Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1008
2024/843
29 Kasım 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1008
KARAR NO : 2024/843
DAVA : Ticari Şirket Hissesinin Devrinin İptali
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalının yarı yarıya olmak üzere İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Öğretim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.'yi 2016 yılında kurduklarını, davalının bir gün müvekkiline gelerek kendisi ile özel konuşmak istediğini Emniyet ve İstihbarat teşkilatında tanıdıkları olduğunu ortağı olan müvekkilinin adının terör örgütü soruşturmalarında geçtiğini, bu durumda önemli bir yere gelen ve kazanç sağlayan şirketi korumak için bir tedbir almak gerektiğini söylediğini, tedbir olarak da şirketteki hissesini evrak üzerinde kendisine devretmesini ama ortaklıklarının aynen devam edeceğini kendisinin tüm haklarını hisse kendi adına kayıtlıymış gibi ödemeye devam edeceğini söylediğini, yine durumun çok acil olduğunu her an soruşturmanın kovuşturmaya dönebileceğini heyecanlı şekilde söylediğini ve bir kısım güya evrakı da müvekkiline gösterdiğini, müvekkilinin yıllardan beri arkadaşı olan davalının yalan söyleyebileceğini tasavvur edemediğini ve inanarak hisseleri aralarındaki anlaşmaya uygun olarak devrettiğini, gerçekten de ortaklık ilişkileri aynen sanki hisseler müvekkilde imiş gibi devam etmiş gerek maaş şeklinde ödeme gerekse kardan yapılan ödemeler elden eskisi gibi devam ettiğini, aradan uzun bir süre geçmesine rağmen soruşturma yapılmış olduğuna dair bir gelişme olmayınca müvekkilinin yeniden hisselerinin kendisine iadesini istediğini ve davalının da kabul ettiğini, fakat yine bir zaman geçip şirket işletmeleri (kurslar) önemli başarılar elde edince davalının bu defa yanına istihbarattan bir kişi ve emniyetten komiser olarak tanıttığı iki kişiyi katarak müvekkilinin yanına geldiğini, bu kişilerin ellerinde güya müvekkili aleyhine dosya olduğunu ve bu gün yarın yakalanacağını mallarına el konacağını, bu işlerde bilgileri olduğunu kendi durumundaki kişilerin mallarına el konulmakta olduğunu, onunkine de el konacağını söylediğini ve hisseleri müvekkilinden yeniden davalıya verilmesini sağladıklarını, yine eskisi gibi müvekkilinin maaşının elden ödenmeye devam edildiğini ve sanki ortakmış gibi yapılan masraflardan payını da aldığını, yapılan işlemlerin, raporların düzenli olarak müvekkiline gönderilmeye devam ettiğini, bir süre sonra davalının bilgilendirmeyi kestiğini ve ödemeleri kendi beyanına göre yapmaya devam ettiğini, bu arada müvekkili ile görüşmelerini azalttığını ve kestiğini, en son ise sekreter eli ile müvekkiline bir ödeme yaptığını ve ödemenin son ödeme olduğunu ve artık kendisine ödeme yapılmayacağını beyan ettirdiğini, müvekkilinin bu durumu ve sorunları çözmek için ortak tanıdıkları vasıtası ile defalarca görüştüğünü ve her defasında görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bir görüşme sırasında davalının müvekkiline 5.000.000,00 TL vermeyi ve bu şekilde ilişkinin tasfiyesini teklif ettiğini, müvekkilinin ise eğer benim hakkım varsa değeri tespit edilsin o hakkımı verin,
eğer hakkım yoksa bu durumda neden bana 5.000.000,00 TL veriyor diyerek teklifi reddettiğini, aradaki insanların çözüme ilişkin mesailerine ve gayretlerine önem veren müvekkilinin bu güne kadar beklediğini, müvekkilinin kendisi hakkında araştırma yaptığını ve aleyhine herhangi bir soruşturma olmadığını, gösterilen evrakların tamamen sahte ve gelen kişilerinde davalı tarafından ayarlanmış kişiler olduğunu anladığını, bu hakkın tahsili için arabulucuğa başvurduklarını, davalının ve vekilinin toplantıya katılmadığını, davalının hisseleri devralmak ve şirketin tamamına sahip olmak için hile ve desise kullanarak, olamayan dosyalar ve sahte kişiler kullanarak müvekkilinin iradesini sakatladığını, davalının yargılama sırasında şirket hisselerini başka şahıslara devretme veya takyidat altına alma ihtimalinin bulunduğunu, kar payı ödemesi hakkındaki hakları, dolandırıcılık hakkındaki şikayet hakkını ve terör örgütüne yardım ve yataklık bakımından ihbar hakkını saklı tuttuklarını belirterek; halen davalı adına kayıtlı taşınmazın devrinin önlenmesi bakımından ve şirket hisselerini başka şahıslara devretme veya takyidat altına alma ihtimali nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonucunda ...Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketinin 1/2 hissesinin sahtecilik, yolsuz tescil ve hile nedeni ile iptali ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; davacının dava dışı şirketteki 1/2 hissesinin sahtecilik ve hile ile devredildiği ileri sürülerek devrin iptali ile hissenin davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 22/07/2022 tarihli ... sayılı örneği incelendiğinde; dava dışı...Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin ".../..." olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 14. maddesinde şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki düzenlenmiştir. Bu maddenin 2. fıkrasında özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinden dava dışı ... Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davanın açıldığı tarihte tüzel kişilik merkezinin bulunduğu adresinin ".../..." olduğu belirlenmiştir.
26/03/2014 tarihli 141 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin İzmir Merkez, Kemalpaşa, Menderes, Seferihisar, Selçuk, Torbalı ve Urla; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin de Karşıyaka Merkez, Aliağa, Foça ve Menemen ilçelerindeki görev alanına giren işlere ve davalara bakmakla görevli olduğu kararlaştırılmıştır. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün, yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevrelerinin belirlenmesi teklifine ilişkin 30/06/2021 tarihli ve ...-...sayılı yazısının görüşülmesi sonucunda; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun 07/07/2021 tarihli ve 608 Karar sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yönünden yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olacağı kararlaştırılmıştır.
Somut olayda; 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalarda ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olması, eldeki davanın dava dışı şirketin ortakları olan taraflar arasındaki hisse devrinden yani ortaklık ilişkisinde kaynaklanması, dava dışı şirketin dava açılış tarihindeki adresinin Karşıyaka’da olması ve adresin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı sınırları içerisinde kalması nedeniyle mahkememiz yetkisiz olduğundan, davanın kesin yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-6100 sayılı HMK’nın 14/2 maddesi gereğince Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olması nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir isteğinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/11/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.