mahkeme 2024/142 E. 2024/565 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/142

Karar No

2024/565

Karar Tarihi

6 Ağustos 2024

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/142
KARAR NO : 2024/565
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/08/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, borçlusu... (... İnşaat), alacaklısı ve cirantası ... olan 16/10/2023 ödeme tarihli 4.500.000,00 TL bedelli senedi icra takibine konu etmesi için İzmir Barosu Avukatlarından Av. ...’e teslim ettiğini ancak avukat tarafından müvekkiline “senedin icra takibi başlatılmadan önce kaybedildiği” bilgisinin verildiğini, müvekkilinin avukatı azlettiğini, hakkında gerekli hukuki ve cezai işlemlerin başlatılacağını, senedi ele geçiren kişi veya kişilerin tahsil etme veya senedi işletme tehlikesinin söz konusu olacağını belirterek, senedin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; TTK'nın 778/1-ı maddesinin yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken 757 ve devam eden maddeleri gereğince zayi nedeniyle bono iptali davasıdır.
Hasımsız olarak açılan bu davada tartışılması gereken konu; “borçlusu ... (... İnşaat) alacaklısı ve cirantası ... olan 16./10/2023 ödeme tarihli 4.500.000,00 TL bedelli senedin zayi olup olmadığı, buna bağlı olarak da iptal edilebilme koşullarının bulunup bulunmadığı” hakkındadır.
TTK'nın 757. maddesinde belirtildiği üzere poliçenin (çekin) iptali ancak lehtar veya yetkili hamil tarafından istenebilecektir.
Davacının, davamızın konusu bononun hamili olduğu anlaşıldığından, bu davayı açma hak ve yetkisinin olduğu kabul edilmiştir.
TTK hükümleri uyarınca dava dilekçesinde sözü edilen dava konusu bono ile ilgili olarak bilgi sahibi olanların veya bonoyu ellerinde bulunduranların başvurularını sağlamak amacıyla Ticaret Sicili Gazetesinde üç kez ilan yaptırılmıştır. Birinci ilanın 21/03/2024 tarihinde, ikinci ilanın 29/03/2024 tarihinde ve üçüncü ilanın 08/04/2024 tarihinde yapıldığı, yapılan ilanlara rağmen bono ile ilgili mahkememize herhangi bir başvurunun yapılmadığı belirlenmiştir.
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma ve... karar sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; müştekinin ... olduğu, müşteki tarafından avukat olduğu, davamızın da konusu olan bonoyu icraya koymak üzere müvekkilinden aldığı, sonrasında bulamadığı ve kaybettiği hususlarının ileri sürüldüğü, şüphelinin meçhul olduğu, yapılan soruşturmada ...’ın ve müşteki olarak ...’in ifadelerinin alındığı, “suç ya da suç unsuru bulunmadığı” gerekçesiyle “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” ilişkin 07/11/2023 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
Dava dışı... ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili 01/08/2024 tarihli dilekçesi ile; ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkili ...’ye ait bir şirket olduğunu, müvekkillerinin ne ... ile ne de davacı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, sadece ...'nin hemşerilik ilişkisi olduğu ...'ya banka yoluyla verdiği para borçları sebebiyle toplam 877.700,00 TL alacağının olduğunu, bu davanın öğrenilmesinin ardından İzmir ...Noterliği'nin 26/07/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile geri istendiğini; ayrıca (sözde) senedin ön ve arka yüzünde yer alan toplam üç keşideci imzasının birbirinden farklı olduğunu ve hiçbirinin müvekkiline ait olmadığını, diğer yandan senette düzenleme yerinin ve tarihinin de bulunmadığını, ayrıca arka yüzde lehdarın cirosunun bulunmadığını, taraflar arasında hiç bir ticari ilişki olmadığı gibi imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, dolayısıyla bononun taraflarına ibraz edilmediğini, hiç kimseye ödeme yapılmadığını, mahkemeden gelen yazı ile bu olaydan bilgi sahibi olunduğunu; zorunlu unsurları barındırmayan senetlerin iptalinin istenemeyeceğini, imzanın keşideciye ait olmaması, düzenleme yerinin ve tarihinin bulunmaması, usulüne uygun ciro silsilesinin olmaması sebepleriyle ortada bir kıymetli evrakın ve uygulanabilir bir iptal kurumunun olmadığını belirtmiştir.
Davaya konu bono örneği incelendiğinde; düzenleyenin ... ... olduğu, ... emrine düzenlendiği, 16/10/2023 tarihli 4.500.000,00 TL bedelli olduğu, arkasında el yazısı ile “... Bu adreste bulunan kabada 2 daire taliptir ...” ibarelerinin yazılı olduğu, altında imzanın bulunduğu görülmüştür.
TTK’nın 776. maddesinde; “(1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını içerir.” düzenlemesine; “Unsurların bulunmaması” başlıklı 777. maddesinde; “(1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesinde düzenlenme tarihi ve yeri bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmış ise de Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin emsal ... - ..., ... - ... ve ... - ... sayılı emsal nitelikteki kararlarında da vurgulandığı şekilde 6102 sayılı TTK'nın 778/2-f maddesinin göndermesiyle bonolara da uygulanan TTK'nın 680. maddesi uyarınca bononun kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olarak tedavüle çıkarılması mümkün olup, bu eksiklik senedin ibrazına kadar tamamlanabilecektir. Hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği taşımayacak olan bu tür davalarda davacı tarafça "yetkili hamil olduğu" konusunda mahkemede olumlu bir kanaat oluşturacak belge sunulması yeterli olacaktır. Davacı vekili; bonoyu, müvekkili tarafından icra takibine konu etmesi için avukatı ...’e teslim ettiğini ve bononun onun tarafından kaybedildiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili ayrıca 06/08/2024 tarihli duruşmada; "...'nın, müvekkiline olan borcu nedeniyle davaya konu senedi müvekkiline ciro ederek verdiğini, dosyaya sunulan senet fotokopisinin senedin ... tarafından ilk düzenlendiği haline ilişkin olduğunu, bu senet... tarafından müvekkiline verildiğinde eksik olan unsurların tamamının tamamlanarak ve hatta ... tarafından ciro edilmek suretiyle verildiğini ancak senedin son halinin fotokopisi ellerinde olmadığı için ilk halinin fotokopi olarak sunulduğunu, senedi takibe koymak için alan avukatın ifadesinde senedin cirolu olduğunu söylediğini" belirtmiştir. ... de Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği 25/10/2023 tarihli ifadesinde; "Müvekkili olan ...'ın icraya koymak maksadıyla verdiği 16/10/2023 ödeme tarihli ... firmasının düzenlediği, ...'nin ciroladığı ve ...'nın ciroladığı 4.500.000,00 TL değerindeki senedi tüm aramalarına rağmen ofiste bulamadığını" belirtmiştir. Tüm bu ifadeler ve sunulan belgeler çerçevesinde; yapılan ilanlara rağmen mahkememize başvuranın olmaması, keşideci tarafından "senedi getiren olmadığının" bildirilmiş bulunması, her ne kadar senette düzenleme yeri ve tarihi yok ise de bu eksikliğin tedavül aşamasında mümkün olması, davacının senedin (bononun) yasal hamili olduğu konusunda kanaat edinilmiş olması ve senedi elinde iken kaybetmiş bulunması karşısında, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile;
Borçlusu ... ... olan, ... emrine düzenlenen, 16/10/2023 ödeme tarihli 4.500.000,00 TL bedelli bononun ZAYİ NEDENİYLE İPTALİNE,
2-Mahkememizce verilen ödemeden men yasağına ilişkin tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkmış sayılmasına ve tedbir nedeniyle yatırılan teminatın davacıya iadesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/08/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim