Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1016

Karar No

2024/845

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1016
KARAR NO : 2024/845
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı bakanlığın İzmir’de şehir hastanesi yapılması için kamu-özel ortaklık modeliyle ihale açtığını, davalı ... İnş. Tur. Mad. Enerj. Ür. San. ve A.Ş. ile davalı ... Holding A.Ş.’nin ihaleyi kazandığını, davalı şirketlerin ihale sözleşmesinin imzalanması ve projenin yürütülmesi sürecini daha kolay hale getirmek için bir araya gelerek özel amaçlı olarak... ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.’yi kurduklarını, davalılardan ... Holding’in şehir hastanesine ilişkin resmi internet sayfasında da söz edildiği üzere Sağlık Bakanlığı tarafından kamu özel ortaklığı projeleri kapsamında ihale edilen ...Sağlık Kampüsü projesi yapım işleriyle ürün ve hizmetlerinin temin edilmesi işinin ...ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından üstlenildiğini; davalı ... ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile ...- ... Adi Ortaklığı arasında anahtar teslim sözleşmesinin imzalandığını, şehir hastanesinin temellerinin 12/03/2014 tarihinde atıldığını, 20/10/2016 tarihinde hastanenin proje finansman anlaşmasının imzalandığını ve 2017 yılı Mayıs ayında inşaata başlandığını, kamu özel işbirliğiyle inşa edilen hastanenin 16/10/2023 tarihinde hizmete girdiğini ve resmi açılışının 27/01/2023 tarihinde gerçekleştirildiğini; bu hastanenin ... Holding ve ... Holding İş Ortaklığı tarafından 25 yıl boyunca işletileceğini; müvekkili ile davalı şirketler arasında 01/03/2023 tarihli ... Kampüsü Projesi ince işler için yevmiyeli hizmet alım işleri sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak ...- ... İzmir Adi Ortaklığı nedeniyle 01/04/2023 tarihinde 473.652,00 TL, 17/04/2023 tarihinde 556.936,64 TL, 05/05/2023 tarihinde 600.000,00 TL, 08/07/2023 tarihinde 1.024.414,28 TL, 05/08/2023 tarihinde 315.375,09 TL, 24/09/2023 tarihinde 447.478,71 TL, 02/11/2023 tarihinde 379.108,68 TL, 02/11/2023 tarihinde 249.704,40 TL ve 04/12/2023 tarihinde 157.338,41 TL olmak üzere toplam 4.204.008,21 TL nakit teminatın ara hakediş ödemelerinde davalı şirketlerce kesinti yapılmak suretiyle ödendiğini, sözleşmenin taraflarca imzalanmasıyla birlikte müvekkilinin edimlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmeye başladığını, iş hacminin artması ve sözleşmede yer almayan kalemlerin ortaya çıkması üzerine ilgili konularda zeyilnameler yapıldığını, davalı tarafın 05/10/2023 tarihinde müvekkiline gönderdiği yazı ile “işin tamamlandığı, işçilere ihtiyaç duyulmadığı ve işçilerin şantiye sahasından çıkartılması” hususlarını bildirdiğini, müvekkilinin işleri büyük çoğunluğu ile tamamlaması üzerine 09/10/2023 tarihinde geçici kabule dayanak tüm bilgi ve belgeler ile birlikte karşı tarafa ilettiğini ve geçici kabulün yapılmasını istediğini ancak davalı tarafça bu konuda somut adım atılmadığını ve hazırlık işleminin yapılmadığını; davalının İzmir .... Noterliği’nin 17/10/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, daha sonra davalının İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 27/10/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde ödemeye esas kesin hesap raporunun 3 gün içerisinde onaylanmasını istediğini, davalı tarafın kesin hesap raporu incelendiğinde “toplam 16 kalem yönünden kesinti yapıldığının ve müvekkilinin 42.955.933,73 TL borçlu çıkartıldığının” görüldüğünü, bu kesintiler incelendiğinde taraflar arasındaki sözleşme ile zeyilnamelere ve taraflarca imzalanan tutanaklara aykırı olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine müvekkilinin Ankara .... Noterliği’nin 31/10/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kesin hesap raporuna itirazlarını sunduğunu, davalı tarafın gönderdiği İzmir .... Noterliği’nin 31/10/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği iddiasıyla 1 gün içinde adi ortaklığa ait malzeme ve ekipmanların teslimi ile diğer malzeme ve ekipmanların da şantiye sahasından çıkartılmasını istediğini; müvekkilinin işleri eksiksiz ve kusursuz şekilde yerine getirdiğini; davalı tarafın Temmuz 2023’e kadar aylık ara hak edişler ile müvekkiline ödemeler yaptığını, devam eden Ağustos 2023, Eylül 2023 ve Ekim 2023 hak edişlerine ilişkin olarak tüm belge ve tutanaklar davalı tarafa iletilmiş ise de aylık ara hak ediş ödemelerinin yapılmadığını, davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, dayanaksız feshin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeyi fesheden davalı tarafın müvekkilinin uğradığı zararı karşılamak zorunda olduğunu, davalılardan ... İnş. Tur. Mad. Enerji. Ür. Tic. San. A.Ş.’nin müvekkili tarafından açılacak alacak davasının önünü tıkamak amacıyla asılsız iddialarla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı’na husumet yöneltmelerinin sebebinin bakanlığın diğer davalılar ile birlikte müvekkilinin alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu olması olduğunu, zira; hastane yapım işinde birçok taşeron şirket ile çalışan davalı şirketlerin üçüncü kişilere verdikleri zarardan haksız fiil hükümleri uyarınca mülkiyet sahibi olarak bakanlığın da sorumlu olduğunu, davalı bakanlığın davalı şirketleri denetleme yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek, müvekkili ile ...- ... İzmir Ortak Girişimi arasında düzenlenen 01/03/2023 tarihli... Kampüsü Projesi İnce İşler için yevmiyeli hizmet alım işleri sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan zeyilnamelerden kaynaklanan hak ediş bedeli alacağına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL’nin işlemiş ve işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 01/03/2023 tarihli sözleşmeye dayalı olarak ...- ... İzmir Ortak Girişimi lehine verilen toplam 4.204.008,21 TL nakit teminatın teminatsız şekilde veya uygun görülecek bir teminat karşılığında nakde çevrilmemesi yönünde veya mahkemece uygun görülecek bir banka hesabında nemalandırılmak suretiyle dava sonuna kadar ayrı bir banka hesabında tutulmasına, veya uygun görülecek bir başka ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava sonunda teminatların müvekkiline iadesine, ...- ... İzmir Adi Ortaklığı’na ve ... Hastanesi’ne yönetim kayyımı atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı Sağlık Bakanlığı vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... Holding A.Ş. ve ... İnşaat Tur. Mad. Enerji. Ür. Tic. San. A.Ş. iş ortaklığını oluşturan şirketler tarafından bu işin görülmesi için özel amaçlı şirket olarak kurulan ...ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile... Kampüsü Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetleri Temin Edilmesi İşine ait sözleşmenin imzalandığını, davacı şirket ile müvekkili bakanlık arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, sözleşme düzenlendikten sonra müvekkili bakanlığın tek muhatabının kurulan özel amaçlı anonim şirket olduğunu, bu şirket altında işin belli kısmını üstlenen alt yüklenicilerin sözleşmeye göre inşaat işini yapacak olan müteahhit ve hizmetlerin sunumundan sorumlu olan hizmet sağlayıcı olarak ikiye ayrıldıklarını ve alt yüklenicilerin altında da alt alt yüklenicilerin yer aldığını, 6428 sayılı kanuna tabi olan yapım işlerinde alt yüklenici olabilmek için sözleşme düzenlenen özel amaçlı yüklenici şirket ile alt yüklenici sözleşmesinin yapılmış olması, işe başlamadan önce alt yüklenici sözleşmesinin onay için idareye sunulması ve idare tarafından da ihaleye katılamayacak olanlar için gerekli olan şartları taşımadıkları yönünde gerekli incelemelerin yapılması suretiyle alt yüklenici sözleşmesinin onaylanması gerektiğini, somut olayda müvekkili bakanlık ile davacı şirket arasında sözleşmesel ilişki veya alt yüklenici onayı gibi herhangi bir bağ bulunmadığından ve yatırım döneminde yükleniciye herhangi bir bedel/hak ediş ödenmediğinden davacı şirket alacakları bakımından müvekkilinin sorumlu olduğundan söz edilemeyeceğini, öncelikle müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini; diğer yandan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sınırlı olarak sayılan hallerde hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hükme bağlandığını, davanın diğer taraflarının tacir sıfatına sahip olmalarının bu davanın müvekkili bakanlık yönünden de ticari dava niteliğinde olduğu sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin tacir olmadığını, nitekim kamu ihale mevzuatı çerçevesinde yapılmış bir yapım işi ile ilgili olarak müvekkili bakanlık aleyhine açılan başka bir davada Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22/04/2024 tarihli ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile davada Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, şayet husumet itirazları kabul edilmez ise davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden görev yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini istediklerini; 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde kısmi davanın düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşme bedeline göre davacı şirketin ne kadar hak ediş ödeme yapılmadığını bilebilecek durumda olduğunu, zaman aşımı hususunun da değerlendirilmesinin gerektiğini, dolayısıyla kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın öncelikle usul yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini; davaya konu olayda kamu- özel işbirliği modeli ile ...Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi işine ait ihalenin ... Holding A.Ş. ve ... İnşaat Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş. iş ortaklığının uhdesinde kaldığını ve iş ortaklığını oluşturan şirketler tarafından bu işin görülmesi için özel amaçlı şirket olarak kurulan... Yatırım ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile 06/09/2014 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, sözleşme hükümlerinin açık olduğunu, davacı şirket ile müvekkili bakanlık arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, uyuşmazlıkların muhatabının münhasıran diğer davalı şirketler olduğunu, davacı şirketin dava dilekçesinde yer alan iddialarının karşılanmasının ve istenen alacaklarının tahsilinin sadece diğer davalı... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve bu şirketi oluşturan iş ortaklığından isteyebileceğini ve bunun için sadece diğer davalı şirketler aleyhine hukuki yollara başvurabileceğini, davada kayyım atanması koşullarının oluşmadığını, davacı tarafın tedbir isteğini somutlaştırmadığını belirterek, davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle, bu olmadığı takdirde görevsizlikten dolayı dava şartı yokluğu sebebiyle, sonuç olarak usul ve esas bakımlarından reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş bedeli alacağının tahsili ve teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dava açılışında harca esas değer 500.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, mahkememizin 07/03/2024 tarihli ara kararı ile “hak ediş alacağının dışında davacı tarafın ayrıca toplam 4.204.008,21 TL nakit teminatın iadesi yönünde isteğinin de bulunduğu, bu miktar üzerinden de harcın tamamlanması gerektiği” gerekçesiyle teminatın iadesi isteğiyle ilgili olarak yatırması gereken 71.793,95 TL harç eksikliğini tamamlaması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmamasının sonuçları hatırlatılmıştır.
Davacı taraf verilen kesin süre içerisinde eksik harç tutarını yatırmış ve 25/03/2024 tarihli makbuz örneğini dosyaya sunmuştur.
... esas sayılı dava dosyasında görülen davanın 29/11/2024 tarihinde yapılan duruşmasında "davalı Sağlık Bakanlığı açılan davanın tefrik edilerek, mahkememizin yeni bir esasına kaydının yapılmasına" karar verilmiştir. Bu kararın ardından da anılan davalılar hakkındaki davanın mahkememizin... Esas sayısına kaydı yapılmıştır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartları arasında yer aldığından, mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığı yönünden dosya üzerinden inceleme yapılmıştır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı kanunun 5/3. maddesinde; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı TTK hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Diğer yandan, 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmıştır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına sahip olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir diğer anlatımla, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeleri ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davada hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş bedeli alacağının tahsilinin ve teminatın iadesinin istenmiştir. Uyuşmazlığın dayanağı sözleşmelerden kaynaklanan hak ediş alacağının tahsili istemidir. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de davalı Sağlık bakanlığı tacir değildir. Uyuşmazlık, tarafların ticari işletmesiyle de ilgili değildir. Dava, bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyecek ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlığın varlığından söz edilemeyecektir. Uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığından, aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. Durum böyle olunca; davalı tarafın tacir olmaması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmaması nedeniyle mahkememiz görevli olmayıp, davanın çözümünde 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Mahkememizin görevsiz olması, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine
3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/11/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim