mahkeme 2024/17 E. 2024/511 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/17

Karar No

2024/511

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2024/511 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/07/2017
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 19/07/2017 tarihli dilekçe ile, dava dışı sigortalı ... Dokuma San. ve Tic. A.Ş.'nin bir kısım emtiasını, ... poliçe numaralı Nakliye ... Sigortası ile davacı şirkete sigortalattığını, sigortalı şirketin dokusuz örgüsüz kumaş emtiasının ... isimli gemi ile Mersin'den Polonya'ya sevki için davalı firma ile anlaştığını, ... no'lu konşimento ile 22/01/2016 tarihinde emtiaların ... no'lu konteynera yüklendiğini, 29/02/2016 tarihinde geminin varış limanı Polonya'ya ulaştığını, konteynerın kapaklarının açıldığını ve ürünlerin aşırı derecede balık koktuğunu, emtiaların hijyenik ürünler olması nedeniyle kullanılmayacak derecede hasarlandığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarın sigortalı şirket tarafından 02/03/2016 tarihinde davalı tarafa ihbar edildiğini, ürünlerin kullanılamayacak durumda olmasından dolayı konteynerın olduğu gibi mahrece iade işlemi yapılarak sigortalıya iade edildiğini, iade edilen ürünler üzerinde ekspertiz incelemesi yapıldığını ve ürünlerde sovtaj bedeli düşüldükten sonra 25.671,93-Euro hasar bedeli olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen 25.671,93-Euro hasar bedeli karşılığı olan 87.100,00-TL'nin 19/07/2016 tarihinde davacı şirket arafından sigortalısı şirkete ödendiğini, davalı tarafa 04/10/2016 tarihli rücu ödeme ihtarına rağmen söz konusu bedelin davacı şirkete ödenmediğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere, davacı şirketin sigortalısa ödediği 87.100,00-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesinin mahkememizin ... E numarasını aldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 10/08/2017 tarihli dilekçe ile, ... Acenteliği A.Ş.'nin İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile koyteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... Mediterranean Shipping Company S.A.'nın acentesi olduğunu, davalı aleyhine doğrudan davanın yöneltilemeyeceği, söz konusu davanın düzenlenen konşimentoya göre görülmesi halinde yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri olduğunu ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak kararlaştırıldığı, HMK Md. 17 uyarınca tarafların yetkili yeri sözleşme ile belirleyebilecekleri, bu husus dikkate alındığında mahkemenin yetkisiz olduğu, dava konusu taşıma işleminde hasar olduğu iddia edilen konteynerın 28/03/2016 tarihinde Gdynia Limanına vardığını, buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin sonunun 28/03/2017 olduğunu, davacı tarafından ikame edilen bu davanın TTK Md. 1188 hükmünde düzenlenmiş olan 1 yıllık hak düşürücü geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle reddinin gerektiğini, taşımaya konu malların hasar ve ziyaından dolayı taşıyana açılabilecek tazminat davalarının 1 yıllık süreye tabi olduğunu, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK Md. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve her iki tarafın katıldığı bir tespit olmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir hasar söz konusu ise, bunun taşımadan önce satıcının fabrikasında, istif ve sayma sırasında davalı taşıyanın sorumluluk alanı dışında meydana geldiğini, dava konusu malların Mersin Limanı'na davalı şirket dışında başka bir firma ile taşındığını, limandaki tahliye işlemlerinden sonra yine Polonyada'ki son taşıma işleminin başka bir firma tarafından yapıldığını, buna göre hasarın deniz taşıması sırasında veya firmanın sorumluluk alanında oluştuğuna ilişkin hiçbir kanıtın olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın yetkilisizlik nedeni ile reddine, esasa girilmesi halinde haksız davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, dava konusu sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ödeme belgelerinin Mahkememize gönderilmesi istenmiş, gelen yazı yanıtı dosyamız içine alınmıştır.
Dava dilekçesinde dayanılan 20/04/2015 başlangıç tarihli Nakliyat ... Sigortası Abonman Sözleşmesi ile 29/02/2016 başlangıç tarihli ... nolu Nakliyat ... Sigortası Zeyilnamesinin dava dilekçesine ekli olduğu, yine hasar dosyasının ve taşımaya ilişkin konşimentonun dava dilekçesinin ekinde olduğu, usulune uygun çevirilerinin davalı şirket tarafından dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Konşimentonun yapılan incelemesinde, taşıyanın ... S.A. Olduğu, davalı şirketin taşıma işlemlerine ilişkin olarak taşıyanın acentesi sıfatı ile kayıtlarda olduğu görülmüştür.
Dava, nakliyat abonman sigortası poliçesi ile sigortalanan emtianın, davalı şirketin acentesi olduğu ... isimli gemi ile taşınması sırasında hasarlandığı, hasarlanan bedelin davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalıya ödendiği, ödenen bu bedelin davalı şirketin sorumluluğunda olan taşıma nedeniyle oluşan zarardan dolayı olduğu iddiası ile halefiyet esası dikkate alınarak ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemini içerir rücuen tazminat davasıdır.
Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan emtianın 28/03/2016 tarihinde Gdynia Limanı'na ... numaralı konteyner ile bırakıldığı ve hasar yönünden emtianın hasarlı olduğunun tespiti tarihi dikkate alındığında TTK Md. 1188 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin davalı tarafa sigortalayan firma tarafından ihbar edilen tarih olan 02/03/2016 tarihinden itibaren başladığının kabulü gerekmiştir. Buna göre dava tarihi olan 19/07/2017 tarihi itibariyle hasarın tespit edildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra davanın açıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen ... K. Sayılı 28/09/2018 Tarihli karar ile davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyanın taşıması sırasında hasar gördüğü ve sigortalıya hasar bedelinin ödendiği, yapılan ödemenin davalı tarafından tazmini gerektiği iddiası ile rücuen tazminat istemi ile iş bu davanın açıldığı, dava konusu taşımaya dayanak konşimento hükümlerinin geçerli olduğunun kabulü halinde uyuşmazlığın çözümü için uygulanacak hukukun ve yetkili Mahkemenin konşimento da gösterildiği ve buna göre Mahkememizin yetkili olmadığı, Mahkememizin yetkili olduğunun kabulü halinde ise, bu kez TTK Md. 1188 hükmü uyarınca hasarın tespit edildiği tarihten itibaren 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, bu nedenle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... K. Sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kaldırma gerekçesinde "..mahkeme gerekçesine göre bir davanın aynı anda hem mahkemenin yetkisizliğinden dolayı hemde hak düşürücü süreden dolayı reddi söz konusu olamayacağından bu hali gerekçenin kendi içinde ve hüküm arasında çelişki oluşturulmakla, yerel mahkeme kararının HMK'nın 297. ve 298. maddelerine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
" belirtildiği görülmüştür. Verilen kaldırma kararı sonrası dosyanın mahkememize iade edildiği ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği görülmüştür.
Tüm belge ve deliler toplandıktan sonra; dava konusu edilen alacağın dayanağı taşıma yönünden inceleme yapılarak davacı şirketin karşıladığını iddia ettiği zararın nelerden ibaret olduğu, bu zararın doğmasına neden olan hususun ne olduğu ve bu zararın karşılanması yönünden davalı tarafın sorumlu olup olmayacağı, sorumluluğunun hangi hukuki sebeplere dayandırılabileceği, davacının istemde bulunma süresi yönünden hak düşürücü süresinin sona erip ermediği, hasarın taşıma sırasında hangi aşamada meydana geldiğinin tespit edilip edilemeyeceği, buna göre davalının sorumluluğunun tespiti ile sonuç itibari ile davacının halefiyet yönünden alacağın halef olup olmayacağı, istemde bulunduğu bedel yönünden gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı, mahkememizin uyuşmazlık yönünden yetkili olup olmadığı, sonuç olarak iddia olunan alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı ve ferilerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosyanın 1 tekstil mühendisi ,1 Deniz taşıma ve 1 Kaptan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişiler 21/05/2024 havale tarihli raporunu dosyaya sunduğu görülmüştür.
Raporun yapılan incelemesinde, " davalı tarafça dosyaya sunulan konşimentoda yetki şartının genel işlem şartı niteliği taşıdığı, MÖHUK md.6 'ya göre Türk Hukukunun doğrudan uygulanan kurallara yetkili yabancı hukukun uygulandığı hallerde Türk Hukukunun uygulanacağının yer aldığı, ayrıca TBK md.20-25'e göre genel işlem şartlarının ticari işlerde uygulanması halinde hakimin denetimine açık olması nedeniyle açıkça müzakere edilmemiş bir yetki şartını içeren genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçerli kabul edilmemesi ve konşimentodaki 26.md'de yer alan asimetrik yetki şartları içermesi nedeniyle yetki itirazlarının yerinde olmadığı, yükün gemiye 22/01/2016 tarihinde yüklendiği, 09/02/2016 tarihinde Polonya'ya vardığı, 02/03/2016 tarihinde her halükarda gönderilene teslim edilmiş olması gerektiği, gönderilenin bu tarihte bu hususa ilişkin hasar ihbarında bulunduğu, 19/07/2016 tarihinde davacı tarafından sigortalısına bedelin ödendiği, davanın ise 19/07/2017 tarihinde açıldığı, davacı tarafça davanın emtianın teslim edildiği tarihten itibaren değil sigorta tazminatını ödediği tarihten itibaren tam 1 yıl içinde davayı açtığı, TTK md.1183 fırka 1 ile fıkra 2 uyarınca eşyanın ziyahı ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı 1 yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği, ve bu sürenin taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse onun teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiği, doktorinde sigorta poliçeleri dolayısıyla sorumlu tutulan sigortacılar açısından bu hükmün uygulanabileceği hususunun baskın görüş olarak kabul edildiği, yine aynı madde kapsamında rücu davası açma hakkının bu hakka sahip olan kişinin istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça hakkı düşeceğinin düzenlendiği, dolayısıyla 3.fıkra hükmünün davacıya uygulanması halinde dahi tazminat bedelini ödediği 19/07/2016 tarihini takip eden 3 ay içinde davayı açması gerektiği, bu hali ile hak düşürücü süre itirazlarının yerinde olduğu, Sayın mahkemenin aksi görüşte olması durumunda gemiye istif hatası dolayısıyla balık kokusu sinen emtiada oluşan hasarı tazmin eden davacı sigortacının davalı taşıyana karşı TTK m.1178 vd. Hükümleri dairesinde taşıyan sıfatı ile sorumlu olduğu, hasarın nakliye sırasında gerçekleştiği, hasar miktarının fatura değeri ile sovtaj miktarı dikkate alındığında 25.671,93 EURO olduğu, taşıyanın sorumluluğunu sınırlamaya yeri olmadığı" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Taraflarca rapora her ne kadar itiraz edilmiş ise de, yeniden rapor düzenlenmesini gerektirir bir hususun tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesi ile sigortalı ürünlerin hasar gördüğü ve ürün bedellerinin sigortalısına ödendiği belirtilerek taşıyana izafeten acentesi aleyhine rücüen tazminat istemi ile mahkememiz nezdinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu taşımanın davalı ... Shipping Company S.A. Tarafından gerçekleştiği tarafların kabulündedir.
Davalı taşıyana izafeten ... Acenteliği A.Ş'nin dava dosyamızda bu şekilde taraf sıfatının olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce önceki yapılan yargılama sırasında verilen karar ile ilgili uyuşmazlık yönünden mahkememizin yetkili olmadığı, aynı zamanda açılan davanın süresi içinde olmadığı gerekçesi ile verilen ret kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Açılan dava yönünden mahkememizce verilen kararda öncelikle yetki hususunun incelendiği aynı zamanda hak düşürücü sürenin incelendiği ancak verilen kararda sadece bir sebebe dayanılması ve çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması gerektiği belirtilmiştir.
Bu hususlar ışığında yapılan incelemeye göre, dava konusu edilen uyuşmazlık yönünden düzenlenen konşimento içeriğine göre yetkili mahkemenin belirlendiği görülmekte ise de, İzmir BAM ilgili hukuk dairesi görüşleri dikkate alındığında konşimentoda belirlenen yetkiye ilişkin hükümlerin TBK MD. 20-25 hükümlerine göre genel işlem şartı niteliğinde kabul edilmesi ve geçerli kabul edilmemesi gerektiği yönünde görüş olduğu görülmekle, mahkememizin yetkili olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı hususunun yapılan değerlendirilmesine göre ise, sigortalı emtianın 29/02/2016 tarihinde Polonya'ya ulaştığı, gönderilene teslim tarihi olarak kabul edilen süre olan 02/03/2016 tarihinde gönderilen tarafından hasar ihbarında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından 19/07/2016 tarihinde sigortalısına ödeme yapıldığı dosya içindeki belgelerden anlaşılmıştır.
TTK md. 1183 hükmüne göre tazminat istem hakkı için ön görülen 1 yıllık sürenin başlangıç tarihinin taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse teslim edilmesi gereken tarihten itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Buna göre; emtianın gönderilene 02/03/2016 tarihinde teslim edildiğinin kabulü gerektiği görülmekle, bu tarihten itibaren yasa gereği 1 yıllık sürenin başladığının kabulü gerektiği görülmüştür.
Davanın 19/07/2017 tarihinde açıldığı kayıtlardan tespit edilmiş olmakla, 1 yıllık süre içinde davanın açılmadığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Yine TTK md.1183/3 hükmüne göre başvuru hakkının ayrıca düzenlendiği ve buna göre de rücü davası açma hakkı olan davacının tazminat bedelini ödediği tarihten itibaren 90 gün içinde dava açma hakkını kullanması gerektiği halde ödeme tarihinin 19/07/2016 tarihi olmasına rağmen davanın 19/07/2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından bu fıkra hükmüne göre de davanın süresinde olmadığı anlaşılmış, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği görülmüş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın reddine,
Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile bakiye 1.059,66‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT'ne 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının davacıya iadesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/06/2024
Yazman...
e-imzalı
Yargıç...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim