Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/138
2025/132
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/138 Esas
KARAR NO : 2025/132
DAVA : Ticari Şirket (Şirketin Fesih ve Tasfiyesi)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ... tarafından ... aleyhine açılan davada cevap ve karşı dava dilekçesi ile; Müvekkili ... ... Turizm İşletmeleri San ve Tic. Ltd. Şti'nin yarı hissesinin müvekkillerine yarı hissesinin de davalı ...'e ait olduğunu, şirketin tek mal varlığının ... ilçesinde işletilmekte olan ... Cafe ve Çay bahçesi olduğunu, bu işletmenin 2 adet tapusunun bulunduğunu, her iki tapunun da şirket adına kayıtlı olduğunu, şirketin başka bir mal varlığı ve bu işletme dışında bir faaliyet konusunun bulunmadığını, ortakların anlaşamaması ve davalı ...'in müvekkillerini tehdit etmesi ... ile beraber davada kayyum olarak atanmak istenen ...ın yanındaki adamlarla birlikte beraber müvekkillerini tehdit ederek kafeterya ve çay bahçesini zorla kapattırması ve olayın savcılığa intikali nedeniyle şirketin tek faaliyet alanı olan işi yapamaz hale geldiğini, işletmenin yaklaşık 6 aydır kapalı olduğunu, şirketin tek konusu ve faaliyet alanı çalışamaz hale geldiği için şirketin fesih ve tasfiyesine gitmekten başka hukuki yol kalmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak haricen ortağı ...'den karşılıklı tasfiye yoluna gitmelerini, şirketin yaklaşık 50.000.000,00 TL mal varlığı olduğunu, mal varlığının satılmasından sonra herkesin payı oranında parasını alıp ayrılmalarını talep ettiğini, davalı yanın bu teklifi reddettiğini, şirketi ele geçirme yoluna gittiğini, şirketin işlemez hale gelmesi ortaklar arasındaki güvenin kalmaması, müvekkillerinin can ve mal güvenliklerinin bulunmaması nedeniyle şirketin devamında hukuki ve fiili mefaat kalmadığından şirketin fesihini ve tasfiyesini isteme zorunluluğunun doğduğunu bildirerek ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki davanın ... tarafından ... aleyhine açıldığı, söz konusu dosyada davacı ... vekilinin dava dilekçesi ile ; Müvekkili ...'in ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti unvanlı şirketin %50 oranında hissedarı olduğunu, davalı ...'nun ise aynı şirkette kardeşi ... ile birlikte %50 hissedar olduğunu, aynı zamanda da ...'nun şirketin müdürü sıfatıyla görev yapmakta olduğunu, müvekkilinin yurt dışında yaşıyor olması, şirketle alakalı herhangi bir durumda kendisine ulaşmanın zor olacağını, bu sebeple şirket müdürlüğünde tam yetkiyi alması gerektiğini söyleyerek kendisine şirket müdürlüğü verildiğini, davalı ...'nun, müvekkilinin iyi niyetini kötüye kullandığını, davaya konu edilen ... köyünde ki cafenin, şirket arazisinin üstüne kurulduğunu ve müvekkiline şirkete ait ruhsatlı bir işletme olacağı vaadiyle ... tarafından müvekkillerinden tadilat ve işlemler için defalarca para göndermesinin istendiğini, cafe açıldıktan sonra da müvekkiline ... tarafından belirli aralıklarla cafenin kar payı adı altında ödemeler yapıldığını, ancak bu ödemelerin ... gibi turistik bir bölgede yer alan bir işletme için oldukça düşük meblağlar olduğunu, işletmenin sürekli olarak müşteri aldığı ve çoğunlukla yer bulunmadığı yönündeki duyumları doğrultusunda, gönderilen paraların gerçek gelirle örtüşmediğinden müvekkilinin şüphelendiğini, bu şüphe üzerine cafenin de şirket adına ruhsatlı olduğunu düşünerek şirketin muhasebe kayıtlarını incelemek istediğini, ancak muhasebeci ve ...'nun bu bilgileri vermekten uzun süre kaçındıklarını, muhasebecinin şirketin karar defterini müvekkiline gösterdiğini, şirket defteri incelendiğinde defterin boş olduğunu, ne cafe hakkında ne taşınmazın kiraya verilmesi ne başka herhangi bir husus hakkında hiç bir karar alınmadan ...'nun hareket ettiğini görüldüğünü, daha derin araştırma ile de cafenin ... adına ruhsatlandırıldığının anlaşıldığını, ...'nun kendine maddi menfaat sağlamak için müdürlük görevini kötüye kullandığını, 2024 yılında Türkiye’ye gelen müvekkilinin, ...’na hesapları incelemek istediğini belirttiğini ancak bu talebinin davalı tarafından reddedildiğini, daha sonra şirketin muhasebecisi ... ile iletişime geçerek aynı talepte bulunulduğunu, fakat muhasebecinin de müvekkilinin yetkili olmadığını iddia ederek talebi geri çevirdiğini, bu olayların, Türk Ticaret Kanunu’nun 437. maddesine aykırı olduğunu, çünkü hissedarların şirket hesaplarını inceleme hakkının güvence altında olduğunu, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucu, işletmenin aslında davalı ...’ adına kayıtlı faaliyet gösterdiğini sonradan öğrendiğini, bu durumun davalının şirket müdürlüğünü kötüye kullandığını açıkça göstermekte olduğunu, davalının müvekkilini maddi anlamda zarara uğrattığını, şirket menfaatlerini hiçe sayarak kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini, müvekkilinin işletmenin şirkete ait ruhsatının çıkarıldığını sandığından bu işletmenin kurulmasının, tadilatının, mal alımı vs gibi her türlü aşamada davalıya banka yoluyla paralar gönderdiğini, bunun haricinde şirkete ait taşınmaz üzerinde şirketin diğer ortağı olan kardeşi adına tapuya şerh düşülmek suretiyle 10 yıllığına kiralama sözleşmesi yapıldığını, bu kiralamaya ilişkin şirket defterine hiçbir karar alınmadığını, muhasebeye de hiç bir gelir gider işlenmediğini, aksine şirket aleyhine vergi borçları doğduğunu, şirket karar defterinin boş olduğunu, davalının kendisine maddi menfaat sağlayan her türlü iş ve işlemi yaparak şirketi zarara uğrattığını ve görevlerini layıkıyla yerine getirmediğini, müvekkilinin hem bilgi alma hakkını engelleyerek hem de şirket üzerinden şahsi menfaatler elde ederek müdürlük sıfatını kötüye kullandığını, müvekkilinin her aşamada mağdur edildiğini, şirket müdürü olarak davalının yetkisinin derhal sona erdirilmesi gerektiğini, davalı ...'nun ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. unvanlı şirkette tam yetkili müdür sıfatıyla görev yapmakta olduğunu, kendisine tanınan bu geniş yetkilerin, şirket adına kayıtlı taşınmazları satma, devretme, kiralama ve üzerinde başka işlemler yapma yetkisini de kapsamakta olduğunu, davalının bugüne kadarki davranışları ve şirketi zarara uğratma konusundaki eğilimleri göz önüne alındığında, bu taşınmazların müvekkilinin bilgisi dışında üçüncü kişilere devredilmesi, satılması veya teminat gösterilmesi ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, bu sebeple, şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şirketin malvarlığının korunması açısından hayati önem arz etmekte olduğunu bildirerek dava süresince tedbiren şirkete müdür olarak kayyum olarak müvekkilinin atanmasına, bu kabul görmez ise müvekkilinin şirketteki hissesi oranında tüm yetkilerini noter aracılığı ile vermiş olduğu ...'ın kayyum olarak atanmasına, buda kabul görmez ise mahkemenizce resen bir kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın açıldığı tarih itibariyle şirketin malvarlığına zarar gelmemesi adına, şirket adına kayıtlı olan ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parsel İle ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin bilgi alma ve hesap inceleme hakkının sağlanmasına, bu hususta dava süresince davalının müdürlük yetkilerini kullanmasının kısıtlanmasına, davalı ...’nun, ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. unvanlı şirketteki müdürlük sıfatının kötüye kullanılması nedeniyle azledilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği,
Davalı ... vekilinin 22/01/2025 tarihli cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin söz konusu şirketin sahip olduğu kafeteryayı kurmadan önce bu kafeteryanın kurulu olduğu arazinin bir parselini babası ...'nun diğer parselini ...'in satın aldığını, müvekkilinin söz konusu yerde kafeterya kurduğunu ve babasından kiraladığı yer için tapuya şerh koydurduğunu, bu aşamada henüz şirketin bulunmadığını, daha sonra davaya konu edilen şirketin kurulduğunu, bu şirkette ..., ... ve ...'in ortak olduklarını, kafeteryanın ruhsatının müvekkiline ait olduğunu, şirket kurulduktan sonra 2 yıl ... ile kafeteryayı ortak olarak çalıştırdıklarını, 2 yılın sonunda ...'in kendisinin Almanya'ya gideceğini, kafeteryanın elde ettiği karı kendisini kurtarmadığını beyan ederek 2023 yılı Haziran ayında söz konusu arazi ortaklığından dolayı müvekkilinden kira talep ettiğini, müvekkilinin yıllık 600.000,00 TL para ödediğini ve söz konusu yerin kendisini de kurtarmadığını kar edemediğini görünce ...'e burayı bırakmak istediğini beyan ederek ...'in burayı işletmesini talep ettiğini, ...'in söz konusu yeri ele geçirmek amacı ile kira teklifleri ile müvekkillerinin karşısına çıktığını, dava dilekçesinde kayyum olarak atanması istenen kişinin müvekkillerini tehdit yoluyla iş yerini açmaktan alıkoyan kişi olduğunu, bu konuda Selçuk CBS'ye bir çok şikayette bulunduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nden uzaklaştırma kararı aldığını, şirketin tek ticari varlığı olan kafeteryanın ... tarafından kapatıldığını ve zorla ele geçirilmeye çalışıldığını, dava dilekçesinde müvekkilinin işletmenin bir kısmını kardeşine 10 yıllığına kiraladığından bahsedildiğini, söz konusu kafeterya ve çay bahçesinin ön yüzünde dükkan yapmak üzere anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya göre ...'nun söz konusu dükkanların yapımını üstleneceğini, tüm masrafları karşılayacağını bunun karşılığında da yaptığı dükkanların kararlaştırılan kira karşılığında 10 yıl süre ile ...'na kiraya verileceğini, 10 yıllık şerhin masraf yapan ...'nun ileride zarara uğramaması açısından konulduğunu, ...'nun bu dükkanları yapmaya başladığını ancak ruhsat eksikliği nedeniyle dükkanlar yıkılıp yapılmasına izin verilmediğini böyle olunca ...'nun 10 yıllık kiracılık hususunun imkansız hale gelip bu sözleşmenin ortadan kalktığını, konulan şerhin hiç bir anlamının kalmadığını davanın iyi niyetle açılmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, cevap dilekçesindeki karşı dava ile ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği belirlenmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen 29/01/2025 tarihli ara karar ile davanın ... tarafından davalı ... aleyhine açıldığı, karşı davanın ise davalı ile söz konusu dosyada taraf olmayan ... tarafından açıldığı, davanın karşı dava olarak yürütülemeyeceğinden karşı davanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefriki ile Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına karar verilmiş, Mahkememizin işbu ... Esasına kaydedilen dosyada davanın tarafların ortağı olduğu ... ... Turizm İşletme Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şirketinin fesih ve tasfiyesine yönelik olarak açıldığı, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki davanın ise adı geçen şirket müdürünün azline yönelik olarak açıldığı, her iki dosya arasında sıkı bir şekilde hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılarak işbu dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan işbu dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile HMK'nun 166. Maddesine göre BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-İşbu dosya esasının kapatılarak bundan sonraki işlemlerin birleşen dosya üzerinden devamına,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleştirilen dosyada değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde tensiben yapılan inceleme sonunda esas kararla birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.