Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/13
2025/89
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/13 ESAS
KARAR NO : 2025/89 KARAR
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.12.2023 tarihinde İzmir Bayraklı'da meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ... plakalı aracın maddi hasara uğradığını, dava konusu trafik kazası tek taraflı meydana geldiğini, müvekkilinin sigortalı, davalı sigorta şirketi ise müvekkilinin kasko sigortacısı olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen maddi hasarın tazmin edilebilmesi için kasko sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'ye 01.03.2024 tarihinde e-posta yolu ile başvurulduğunu, davalı sigortanın olumsuz bir cevap ile taleplerini reddettiğini, araçta oluşan maddi hasarın tazmin edilebilmesi için 29.03.2024 tarihinde ....E... sayılı dosya numarası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, 16.09.2024 tarihli K-... sayılı karar numarası ile aşağıdaki şekilde uyuşmazlık hakem kararı verildiğini, dava konusu olan trafik kazası neticesinde sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz incelemesinde müvekkiline ait araçta oluşan zararın onarımının ekonomik olarak hesaplı olmayacağının değerlendirildiğini, aracın pert-total işlemine tabi tutulmasına karar verildiğini, tahkim yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporuna göre 2. el piyasa bedeli 650.000,00-TL, Sovtaj bedeli 250.000,00-TL, Ödenmesi gereken tazminat tutarının 400.000,00-TL olarak belirlendiğini, araçta pert-total işlemi yapılması ve sovtaj bedeli haricinde 400.000,00-TL tutarında tazminat ödemesi yapılması gerektiğini, davalı sigorta tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmekle birlikte tespit edilen sonucun değişmediğini, ıslah yaptıklarını ve dosyanın kabul ile karara çıktığını, açıkladığı sebeplerle; davanın kabulü ile, müvekkiline ait araçta oluşan zarara ilişkin maddi zarar tazminatının HMK 107 Md. Uyarınca yargılama neticesinde belirlenmeye muhtaç olduğundan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile şimdilik 100,00-TL, Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen yargılamada sarf edilen toplam 7.935,00-TL yargılama ücretlerinin işbu dosyada ikame yargılama gideri olarak değerlendirilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan davanın dayanaksız olduğunu, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacıya ait ... plakalı aracın 31.12.2023 tarihli sabaha karşı tek taraflı trafik kazasında hasarlandığı iddiası sonucu müvekkili nezdinde bulunan ... no lu kasko poliçesinden ... nolu hasar dosyası açıldığını, sabaha karşı saat 05:51 de tek taraflı kaza yapan ve aynı zamanda servis şoförü olan sürücünün mesleği gereği de kaza sonrası yapması gereken yükümlülüklerini bilmesini, kazadan sonra kamu malına zarar vermesini, araçta yüksek miktarda hasar olmasına rağmen sürücünün kaza sonrası hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyerek sigorta poliçesinden çekici hizmeti alabilecekken hasar boyutu yüksek kazada olay yerine polis çağırıp tutanak tanzim ettirmesi beklenirken polisi aramamasının kaza yerine polisin geldiğini söylemesi ama bunu belgeleyememesinin, adeta olayın üzerini örtme saikiyle aracı özel bir çekici ile kaldırıp, olay yerini terk ederek polis tutanağı düzenletmemesinin alkol raporu almamasının aykırı olduğunu, yapılan ekspertiz, dış araştırma, incelemeler ve tüm bu veriler dikkate alındığında, davacı tarafın bu tür bir talepte bulunması için, talepte bulunacağı miktar ya da değerin tam ve kesin olarak gerçekten belirlenmesi mümkün olmamalı ya da bunun objektif olarak imkânsız olması gerektiğini, davanın miktarı biliniyor, yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava haklar saklı tutularak açılamayacağını, kısmi veya belirsiz alacak olarak bildirilemeyecek olan alacak talebinin reddini ve eksik harç ve masrafın tamamlattırılmasını talep ettiklerini, sigorta sözleşmesinin sigorta ettiren açısından bir zenginleşme vasıtası olmadığını, sigorta sözleşmesinde temel amaç zarara maruz kalan sigortalının uğradığı gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, kasko sigortalarında emredici hükümlere aykırı olmamak şartıyla özel şartlar belirlenebileceğini, açıkladığı sebeplerle; davanın ve temerrüt oluşmadığından haksız faiz talebinin reddini, teminat dışında gider talepleri yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava: kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının konu edildiği itirazın iptali davasıdır .
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” denilmekte, aynı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile, “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini” düzenleyen 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerinin görev alanına girmiştir.
Somut olayda, ... plaka sayılı davacı adına kayıtlı aracın davalı sigorta şirketince, "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" sigortalandığı, dosya içerisinde bulunan trafik kayıtlarından aracın hususi olarak tescil edilmiş olduğu ve ticari bir araç olmadığı, uyuşmazlığa uygulanması gereken, dava tarihi olan 29/04/2020 itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca, davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderilme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.