mahkeme 2025/851 E. 2025/707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/851
2025/707
12 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/851
KARAR NO : 2025/707
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/09/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 11.09.2025 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 14.08.2023 tarihinde, müvekkili şirkete genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan, seyir halindeki ... plakalı araca, davalının maliki olduğu, dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması neticesinde aracın hasarlandığını, müvekkil şirketin, sigortalısının zararını gidermekle davalı karşısında sigortalısının halefi konumuna geçtiğini, müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre kusurlu olan karşı araç işleteninden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ...'ün gerçek kişi ve sigortalı aracın hususi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tüzel kişi tacir ise de halefiyete dayalı olarak açılan davada dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde değildir. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK'nun 114/1c, 115/2 ve 138/1 maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
Davaya bakma görevinin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca iş bu kararın kesinleşmesi ve 2 haftalık başvuru süresinde talep halinde dava dosyasının belirtilen görevli mahkemeye gönderilmesine,
HMK 331/2 maddesi gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin 2 haftalık başvuru süresinde talep olunması halinde görevli mahkemede gözetilmesine,
Bu süre içinde başvuru olmaması halinde HMK'nun 20/1 son cümlesine göre gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine,
Dair verilen karar, tarafların yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.