hukuka aykırı olacak şekilde kötüniyetli olarak icra takibinde bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında otelden rezervasyonlar yapılmakta olup yapılan rezervasyonların yanında birçok rezervasyonda da iptal durumları söz konusu olabildiğini, bu sebeple davacı tarafın müvekkilinden bir cari hesap alacağı var mı varsa ne kadar olduğu hususunun da aydınlatılması ve araştırılması gerektiğini beyan etmekle, davanın reddine, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir...İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası,
3-Karşıyaka ... Noterliğinin 21/11/2023 yevmiye tarihli...ayılı ihtarname ve ihtarnamenin ilgilisine tebliğini gösterir evraklar,
4-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
5-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
6-Talimat aracılığı ile alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 05/07/2024 havale tarihli raporu,
7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/09/2024 havale tarihli raporu,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye dair ticari ilişki kapsamında, satış bedellerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 247.059,39-TL tutarındaki kısmının davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmediği iddiası çerçevesinde, ödenmeyen satış bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Tarım Hayvancılık Limited Şirketi, borçlunun ise ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 247.059,39-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasının 8 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirdiği görülmektedir.
Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasının 9 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin davalı şirkete ait ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılması amacıyla Muğla Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki ... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme, cari hesap kayıtları, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ...isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi kapsamında taraflar arasındaki cari hesap tutulup tutulmadığı, cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise hangi tutarda alacaklı olduğu belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 05/07/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacının yasal defterlerinin açılış ve kapanış, noter tasdik bilgilerinin raporda açıklandığı gibi, Türk Ticaret Kanununda belirtilen usule uygun ve zamanında yaptırdığı,
davacının defterlerinin delil niteliğine haiz bulunduğu, yevmiye defteri, kebir defteri ve envanter
defteri kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, davalı... arasında 28.02.2023 tarihinde imzalanan "2023 yılı Satış Sözleşmesi" kapsamında davacıya ait ... müşterilere satış ve pazarlanması faaliyetinin davalı tarafından yapılması konusunda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari işlemler için davacı defterinde davalı adına 120.02.027 nolu cari hesap açıldığı ve işlemlerini bu cari hesapta takip edildiği, davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıya 1.023.856,81-TL
satış yaptığı, bu satışlardan iadelerin 211.029,40-TL olduğu dolayısıyla net satışlarının
812.827,41-TL olduğu buna karşılık davalıdan 250.000,00-TL gider alım faturası ve 56.889,87-TL tur
komisyon faturası olmak üzere toplam 306.889,87-TL alım yaptığı böylelikle (812.827,41-TL-306.889,87-TL) 505.937,54-TL alacaklı olduğu, 31.12.2023 tarih ... nolu yevmiye kaydı ile davalının
cari hesabına "amortisman" açıklaması ile 258.878,15-TL alacak kaydı girildiği ve bu kayıttan sonra davalıdan 247.059,39-TL alacaklı olduğunun gözüktüğünü mütalaa etmiştir.
Davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki ... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme, cari hesap kayıtları, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi kapsamında taraflar arasındaki cari hesap tutulup tutulmadığı, cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise hangi tutarda alacaklı olduğu belirlenerek, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 02/09/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davalı vekili tarafından 19.07.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan banka dekontlarına
göre, ...hesabı üzerine keşinde edilen, ... seri numaralı, 20.05.2023 vadeli
250.000,00-TL çek bedelinin 22.05.2023 tarihinde ve ... seri numaralı 20.06.2023
vadeli 250.000,00-TL çek bedelinin 20.06.2023 tarihinde çek hamiline ödenmiş olduğu ve 07.04.2023 tarihinde davacı firmanın TR... Iban nolu hesabına
davalı firma tarafından “...” açıklaması ile ile EFT ile 50.000,00-TL'nin ödenmiş olduğu ve bu işlemlerin davacı firma Kanuni Defter kayıtlarında yer almadığı
anlaşıldığından, davacı firma kayıtlarından 06.12.2023 takip tarihi itibariyle tespit
edilen 505.937,54-TL'lik bakiyeden hareketle davaya konu alacak tutarının hesaplanması
görüşünün benimsenmesi halinde, davalı firma tarafından davacı firmaya teslim edilen iki
adette toplam 500.000,00-TL'lik çek bedeli ve davalı firma tarafından davacı firma banka hesabına 07.04.2023 tarihinde EFT ile ödenen 50.000,00-TL olmak üzere (500.000,00-TL+50.000,00-TL) 550.000,00-TL'nin davalı firma cari hesabına alacak yazılması görüşünün benimsenmesi halinde, (505.937,54-TL-550.000,00-TL) (-) 44.062,46-TL davalı firma alacaklı hale gelmiş olacağından,
davalı firma Kanuni defter kayıtlarına göre karar oluşturulmasının
tercih edilmesi halinde, davalı firma Kanuni defter kayıtlarına göre, 06.12.2023 takip
tarihi itibariyle davacı firmadan 64.099,03-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından,
davacı...Ltd. Şti. firmasının davalı... Ltd. Şti. firmasından, İzmir... İcra Dairesinin... Esas icra takibinde 06.12.2023 takip tarihi itibariyle alacaklı olmadığını mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/09/2024 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, taraflara ait ticari defter ve belgelerin davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alan ... seri numaralı 250.000,00-TL bedelli ve ... seri numaralı 250.000,00-TL bedelli çeklerin ödenmesine ilişkin dekontlar ile 50.000,00-TL tutarındaki ödeme dekontu haricinde birbiri ile uyumlu olduğu, farklılığın bahsi geçen ödemelerden kaynaklandığı ve ödemelerin usulüne uygun şekilde belgelendirildiği, ödeme işlemlerinin 50.000,00-TL yönünden direkt olarak davalı şirkete ait hesaba, çeklerin ise hamil olan davalı şirket yetkilisi...a ödendiği, kaldı ki davacı vekilince ödemelere yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, raporda davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi kapsamında düzenlenen talimat dosyası bilirkişi raporunun da incelemeye esas alındığı, itirazların soyut ve bilirkişinin şahsına yönelik spekülatif beyanlardan ibaret olup, hesaplama ve tespitlere yönelik somut bir itiraz bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyası, Karşıyaka... Noterliğinin 21/11/2023 yevmiye tarihli... sayılı ihtarname ve ihtarnamenin ilgilisine tebliğini gösterir evraklar, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, talimat aracılığı ile alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 05/07/2024 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/09/2024 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye dair ticari ilişki kapsamında, satış bedellerinden ödenmesi gereken toplam tutarın 247.059,39-TL tutarındaki kısmının davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmediği iddiası çerçevesinde, ödenmeyen satış bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 247.059,39-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki ... isimli otelin müşterilerine çağrı merkezi hizmeti verilmesi suretiyle otel odalarının müşterilere satışına ilişkin olarak tanzim olunan ve imzalan 28/02/2023 tarihli 2023 Yılı Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye dair ticari ilişkinin sabit olduğu, davacı şirket ticari defter ve belgelerine göre davacı şirket tarafından davalı şirkete verilecek çağrı merkezi hizmetine ilişkin bedelin 1.023.856,81-TL olduğu, iade işlemlerine ilişkin bedelin 211.029,40-TL olması çerçevesinde net hizmet bedelinin 812.827,41-TL olduğu, buna karşılık davalıdan 250.000,00-TL gider alım faturası ve 56.889,87-TL tur komisyon faturası olmak üzere toplam 306.889,87-TL alım yapıldığı, böylelikle net hizmet bedelinden alım ve tur komisyon bedeli faturası mahsup edildiğinde bakiye alacak bedelinin 505.937,54-TL olduğu, 31.12.2023 tarih... nolu yevmiye kaydı ile davalının cari hesabına 'amortisman' açıklaması ile 258.878,15-TL alacak kaydı girildiği ve bu kayıttan sonra davacı şirketin davalıdan 247.059,39-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere göre ise davalı vekili tarafından 19.07.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan banka dekontlarına göre, davacı şirkete ait ... hesabı üzerine keşinde edilen, ... seri numaralı, 20.05.2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çekin 22.05.2023 tarihinde,... seri numaralı, 20.06.2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çekin ise 20.06.2023 tarihinde çek hamiline ödenmiş olduğu, ayrıca 07.04.2023 tarihinde davacı şirkete ait TR... Iban numaralı hesabına davalı firma tarafından ''...'' açıklaması ile EFT yapılmak suretiyle 50.000,00-TL gönderildiği, bu işlemlerin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer almadığı, ödemeler dikkate alındığında davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten alacaklı olmadığının belirlendiği, taraflarca imzalanan sözleşmenin 5/d. maddesinde, davalı şirketin davacı şirkete 20.05.2023 tarihli 250.000,00-TL ve 20.06.2023 tarihli 250.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet çek vereceğinin kararlaştırılmış olduğu, çeklere ilişkin banka kayıtları incelendiğinde çeklerin her ikisinin de ... tarafından tahsil edildiğinin görüldüğü, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde...nın davacı şirket yetkilisi olduğunun gözüktüğü, çekler üzerindeki tek ciro işleminin lehtar olan davacı şirkete ait olduğu, taraflara ait ticari defter ve belgelerin davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alan ...seri numaralı 250.000,00-TL bedelli ve... seri numaralı 250.000,00-TL bedelli çeklerin ödenmesine ilişkin dekontlar ile 50.000,00-TL tutarındaki ödeme dekontu haricinde birbiri ile uyumlu olduğu, farklılığın bahsi geçen ödemelerden kaynaklandığı ve ödemelerin usulüne uygun şekilde belgelendirildiği, ödeme işlemlerinin 50.000,00-TL yönünden direkt olarak davacı şirkete ait hesaba, çeklerin ise hamil olan davacı şirket yetkilisi ...'ya ödendiği, kaldı ki davacı vekilince ödemelere yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde sözleşme kapsamında verilen hizmet karşılığında mevcut olan alacak bedelinin davacı şirket tarafından tahsil edildiği, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı, davalı şirket tarafından alınan hizmet bedelinin davacı tarafa ödendiğinin usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlandığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin alacak bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacı şirketten alınarak davalı şirkete verilmesi talebinin, davacı şirketin kötü niyetinin ispatlanamaması sebebiyle REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.983,86-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.368,46-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 39.528,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.