mahkeme 2024/766 E. 2025/865 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/766

Karar No

2025/865

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/766
KARAR NO : 2025/865
DAVA : Trafik Kazasından Kaynaklanan Hasar Bedeli ve Kazanç Kaybı
DAVA TARİHİ: 16/09/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirkete ait...plakalı araca, 25.03.2024 tarihinde davalılardan sürücüsü ... ve maliki Kayseri Elektrik Perakende Satış A.Ş. olan ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait aracın çarpmanın etkisi ile maddi hasara uğradığını, kazanın oluşumunda ... plaka numaralı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00- TL hasar bedeli, 100,00- TL kazanç kaybı alacağı olmak üzere toplam 200,00 TL alacağın, 25.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ara buluculuk ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri (hasar tespit masraf ve vekalet ücretininden de yargılama giderlerine dahil edilerek) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili değer artırım dilekçesi ile hasar bedeli talebini 7.800,00-TL'na, kazanç kaybı talebini 212,00-TL'na artırmıştır.
CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının davayı belirsiz alacak olarak mı yoksa kısmi alacak davası olarak mı açtığının anlaşılamadığını, eldeki davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın müvekkili şirkete karşı açıldığını ancak diğer davalı Mustafa Özdemir'in müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, davaya konu kaza sırasında aracı sevk ve idare ettiğini, kazaya ilişkin müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini belirterek, davanın; öncelikle husumet ve zamanaşımı itirazları ile usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemede açılmadığını, kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, tespit raporunu kabul etmediğini, davanın zmms ve imms sigorta poliçelerini tanzim eden sigorta şirketlerine ihbarını istediğini belirterek, davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan ...Katılım Sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın ve davalı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, müvekkili şirketin taraf olmadığından aleyhine doğrudan hüküm kurulamayacağını, davacının davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapmadığını, davacının zararlarının öncelikle trafik sigortasından ardından trafik sigortasının üzerinde kalan kısımlar için ... sigorta poliçesinden karşılanmasının gerektiğini, araç mahrumiyet/kazanç kaybı zararının teminat dışı olduğunu, bu sebeple davacının araç mahrumiyetine ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısına karşı sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başladığını, müvekkili şirketin ihbar tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe nedeni ile değil haksız fiil nedeni ile olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin ihbar edilen olup, haklarında doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın zaman aşımı dolmuş olduğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davanın bu yönlerden de reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığından başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın aracında gelen hasarın boyutu, hasarlanan parçalar ve işçiliğin gözetilmesi ve değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete başvuran tarafın ilgili hasardan doğan zararlarının müvekkili şirketçe karşılandığından ve ortada gerçek bir zarar kalmadığından huzurdaki başvurunun reddinin gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosunun uygulanması gerektiğini, bu oranın da en az %30 olması gerektiğini, davacının müvekkili şirketten araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının hukuka ve yasaya aykırı bu talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ile ticari kazanç kaybının kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği iddia olunan araç işleteni ve araç sürücüsü olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir.
İşletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı otomobil niteliğindeki aracın, 25/03/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarpması neticesinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacıya ait aracın kaza sonucu hasara uğradığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı vekili, 25/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve kazanç kaybına ilişkin maddi zararlarının, kazaya karışan ...plakalı aracın işleteni ve sürücüsü olan davalılardan tahsilini istemektedir.
Mahkememizce, otomotiv, trafik ve sigorta bilirkişilerinden oluşan heyetten 02/07/2025 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, alınan raporda davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı, davalı şirkete ait olan ... plakalı araç sürücüsü davalı ... kusurlu olduğu, davacıya ait... plakalı araçta 212,00-TL kazanç kaybı ile 7.800,00-TL hasar bedeli zararının oluştuğunun bildirildiği, anılan raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu davacıya ait araçta bilirkişi heyeti raporu ile tespit olunduğu üzere 7.800,00-TL hasar bedeli ile 212,00-TL kazanç kaybı meydana geldiği, davacıya ait aracın uğradığı hasar bedeli ile kazanç kaybından davalı şirketin işleten sıfatı ile KTK nın 85.maddesi uyarınca, davalı gerçek kişi sürücünün ise haksız eylem faili olarak TBK nın 49.maddesi uyarınca sorumlu bulundukları anlaşıldığından, davacı vekilinin 11/07/2025 tarihli değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı şirkete ait aracın ticari nitelikte olduğu gözetildiğinde, hüküm altına alınan tazminata davalılar işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmiş, HMK 326.maddesi uyarınca iş dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmış, davacı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm altına alınan tazminat miktarı gözetilerek davacı lehine vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davacıya ait araçta meydana gelen 7.800,00-TL hasar bedeli ile 212,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 8.012,00-TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan 25/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken nispi harç, maktu harcın altında kaldığından, bu sebeple alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60-TL ve tamamlanan 135,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 52,80-TL‬ karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA,
3-Davacının dava açarken yatırmış olduğu 427,60-TL başvuru harcı ile 427,60-TL peşin harç ve 135,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 990,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 1.340,00-TL davetiye ve posta gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti ile İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/79 değişik iş sayılı dosyasında yapılan (2.500,00- TL bilirkişi ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı, vekalet ücreti 4.700,00 TL 195,80-TL başvuru harcı, 704,50-TL peşin harç ve 30,00- TL tebligat-posta gideri olmak üzere 6.460,60 TL tespit gideri ile toplam 25.500,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini yargılama sırasında vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 8.012,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,
8-Davalıların yaptığı yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere karar verildi.
07/10/2025

Katip ...
¸E-imzalıdır

Hakim ...
¸E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim