mahkeme 2025/830 E. 2025/743 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/830
2025/743
2 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/830 Esas
KARAR NO : 2025/743
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/08/2025
KARAR TARİHİ : 02/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili Şirket'e 27/05/2023 - 27/05/2024 vadeli, ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" ile sigortalı; ... plakalı aracın 12.02.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasara uğradığını, davaya konu kaza meydana geldikten sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre karşı araç sürücüsünün KTK 59 kapsamında, kasko sigortalının ise KTK 52/1-B kapsamında kusurlu bulunduğunu, taraflarınca yapılan hasar başvurusuna istinaden aldırılan ekspertiz raporuna göre kasko sigortalı aracın %75 kusurlu, karşı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu bulunduğunu, konu davadaki diğer taraflara ilişkin ihtilafın ise kasko sigortalı dava dışı ...'ün sahibi olduğu şirket çalışanı ... araca yapılacak bakım için ... firmasının sigortalı çalışanı ...'a ... önünde teslim ettiğini, aracı dava dışı sigortalıdan alıp servise getirdiği esnada yol güzergahını değiştirerek farklı yol üzerinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve kazanın bu şekilde meydana geldiğinin anlaşıldığını, dava dışı sigortalının sahibi olduğu ... ve Tasarım San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait tüm araçların bakım ve onarımlarının düzenli olarak ... isimli özel servise yaptırıldığından mütevellit, yine dava konusu araç için de ... isimli servisin sigortalı çalışanı şüpheli ... ile iletişime geçildiğini ve aracın teslim edildiğini, aracın teslim edildiği adres ile servisin adresinin birbirine çok yakın lokasyonlar da olduğunu, iki adresine aynı cadde üzerinde olduğunu, aralarında sadece birkaç blok bulunduğunu, oysa aracın teslim edildiği gün olan 12.02.2024 günü saat 22.40 sıralarında sigortalıya ait ... plakalı araç ... isimli şüphelinin sevk ve idaresindeyken; ... ilçesi ... mahallesi sınırları içinde; otoyol üzerinde Narlıdere'den Balçova istikametine doğru seyir halindeyken kaza yaptığını ve müvekkilinin aracının ciddi hasar gördüğünü, dava dışı sigortalı bakım ve onarımının yapılması amacıyla tamamen güvene dayanarak ...'a teslim ettiğini, ancak davalının aracı teslim aldığı yerden, servisle arasındaki mesafe 2 dakika olmasına rağmen aracı kendi şahsi işleri için kullandığını ve aracı teslim aldığı yerin çok uzağında, Narlıdere'de kazaya karıştığını, mezkur kazanın meydana gelmesinde kasko sigortalı olan aracın %75 kusurlu olduğundan; işbu kusur tutarına tekabül eden tutar bakımından araç sürücüsü ... ve adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu kapsamında ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, mezkur kaza kapsamında sigortalı tarafça yapılan hasar başvurusuna istinaden müvekkili şirketinin 5.000.000,00 TL tazminat ödemesi yaptığını, 856.100,00 TL sovtaj tahsilatı mahsup edildiğini ve kusurlu karşı aracın ZMM Sigortacısı ... Sigorta AŞ. tarafından taraflarına teminat limiti kapsamında 200.00000 TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, 3.943.900,00 TL bakımından rücu taleplerinin mevcut olduğunu, 12.02.2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin ödenen 3.943.900,00 TL tazminat tutarının %75 kusuru nispetinde ... firması ve firma çalışanı ...'tan; %25 kusur nispetinde ise kusurlu araç sürücü ve maliki Begüm Pala'dan rücusuna ilişkin olarak işbu davayı ikame ettiklerini, TTK'nın 1481'inci maddesinin birinci fikrası uyarınca; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur." hükmünü içerdiğini, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereğince, söz konusu hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan araç sahibine ve sürücüsüne ödediği tazminat tutarı kadar rücu etme hakkına sahip olduğunu, alacağın tahsiline ilişkin mezkur arabuluculuk başvuruları ile rücu talebinin dava şartı gereği talep edilmişse de uzlaşılamadığından işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 3,943,900.00 TL'nin 30.05.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile davalıdan tahsiline, davalılara ait menkul ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m. 389 ve m. 392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı şirkete Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi " Genişletilmiş Kasko " ile sigortalı olan ... plakalı aracın 12/02/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasara uğradığı, kazaya ilişkin 3.943.900,00 TL ödeme yapıldığı bildirilerek ödenen tazminat tutarının %75 kusur nispetinde ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan %25 kusur nispetinde kazaya karışan Begüm Pala'dan rücuen tazminine ilişkin olarak açılmıştır.
Dava dilekçesine ekli birleşik kasko poliçesi eki genişletilmiş kasko poliçesinde ... plakalı aracın sigortalısının ... olduğu, aracın kullanım şeklinin "Hususi Otomobil" olarak belirtildiği belirlenmiştir.
Davacı sigorta şirketi işbu davayı sigortalısının talebi olarak açmış olup görevli mahkemenin belirlenmesinde sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişki dikkate alınır.
Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E-37 K-9 karar sayılı kararında bu husus " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkında dayanan rücu davası içinde söz konusudur. " şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın haksız fiil nedeniyle davalılardan rücuen tahsiline yönelik olarak açıldığı, davanın sigorta hukukundan kaynaklanmadığı, halefiyet prensibi gereği açılan rücu davasının ticari dava sayılmadığı, sigortalının gerçek kişi olup sigortalı aracın hususi araç olduğu nazara alındığında davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, Mahkememizin görevli olmadığı, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR;
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın Usulden Reddine,
2-Görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20. Madde gereğince talep halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin Görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
5-Harç ve yargılama giderlerinin Görevli Mahkemece nazara alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tebliğden itibarın iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.