mahkeme 2021/847 E. 2025/322 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/847

Karar No

2025/322

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/847 Esas
KARAR NO : 2025/322
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/12/2021
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... A.Ş. Nezdinde ... numaralı zorunlu m... sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, davalı Belediye'ye ve/veya şirkete ait... plaka sayılı yol süpürme kamyonu olan araç, yine davalıların çalışanı ve aracın sürücüsü olan diğer davalı ...nun sevk ve idaresinde, 08/05/2021 tarihinde, Karabağlar 3796 Sokak üzerinde geri geri gittiği esnada, o sırada yürümekte olan müvekkillerinin murisi ...'e çarptığını ve altına alarak böylece ölümüne neden olduğunu, kazanın oluşumuna ilişkin kamera kayıtları mevcut olduğunu, davalıya ait yukarıda belirtili kamyon sürücüsü davalının, hem geri geri araç kullanması, hem bu haldeyken dahi hız yapması, hem trafik kurallarına uymaması, hem de geri manevrada kullanılması gereken büyük ekranlı kamera sisteminin çalıştırılmaması ve tespit edilecek diğer hatalı ve kusurlu davranışları sonucu belirtili kaza meydana geldiğini, trafik kaza tespit tutanağına göre de davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin murisinin ise kusuru olmadığının görüldüğünü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, belirtili trafik kazası neticesi, müvekkillerinin murisinin olay yerinde vefat ettiğini, Otopsi raporuna göre, murisin ölüm nedeni kaza sonucu genel beden travmasına bağlı pelvik kemiklerde kırık, çok sayıda kosta kırığı, servikal ve torakal omur kırığı ile birlikte büyük damar yaralanması, iç organ yaralanmaları ve iç kanaması olduğunu, müvekkillerinin, murisinin mirasçıları olup, buna ilişkin mirasçılık belgesi bulunduğunu, murisin ölümü sonucunda, müvekkillerinin onun desteğinden yoksun kaldıklarını, murisin yaşından dolayı sık sık bağış alması ve yaşlılık yardım aylığı alması nedeni ile her iki müvekkiline de maddi yardımlarda bulunduklarını, müvekkillerinden ...'ün engelli olup, bu nedenle çalışamadığını ve sık sık babası olan muristen maddi yardım aldığını, diğer müvekkili ...'ın da, köyde ve olumsuz ekonomik koşullarda yaşamakta olduğundan, aynı şekilde babası olan murisin ona da maddi destek sağladığını, Müvekkillerinin maddi ve manevi anlamdaki kayıplarının telafisini teminen taraflarınca 10/08/2021 tarihinde Arabulucuya başvurulduğunu, görüşmeler esnasında anlaşma sağlanamadığından, 02/09/2021 tarihli Anlaşmazlık Tutanağı düzenlendiğini, yine aynı gerekçe ile davalılardan Belediyeye,... A.Ş.ine ve davalı sigorta şirketine ayrı ayrı başvurularda bulunmuş durumda olduklarını, davalı Belediyeye başvuru dilekçeleri ile davalı...A.Ş. Ne hem e- posta ve hem de fiziki başvurularının posta gönderi belgesinin de sunulacağını, ...ün yukarıda anlatıldığı üzere feci bir şekilde hayatını kaybetmiş olması, çocukları olan müvekkillerini oldukça üzdüğünü, psikolojilerini ve uyku, beslenme gibi birçok yaşamsal fa...yetlerini bozduğunu, özellikle müvekkillerinden ...'ün, geceleri sürekli kabuslar görmekte, ağlamakta ve bununla ilgili psikolojik tedaviye de başladığını, .fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Kısmi her bir müvekkil için 1.500,00 TL maddi (1.000,00 TL maddi destekten yoksun kalma, 500,00-TL cenaze, yol, taziye vs. Giderleri) ile yine her bir müvekkil için 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı...Anonim Şirket vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddinin gerektiğini, 6704 Sayılı Torba Yasa kapsamında, trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin, zararlarının tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları mecburiyeti getirilmiş bulunduğunu, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, emredici kanun hükmü, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için sunulması gereken belgelerin, Zorunlu M... Sorumluluk Sigortası genel şartlarında belirtilen belgeler olduğunu ifade ettiğini, Bu noktada, kanun hükmü doğrudan doğruya Poliçe Genel Şartları’na atıfta bulunduğundan, genel şartlardaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini, Poliçe Genel Şartları’nda açıkça ifade edildiği üzere gerçekleşmiş olan rizikonun kapsamının ve hak sahibinin uğramış olduğu zararın tespit edilebilmesi için gerekli tüm belgelerin sigorta şirketine ibraz edilmesi zorunlu olduğunu, ayrıca yine ifade edildiği üzere, gerekli yeni bir belgenin talep edilmesi h...nde, sigortacının ödeme süresi yeni belgenin ibraz edildiği tarihte yeniden başlamakta olduğunu, şöyle ki; sigorta şirketinin, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin, gerçekleşen rizikonun kapsamını, hak sahibinin uğradığı zararı ve varsa hak kazandığı tazminat miktarını tespit edebilmesi ve neticede teminat dahilinde ödeme yapabilmesi mümkün değildir. Söz konusu belgelerin; 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan“Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, Hak sahibi gerçek kişiler için: T.C Kimlik No, , Kaza raporu., Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi, Hak sahibine ait banka hesap bilgileri" olduğunu, davacı tarafından belirtilen evraklar ibraz edilmediğinden, müvekkil şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun eksik olduğuna dair davacıya iletildiğini, ancak eksiklikler giderilmeden dava açma yolu tercih edildiğini, Bu doğrultuda, davacı taraf gerekli belgeleri müvekkil şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, buna rağmen davacının başvurusunun kabul edilmiş olduğunu, Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 25.08.2020- 25.08.2021 tarihleri arasında... numaralı KTK Zorunlu M... Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık h...nde azami 410.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, kaza sonucu üçüncü kişinin ölümü veya yaralanması gerçekleştiği takdirde, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında destekten yoksun kalanlara tazminat ile yükümlü olduğunu, ancak tazminatın ödenebilmesi için davacıların ölen veya yaralanan kişi ile ilişkileri, davacıların yaşları ve ölüm olayı dolayısıyla destekten yoksun kalıp kalmadıkları, destekten yoksun kalmışlarsa bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, sonuç olarak sakatlanma ve ölümlerde geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp yukarıda belirtilen belirlemelerin sonucunda verilecek bir tazminat olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, aktüer hesabının yapılmasında izlenecek esaslar da şu şekilde tarif edildiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında genel şartların dikkate alınması ile TRH 210 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, Müteveffanın, çocuklarına gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, müteveffanın çocuklarından başka eş, anne ve babasının yaşayıp yaşamadığının tespiti için dosyaya güncel nüfus kayıt örneğinin kazandırılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi talebi de haksız olduğunu, Müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden temerrüde düşmüş olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin faiz sorumluluğu ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, belirtilen sebeplerle müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirket yargılama masrafları faiz ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan davanın, davacı yanın dava şartı olan arabuluculuk başvuru şartını yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine, esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğine; Tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra Müvekkili Şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yapılan ödemenin göz önüne bulundurularak “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “destekten yoksun kalma” tazminatının hesaplanmasına, Kusur incelemesinde müteveffanın kusurunun da dikkate alınmasına, davaya konu kazanın ceza dosyasının celbine, davacılara SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili SGK’ya yazı yazılmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması h...nde sorumluluğunun azami limiti yukarıda açıkladığımız çerçevede ve sadece davacıların maddi zararları ile sınırlı olacağına, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin reddine ile kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, Müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacılar her ne kadar meydana gelen üzücü kaza nedeniyle, davayı Belediyelerine davalı sıfatı ile yönlendirmişlerse de; davanın Belediyeleri yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, kazada sürücü ve davalı ... 'nun ayrı bir tüzel kişilik olan...A.Ş.'nin çalışanı olup, kullanmış olduğu... plakalı araç da...A.Ş.'ye ait olduğunu, bu nedenle kazayla nedensellik bağı bulunmadığını, ayrıca; davacı tarafın açmış olduğu davada hangi hukuki sebebe dayanılarak davada husumeti tarafımıza yönelttiği anlaşılamadığını, dava dilekçesinde dava konusunun maddi- manevi tazminat olması dışında açıklık bulunmadığından gi hukuki gerekçelerle tarafımıza dava açıldığının açık olmadığını, bu anlamda; davacıların maddi ve manevi tazminat bedellerinin Belediyelerine yüklenmesinin mümkün olmadığından davanın öncelikle husumet yönünden incelenerek reddine karar verilmesinin gerektiğini, husumeti kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini belediyelerin tacir sayılamayacakları belirtildiğini, yukarıda da belirtildiği gibi söz konusu kazada kusurlu olduğu iddia edilen diğer davalı şoför ... da Belediyemiz çalışanı değil, şirket çalışanı olduğunu, ...şirketine bağlı olarak çalışan, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip ve doğrudan hizmet alımı sureti ile işi yapan şirketin çalışanı olan şoförün, sebep olduğu iddia edilen haksız fiil sorumluluğundan, Belediyenin hangi hukuki gerekçe ile sorumlu olabileceği anlaşılamadığını, Kaldı ki; doğrudan hizmet alım sözleşmeleri ve eklerinde yer alan düzenlemelere göre; şirketin, çalıştırdığı personele ilişkin sorumluluklarını bu konuyu düzenleyen mevzuatın emredici hükümlerine göre yüklenmek zorunda oldukları belirtilmiş olduğundan, bu yönüyle de Belediyelerine yüklenecek bir kusur bulunmadığını, Nitekim; Hizmet alım sözleşmesinin eki olan teknik şartnamenin ilgili maddelerinde araçlar ile üçüncü şahıslara verilecek hasar ve zararlar ile yüklenici ve çalışanlarının üçüncü kişilere vereceği zararlardan yüklenicinin sorumlu olacağı açıkça belirtildiğini, dolayısıyla, dava dilekçesinde meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu iddia edilen zarar ile Belediyelerinin yetki ve sorumluluğu bakımından bir nedensellik bağı bulunmadığından Belediyelerine karşı hukuken taraf sıfatı yönlendirilmesi yerinde olmadığını, Nitekim; söz konusu kaza sebebiyle...A.Ş. çalışanı davalı ... hakkında İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasıyla dava açıldığını, araç sürücüsü belediyelerinin çalışanı olmadığından idarelerinin çalışanının kusurundan bahsedilemeyeceğini, söz konusu araç belediye mülkiyetinde de olmadığından araç işleteni bakımından da sorumluluğu olmadığını, dolayısıyla, idarenin somut, ölçülebilir bir kusuru bulunmadığını, bunun yanı sıra olayında kusursuz sorumluluktan da bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, Husumeti kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın ileri sürdüğü zarar kalemlerinin varlığı ve ne kadar olabileceği ispata muhtaç olduğunu, dava dilekçesinde murisin yaşından dolayı aldığı yardımları davacılara vermek suretiyle yardım ettiği belirtilmiş olduğunu, murisin yardım aldıkça yani aralıklı olarak, kimi zaman davacılara yardım ettiği iddiasının bulunduğu, bu bakımdan murisin öldüğü güne kadar başkasına sürekli ve düzenli bir biçimde bakan kişi, yani davacılar bakımından gerçek destek olmadığının açık olduğunu, Nitekim; söz konusu yardımların davacılarla paylaşılması davacıların murisin bakmakla yükümlü olduğu kişiler olduğunu da ispat edemediğini, ayrıca; destek kavramı bakımından ileri yaştaki ve emeklilik çağında bulunan kişiler “maddi destek” olarak kabul edilmemekte olup, murisin yaşı göz önüne alındığında maddi destek olarak kabul edilemeyeceği açık olduğunu, yine, dava konusu olayda davacıların tazminat taleplerinin poliçe doğrultusunda diğer davalı sigorta şirketi tarafı karşılanacağı göz önüne alındığında taraflarından bu yönde bir talepte bulunmanın yerinde olmadığını, Bu sebeple davacıların destekten yoksun kalma ve diğer maddi tazminat istemleri yerinde olmayıp, sigorta tarafından karşılanması zorunlu kısımlar belirtilmeden, varsayımsal olarak talep edilen tazminat miktarları da fahiş olduğundan taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların her ne kadar talep ettikleri tazminat bedellerine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kaza tarihinden itibaren faiz talep etmişse de; bu taleplerini de kabul etmediklerini, ayrıca manevi tazminat istemi yönünden de fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davacıların talep ettikleri maddi ve manevi tazminat miktarları ve faiz istemleri fahiş ve usule,yasaya aykırı olduğundan taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda ayrıntıları ile belirttiğimiz üzere; belediyemize husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından Belediyeleri yönünden haksız açılan davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davacılar tarafından haksız açılan davanın öncelikle yargı yolu ve görev yönünden, Belediyeleri açısından da usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış bulunan davanın reddini talep ettiklerini, talep edilen tazminat ve miktarına itiraz ettiklerini, Bilindiği üzere Borçlar Kanunu madde 50‘de “Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu” hüküm altına alındığını, Sorumluluk hukukunda kusur, sorumluluk hukukunun temel kavramlarından biri olduğunu, özellikle kusur sorumluluğunda, yani kusura dayanan sözleşme dışı sorumlulukta kusur, sorumluluğun kurucu unsurudur. Zira kusurun zarar ve sorumluluğun bir başka kişiye yöneltilmesini haklı gösteren bir sorumluluk ilkesi ve sebebi olduğunu, kusurun zararın, zarar görenden başka bir şahsa aktarılmasına, ona yükletilmesine imkan veren haklı sebebi oluşturduğunu, bu “başka şahıs” da kusurlu davranışıyla zarar görene zarar veren şahıs olduğunu, Kusurun tazminatın miktarını ve kapsamını belirlemede ilk ve en etkin unsur olmasına karşın, çoğu tazminat davalarında kusur incelemesine gereken önemin verilmediği, yeterince araştırma yapılmadığı ve değerlendirmelerde yanılgıya düşüldüğünün de sabit olduğunu, oysa, davacıların haksız eylem sonucu uğradıkları “zarar”ın ne kadarını davalılardan isteyebilecekleri, başka bir deyişle, “tazminat”ın miktarı kusurla belli olacağını, zararın miktarı ve kapsamı ne olursa olsun, kusur varsa ödenmesi gerekli bir tazminat olacak, kusur yoksa davanın reddedileceğini, öte yandan kusur fazlaysa tazminat yüksek çıkacak, kusur azsa tazminatın düşük olacağını bu nedenlerle, tazminat davalarında öncelikle kusur konusu en başta ele alınıp, titizlikle incelenmeli; nedensellik bağına (neden-sonuç ilişkisine) ağırlık verilerek en doğru ve en adaletli bir sonuca ulaşılmaya çalışılması gerektiği, Somut davada davacı tarafça iddia olunan zararla ilgili olarak şirketlerinin, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu kapsamda iddia edilen zararla ilgili olarak şirketlerinin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davacılar vekilinin davalıların kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ölenin kazancı hakkında muris ...ün sık sık bağış aldığını ve yaşlılık yardım aylığı ile geçindiğini ve davacılara maddi yardımlarda bulunduğunu, davacılardan ...'ün engelli olması nedeniyle muris babasından maddi yardım aldığı beyan edildiğini, bu iddiaların tümünün kanıtlanması gerektiğini, davacıların destek tazminatı istekleri hakkında davacılar ... ve ... 'ın yaşları, sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, Yargıtay’ca benimsenen ve öngörülen ilkeler çerçevesinde ve kusur durumuna göre hesaplanacak destek tazminatından fazlasını ve başka bir yöntemle hesaplanacak tazminatı kabul etmeyeceklerini belirttiklerini, Manevi tazminat istekleri hakkında bugüne kadar hiçbir trafik davasında rastlanmayan abartılı rakamlarla çok yüksek miktarlarda ( davacılar için toplam 80.000,00 TL.) manevi tazminat istenmiş olup, kusur oranı ne olursa olsun taksirle ölüme sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü yokedecek derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmayacağını,
Yukarıda belirttikleri gibi davacıların babalarına bakma ve gözetme yükümlülüklerini yerine getirmiş olsalardı ve tek başına bırakmasalardı belki de kaza meydana gelmeyeceğini, şu halde desteğin, ölümlü sonucu doğuran kusuru dikkate alındığında, manevi tazminatın takdiri son derece düşük olması gerekeceğini, öte yandan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve Yargıtay’ın pek çok kararlarında sıkça belirtildiği gibi, manevi tazminat bir “zenginleşme aracı” da olmadığını, murisin, çevresinden aldığı bağışlar ve yaşlılık yardım aylığı ile geçindiği bildirilen davacılara desteğinin yaşamı boyunca kazanamayacağı ve biriktiremeyeceği bir paranın manevi tazminat olarak istenmesi, amacı aşan abartılı bir istek, bir para kazanma hırsı olarak açığa çıktığını, bu kadar yüksek bir tazminat isteği asla kabul olunamayacağını, kabul olunmayacağını, sonuç olarak, yapılan açıklamalar karşısında, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davadaki maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine, Kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınmasına; Davacıların tüm delillerini sunmalarına ve tarafımıza tebliğ ettirmelerine ve buna göre ek savunma hakkımızın saklı tutulmasına; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili ...,...İzmir... Ve Tic. A.Ş'de zemin süpürme operatörü olarak çalıştığını, 08.05.2021 günü, idaresindeki...A.Ş.'ye ait ... plaka sayılı zemin süpürme aracı ile 3796. Sk üzerinde ayna kontrollerini yaparak geri manevra yaptığı sırada, araç yolunda yürümekte olan ve yoldan gelen aracı fark etmeyen müteveffaya çarpmasıyla kaza meydana geldiğini, kazaya ilişkin İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nde... E. Sayılı dosyası üzerinden ceza davası açılmış olup dava halen derdest olduğunu, Kazanın meydana gelişinde müvekkil sürücü ...'nun kusuru bulunmadığını, kazanın müteveffanın taşıt yolu üzerinde yürümesi sebebi ile meydana geldiğini, her ne kadar kaza sonrası trafik ekiplerince hazırlanan kaza tespit tutanağında müvekkile kusur yüklenmişse de, bunu kabulü mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağını düzenleyen trafik polisinin kusur belirleme yetkisi olmadığını, kusur tespitinin mahkemece atanacak trafik bilirkişisi tarafından yapılarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkili sürücünün, olay sonrası Eski İzmir Şehit Şakir Özgan Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği ifadede "...Öncelikle 3796 Sokak üzerinde zemin süpürme aracı ile ileri ve geri manevralar yaparak sokağı temizliyordum. Bu sırada geriye manevra yaparken aracın aynası ile aracın arkasını kontrol ederek temizlik işlemine devam ediyordum. Ben ayna kontrolümü yaptığım sırada aracın arkasında herhangi bir yaya yoktu. Bahse konu araçta dışarıdaki yayayı uyarmak için sesli ve ışıklı ikaz sistemi çalışmaktaydı..." diyerek olayın oluşunu anlattığı, tanık ..., kazaya ilişkin Eski İzmir Şehit Şakir Özgan Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği ifadesinde "...Araç geri geri gelirken sesli ikazları ve ışıklı ikaz işaretleri çalışmaktaydı..." diyerek müvekkilinin kullandığı aracın uyarı seslerinin ve ışıklarının çalıştığını doğruladığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık dosyası kapsamında alınan CD İnceleme Tutanağı'nda "Belediyeye ait olduğu anlaşılan bir süpürme aracının sokak içerisinde ileriye doğru gittiği, aracın arkasında bulunan ucu sağ tarafı gösteren ok şeklindeki ikaz ışığının yanıp söndüğü"nün görüldüğü belirtilmiş olup, bu da müvekkilin ifadesini doğrular nitelikte olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, ...A.Ş.'ye ait temizlik aracında sesli ve ışıklı uyarı sistemi bulunmakta olduğunu, , aracın geriye doğru seyri esnasında bu ikaz sesleri çalıştığını, müvekkilinin bununla beraber ayna kontrollerini yaptığını, seyrine bu şekilde devam etmiştir. Fakat müteveffanın boyunun 1.50 civarında olması nedeniyle görüşü zorlaşmıştır. Kaza, müteveffa ...'ün kaldırımı kullanmayarak araç yolundan yürümesi ve müvekkilin kullandığı araçta sesli ikazlar bulunmasına rağmen bunlara dikkat etmemesi nedeni ile meydana geldiğini, açıklanan bu nedenlerle müvekkili sürücü ...'nun kusursuz olup trafik kaza tespit tutanağında müvekkile yüklenen kusuru kabul etmediklerini, Müvekkilinin davaya konu kazada kusuru olduğuna ilişkin itirazları saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen maddi tazminat miktarı fahiş olduğunu, davacı yanın fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000-TL maddi tazminat talep ettiklerini, bilirkişilerce inceleme yapılarak ortaya çıkan zarar hesaplanmalı ve meblağın belirlenmesi gerektiğini, Davacı yanın müteveffanın yaşından dolayı sık sık bağış alması ve yaşlılık yardım aylığı alması nedeni ile kendilerine maddi yardımda bulunduklarından bahisle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmekte olduklarını, davacıların murisi öldüğünde 82 yaşında olduğunu, dilekçede beyan edildiğine göre yaşlılık yardım aylığı aldığını, davacı yanca iddia edilen maddi yardımı yapamayacak durumda olduğunun tartışmasız olduğunu, bu kadar az bir gelirle kendi geçimini sağlayamayacak durumda iken, çocuklarının geçimini sağlaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosyaya sunulan belgeler arasında iddialarını destekleyen bir belge bulunmadığını, davacı yanın müteveffanın gelirini ispat yükü altında olduğunu, bununla beraber davacıların destek yaşını çoktan geçmiş olduklarının ortada olduğunu, müteveffa tarafından yapılan yardım ile geçimlerini sağladıklarının davacı yan tarafından kanıtlanması gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, maddi zarar Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında olup davalı sigorta şirketi tarafından bu zarar karşılanacağını, davacının bu talebini müvekkil sürücüye yöneltmesinde yarar bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın maddi tazminat talebinin müvekkili yönünden reddinin gerekmekte olduğunu, talep edilen defin masraflarının... tarafından yapıldığını, davacı yanın yaptığı masrafların ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafın, meydana gelen kaza sebebiyle davacılar ... ve ... için 40.000'er TL olmak üzere toplamda 80.000-TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, kazanın meydana gelişinde kusur durumları ve müvekkili sürücünün sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alındığında talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, ayrıca Yargıtay... H.D.’nin 05.06.1974 tarihli... K. Sayılı kararında “Araç sahibine yöneltilen davada kendisine rücu edilecek şoförün ödeme gücünü aşıp aşmayacağı göz önünde tutularak hakimin manevi tazminatı takdir etmesi gerektiği” hususunun belirtildiğini açıklanan sebeplerle, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkili adına saygıyla talep ettiğini beyan etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasına ait tüm evraklar ve yine bu dosyadan alınan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin ATK raporu, Menemen Devlet Hastanesi'nin 08/04/2022 tarihli yazıları ve ekinde bulunan rapor ve tedavi evrakları, İzmir Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nün 24/02/2023 tarihli yazı cevapları, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı'nın 10/05/2023 tarihli yazı cevapları ve ekleri, Karabağlar Polis Merkez Amirliği'nin 14/02/2023 tarihli yazı cevapları, trafik bilirkişi tarafından sunulan 08/05/2022 tarihli bilirkişi raporu, Aktüerya bilirkişi tarafından sunulan 28/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 17/12/2024 tarihli heyet raporu, Aktüerya bilirkişi tarafından sunulan 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporu, Menemen Devlet Hastanesi'nin 08/04/2022 tarihli 23/09/2021 tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı Tanığı... Beyanında; "Davacı ... eniştem olur, kendisi kalp hastası olup bu sebeple kimse kendisine iş vermek istememektedir, bu sebeple davacı ... çalışamamaktadır, çalışamadığı için davacı ...'e babası müteveffa ... bakmaktaydı, ... yaşlılık aylığı almaktaydı, ayrıca pazarcılara yardım eder bu şekilde de gelir elde ederdi, maddi durumu kötü olduğu için mahalle sakinleri tarafından zekat ve fitre yardımı da alıyordu, davacı ...'in 3 çocuğu vardır, çocukları 16, 15 ve 10 yaşındadırlar, mütevveffa ... ...'in çocuklarını okutuyordu, ...'nin vefatı neticesinde ... çocuklarını okula gönderememektedir, tanıklık ücreti istemiyorum, davacı ..., mütevveffa babası ... 'nin vefatı sebebiyle geceleri uyuyamamaktadır, zaman zaman uykusundan bağırarak ve ağlayarak uyanmaktadır, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... Beyanında;" davacıları komşum olmaları sebebiyle tanırım, davacı ... komşum olur kendisi kirada oturmaktadır, davacı ...'e babası olan mütevveffa ... bakmaktaydı, davacı ... kalp hastasıdır, bu sebeple çalışmamaktadır, mütevveffa ... çevresindekiler tarafından verilen fitre ve zekatları davacı ...'e verirdi, davacı ...'in 3 çocuğu vardır, şu anda çocukları okula gitmiyorlar, davacı ...'in durumu olmadığı için çocuklar okuyamıyorlar, tanıklık ücreti istemiyorum davacı ile 7 sene komşuluğumuz oldu, ancak davacı geçen sene taşındı, davacı ... babası olan mütevveffa ...'nin vefatı sebebiyle uyuyamamaktadır, bu durumu ...'in eşinden öğrendim,kazadan önce davacı ... ile babası mütevveffa ... aynı evde yaşamıyorlardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı-davalı ... Tanığı ... Beyanında : " Ben mütevveffa ...nin ismini bilmediğim kızını komşum olmaları sebebiyle tanıyordum, olay günü kaza mahallinin bulunduğu yerdeki dükkanımdaydım,...amca hergün dükkanımın önünden geçerken bana selam verirdi, olay günü temizlik aracı yokuştan aşağıya doğru ilerledi, daha sonra sokağın başında manevra yaparak düz gelmesi gereken yerde geri manevra yaparak arkaya doğru gelmiş, bu anı ben görmedim, ancak temizlik aracının geri manevra yaptığı sırada mütevveffa...ye çarptığını gördüm, hatta temizlik aracı şoförüne durması yönünde bizzat bağırdım, ancak temizlik aracı şoförü beni duymadı ve mütevveffaya çarptı, çarpmanın etkisiyle mütevveffa yere düştü, temizlik aracı arka tekerlekleriyle mütevveffanın üzerinden geçti, bu sırada ben aracın camına vurdum, aracın durması için müdahale ettim, mütevveffa aracın ön tekerleğiyle fırçası arasında olduğu sırada araç durdu, ondan sonra bana ait dükkanın yanında bulunan iş yerine ait forklift ile temizlik aracını kaldırıp mütevveffayı aracın altından aldık, müteveffanın vefat ettiğini anlayınca ambulans çağırdık, ambulans geldi, müteveffayı götürdü, akabinde şoförü aradım ancak kendisi olay yerinde yoktu , kaçmıştı, tanıklık ücreti istemiyorum , temizlik aracı benim müdahale etmem üzerine durdu, müdahale etmeseydim yoluna devam edecekti, aracın ikaz ışıkları ve ikaz seslerinin çalışıp çalışmadığını, olayın vermiş olduğu etkiden dolayı hatırlayamıyorum, müteveffa kaza anında yolda yürüyordu, olayın gerçekleştiği mahal sokak arası olduğu için orada kaldırım yoktu. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 08/05/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde," A-) ...plaka sayılı araç sürücüsü ...’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/b, 52/b ve 47/1-d maddelerini ihlal ettiği,B-) ...’ün atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Son karar Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, tarafımca 3 (üç) nüsha olarak hazırlanan iş bu Bilirkişi Raporunu saygılarımla arz ederim.
" şeklinde kanaat belirtildiği, davalı taraflarca bilirkişiraporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan 10/09/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde," Hukuki nitelendirme ve delillerin nihai takdiri ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, ,meydana gelen trafik kazası sonucu 08.05.2021 tarihinde vefat eden...’ün mirasçılarından ...’ın ölenin desteğinde olmadığı, Davacı ... yönünden talebin kabulü h...nde ise 253.663,04 TL maddi zararının olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden , diğer davalıların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumululuğunun olduğu, hususlarındaki tespitlerimi içeren Raporumu saygılarımla arz ederim. 10/09/2024 " şeklinde kanaat belirtildiği, davalı taraflarca bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan 28/02/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde," Hukuki nitelendirme ve delillerin nihai takdiri ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, ,meydana gelen trafik kazası sonucu 08.05.2021 tarihinde vefat eden...’ün mirasçılarından ...’ın ölenin desteğinde olmadığı, Davacı ... yönünden talebin kabulü h...nde ise 289.375,09 TL maddi zararının olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden , diğer davalıların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumululuğunun olduğu, hususlarındaki tespitlerimi içeren EK Raporumu saygılarımla arz ederim. " şeklinde kanaat belirtildiği, davalı taraflarca bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında İstanbul Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun tarafından hazırlanan 17/12/2024 havale tarihli ATK raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde," Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A-Davalı sürücü ...' nun %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,B-Maktül yaya ...' ün %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna, oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde mütalaa edildiği görülmüş, taraflara ATK raporuna itiraz edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 14/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle : fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile, müvekkillerden ... için dava dilekçesinde 1.500,00 TL maddi tazminat olarak taleple ikame ettiğimiz davalarını 230.000,00-TL ıslah ederek toplam 231.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah talebimizin kabulüne ve yine dava dilekçemizde talep ettikleri her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere 40.000,00 TL manevi tazminata ilişkin davalarının KABULÜNE ve tüm maddi ve manevi tazminat bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara aidiyetine karar verilmesini talep edilerek dava ıslah edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; 08/05/2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı ölümlü trafik kazası nedeniyle davacıların desteği ...'ün vefatından dolayı davacıların destekten mahrum kalıp kalmadıkları, destekten mahrum kalmışlar ise tazminat bedellerinin belirlenmesi ile her bir davacı için destekten yoksun kalma ve her bir davacı için cenaze, yol, taziye maddi tazminatı ile manevi tazminat bedellerinden davalıların sorumlu olup olmadığı, bu bedellerden ZMMS kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı görüldü.
Dosya kapsamı itibari ile 08.05.2021 günü saat 10.10 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki...l temizleme kamyonu ile 3796 Nolu Sokak üzerinde geri doğru seyri sırasında yol kenarında kendisine sırtı dönük vaziyette yürümekte olan yayaya aracının sağ arka köşe kısımları ile çarpıp tekeri ile üzerinden geçmesi sonucu müteveffanın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında, davalı sürücünün kullandığı aracın davalı belediyeye ait olduğu, belediyenin çöp toplama işi sebebi ile davalı...şirketi ile anlaşma sağladığı, davalı sigorta şirketinin ise olay tarihinde davalı aracın ZMMS ile sigorta kapsamında sigortacısı olduğu anlaşılmıştır. Mevcut kazanın meydana geliş şekli nedeni ile taraf kusur durumlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmış, alınan raporda davalı sürücünün kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de taksirle ölüme sebebiyet verme suçu açısından İzmir ...ASCM de devam eden yargılama süresince alınan trafik ihtisas dairesi raporunda müteveffanın da kusurunun olduğuna yönelik alınan rapor nazara alındığında mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi çin Adli tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından alının rapor sonucunda davalı sürücünün, geri manevrada aracının sesli ikazının verdiği güvenle tedbirsiz bir şekilde manevrasını sürmesi nedeni ile 2918 sayılı KTK ve ilgili yönetmeliğinde yazılı, manevraları düzenleyen genel kuralları ihl... nedeni ile %80 kusurlu olduğu, Müteveffanın her ne kadar mevcut yaya kaldırımı park h...ndeki araçlar nedeni ile kullanıma uygun değil ve yolun yeterince kenarında bulunmakta ise de kaplama dahilinde olduğunu, her an bir aracın gelebileceğini değerlendirip daha dikkatli ve tedbirli olması gerekirken yeterli şekilde tedbirli olmadığından bahisle %20 kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu kusur durumu kabul edilmiştir.
Davacıların müteveffanın çocukları olduğu, davacı ...'in dosyada bulunan 23/09/2021 tarihli engellilik durumunu gösterir sağlık kurulu raporu nazara alındığında %46 oranında engelli olduğu, bu h... ve tanık anlatımları ile ölenin desteğinde olduğu anlaşılmış, davacılardan ...'nin olay tarihi itibari ile 51 yaşının
içinde evli ve çalışmaya engel durumu olmadığı, bu nedenle davacı, ölenin desteğinde olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı belediye çöp toplama işini taşeron alt işveren konumunda olan diğer davalı...İzmir ...San. ve Tic. A.Ş'ye çöp toplama hizmeti de dahil birkısım temizlik işlerini doğrudan temin sureti ile ihale yoluyla vermiş ise de, aralarındaki sözleşmenin 18.maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere belediyenin şirket üzerinde denetim yetkisi bulunmakta olup, işin organizesi ve denetimi üzerinde bulunan davalı belediyenin, diğer davalı ile iç ilişkisine dayanarak davacı tarafı bağlayıcılığı da bulunmayan hizmet alım sözleşmesindeki ve şartnamelerdeki sorumluluk hükümlerine dayanarak kazaya dair sorumluluktan ayrık tutulması mümkün olmadığı, nazara alındığında davalı belediyenin de kaza nedeni ile sorumluğunun olduğu değerlendirilmiştir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 12/03/2024 tarih 2024/709E- 2024/2695K.sayılı ilamı)
Toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, davacı...umu nedeni ile müteveffanın desteğinde olduğu, davacı ...'nin yaşı ve durumu itibari ile destekte olmadığı, dolayısı ile alınan aktüer raporu nazara alındığında maddi tazminatın kusur durumu nazara alınarak kısmen kabulüne karar verildiği nazara alınarak, davacı ... yönünden DYK tazminatının esastan reddine, davacı ... yönünden ise 231.500,00 TL DYK tazminatının davalı sigorta yönünden başvuruyu reddettiği 04/08/2021 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü nedeni ile 04/08/2021 tarihinden tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek her ne kadar araç kamyon vasfında ise de talebin yasal faiz olduğu değerlendirilerek taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortanın 430.000,00 TL limit ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, Cenaze, yol, taziye giderlerine yönelik 500,00 TL maddi tazminatın hayatın olağan akışı ile uyumlu, makul ve orantılı olduğu nadn kabulüne karar verilerek olay tarihi olan 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta hariç diğer davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketi aleyhindeki istemin reddine, karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise, dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacıların babalarının vefat etmiş olması, kazanın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumları göz önünde bulundurularak hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davalı sigorta şirketi yönünden istemin reddi ile diger davalılar açısından davacılar yönünden ayrı ayrı 32.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/05/2021 tarinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., .......A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A) MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
- Davacı ... yönünden DYK tazminatının esastan REDDİNE,
- Davacı ... YÖNÜNDEN KABULÜ İLE; 231.500,00 TL DYK tazminatının davalı sigorta yönünden 04/08/2021 tarihinden tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortanın 430.000,00 TL limit ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
- Cenaze, yol, taziye giderlerine yönelik 500,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 08/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta hariç diğer davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketi aleyhindeki istemin reddine,
B) MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
- 32.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/05/2021 tarinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., .......A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davalı sigorta aleyhindeki istemin reddine,
- 32.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/05/2021 tarinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., .......A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı sigorta aleyhindeki istemin reddine,
2- Maddi tazminat davası yönünden :
- Karar ve ilam harcı olan 15.847,92-TL'nin peşin alınan 4.211,49.-TL ( 283,49 TL peşin harç ve 3.928,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) harçtan mahsubuyla bakiye eksik kalan 11.636,43-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 11.602,27 TL'sine kadar müsetelsilen sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına) (... harçtan muaf olmakla )
-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 37.120,00TL nispi vekalet ücretinin davalılar...Anonim Şirketi, ...,...... Aş. ve ... 'dan ( davalı sigorta şirketi 37.040,00 TL'sine kadar müsetelsilen sınırlı sorumlu olması kaydıyla)müteselsilen alınarak davacı ... vekili yararına verilmesine,
- Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davacı ... yönünden maddi tazminatın red edilen kısmı bakımından 1.000 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara verilmesine,
- Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davacılardan maddi tazminatın red edilen kısmı bakımından 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine,
3- Manevi tazminat yönünden;
- Karar ve ilam harcı olan 4.371,84-TL'nin davalılar ...A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (... harçtan muaf olmakla )
- Tarifenin 10. maddesi gereğince ayrı bir kalem olarak hesaplanması gereken manevi tazminat bakımından davacılar vekilinin aynı dava bakımından aynı talep doğrultusunda yargılamaya dahil olduğu anlaşılmakla 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacılar vekiline verilmesine,
- Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davacı... yönünden manevi tazminatın red edilen tutar yönünden hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine,
- Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davacı ...yönünden manevi tazminatın red edilen tutar yönünden hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine,
4-Davacı tarafından 59,30-TL Başvuru Harcı, 283,49TL Peşin harç, 3.928,00-TL ıslah harcı, 12.155,10-TL yapılan elektronik tebligat, (KEP) ve posta masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.425,79-TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı sigorta şirketi 12.129,41 TL 'sine kadar müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.400,00.-TL arabuluculuk ücretinin tüm davalılardan müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVALI TARAFA İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim