mahkeme 2024/92 E. 2024/396 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/92

Karar No

2024/396

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/92
KARAR NO : 2024/396
DAVA : Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin davalı ... ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olduklarını, müvekkilleri hakkındaki İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın derdest olduğunu, bu dava kapsamında verilen tedbire dayanılarak müvekkillerinin ortaklık paylarına ilişkin tüm hak ve yetkilerinin kullanımının tek taraflı ve haksız olarak engellendiğini; TMSF tarafından alınan önceki satış kararının iptali için taraflarınca bazı hukuki yollara başvurulduğunu, İstanbul ... İdare Mahkemesi’nde açılan ... Esas sayılı davanın pasif husumet yokluğundan reddedildiğini, kararın taraflarınca temyiz edildiğini, temyiz başvurusunun haklı görülerek Danıştay .... Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulduğunu, bu kararda husumet yokluğuna ilişkin olarak özetle; “söz konusu şirketlerin ortağı ve yöneticisinin müvekkilleri olduğu ve TMSF’nin sadece ve sadece geçiçi olarak kayyım olarak görev yaptığı” hususunun ifade edildiğini; TMSF yetkilerini kullanan başkan ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerini kötüye kullandıklarını, TMSF ve atadığı müdürlerin ağır sulistimalleri, haksız menfaat sağlama eylemleri ve ağır denetim ihmalleri nedeniyle kayyım heyetine teslim edilen şirketlerin içlerinin boşaltıldığını ve şirketlerin bilerek ve isteyerek borca batık hale sokularak satışa çıkarıldığını, kötü yönetim sebebiyle taraflarınca ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin satılması ile ilgili olarak 28/10/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmış olunan satış ilanına dayalı olarak yapılacak olan satış işleminin iptali istemiyle İstanbul ... İdare Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını ve derdest olduğunu; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin satılmasına ilişkin 30/11/2022 tarihinde yapılan ihale ve 02/12/2022 tarihinde yapılan açık artırma işlemlerinin iptali istemiyle İstanbul ... İdare Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını ve halen derdet olduğunu; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin satılmasına ilişkin TMSF Fon Kurulu tarafından gönderilen ... Esas ve 08/12/2022 tarihli işlemin iptali istemiyle İstanbul .... İdare Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını ve halen derdest olduğunu; İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında 16/02/2023 tarihli duruşmada “dosyadaki - bilirkişi raporları gelmeden - satışın yapılmaması ve bekletilmesi gerektiğinin yazı ile bildirilmesine” karar verildiğini; ... tarafından hazırlanan raporda ikrar ve teyit edildiği üzere, sadece şirket yönetiminin verdiği bilgiler ve yönlendirmesi doğrultusunda rapor düzenlendiğini, bağımsız denetleme ve raporlamanın yapılmadığını, raporun 2. sayfasında “değerleme analizlerinin ticari anlamda gerçekleştirme kabiliyeti ve sonuçlarının doğruluğu konusunda çalışma yapılmadığı” hususunun ikrar ve teyit edildiğini, buna rağmen bu rapordaki değerlemelere göre en az 5.500.000.000,00 TL değerindeki iktisadi bütünlüğü ihaleye çıkartmanın açılça hukuka aykırı olduğunu, SPK onaylı ve üniversitelerde dalında uzman öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetleri tarafından hazırlanan 30/12/2022 tarihli değerlendirme raporuna ilişkin olarak ... Yönetim Danışmanlığı tarafından hazırlanan ve davalı idare tarafından sunulan değerlendirmelerin bilimsel verilere, hakikate, usule ve hukuka aykırı olduğunu, davalı idarece dava konusu iktisadi bütünlüğün muhammen bedeli belirlenirken iktisadi bütünlüğü oluşturan şirketlerden ... A.Ş'nin işletme değerinin hiçbir şekilde hesaba katılmadığını, bunun da ihalenin tamamını sakat hale getirdiğini, taraflarınca dosyaya sunulan tüm raporların, konusunda uzman öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetlerince “uzmanından bilimsel mütalaa alma” kapsamında düzenlendiğini ve yasal ve idari süreçlere uygun şekilde hazırlandığını; TMSF tarafından ihale, satış kararı alınması ve muhammen bedelin belirlenmesi aşamasında ... Yönetim Danışmanlığının 15 Nisan 2022 tarihli raporları esas alınmış olup, bu raporun 7. sayfasında 31 Aralık 2021 tarihine göre değerleme yapıldığı açıklanmışken, yüksek enflasyon oranları (TÜİK kurumsal verilerine 2022 yılı Ekim ayında ÜFE % 157,69, TÜFE 85,5) ve 2022 yılı için yeniden değerleme oranın % 122,93 olduğu bir ekonomik ortamda 11 ay öncesi değerlemelere dayalı olarak ihale işlemi yapılmasının çok açık hukuka aykırı olduğunu, şirketlerin değerlerinin çok altında bir bedelle satıldığını; TMSF tarafından yapılan ihalenin kapalı kapılar ardında yapıldığını, şeffaf, açık ve denetlenebilir olmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığını, vekili olarak ihaleyi takip etmek istemesine rağmen binaya alınmadığını, TMSF tarafından taraflarına satışla ilgili herhangi bir bilgi verilmemesi üzerine haricen satışın... İletişim Lojistik A.Ş'ye yapıldığının öğrenildiğini, bu şirketin unvanında “mobilyacılık” ile ilgili bir ibarenin bulunmamasının ve bu sektörde yer almamasının dikkat çekici olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını belirterek, söz konusu satış ile ilgili olarak tensiple birlikte keşif-bilirkişi incelemesi yapılması konusunda karar verilmesine, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin usule ve hukuka aykırı olarak yapılan satışından elde edilen tutarın belirlenerek reeskont faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, yargılama harç ve giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; açılan davanın haksız olduğunu, davacıların iddialarının çoğunun TMSF ile ilgili olduğunu, bu iddialarla ilgili olarak davacılar tarafından TMSF aleyhine açılmış davaların bulunduğunu, TMSF ile ilgili beyan ve itirazların bu davada ileri sürülmesi mümkün olmamakla birlikte davacıların şirket ile TMSF aleyhine açılan davaları birbirine karıştırmak suretiyle davayı başka mecralara çekmeye çalıştıklarını; dava konusu fon kurulu kararı ile TİB kapsamında alınan mal varlıklarının satışının yine fon kurulu kararı doğrultusunda TMSF tarafından gerçekleştirildiğini, davacılar tarafından bu davaya konu iddiaları içeren davaların TMSF aleyhine İstanbul İdare Mahkemeleri nezdinde açıldığını ve derdest olduğunu, bu nedenle şirket tarafından gerçekleştirilmeyen satışa ilişkin iddiaların şirkete yöneltilemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın dava dilekçesindeki delilleri sunmadığını, vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmadığını, davacıların isteklerinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca harca esas değer olarak gösterilen 380.000,00 TL’nin kabulünün de mümkün olmadığını, yargılamaya başlanmadan önce davacılara dava değerini tamamlamaları için kesin süre verilmesi ve tamamlanmaması durumunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; Resmi Gazete’nin 01/09/2016 tarihli ve 29818 sayılı ikinci mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı KHK’nın 19/1 maddesinde “maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK’nın 133. Maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hakim veya mahkeme tarafından TMSF’ye devredileceği, ikinci fıkrasında ise, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör görütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedenimyle CMK 133. maddesi uyarınca şirketlere ve bu KHK’nın 13. maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde kayyım olarak TMSF’nin atanacağı” hususunun hüküm altına alındığını, bu kapsamda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/09/2016 tarih ve ... soruşturma numaralı yazısı ile 674 sayılı KHK’nın 9. madde ve devamı maddeleri gereğince kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun atanmasının istendiğini, İzmir ...Sulh Ceza Hakimliği’nin 29/09/2016 tarihli ve ... D.İş sayılı kararıyla bu isteğin kabulüne karar verildiği ve ... San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’ye CMK’nın 133/1 maddesi gereğince yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim kurulunu oluşturmak üzere kayyım atanmasına karar verildiğini, fon kurulu ve Başbakan Yardımcılığı makamının muhtelif kararlarıyla anılan şirketin yönetim kurulunun oluşturularak başkan ve üyeliklerine atamaların yapıldığını, 677 sayılı KHK’nın 7. maddesi kapsamında kayyımlık yetkisi fona devredilen bu iki şirkete ait taşınmazların, taşınır malların, araçların, markaların, endüstriyel tasarımların, internet alan adlarının ve nakit varlıklarının bir araya getirilerek ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün oluşturulmasına karar verildiğini ve fon kurulunun 27/01/2022 tarihli ... sayılı kararı ile yeniden ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün oluşturulduğunu, fon kurulunun 30/01/2020 tarihli ve ... sayılı kararı ile ... San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’ye ait varlıkların ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında fon tarafından satışına karar verildiğini, ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün değerinin belirlenmesi amacıyla hem şirketlerin işletme değerlerini belirlemek hem de Bütünlük kapsamındaki varlıkların değerlerini ayrı ayrı belirlemek üzere iki ayrı değerleme sürecinin başlatıldığını, TMSF’nin isteğine dayalı olarak şirketlerin işletme değerinin belirlenmesi için ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş.’nin, bütünlük kapsamında yer alan varlıkların ayrı ayrı değerlendirilmesi için ise ... Değerleme A.Ş.’nin görevlendirildiğini, fon kurulunun 09/03/2023 tarihli ... sayılı kararı ile ihale sonucunun onaylandığını, ... A.Ş. tarafından 27/03/2023 tarihinde ihale şartnamesi gereğince ödenmesi gereken ihale bedeli ile KDV tutarı TMSF hesaplarına yatırılmış olduğundan 28/03/2023 tarihinde ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün mülkiyetinin ...Loj. A.Ş.’ye geçtiğini ve imzalanan devir ve teslim anlaşması ile ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün ihale alıcısına devir ve tesliminin yapıldığını; davaya konu satış işleminin müvekkili tarafından değil TMSF tarafından yasa ve usullere uygun şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacılara ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki 6758 sayılı Kanun uyarınca TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da ortaklık paylarının bu madde kapsamında satışından elde edilecek tutardan fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan tutarın yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir kamu bankasında açılan hesapta nemalandırıldığını, İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin davacılarla ilgili ... Esas sayılı dosyasında iddianamenin müsadere isteği bölümünde “...sayılı soruşturma kapsamında ele alınan şüphelilerin sayısı, finansal durumları ve şahısları ile şirketlerinin ticari hacimleri itibariyle Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından rapor hazırlanma süreci halen devam etmekte olup, henüz raporların çoğunluğu düzenlenerek dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu nedenle MASAK tarafından gönderilen ve gönderilecek nihai raporlar ve bu raporlardaki görüşlere mahkememiz tarafından yapılacak yargılama sonunda iştirak edilmesi halinde şüphelilerin mal varlıklarındaki TCK’nın 54 ve 55. maddeleri anlamında kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya ve suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlar olduklarına kanaat getirilecek kısımların müsaderelerine karar verilmesi istenmektedir” şeklinde yer aldığını, şirketlerin müdahillik isteğinin reddedildiğini; iki şirketin ortakları olan davacılar tarafından İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında TMSF aleyhine açılan davada ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün satışının iptali ile yürütmenin durdurulmasının istendiğini, mahkemenin 31/03/2023 tarihli ve ... Karar sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verildiğini, davacıların temyiz yoluna başvurduklarını, Danıştay .... Dairesi’nin 19/06/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile “adli yargının görevli olduğu” gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne karar verildiğini, bu kez İstanbul... İdare Mahkemesi’nin 02/08/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile “davanın görev yönünden reddine” karar verildiğini, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi’nin 14/02/2024 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, dosyanın Danıştay’da temyiz aşamasında olduğunu; davacılar tarafından İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında TMSF aleyhinde açtıkları davada iki şirketin TİB kapsamına alınan mal varlığının satışına ilişkin 30/11/2022 tarihinde yapılan ihale ve 02/12/2022 tarihinde yapılan açık artırma işlemlerinin iptali ile yürütmenin durdurulmasının istendiğini, mahkemece “davanın reddine” ilişkin 28/02/2023 tarihli ... Karar sayılı kararın verildiğini, bu kararın “adli yargının görevli olduğu” gerekçesiyle Danıştay .... Dairesi’nin 18/05/2023 tarihli... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, bu kez İstanbul... İdare Mahkemesi’nin 02/08/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi’nin 14/02/2024 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, dosyanın Danıştay’da temyiz aşamasında olduğunu; davacılar tarafından İstanbul .... İdare Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında kurumları aleyhine açılan davada ... Mob. San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’nin TİB kapsamında alınan malvarlıklarının satışına ilişkin fon kurulu tarafından yapılan 08/12/2022 tarihli ... Esas sayılı işlemin iptali ile yürütmenin durdurulmasının istendiğini, yapılan yargılamanın sonucunda “davanın reddine” karar verildiğini, davacıların karara karşı temyiz kanun yoluna gittiklerini, dosyanın Danıştay’da olduğunu; TMSF tarafından ticari ve iktisadi bütünlüğün oluşturulduğunu ve bu bütünlüğün satış işlemlerinin TMSF tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketlerin halen TMSF’nin kayyımlığı altında yönetildiklerini, davacıların ve diğer tüm yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin sona erdiğini, söz konusu satışların 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 19 ve 20. maddeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari Ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, yine İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının yerine getirilmediğine ilişkin iddianın asılsız olduğunu, gayrimenkul değerleme firmasının (...) uluslararası değerleme standartları kapsamında rapor hazırladığını, davacılar tarafından ileri sürülen uzman bilirkişi heyetlerince hazırlanan raporların şirkete ait varlık ve taşınmazlar dikkate alındığında şirketin gerçek rayiç değerlerinin çok altında bedellerle ihaleye çıkarıldığı ve satıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu şirketlerin FETÖ/ PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılarının olduğunun ve örgüte yardım/ yataklıkta kullanıldığının belirlenmesi nedeniyle şirket yönetimi için yasa gereği kayyım görevlendirildiğini, 6758 sayılı Kanun’un 19/3 maddesi kapsamında satış için ceza yargılamasının sonuçlanmasının ya da müsadere kararının aranmayacağını; ihalenin kapalı kapılar ardında ve ortakların/ temsilcilerin izlemesine izin verilmeden yapıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması isteğinin yerinde olmadığını, usulüne uygun şekilde yapılan ihale sonucunda fon kurulunun 09/03/2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile ihale sonucunun onaylandığını, ... A.Ş. tarafından 27/03/2023 tarihinde ihale bedeli ile KDV tutarının TMSF hesaplarına yatırıldığını ve 28/03/2023 tarihinde bütünlüğün mülkiyetinin bu şirkete geçtiğini ve imzalanan devir ve teslim anlaşması ile ... Ticari ve İktisati Bütünlüğü’nün alıcıya devir ve teslim edildiğini, devir tarihinden 1 yıl sonra yapılacak inceleme sonucunda eski değerlemenin makul olup olmayacağının incelenmesi mümkün olmayıp, davaya katkı da sağlamayacağını belirterek, davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesine ve bu süre içerisinde tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu olmadığı takdirde esastan reddine, keşif ve bilirkişi incelemesi isteğinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
İstanbul .... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İstanbul .... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası, İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası
GEREKÇE ;
Dava; usul ve yasaya aykırı olarak satıldığı ileri sürülen taşınmazların değerinin tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı... İletişim Lojistik A.Ş'ye satış işleminin usule ve hukuka aykırı olarak yapılıp yapılmadığı, şirketlerin gerçek değerlerinin altında bir bedelle satılıp satılmadığı, satıştan elde edilen tutarın ne kadar olduğu ve davacıların bu tutara hak kazanıp kazanmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği” konularındadır.
İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; aralarında davacıların da bulunduğu sanıklar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun ... Soruşturma ve... İddianame numaralı iddinamasi ile açılmış kamu davası olduğu, iddianameye göre suç tarihinin 11/03/2020 olduğu ve suç türünün “silahlı terör örgütüne üye olma” olduğu, davada bilirkişi raporlarının alındığı, henüz karara bağlanmadığı, derdest olduğu ve duruşmasının 02/05/2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
İstanbul .... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ..., ... ve...; davalısının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı olduğu, davada “... San ve Tic A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’ye ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden oluşturulan ... ve Ticaret İktisadi Bütünlüğü’nün 555.000.000,00 TL bedelle satışına ilişkin 08/12/2022 tarihli ve... sayılı Fon Kurulu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, İktisadi Bütünlüğün sahip olduğu taşınmazların, demirbaşların, marka ve patent hakları ile tasarımlarının belirlenen değerinin gerçek değerinin oldukça altında olduğu” hususlarının ileri sürülerek iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “dava konusu olayda fon kurulu kararının ihale işleminin tamamlanmasına yönelik tesis edilen ve rekabet kurumuna bildirimine ilişkin olduğu ve icralık vasfı olmadığı, idari davaya konu edilmesi, başka bir ifadeyle ortada kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmaması nedeniyle davanın esasını inceleme olanağının bulunmadığı, bu haliyle davacının hukuki durumunda bir değişiklik yapma niteliği taşımadığı sonucuna ulaşılan anılan işleme yönelik davanın esasını inceleme olanağının bulunmadığı, dava konusu işlemin idari davaya konu kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde bulunmadığı” gerekçeleriyle “davanın incelenmeksizin reddine” ilişkin 17/02/2023 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ..., ... ve...; davalısının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı olduğu, bu davada davacılar tarafından “davalı idare tarafından ... ve Tarım Ürünleri San ve Tic. A.Ş.’nin taşınmazlarının satılması ile ilgili 26/01/2021 tarihinde yapılmış olan ihale işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu” hususunun ileri sürülerek iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “şirket yönetiminin mahkeme kararı gereği TMSF tarafından gerçekleştirildiği, TMSF tarafından şirketin taşınmazlarının satılması ile ilgili ihaleye çıkıldığı, davacıların yapılan ihalede aday, istekli veya istekli olabilecekler arasında bulunmadığı, dolayısıyla ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı” gerekçeleriyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ...İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ..., ... ve...; davalısının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı olduğu, bu davada davacıların ortağı oldukları ve TMSF’nin kayyımlığında bulunan “... San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’nin fon kurulunun 30/01/2020 tarihli ... sayılı kararı ile ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün oluşturulması sonrasında 6758 sayılı kanun ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında satışına yönelik 28/10/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan işlemin iktisadi bütünlüğün gerçek ve güncel değerinin belirlenmediği, muhammen bedelin tespitine ilişkin dayanak alınan raporların hukuka aykırı şekilde hazırlandığı, şirketin gerçek rayiç değerinin çok altında bedellerle ihaleye çıkarıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği” hususlarının ileri sürülerek iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “…dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda 6758 sayılı Kanun uyarınca fona devredilen veya fonun kayyım olarak atandığı şirketler ile ilgili fon kurulunun münhasıran yetkili olduğu ve alınacak kararlar için yargı mercileri de dahil olmak üzere başka herhangi bir merciden izin veya icazet alınmasının gerekli olmadığı, 5411 sayılı Kanun’un 134. Maddesi ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik’in 8. maddesinde ticari ve iktisadi bütünlüğün muhammen bedelinin satış komisyonu tarafından uzman gerçek veya tüzel kişilerin kıymet takdiri raporu dikkate alınarak daha önce bütünlüğü oluşturan varlıkların ayrı ayrı kıymet takdirlerinin yapılmış olması ile bağlı olmaksızın düzenlenecek rapor çerçevesinde fon kurulu tarafından belirlenebileceği, bu yönüyle davacıların hissedarı oldukları bu şirketlerin faaliyetlerinin mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığının şirket yönetim kurulunca hazırlatılan mali durum tespit raporları ile ortaya konulması üzerine ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün oluşturulması suretiyle söz konusu bütünlüğün ilgili yönetmelik kapsamında satılmasına yönelik fon kurulu kararının alındığı, şirketlerin işletme değerinin ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından bütünlük kapsamında yer alan varlıkların ayrı ayrı değerlerinin ise ... Değerleme A.Ş. tarafından muhammen bedel tespitlerinin gerçek değerler üzerinden belirlenerek satış süreçlerinin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü sonuç ve kanaatine varıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılığın görülmediği” gerekçesiyle “davanın reddine” ilişkin 31/03/2023 tarihli kararın verildiği, verilen bu karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulduğu, Danıştay .... Dairesi’nin 19/06/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; “…Aktarılan kanunî düzenlemelere göre, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle birlikte 20/07/2016 tarihinden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı genel kanun yolunun istinaf olarak belirlendiği, yalnızca 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği, 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen özel ve istisnai bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ise ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıktır. 2577 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ilk fıkrası uyarınca idarî yargının görevine giren uyuşmazlıkların çözümü bu Kanun'da gösterilen usûllere tâbi bulunduğundan ve anılan Kanun'un 20/A maddesinde yer verilen ivedi yargılama usûlü öncelikle ve süratle sonuçlandırılması önem taşıyan bazı idarî dava türleri için öngörülen özel bir yargılama usûlü olduğundan; adlî yargının görevinde olduğu değerlendirilen uyuşmazlıklar bakımından Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usûlü belirleyen 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen özel bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, istisnaî bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlünün bu şekilde geniş bir yorum yoluyla genel yargılama usûlü yerine uygulanmasının Anayasal kurallar uyarınca Kanunla belirlenmesi zorunlu olan yargılama usûlüne ilişkin konulardan biri olan mahkeme kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunu etkileyeceği açıktır. Bu itibarla, çözümü adlî yargının görevinde olan ve 2577 sayılı Kanun ile bu Kanun'da düzenlenen usûllerin uygulanmasına imkân bulunmaması nedeniyle ivedi yargılama usulü kapsamında yer almayan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesinde de usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır” gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verildiği, bu karar sonrasında davanın İstanbul... İdare Mahkemesin’de ... Esas sayısını aldığı ve mahkemece “davanın görev yönünden reddine” ilişkin ... Esas ve ... Karar sayılı 02/08/2023 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı da davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi’nin 14/02/2024 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın Danıştay’da temyiz aşamasında olduğu görülmüştür.
İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ..., ... ve ...; davalısının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı olduğu, bu davada ... San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’nin TİB kapsamına alınan malvarlığının satışına ilişkin 30/11/2022 tarihinde yapılan ihalenin ve 02/12/2022 tarihinde yapılan açık artırma işlemlerinin iptali ile yürütmenin durdurulmasının istendiği, mahkemece “davanın reddine” ilişkin 28/02/2023 tarihli kararın verildiği, bu kararın “adli yargının görevli olduğu” gerekçesiyle Danıştay .... Dairesi’nin 18/05/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı sonrasında davanın İstanbul ... İdare Mahkemesi’nde ... Esas sayısını aldığı, mahkemece “davanın görev yönünden reddine” ilişkin 02/08/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararın verildiği, bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, bu başvurunun İstanbul Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi’nin 14/02/2024 tarihli... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu dosyanın Danıştay'da olduğu görülmüştür.
Sunulan ve toplanan deliller ile somut olay değerlendirildiğinde; davacılar vekili “... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı ... İletişim Lojistik A.Ş'ye satış işleminin usule ve hukuka aykırı olarak yapıldığını ve şirketlerin gerçek değerlerinin altında bir bedelle satıldığını" ileri sürmüştür. Mevcut belgelere göre yasal düzenlemeden ve süreçten söz etmek gerekirse; 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 19. maddesinde; "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır. (3) 20/7/2016 tarihli ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve ... Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilmesi durumunda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şirketin yahut varlıklarının veya bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde belirtilen varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilir. Satış ve tasfiye işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/09/2016 tarihli ve ... soruşturma sayılı yazısı üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliği’nin 29/09/2016 tarihli ve ... D.İş sayılı kararıyla ... San ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’ye CMK’nın 133/1 maddesi gereğince yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim kurulunu oluşturmak üzere kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun atanmasına karar verilmiştir. 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinde; "(1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hâkim veya mahkeme kararı ya da talep olmaksızın bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde sona erer ve şirketlerin yönetimi kayyımlar tarafından derhal Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu madde kapsamında kayyımlık yetkisi fona devredilen ... San ve Tic. A.Ş. ile ... San, ve Tic. A.Ş.’ye ait taşınır ve taşınmaz mallar, araçlar, markalar, endüstriyel tasarımlar, internet alan adları ve nakit varlıklar bir araya getirilerek Fon Kurulu'nun 27/01/2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü oluşturulmuştur. Fon Kurulu'nun 30/01/2020 tarihli ve... sayılı kararı ile de ... San. ve Tic. A.Ş. ile ... San ve Tic. A.Ş.’ye ait varlıkların bu Bütünlük kapsamında Fon tarafından satışına karar verilmiştir. Bu kapsamda da şirketlerin işletme değerinin belirlenmesi için ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş., bütünlük kapsamında yer alan varlıkların ayrı ayrı değerlendirilmesi için ise ... Değerleme A.Ş. Görevlendirilmiş ve Fon Kurulu'nun 09/03/2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile ihale sonucu onaylanmıştır. ... A.Ş. tarafından 27/03/2023 tarihinde ihale şartnamesi gereğince ödenmesi gereken ihale bedeli ile KDV tutarı TMSF'nin hesaplarına yatırılmış ve böylece ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün mülkiyeti 28/03/2023 tarihinde...Loj. A.Ş.’ye geçmiş, imzalanan devir ve teslim anlaşması ile de ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün ihale alıcısına devir ve teslimi gerçekleştirilmiştir. Süreçten de görüleceği üzere; davaya konu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı ... A.Ş.'ye satış işlemi TMSF tarafından ve onun eliyle gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla; satış işleminin TMS tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle, davalılara husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin olarak alınan 6.489,45 TL harçtan düşülmesi ile kalan 6.061,85 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim